ÇEŞME « Toplum ve Toplum Yapısı
Şehir, kasaba ve köylerde, evlere basınçlı su verilmediği devirlerde, halkın içecek ve kullanılacak su ihtiyacını karşılamak için meydana getirilmiş araçlara verilen ad.
Çeşmeler genellikle bulundukları sokağın bütün evlerinin kullanma suyu ihtiyacını giderdiği gibi, birçok çeşmelerin suyu içmek içinde kullanılırdı.
Çeşmeler, birer sosyal hizmet ve yardım eseri olarak meydana getirilmiştir.
Bir küçük su deposu, bir musluk ve bir yalaktan meydana gelmiş gibi görünen çeşmeler, gerçekte, büyük bir para harcamayı gerektiren kuruluşlardır. Belli bir kaynak yerinden suyun, çeşmenin yapılacağı yere kadar borularla getirilmesi, çeşmenin devamlı bakımı, hep büyük masrafları gerektiren işlerdir.
Müslümanlıkta, suyu bulunmayan bir yere çeşme yaptırmak, büyük sevaplardan sayılmıştır. Bu sebeple, Osmanlı İmparatorluğu zamanında, imparatorluğun çeşitli şehirlerinde, sayısı belli olmayacak kadar çeşme, Müslüman halk tarafından yaptırılmıştır. Halkın yanında çeşme yapımı, devlet idaresi tarafından sağlanmıştır.
Osmanlı İmparatorluğu zamanında, özellikle İstanbul'da yaptırılan bazı çeşmeler, büyük sanat değeri taşıyan eserler olmuşlardır. Bu çeşmeler, genel olarak padişahların, sadrazamların, vezirlerin, valide sultanların yaptırdıkları çeşmelerdir. Üçüncü Ahmet Çeşmesi, Ahmet III. tarafından yaptırılmış tarihî değeri büyük olan çeşmelerden en ünlüsüdür.
BARLOW HASTALIĞI « Sağlık
En çok anne sütü emmeyen ve anne sütünde C vitamininin az olduğu zamanlarda, bu sütle beslenen çocuklarda görülen bir çocuk hastalığı, Barlow hastalığı çocuk vücuduna C vitaminin az girmesi ya da hiç girmemesi hallerinde görülen bir hastalıktır. 8-13 aylık çocuklarda çok görülür. Sinsi olarak başlayan hastalık, kemiklerde çeşitli bozuklukların belirmesi ile önemini arttırır ve ilerlemesi halinde de tam skorbüt meydana gelir.
Hastalıktan korunma ve tedavi ö vitamini noksanlığını ortadan kaldırmakla olur.
FERDİYETÇİLİK « Toplum ve Toplum Yapısı
Topluluğu bırakıp ferdi (bireyi) amaç alan ve ona büyük önem veren sosyoloji mesleği, bireycilik.
HAÇOVA MEYDAN MUHAREBESİ « Tarih
26 Ekim 1596 tarihinde Avusturya ve Macaristan kuvvetleri ile Osmanlı kuvvetleri arasında yapılan meydan muharebesi, Avusturya imparatoru Rodolph II. nin, “Türk çanı” âdetini koyarak kiliselerde Türklerin aleyhine konuşmalar yaptırması, yapılan sınır çarpışmalarının birinde Bosna valisi Hasan Paşanın şehit düşmesi üzerine, sadrazam Sinan Paşa Avusturya üzerine yürümüş ve Eğri kalesi, padişah Mehmet III. ün de katıldığı bir seferde Osmanlıların eline geçmişti. Düşman kuvvetleri, bu kayıpları üzerine ilerlemelerine devam etmişler, bu durum karşısında bir meydan muharebesi vermek zorunluluğu kendini göstermiştir.
26 Ekim günü başlayan savaşta, üstün düşman kuvvetleri karşısında Osmanlılar ilkin güç durumda kalmışlardır. Bir ara Mehmet III. savaş meydanını terk ederek İstanbul'a dönmek istemiş, Şeyhülislâm Sadrettin Efendi'nin ısrarları karşısında ordunun başında kalarak savaşın bozgunla sonuçlanmasının önüne geçmiştir.
Bütün gün devam eden kanlı çarpışmalardan sonra düşman kuvvetleri kaçmak zorunda kalmışlar, Haçova'da yapılan bu meydan muharebesi de Osmanlı kuvvetlerinin zaferi ile son bulmuştur.
KILIÇ « Devlet
Kesici silâhlardan, eski savaşlarda en çok kullanılanı. Uzun, düz ve çoklukla eğricedir. Bir ya da iki tarafı keskin, ucu sivri olur. Bir kın içinde belde taşınır. Eski savaşların bir timsali durumunda idi.
NAFTALİN « Kimya
Maden kömürü katranından elde edilen bir madde. Beyaz renkli kendine has özel kokulu, parlak kristal yapılı bir bileşiktir. Organik yapılıdır. Naftalinin, güve ve benzeri böceklere karşı öldürücü bir etkisi vardır. Bu sebeple hemen hemen bütün evlerde kullanılır. Naftalin ayrıca boya yapımında özellikle siyah boya yapımında kullanılır.