Nedir

HACİZ « Ekonomi

Bir alacağın ödenmesi için borçlunun parasına, gelirine, maaşına ya da malına icra dairesi tarafından el konulması.

Borçlu olan kimseye, alâkalı tarafından, borcunun ödenmesi için icra yolu ile bir “ödeme emri” gönderilir. Bu ödeme emri, süresi içinde borçlu, ya (borcunu öder ,ya da borcuna karışlık “mal beyanında” bulunur ya da borcunun kabul etmez. Borcunu kabul etmemesi hali ilgili mahkemeler kanalı ile karara bağlanır. Ödeme emrinden sonra borçlu borcunu ödememişse, alacaklı, icra dairelerince, borçlunun mallarının haciz edilmesini ister. Borçlunun malları geçici olarak haczedilir. Yine belli şuleler içinde borç ödenmezse, geçici olan bu haciz, belli hükümler altında kesin hacze çevrilir ve mallar, icra yolu ile satılarak, alacaklı alacağını almış olur.

AKAĞALAR « Tarih

Osmanlı sarayında bulunan hadımağalarının bir sınıfı. Hadımlardan zenci veya habeş olanlarına Harem Ağaları denmesine karşılık, beyaz ırka mensup olanlara Akağalar denmiştir. Bunlar, Osmanlı sarayının Bab.üssaade denilen üçüncü kapısını beklerlerdi. Padişahların en yakın kapıcılarından oldukları için çoğu zaman bunlar sözleri dinlenir kişiler olmuşlardır. Bunlardan zamanla terfi edenler, vezaret rütbesi ile Mısır valiliğine, hattâ sadrazamlığa kadar yükselmişlerdir. Hadım Ali Paşa, Hadım Süleyman Paşa, Hadım Gürcü Mehmet Paşa bunlardandır.

ARI KOVANLARI « Hayvanlar

Toplu halde yaşayan arıları beslemek için çeşitli malzemelerden insanlar tarafından yapılmış barınaklar. Eskiden insanlar, arıların yaptıkları balları rast. gele ve mevsimsiz olarak alırlardı. Sonraları arıcılık gelişmiş ve arılar, insanlar tarafından özel yerlerde yetiştirilmiş ve arılardan geniş ölçüde faydalanmak imkânı elde edilmiştir.

Arı kovanlarının arıcının, arıları istediği şekilde idare etmek, oğul verdirmek ya da verdirmemek, ana arı yetiştirmek, arıların besin durumunu gözden geçirmek, yaşlı ana arıyı değiştirmek, düşman ve hastalıkları ile savaşmak ve bunlara çare bulmak imkânını sağlayacak durumda olması gerektir.

KAMAN « Türkiye Coğrafyası

Kırşehir iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.741 kilometrekare, nüfusu 69.513 tür. Yüzeyi tatlı meyilli çıplak sırtlardan ve geniş tarla ekimine elverişli düzlük alanlardan ibarettir. Başlıca geçim kaynağı, geniş tarla ekimidir.

İlçe merkezi 8.896 nüfuslu Kaman kasabasıdır.

FİGÜR « Bilim ve Sanat

Resim ve heykelde insan ve hayvan şekillerine verilen ad. Bir tablodaki figürler denildiğinde, o tablodaki insan ve hayvan resimleri anlaşılır. Figür genel olarak insan ya da hayvanın bütün vücudunu gösteren resimdir. Bunlar, ya normal insan ve hayvan büyüklüğünde olur ya da bunlardan büyük ve küçük olur. Hiçbir elbise ve kumaş parçası ile örtülmemiş olan ve bütün vücudun göründüğü resme “çıplak figür” elbise giyilmiş olarak yapılan figürlere “giyimli figür” denir.

DİLSİZ « Sağlık

Konuşamayan kimselere verilen ad. İki türlü dilsiz vardır: Doğuştan dilsiz ve sonradan olma dilsiz. Doğuştan dilsizlik, genel olarak kalıtımla gelen bir hastalık şeklinde belirdiği gibi doğumdan önce gelişimin durmasında ve yakın akraba evliliklerinde görülür. Sonradan gelen dilsizlik ve difteri, kızamık, tifüs ve beyin hastalıklarından sonra görülür.

Dilsizlik, hiç konuşamamaktan ileri gelebildiği gibi, doğuştan sağır olanların hiç işitmedikleri için söyleme alışkanlığı edinmemiş olmalarından da ileri gelir.

Konuşmak ve anlaşmak ihtiyacı, dilsizleri, his ve fikirleri anlatan çeşitli hareketlere dikkat etmeye zorlamıştır. Böylece, dilsizlerde hareket ve işaretler, kelime yerini tutmuştur.

XVIII. yüzyıldan bu yana dilsiz ve sağırların öğretimi için önemli adımlar atılmış ve bütün medenî ülkelerde, dilsizler için öğretim yapan okullar kurulmuştur. Bu okullarda okuyan dilsizler, böylece okuma ve öğrenme ihtiyacım karşılamak imkânını bulmuşlardır.

Dilsizlere öğretmek için takip edilen iki metot vardır:

1 - işaret metodu: Bu metotla dilsizlere el alfabesi ve işaretlerle ders verilir. Dilsizler de anlatmak istediklerini, el alfabesi ve işaretlerle anlatır. El alfabesi ya da bir elin ya da iki elin yardımı ile meydana gelen bazı şekillere harf değeri vermekle meydana gelmiştir. 2 - Ses metodu: Bu metotla dilsizlere, konuşurken dudakların ve öbür ses organlarının hareketlerine dikkat etmeleri ve bunları taklit etmeleri öğretilir.