HEMOGLOBİN « Kimya
Kanın alyuvarlarında bulunan nemli bir madde. Molekül ağırlığı 16. 700 dür. Oksijen taşıyan cisimdir, 1 gram hemoglobin, 136 santimetreküp oksijenle birleşir. Bu bileşim sabit değildir ve kolaylıkla oksijen geri verilir. Hemoglobinde kimyasal bakımdan bir (kükürtlü protein) iki kıymetli demir ve protoporfirin vardır.
Hemoglobin, solunum organlarından geçer. Hemoglobin aynı zamanda hücrelere bırakır ve tekrar hemoglobinlerdeki karbondioksiti de taşır ve fazlasını solunum organlarında bırakır “karboksihemoglobin”.
Alyuvarların ve hemoglobinin harap olması sonucu, bilirubin ve hemosiderin maddeleri meydana gelir. Organizma için zararlı olan bilirubin, böbrekler aracı ile organizma dışına atılır, hemosiderin (demir bileşimidir) dalakta ve karaciğerde toplanır.
NEY « Müzik
Klâsik Türk musikisindeki nefesli sazlardan biri. Bu musikideki ahenkler, ney'e göre yapıldığı için önemi büyüktür. 12 çeşidi vardır.Çok etkili bir sesi olan ney, sarı budaklı bir çeşit kamıştan yapılır. Delikleri kızgın demirle açılır. Neyler küçüldükçe sesleri incelir. Kaim seslilerin çalınması için kuvvetli nefes ister.
Ney çalanlara “neyzen” denir.
MİLAS « Türkiye Coğrafyası
Muğla iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.821 kilometrekare, nüfusu, 60.963 tür. Yüzeyi, çoklukla dik meyilli sarp yamaçlardan ve alüvyal ovalardan, derin vadilerden ibarettir. Ege denizine olan kıyıları çok girintili çıkıntılıdır. Kereste ve orman ürünleri ticareti, zeytinciliği, oldukça gelişmiş tarla ekimi başlıca geçim kaynaklarıdır.Merkezi 11.670 nüfuslu Milas kasabasıdır.
BİLEŞİK KAPLAR « Kimya
Alt tarafları birbirine bağlı iki ve daha fazla kaplara verilen ad. Bileşik kaplarda bulunan sıvılar, ya aynı ya da farklı olabilir. Hepsi aynı sıvı ile doldurulmuş olan bileşik kaplarda sıvıların yüzeyleri aynı yükseklikte bulunur. İki farklı sıvı bulunduğu hallerde ise yükseklikler değişik olur.
Bir bileşik kaba değişik iki sıvı meselâ yağ ve su konduğunda, iki sıvının yüzeyleri arasında yükseklik farkı belirir. Bu iki sıvıyı bir birinden ayıran yüzeyin üstündeki h ve h' yükseklikleri, bu sıvıların d ve d' yoğunlukları ile ters orantılıdır. Yani h/h' = d'/d.
Bu bağıntı iki sıvının yoğunluklarının karşılaştırılmasında kullanılır. Bileşik kapların tatbikatta kullanılması başlıca su terazilerinin, su fıskiyelerinin, su arkları ve su bentlerinin, su depolarının, su kuyularının, sifonların, arteziyerilerin esasında kullanılmaktadır.
AĞAÇ « Sözlük
Odunlaşmış bir gövdesi olan, kökleri ile toprağa tutunmuş ve yapraklardan ya da yapraklı dallardan bir tacı olan bitki.
Gövdeleri odunlaşmış da olsa,, ince gövdeli olanlara çalı denir. Bitkiye ağaç karakterini veren odunlaşmış gövde, tam tepesine kadar ya da yapraklı dalların başladığı yere kadar uzanır. Bütün bitkiler gibi ağaçlar da bol besine muhtaçtır. Ağaç besinini, toprağın derinliklerine kadar uzanan kökleri ile alır. Yaprakları ile aldığı güneş ışığını ve karbondioksit gazı ile özümlemeyi yapar.
Ağaçlar, yaprakları bakımından ikiye ayrılırlar: Yapraklarını döken ve yapraklarını dökmeyen ağaçlar. Yapraklarını döken ağaçlar, her sonbaharda yapraksız kalırlar ve ilkbaharda yeniden yaprak vermeğe başlarlar. Yapraklar, geniş ölçüde suyun buharlaşmasına sebep olduğu için, ağaçlar kışın bu derece su kaybına dayanamazlar. Yapraklarını dökmeyen ağaçlar ise yıllarca bu durumda kalırlar. Bu çeşit ağaçların yaprakları küçük, dar ya da sert kabuklarla kaplıdır.
Her yıl büyümesine davam eden ağaç, gövdesini kalınlaştırır ve gövdesindeki odun nispeti böylece her yıl artar.
Ağaçların beslenmesinde en önemli madde olan karbondioksit, ağaçlar tarafından gündüz kullanılır. Bu bakımdan, ağaçlı yerlerin havası, daima iyi ve temizdir. Ağaç, aynı zamanda bir yerin iklimine de etki eder. Oranın havası rüzgârlı ve yağışlı olmasını sağlar.
Türkiye'de ağaç, topraktan sökülmeyince taşınamayan bir varlık sayıldığından, Türk Medenî Kanununa göre, toprağın bir parçasıdır ve toprak sahibinin malı sayılır. Ancak, dallarının komşu olanlara zarar vermemesi de gerekmektedir.
Ağaçlar, bir memleketin süsü olmaktan başka sağlık kaynağı ve daima faydalı olan bir mal olduğu için ağaç yetiştirilmesi ve ağaç sökülmesi belli kanunlarla kayıtlar içine alınmıştır.
ZONGULDAK « Türkiye Coğrafyası
Karadeniz Bölgesinde bulunan Zonguldak ilinin merkezi olan şehir. Nüfusu 54.026 dır. Şehir, Batı Karadeniz kıyılarında bulunmaktadır. Güney bölümleri ormanlara kaplı dağlık alanlardan ibarettir. 1829 yılında maden kömürünün Uzun Mehmet tarafından bulunmasından sonra maden kömürü kaynağı olması sebebiyle, kısa zamanda, önemli şehirlerimiz arasında yer almış ve gün geçtikçe bayındır bir şehir haline gelmiştir. Şehir çevresinin başlıca geçim yolu, kömüre dayanmaktadır.
ZONGULDAK İLİ
Batı Karadeniz Bölgesi'nde bulunan illerimizden biri. Yüzölçümü 7.449 kilometrekare, nüfusu 569.059 dur. Kuzeyinde Çankırı ve Bolu illeri, Batısında Karadeniz bulunmaktadır. Genel olarak, dik meyilli yamaçlarla çevrilmiş, engebeli bir yüzeyi vardır. Bahçe kültürleri, sebzecilik ve meyvecilik, halkın başlıca geçim kaynağıdır. Fakat ekonomik çalığına, maden kömürüne dayanmaktadır.