Yeryüzü

AKIŞSIZ BÖLGE

Akarsuyu olmayan ya da sınırları içinde doğan akarsuların denize ulaşamadan kayboldukları bölgeler. Bu bölgelerde yağışların bıraktığı sular, buharlaşmaya ve toprak altına sızmaya yetmiyor demektir. Bunun sonucu olarak bölgelerden geçerken denize ulaşmadan kaybolur, ya da bir bataklıkta bir iç gölde sona erer. Akışsız bölgeler daha çok kıtaların iç bölümlerinde ve kurak iklim kuşaklarında bulunurlar.

HARİTA

Yeryüzünün ya da bir parçanın belli bir orana göre küçültülerek düzlem üzerine çizilen taslağı. Yeryüzünün ya da bir parçanın, düzlem üzerine taslak halinde çizilebilmesi için, belli oranlarda küçültülmesi gereklidir. Bu küçültme oranı, haritanın “ölçek” idir. Ölçek, haritanın, aslından kaç defa küçültülerek yapıldığını gösterir. Ölçeği 1/5.000 den büyük olan haritalar, çok küçük bir bölümün taslağını gösterebildikleri […]

ALÜVYON

Akarsular tarafından taşınan, içinde kil, kum, çakıl gibi ufalanmış parçalar bulunan çamurlu tortuya verilen ad. Alüvyonlar, geniş alanlara yayılmak suretiyle çok verimli topraklar meydan getirirler, özellikle eskiden meydana gelmiş alüvyonların kapladığı alanlar, verim oranı daha çok olan alanları meydana getirirler.

ANTRASİT

Güçlükle tutuşan, koku ve duman çıkarmadan yanan bir çeşit taş kömürü. Katılık ve yoğunluğu diğer kömürlerden çoktur. Parmak üstünde leke bırakmaz. Kısa mavi renkli bir alevle yanar. Kalori 9.000 – 9.500 olduğu için çok defa lokomotiflerde kullanılır. Memleketimizde Kastamonu ilinde bulunan antrasit kömürleşme derecesi en yüksek, jeoloji bakımından en eski olan kömürdür.

JEOLOJİK ZAMANLAR

Yer’in oluşundan bu güne kadar geçirdiği şekil, ısı, bitki örtüsü, v.b. değişikliler. jeoloji bilimi yönünden incelendiğinde, ilkel zaman, birinci zaman, ikinci zaman, üçüncü zaman ve dördüncü zaman olmak üzere beş büyük bölüme ayrıldığı görülür. Bu çeşitli zamanların her biri de devirlere, devirler tabakalara, tabakalar da daha küçük kısımlara ayrılır. İLKEL ZAMAN (Antekambrien), hayatsız olan zamandır. […]

ARTEZYEN

Basınçlı yeraltı sularının bulundukları yerlerde, toprağı burgu ile delerek açılan ve suyu yükseğe fışkıran kaynak. Basınçlı yeraltı suları, genel olarak su geçirmez (kil gibi) tabakalarla su geçiren (kum gibi) tabakaların birbirlerini takip eder bir durumda sıralanmaları ve tekne ya da çanak şeklinde olmaları ile meydana gelir. Yağmur ve kar suları bu boşluklarda toplanır. Yeraltında çoğalan […]

PETROL

Doğal yakacaklardan bir akaryakıt. Yeryuvarlağı içinin çeşitli ve belirli noktalarındaki birikintilerden “ham petrol” olarak elde edilir. Ham petrol, çoklukla kıvrıntılı bir tabaka içinde bulunan, kumlu ve çakıllı boşluklarda bulunur. Bu boşluğun altında tuzlu su, orta kısanında basınçlı gaz vardır. Bu bölgeden petrol çıkarmak için demir borular aracıyla sondaj yapıldığı zaman, demir boru hangi derinliğe kadar […]

AŞINMA

Türlü kuvvetlerin etkileriyle yeryüzünde meydana gelen yıpranmalara verilen ad. Bu yıpranmalar sonucu yeryüzünün kabarık yerleri gittikçe alçalır, yassılaşır. Yeryüzü aşınmaları şu çeşitli etkiler sonucu meydana gelir. 1) Deniz ve göl kıyılarında dağları yaptığı aşınmalar, 2) Kar ve buzların erimesinden ve yağmurlardan meydan gelen çeşitli sellerin yaptığı aşınmalar, 3 Yerçekiminin ve daha başka etkenleri sebebiyle meydana […]

TOPRAK

Dünyanın kabuğunu meydana getiren litosfere, genel olarak verilen ad. Toprak, ateş küre ile hidrosfer ve atmosfer kürelerinin arasında bulunur. İçinde madenler, taşlar ve daha başka tortular vardır. Ateş kürenin zamanla soğumasından meydana gelmiştir. Bu soğuma sırasında bazı madeniler daha derinlerde kalmış, bazı madenler, tabakalar halinde yanardağ külleri ve lavları olarak toprağın yüzüne çıkmıştır. Toprağı meydana […]