Yeryüzü

GEL – GİT OLAYI

Ayın ve güneşin çekim etkisi sonucu deniz sularının yükselip alçalması olayı. Ay dünyaya, güneşten çok yakın olduğu için, ayın çekim gücü, güneşten 22 defa fazladır. Yeryüzünün aya dönük yüzünde, sularda bir kabarma olur (Gel olayı). Yeryüzünün görmeyen yüzünde ise, dünyanın dönme hareketinden doğan ; santrifüj olayı meydana gelir. Bu olay sonucu (Gel olayı) meydana gelir. […]

AKIŞLI BÖLGE

Bir bölgenin sınırları içinde doğan çeşitli akarsular denizlere ulaşabiliyorsa o bölgeye akışlı bölge denir. Bu bölgelerde, yağışların bıraktığı su buharlaşma ile ve yer altına sızma ile kaybolan sulardan daima çoktur. Böylece kaynağından çıkan akar sular yer altına sızmakla ya da buharlaşma ile sularının tamamını kaybetmeden denize dökülür. Akışlı bölgeler daha çok deniz kıyılan çevrelerinde bulunur.

GRANİT

Bir kaya çeşidi. Bileşiminde feldsbat, mika ve kuvars bulunur. Açık renkli olan granitin billurları, gözle görülecek iriliktedir. Volkanik bir kaya olan granit çok yıllar önce yeraltında bulunurken, yanardağ patlamaları ile yeryüzüne çıkmış ve bugün, yeryüzünün pek çok yerlerinde bulunan granit damarlarını meydana getirmiştir. Granit, yapı işlerinde, özellikle taş binalar ve anıtlar yapımında kullanılır.

AKIŞSIZ BÖLGE

Akarsuyu olmayan ya da sınırları içinde doğan akarsuların denize ulaşamadan kayboldukları bölgeler. Bu bölgelerde yağışların bıraktığı sular, buharlaşmaya ve toprak altına sızmaya yetmiyor demektir. Bunun sonucu olarak bölgelerden geçerken denize ulaşmadan kaybolur, ya da bir bataklıkta bir iç gölde sona erer. Akışsız bölgeler daha çok kıtaların iç bölümlerinde ve kurak iklim kuşaklarında bulunurlar.

HARİTA

Yeryüzünün ya da bir parçanın belli bir orana göre küçültülerek düzlem üzerine çizilen taslağı. Yeryüzünün ya da bir parçanın, düzlem üzerine taslak halinde çizilebilmesi için, belli oranlarda küçültülmesi gereklidir. Bu küçültme oranı, haritanın “ölçek” idir. Ölçek, haritanın, aslından kaç defa küçültülerek yapıldığını gösterir. Ölçeği 1/5.000 den büyük olan haritalar, çok küçük bir bölümün taslağını gösterebildikleri […]

ALÜVYON

Akarsular tarafından taşınan, içinde kil, kum, çakıl gibi ufalanmış parçalar bulunan çamurlu tortuya verilen ad. Alüvyonlar, geniş alanlara yayılmak suretiyle çok verimli topraklar meydan getirirler, özellikle eskiden meydana gelmiş alüvyonların kapladığı alanlar, verim oranı daha çok olan alanları meydana getirirler.

ANTRASİT

Güçlükle tutuşan, koku ve duman çıkarmadan yanan bir çeşit taş kömürü. Katılık ve yoğunluğu diğer kömürlerden çoktur. Parmak üstünde leke bırakmaz. Kısa mavi renkli bir alevle yanar. Kalori 9.000 – 9.500 olduğu için çok defa lokomotiflerde kullanılır. Memleketimizde Kastamonu ilinde bulunan antrasit kömürleşme derecesi en yüksek, jeoloji bakımından en eski olan kömürdür.

JEOLOJİK ZAMANLAR

Yer’in oluşundan bu güne kadar geçirdiği şekil, ısı, bitki örtüsü, v.b. değişikliler. jeoloji bilimi yönünden incelendiğinde, ilkel zaman, birinci zaman, ikinci zaman, üçüncü zaman ve dördüncü zaman olmak üzere beş büyük bölüme ayrıldığı görülür. Bu çeşitli zamanların her biri de devirlere, devirler tabakalara, tabakalar da daha küçük kısımlara ayrılır. İLKEL ZAMAN (Antekambrien), hayatsız olan zamandır. […]

ARTEZYEN

Basınçlı yeraltı sularının bulundukları yerlerde, toprağı burgu ile delerek açılan ve suyu yükseğe fışkıran kaynak. Basınçlı yeraltı suları, genel olarak su geçirmez (kil gibi) tabakalarla su geçiren (kum gibi) tabakaların birbirlerini takip eder bir durumda sıralanmaları ve tekne ya da çanak şeklinde olmaları ile meydana gelir. Yağmur ve kar suları bu boşluklarda toplanır. Yeraltında çoğalan […]