ANTRASİT « Yeryüzü
Güçlükle tutuşan, koku ve duman çıkarmadan yanan bir çeşit taş kömürü. Katılık ve yoğunluğu diğer kömürlerden çoktur. Parmak üstünde leke bırakmaz.
Kısa mavi renkli bir alevle yanar. Kalori 9.000 - 9.500 olduğu için çok defa lokomotiflerde kullanılır.
Memleketimizde Kastamonu ilinde bulunan antrasit kömürleşme derecesi en yüksek, jeoloji bakımından en eski olan kömürdür.
ÇERKEZLER « Tarih
Kafkas dağlarının kuzey ve batı taraflarında tarihin bildiği en eski zamanlardan beri yaşamış ve değişik adlar almış olan Çerkezler beyaz ırkın en biçimli en güzel örneklerini ihtiva eden halk topluluğudur. Asıllarının ve dinlerinin kaynağı hakkında kesin bilgi yoktur. İslâmlığın Kafkas yönlerine kadar yayılması üzerine Müslüman olmuşlardır. Hiç bir zaman büyükçe bir devlet kurmamakla beraber Kafkasya’yı alan devletlerle de boyun eğmemişlerdir. Son yüzyıla kadar kendi başlarına ve geleneklerine bağlı olarak yaşamışlardır. Abdülhamit I.zamanında Osmanlılar Küçük Kaynarca antlaşmasıyla Kırımı kaybedince Rus tehlikesine karşı Çerkezleri ele almayı düşünmüşler 1871 de Ferah Ali Paşa bu konu ile ilgili olarak müzakerelere katılmıştır. 1877 de Osmanlılar yenilgiye uğrayınca Çerkezler tamamen Rus egemenliği altında kalmışlardır. Çerkezler bu boyunduruğa karşı elli yıl kadar süren devamlı mücadelelere girişmişlerdir. Ünlü Dağıstanlı mücahit Şeyh Şamil 25 yıl kadar bu ayaklanmayı idare etmiştir. 1859 da Şeyh Şamilin esir edilmesi üzerine Ruslar Çerkezleri sıkı bir baskı altına almağa devam etmişlerdir. Bunların büyük bir bölümü Türkiye’ye geçmişler ve yurdumuzun çeşitli bölgelerine dağılmışlardır. 1945 sayımına göre Türkiye’de ana dili Çerkezce olan 66.691 kişi bulunmaktadır Kafkasya’da bulanan Çerkezler ise Sovyetler birliğine bağlı olarak yaşamaktadır.
SİVRİHİSAR « Türkiye Coğrafyası
Eskişehir iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 4.103 kilometrekare, nüfusu 50.338dir. Yüzeyi ,yer yer hafif meyilli plato ve düzlüklerden ibarettir. Halkın geçim kaynağı tahıl ekimine ve hayvancılığa dayanmaktadır .Merkezi 7.186 nüfuslu Sivrihisar kasabasıdır.
ISPARTA « Türkiye Coğrafyası
Isparta ilinin merkezi olan 36.201 nüfuslu bir şehir. Kasaba, Akdeniz bölgesi göller yöresinde, Eğridir ve Burdur gölleri arasında bulunmaktadır. Kuzey yönüne doğru uzanan düzlükler, bağlar, gül bahçeleri ile çevrilidir.
Doğal güzellikleri bakımından, Türkiye'nin en güzel kasabalarımdan biridir. Özellikle halıcılıkta Türkiye ekonomisinde başta yer alan bir şehrimizdir.
ISPARTA İLİ
Göller bölgesinde bulunan illerimizden biri. Yüzölçümü 8.937 kilometrekare nüfusu 243.182 dir. Kuzeyinde Afyon, doğusunda Konyak batısında Afyon ve Burdur, güneyinde Antalya illeri bulunmaktadır.
Dağlık ve göller çok ,ekine elverişli yeri az olmakla beraber toprağı verimlidir. Her türlü tahıldan başka şeker pancarı, kenevir, haşhaş, tütün ve susam yetiştirilir. Hayvan ürünleri de zengindir. Ormanlarından da oldukça fayda sağlanır. Özellikle gül yağcılığı ve halıcılığı en önemli ekonomik maddelerini teşkil eder.
ÇİMLENME « Bitkiler
Bir bitkinin tohumdan gelişmesi. Çimlenme, ya tohumun toprağa düşmesi anından başlar ya da birkaç günlük, birkaç yıllık bir uyuma devresinden sonra başlar. Bu süre çeşitli şartlara bağlıdır. Bu şartların başlıcaları arasında su ve ısı vardır.
Suyun ve ısının etkisiyle toprağa düşen tohum, ilkin şişmeğe başlar, bir süre sonra da kabuğu yarılır ve yavru bitkinin kökçük kısmı toprağın içme doğru aşağıya, sapçık kısmı da toprağın yüzüne doğru büyümeğe başlar. Bu büyüme sırasında beslenme, tohumun içindeki yedek besin maddeleriyle olur. Kök ve yapraklar, gelişmelerini kazanınca, bitki kendi besinini kendisi yapmaya başlar. Böyle, normal bir bitki hayatı başlamış olur.
BOĞAZ « Biyoloji
Ağız boşluğundan sonra gelen geçit. Burası solunum sistemine gidecek olan havanın, yemek borusuna geçecek olan lokmaların ve ses dalgalarının orta kulağa geçme yoludur. Boğazın ön tarafı açıktır. Bu açıklık vasıtasıyla yukarıda burun, ortada ağız, aşağıda gırtlakla komşudur. Bu sebeple burun kısmı, ağız kısmı, gırtlak kısmı olmak üzere üç bölüme ayrılır.
Organizmaya girecek mikropların giriş kapısından olan boğazın, aynı zamanda yan duvarlarındaki lenf sistemi ile organizmayı bu mikroplardan koruma görevi de vardır.