Nedir

OMURGALILAR « Hayvanlar

Vücutlarında, iç iskeletin esasını meydana getiren ve “omurga” adı verilen bir destek olan hayvanlar şubesi. Omurgalıların hepsi de iki taraflı simetrisi olan hayvanlardır. Vücutları az çok uzamış bir şekildedir. Baş, gövde ve kuyruk biri birinden ayırt edilmiştir. İki çift üyeleri vardır. Üyeler, yaşayış şekillerine ve ortama göre değişik şekiller alır (Balıklarda yüzgeç, kuşlarda kanat, insanlarda ayak, el gibi). Vücut dışı deri ile kaplıdır. Deride pullar ,tüyler bulunabilir. Omurga, omurlardan meydana gelmiştir, öbür bütün organları en çok evrime uğramış hayvanlardır.

Morfolojileri ve evrimleri bakımından beş sınıfa ayrılırlar: 1 - Balıklar, 2- Kurbağagiller, 3 - Sürüngenler 4 - Kuşlar, 5 - Memeliler.

ARUZ « Edebiyat

Hecelerin uzunluğu ve kısalığı esasına dayanan ve Arap nazmında kullanılan vezin.

Aruz'u, Arap dilcisi İmam Halil (- 786) bir bilim haline getirmiştir. Bu zamana kadar Araplar manzumelerini pratik bir usulle yazarlarken, İmam Halil bunu birtakım esaslara dayamıştır. Bu esasların sonucu olarak da Arap dilcileri şiir bilimini, aruz ve kafiye bilimi olmak üzere ikiye ayırmışlardır. Aruz bilimi, aruz vezninin kurallarından söz eder.

Arap yazı sistemine sıkı sıkıya bağlı olan aruz vezni, hece esasına dayanır. Hecelerin harekeli (müteharrik) ya da harekesiz (sakin) harflerle meydana gelmesine göre ayrılır Yazılı bir beyit, harekeli ve harekesiz hecelerden meydana gelmiştir. Heceler de harflerin sayılarına göre Sebeb, Veded, Fasıla adlarını alırlar. Bunlar da iki kısma ayrılır: 1) Hafif Sebep, bizdeki kapalı hecenin karşıtıdır ve (-) ile gösterilir; 2) Ağır Sebep, bizdeki açık hecenin karşıtıdır ve ( . ) ile gösterilir. Bu temel hece şekillerinin birbirleri ile karışmasıyla 8 şekil meydana çıkar.

Her beyitte en aşağı dört tanesi bulunan bu şekillere “tef’il” ya da “tefile” denir.

Fe'ûlün (.- -), fâ'ilün (- .-), mefailün (.-.-), fa'ilâtün (-.- -), müstefilün (- - .-), mefûlâtü (- - -.), müf â'aletün (..- -.-), mütelâ'iliün (..-.-).

Tefîle'lerin de türlü şekillerde birleşmesi ile 16 nazım kalıbı meydana gelir. Bunlara “bahir” denir.

Çok eski zamanlardan beri kuvvetli bir halk şiiri geleneğine sahip olan Türkler, İslâm dünyasına katılmağa başladıktan sonra, şiirlerini Arapça ve Farsça yazmaya başlamışlar ve Türkçeye birçok Arapça ve Farsça kelimelerin girmesinden sonra da aruz vezninde çok başarılı örnekler vermişlerdir. Divan Edebiyatı, baştan başa aruz vezni ile yazılmış ve Arapça, Farsça kelimelerin kullanıldığı şiir örnekleri ile doludur. Ancak XIX. yüzyılın sonlarında Türkçe kelimelerle yazılmaya başlanan bu vezindeki şiirlere de rastlamakta isek de bu vezin sistemi Türkçemize yabancı kalmakta devam etmiştir.

X IŞINLARI « Fizik

Gözle görülmeyen, doğru çizgi halinde yayılan, mıknatısın etkisi altında kalmayan ışınlara verilen ad. Ünlü Alman fizikçilerinden Roentgen tarafından 1896 yılında Geissler tüpleri ile yapılan bir deney sırasında bulunmuştur. Roentgen, bu tüplerle deney yaptığı sırada, masada bulunan bir billurun flüerörans hale geldiğini görmüştür. Deneylerini ilerletmiş, aynı olayın, tüple billur arasına siyah bir kâğıt konması halinde de devam ettiğini görmüştür. Roentgen “X ışınları” adını verdiği bu ışınların, katot ışınlarının cama çarpması ile meydana geldiğini ve cam yerine bir maden kullanılması halinde daha iyi sonuç alındığını görmüştür.

Özellikle tıpta kullanılması ile büyük faydalar sağlayan X ışınları ile kemiklerin ve iç organların filmlerini çekmek imkânı sağlanmış, böylece, tıpta geniş ölçüde ilerlemeler olmuştur.

AHLÂK « Toplum ve Toplum Yapısı

Bir toplulukta insanların uymak zorunda bulundukları kaideler ve bu kaidelerin bilimi. Ahlâk bir toplumun olduğu kadar bir ailenin de temel direği olan manevî bağlarımızdan biridir. Ancak bu kaidelere uymakla bir insanın, başka insanlara karşı olan mânevi davranışları ayarlanır; bir topluluk düzeni kurulabilir.

Bu bakımdan ahlâk, iyi ile kötünün teşkil ettiği bir takım değer kavramlarıdır. Bu değer kavramlarına uymakla iyiyi kötüden ayırabilir, ailemize, çevremize, içinde bulunduğumuz topluma karşı vazifelerimizi ayarlayabiliriz.

KAPİTALİZİM « Ekonomi

Ekonomik bir sistem. İstihsal vasıta ve imkânları ile mülkiyet hakkının bir sınıfın elinde toplanmasını amaç olarak almaktadır. İstihsal vasıta ve imkânları ile bu istihsali dağıtma organlarının, menfaat düşüncesi kapitalizim de baş düşüncedir.

Kapitalizm, sadece özel teşebbüsün geliştiği devirlerde değil, XIX. yüzyılda özellikle İngiltere de yeni fabrika endüstrilerinin pazar ve işgücüne karşı duydukları ihtiyaçla zaman zaman kendini belli etmiştir.

ŞEMPANZE « Hayvanlar

Primatalardan bir hayvan. Boyu iri, kulakları büyük ve geniş olan, ormanlarda sürü halinde yaşayan bir maymun türüdür. Gücü kuvveti yerindedir, insana en yakın olan maymun türlerindendir.