ZAMAN ÖLÇÜLERİ « Genel Coğrafya
Dünyanın kendi çevresinde dönüşü de, Güneş'in çevresinde dönüşü de, ayrı ayrı birer zaman ölçüsü olarak alınmıştır. Dünya'nın Güneş çevresinde dönmesi ile tamamlanan süreye “yıl” adı verilir. Dünya'nın kendi çevresinde dönüşüne de “gün” adı verilir. Yıl 365 güne, bir gün 24 saate, bir saat 60 dakikaya, bir dakika 60 saniyeye bölünmüştür. Bir yıl 365 güne bölündüğü gibi, 12 aya da bölünmüştür. Aylar da değişik olmak üzere 30 - 31 er gün vardır. Bir yılda da ekvator ve kutup bölgeleri hariç dörder mevsim vardır (Kış, Sonbahar, ilkbahar, Yaz). Ayrıca, aylar haftalara bölünmüştür. Her haftada 7 gün vardır.
DİYOPTRİ « Fizik
Merceklerde ve göz âletlerinde kullanılan camlardaki kuvvet ölçüsü. Odağı bir metre uzaklıkta bulunan bir mercek bir diyoptri olarak kabul edilmiştir. Miyop gözler için verilen gözlük camlarının konveks ya da konkavlık dereceleri diyoptri ile ifade edilir.
NUREMBEBG MAHKEMESi « Hukuk
İkinci Dünya Savaşı'na sebep oldukları iddiası ile Almanya'nın Nasyonal Sosyalist Partisi ileri gelenlerini, bu savaştan sonra yargılayan milletlerarası askerî mahkeme. Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Fransa, Sovyetler Birliğinin temsil edilmesiyle kurulmuş olan bu askerî mahkeme, İkinci Dünya Savaşı'na sebep olmuş, “Büyük Nazi Savaş Suçluları” nı yargılamıştır. 24 suçluyu yargılayan bu mahkeme, 20 Kasım 1945 tarihinde, Almanya'da Nuremberg şehrinde başlamış, suçluların son savunmalarını yaptıkları 31 Ağustos 1946 tarihine kadar 403 oturum yapmış, 30 Eylül - 1 Ekim 1946 tarihinde de karar bildirilmiştir. Bu karara göre 11 kişi idama mahkûm edilmiş, öbür suçlular da çeşitli cezalara çarptırılmış ya da beraat etmişlerdir. Goering, Ribbentrop, Keitel, Rosenberg, Kaltenbrunner, Hans Frank, Wilheml Frick, Julius Streicher Alferd Jodl, Fritz Sauckel, Syss İnquart idam edilen suçlulardır.
KARŞIYAKA « Türkiye Coğrafyası
İzmir iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 110 kilometrekare, nüfusu 76.767 dir. İlçe, İzmir ilinin doğusundadır, yüzeyi, İzmir körfezinin kuzeyini çevreleyen Yamanlar dağının tatlı meyilli, yer yer maki ve çamlıklarla örtülü yamaçlarından ve dümdüz alüvyal bir ovadan ibarettir. İlçe merkezi, aynı zamanda İzmir şehrinin semtlerinden biri olan 69. 489 nüfuslu Karşıyaka kasabasıdır.
DOLAMA « Sağlık
El parmaklarında tırnaklar çevresindeki yumuşak kısımların, bazen de kemiğin iltihaplanmasından ile gelen ağrılı bir hastalık. Dolama, parmakların bu çevresinin, her hangi bir çizilme sonucu mikropların deri içine girmesi sonucu meydana gelir. Dolama olan yerde ağrı ve şişlik görülür, iltihaplanmanın derinlere inmediği hallerde, önemi olmayan bir hastalık durumunda kalır. Fakat, kemiğe kadar inen dolamalar, tehlikeli olabilir. Alkol pansumanı ve toplanmış olan iltihabın aldırılması ile dolamayı tedavi etmek mümkündür.
RADYOAKTİVİTE « Kimya
Bazı elemanların, cisimlerinden geçebilen ve fotoğraf plağına etki edebilen bir ışınım yaymaları haline verilen ad. 1893 yılında Henri Berquerel uranyum ve tuzlarının, 1897 yılında Mme Curie toryumun radyoaktivite özelliğine sahip elemanlar, olduklarını göstermişlerdir.
Bugün otuzdan fazla radyoaktivite özelliğine sahip “radyoaktif” eleman tanınıyor. Bunların en önemlisi, 1896 yılında Pierra Curie ve Mme Curie tarafından uranyumlu bazı maden filizlerinde bulundukları, tespit edilen “radyum” dur. Uranyumdan birkaç milyon kere daha fazla aktif olan radyum ile radyoaktivite en iyi incelenir. Kimyasal bakımdan radyum, baryuma benzer bir madendir. Bundan ayrılması çok zordur. Radyum, 1910 yılında maden halinde elde edilmiştir. Fakat daima tuz halinde kullanılır.
Bir cismin radyoaktivitesi, içerisinde bulunan radyoaktif eleman kütlesiyle orantılıdır. Bir cismin radyoaktivitesi ise bir sabitedir, bilinen fizik etmenlerinin hiç biri ora etki yapamaz.
Radyo aktif ışınım fotoğraf plânlarına etki eder, azotik asidi ayrıştırır, beyaz fosforu kırmızı fosfora çevirir. Bir çok cisimler, radyoaktif ışınımın etkisi ile gazışıl olurlar. Bu özellikten cep ve duvar saatlerinin kadranlarında istifade edilir. Bunlar, esas miktarda radyum ilave edilmiş çinko sülfür ile örtülüdür. Bunlardan başka radyoaktif ışınımdan tıpta faydalanılır. Bunlar bazen çok tehlikeli, hattâ öldürücü olmalarına rağmen, tedavi bakımından büyük önem taşırlar(özellikle kanser tedavisi).
Gerçekte radyoaktivite, atomun bir özelliğidir ve radyoaktif elemanların bulundukları kimyasal bileşimlere bağlı değildir.
Bu özellik radyoaktif özelliğinde bulunan elemanların atomlarının ayrışmasından ileri gelmektedir. Gerçekten, 1900 yılında, radyumun devamlı olarak bir gaz çıkarmakta olduğu bulunmuş, radyoaktif bir eleman olan bu asal gazlardan olan bu gaza “emanation” adı verilmiştir.
Bir radyum atomu, radyoaktif ayrışmasında, pozitif yüklü bir helyum atomu çıkarak, emanation atomu haline geçer. (Atom ağırlığı 226 olan Radyum, atom ağırlığı 4 olan helium'u çıkarınca, atom ağırlığı 224 olan emanation meydana gelir) Radyumun bu şekilde devam eden atom parçalanması, bir sıra ara maddelerden sonra “kurşun” da son bulmaktadır. Kurşun, artık ayrışmaya devam etmez.
Yüksek atom ağırlığı olan başka, elemanlar da (uranium, therium v.b.) radyoaktif elemanlardır. Bu elemanların radyoaktif ayrışımlarında, bir sıra maddelerden sonra kurşun elemanı meydana gelir. Elemanların, radyoaktivite ile, başka elemanlar haline gelişleri sırasında, atom ağırlığı daha az olan yeni elemanlar meydana gelmekte ve enerji çıkmaktadır.
Radyum, üç çeşit ışın çıkarmaktadır. Bu üç türlü ışın, bir mıknatıs alanındaki türlü sapma alanları ile birbirlerinden ayrılır. Bu ışınlar alfa, beta ve gama ışınları elektromagnetik dalga hareketleridir. Bu sebeple bu ışınlar, Röntgen ışınları ile kıyaslanabilir. Beta ışınları, negatif elektronlardan ibarettir. Alfa ışınları ise, pozitif yüklü Helium atomlardır.
Bu doğal radyoaktivitenin dışında başka elemanlar da alfa taneleri ile bombardıman edilerek parçalanabilmektedir. Bundan başka, çekirdek bombardımanı elektrikçe nötr olan nötronlarla da yapılmaktadır. İlk defa 1938 yılında Alman kimyageri Otto Hahn tarafından yapılan bu bombardımanla, uranyum iki başka elemana ayrılmış, bu ayrışmada sonra nötronlar açığa çıkmıştır. Yeniden meydana gelen bu nötronlar, aynı atom parçalarına katılmakta, böylece çok kısa zamanda büyük çapta ayrışma reaksiyonları meydana gelmektedir. Bu çeşit zincirleme reaksiyonlar sonucu da, atom bombasının daha genel bir deyimle “atom enerjisi” nin meydana gelmesi sağlanmaktadır.