Nedir

EREĞLİ (Karadeniz Ereğlisi) « Türkiye Coğrafyası

Zonguldak iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.134 kilometrekare, nüfusu 76476 dır. Batıda ve kuzeyde Karadeniz kıyıları vardır. Kıyıya yakın kesimleri tepeler ve sırtlar şeklinde parçalanmış, alçak bir yayla alanı özelliğindedir. Bu yaylanın gerisinde dağlık alanlar yer ahır. ilçe halkının başlıca gelir kaynağını tarım meydana getirmektedir.Özellikle mısır ekimi geniş çaptadır. Son yıllarda balıkçılık da oldukça gelişmiştir. İlçe merkezi 8.815 nüfuslu Ereğli kasabasıdır.

Ereğli'de, Türkiye’nin ikinci ve Karabük'tekinden çok daha büyük olan demir ve çelik sanayi kurulmuş bulunmaktadır.

BİTKİLERİN FİZYOLOJİSİ « Bitkiler

Her canlı gibi bitkilerde de beslenme, solunum, büyüme ve üreme faaliyetleri vardır.

Beslenme : Bitkilerin beslenmesi de rol oynayan maddeler su, madde tuzları, hava ve güneştir. Bitkiler, klorofil taşıdıklarından, bunları (anorganik maddeleri) organik madde haline getirirler. Su, bitki için en önem maddelerden biridir. Bitkiler, suyu, emici tüyleri vasıtasıyla topraktan alır odun boruları vasıtasıyla topraktan al ve odun boruları vasıtasıyla yapraklar kadar gönderir. Suyun içinde buluna madensel tuzlarla ve havadan aldığı karbondioksitle, güneş ışığı altında Özümlemeyi yaparak ,organik besin maddelerini meydana getirir

Solunum : Bitkiler de ,öbür varlıklar gibi, oksijen alıp, karbondioksit vermek suretiyle solunum yaparlar. Yalnız gündüzün özümleme sırasında bitkilerin aldığı karbondioksit, solunur

için verilen karbon dioksitten fazla olduğu için, solunum olayının tersi oluyormuş gibi bir durum meydana gelir.Gerçekte bitkiler,özümleme olayının dışında, her canlı gibi solunum yapmaktadırlar. Bu olay geceleri daha belirli olarak meydana çıkar.

Büyüme : Bitkilerin büyümesi çeşitli dış faktörlerin etkisi altındadır : a - Isı : (büyüme ve özümleme yapabilmek için bitki türüne göre değişen bir ısıya ihtiyaç vardır), b - Işık : (bitkilerin toprak üstü kısımlarınım büyümesi, çiçek açabilmesi ışık ile mümkündür), c - Yer çekimi (bitki organlarının bölünme ve şekil bakımından etkisi vardır), d - Mekanik etkiler (bitki köklerinin büyümesi için taş parçalarına tesadüf edilmemesi, toprak üstü kısımlarının büyümesi için, engelsiz bir yer bulması gerekir), f - Su ve maddeler etkisi (büyüme için gerekli maddelerin az ve çok bulunması), g -Yabancı organizmaların etkisi (bitki içerisine girmiş asalak organizmaların bitki büyümesine engel olması) gibi.

Üreme : Bitkinin meydana gelmesi yüksek bitkilerde tohumların ,ilkel bitkilerde sporların çimlenmesi ile başlar. Olgunlaşmış spor ve tohumlar, ilkin bir dinlenme devresi geçirir, sonra yeter derecede ısı, su ve oksijen gibi uygun dış şartlar bulunca çimlenir. Bu suretle büyüme başlar. Bitkilerde büyüme kök ve gövde uçlarındaki sürgün dokularla olur. Zamanla dokular ve organlar meydana gelerek bitkinin esas yapısı belirli bir durum alır.

DERİ « Biyoloji

İnsan ve hayvanlarda vücudu kaplayan örtü. Vücudun yüzeyindeki bütün çukurluk ve kabartıları örttüğü gibi ağız, anüs, burun gibi delik ve ağızların mukozası ile belli belirsiz bir çizgi halin, de birleşir. Kalınlığı bölgeye göre değişir, göz kapaklarında 1 milimetre, tabanda 3 milimetredir. Dış yüzeyine “deri ibicikleri” denen küçük olukçuklar bulunur.

Derinin, yapı bakımından değişik iki katı vardır : 1 - Dişte, epitel yapıda olan epidermis, 2 - İçte bağ dokusundan meydana gelen derma.

Epidermiş, içinde damar olmaması ve çok katlı epitel tabakalarından meydana gelişi ile özellik kazanan bir tabakadır. Çoğalan tabakaya “Maipighi tabakası” denir. En dıştaki tabakalar, canlılığını kaybetmiş epitel tabakalarından mey. dana gelmiştir. Bu dış epitel tiabakasma da “korun” (korneum) tabakası denir. Epitelyum içinde, damar yoksa da çıplak sinir lifleri vardır.

Derma, epidermisin altındadır. Bu bölüm girintili . çıkıntılı görünüştedir. “Papilla tabakası” denen bu bölüm, damarca çok zengindir. Burada ince damarlar ağ yaparlar. Dermanın öbür katları dayanıklı olup içinde kıl kökleri, kılları dikleştiren kaslar, yağ ve ter bezleri, duyu cisimcikler vardır.

Derinin ,a) vücudu koruyucu, b) ter ve yağ salıcı, c) duyurucu, d) emici olmak üzere başlıca dört vazifesi vardır.

Koruyuculuğu, bedeni örtmesinden ve dayanıklı olmasından ileri gelir. Üzerindeki kıllar ve yağ tabakası ile sıcağa ve soğuğa karşı korunma işini kolayca görür.

Derinin derması içinde bulunan ve bir yumak şeklinde olan ter bezleri, içinde tuz ve üre bulunan ter'i salgı halinde dışarı göndermekle vücudun ısı düzeninde önemli rol oynarlar.

Deride bulunan duygu cisimleri, dokunum ,ısı, acı meydana getiren fizik olaylarının izlemini duygu sinirlerine götürürler.

Derinin, bunlardan başka emici özelliği de vardır. Temizlenmiş bir deriye sürülen çeşitli ilâçlar, bir süre sonra kana geçerler.

Deride bulunan oluşumlardan kıllar, kimi yerinde sık, kimi yerinde seyrektir ve büyüklü küçüklü olabilir. Epidermis ten meydana gelen her bir kılın görünen bir sapı, görünmeyen bir kökü, bir de kökün başlangıcı olan yerde soğanı, bunu çevreleyen bir torbası bulunur.

Epidermisin keratinleşmesin den meydana gelen tırnaklar sert, beyazımtırak ve saydamdırlar; parmak uçlarının sırtlarında bulunurlar.

Tırnakların asıl tırnak ve tırnak kökü olmak üzere iki parçası bulunur. Tırnaklar, deriye bitişik olan bölümün, den başlayarak büyür ve büyüdükçe serbest kenarından kesilir.

BAĞDAT KÖŞKÜ « Mimari Sanatı

İstanbul'da bulunan Osmanlı anıtlarının en güzellerinden biri. Yapılmasına 1634 yılında başlanmış ve 1638 yılına kadar sürmüştür. 1638 yılında Bağdat'ın tekrar zapt edilme hatırası olarak “Bağdat Köşkü” adı verilmiştir. XV.yüzyıl Türk sanatının en güzel örneklerinden biridir. İçi ve dışı çinilerle kaplıdır. Mimari kesin olarak bilinmemekle beraber, zamanın mimarbaşısı Kasım'ın eseri olduğu sanılmaktadır. Köşk, sekiz köşeli geniş bir plân üzerine inşa edilmiştir.

AYI « Hayvanlar

Ayıgiller familyasının bir cinsi. Memeli ve etçil olan hayvanlardandır. Bir çok türleri vardır. En sıcak ve en soğuk bölgelerde yaşarlar. Ayılar, ağır, tabanları büyük hayvanlardır. Kulakları kısa, gözleri oldukça küçük burunları kısadır. Hemen bütün türleri geceleri meydana çıkar ve avlarım avlarlar. Gündüzleri inlerinde gizlenerek geçirirler. Türkiye'nin de dağlık ve ormanlık bölgelerinde yaşarlar. Bunlar boz ayılardır.

TEFENNİ « Türkiye Coğrafyası

Burdur iline bağlı ilçe. Yüzölçümü 1.411 kilometrekare, nüfusu 18.778 dir. Yüzeyi, genel olarak geniş ovalık alanlardan ibarettir. Tahıl ekimi ve hayvancılık halkın başlıca geçim kaynağıdır. Merkezi 2.918 nüfusu Tefenni kasabasıdır.