AFYON « Bitkiler
Gelincikgillerden haşhaş denilen bitkinin iyice ermemiş meyvelerinden elde edilen koyu kahve rengi, baygın kokulu acı bir madde.
İçindeki alkaloidlerden dolayı hekimlikte kullanılan en önemli ilâçlardan biridir. İlâç olarak afyondan morfin, kodein, papaverin, protpoin gibi ağrı ve sancıları kesici ilâçlar elde edilir. gramı çocukları, 0,5 - 2 gramı büyükleri öldürebilecek kadar zehirli olan bu maddenin insanlara zarar vermesini önlemek için milletlerarası tedbirler alınmış ve 1912 de Lahey'de, 1931 de Cenevre'de toplanan konferanslarla afyon çıkarılması ve kullanılması birçok şartlara bağlanmıştır.
EMPRESYONİZM « Bilim ve Sanat
Fransızca “impression (tesir, intiba, izlenim)” kelimesinden alınmış bir akımın adı. Bu akımın adı, 1874 yılında, Manet , Monet , Pisaro , Sisley ve Cezanne'ın birlikte açtıkları bir resim sergisinde görüşmelerini yazan bir gazetenin Mannet'nin “impression” adlı tablosunda örnek alarak, bu ressamlar” “impressioniste” adı vermesinden çıkmıştır. Empresyonizmin başlıca hareket noktası ışıktır. Renkler, daha canlı olarak ve tabiattaki renklere uygun bir; şekilde verilir. Yapılan tablolar, masa başında yapılmış tablolardan çok, tabiat içinde yapılmış tablolar izlemini taşır.
SORGUN « Türkiye Coğrafyası
Yozgat iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1. 633 kilometrekare, nüfusu 55.770 dir. Yüzeyi dağlık alanlardan, bunların arasında kalan geniş vadilerden ve hafif dalgalı sırt ve plâtolardan ibarettir. Halkın geçim kaynakları arasında tarla tarımı ve hayvancılık önemlidir.Merkezi 3. 962 nüfuslu Büyük Köhne kasabasıdır.
AKHİSAR « Türkiye Coğrafyası
Manisa'ya bağlı bir ilçe. İlçenin yüzölçümü 1713 kilometrekare, nüfusu 105.058 tir. İlçe topraklarında Katırcı, Karaoğlan, Kılıç dağları bulunur. Bu dağlar yer yer ormanlarla kaplıdır. Güneyde uzanan Akhisar ovasında ise zeytinlikler ve tütün tarlaları yer almaktadır. İlçe merkezi 33.156 nüfuslu Akhisar kasabasıdır.
Manisa'nın kuzeydoğusunda bulunan Akhisar kasabası, Manisa'dan 51 kilometre uzaklıktadır. Bizanslılar devrinde "Thyateria" adıyla kurulmuş eski bir şehirdir. İstiklâl Savaşı sıralarında Yunanlılar tarafından tamamen yakılmış, fakat Cumhuriyet devrinde yeniden kurularak mamur ve hareketli bir kasaba haline gelmiştir. Bağlar ve bahçelerle çevrili olan Akhisar kasabası, zengin ovasında bulunan köylerinin ve civar kasabaların pazarı olmuştur.
PATNOS « Türkiye Coğrafyası
Ağrı iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.554 kilometrekare, nüfusu 20.653 dür. Yüzeyi Süphan, Dumanlı, Bozdağı, Katavin ve Meydan dağlarının çevrelediği bir havzadan ibarettir. Bu havzanın yüzeyi çok hafif dalgalı, tatlı meyilli ve çıplaktır. Tahıl ekimi, hayvancılık ve sebzecilik halkının başlıca geçim kaynağıdır.
İlçe merkezi 3.487 nüfuslu Patnos kasabasıdır.
ALTIN ORDU İMPARATORLUĞU « Tarih
Doğu Avrupa'da Aşağı İdil boyunda (Volga) bulunan Türk-Moğol devleti. Altın Ondu, Cengiz Han tarafından yapılan Türk-Moğol seferleri sonucu olarak kurulmuştur. 1235 yılında toplanan Büyük Kurultay, batıya doğru büyük bir sefer açılmasına karar vermiş, bu iş de Cengiz'in torunu ve Cuci'nin oğlu Batu Han'a verilmiştir. 1236 ilkbaharında sefere başlanmış, 1240 yazına kadar bütün Rus yurdu ile Kıpçak bozkırları ele geçmiştir Bu akınlar, Macaristan'a Balkanların bir kısmama kadar devam etmişse de Batu Han, 1241 yılında İdil boyuna dönmüş ve Aşağı İdil boyunu merkez olarak seçmiş ve devletini kurmuştur
Cengiz Han, ölümünden (1227) önce İrtiş Irmağı ve Balkaş gölünün batısındaki yerleri büyük oğlu Cuci'ye verdiğinden, Batu Han tarafından alınan ve “Cuci Ulusu” adı verilen bu ülkeler sonradan “Altın Ordu” adı ile anılmıştır.
Hukuk bakımından Karakurum'da hüküm süren Moğol İmparatorluğuna bağlı olmakla beraber, iş alanında tamamıyla bağımsız bir devlet olan Altın Ordu, Moğol împaratorluğundaki esaslara göre düzenlenmiştir.
Saray şehrini başşehri yaparak burada oturan Batu Han, devletini başarı ile yönetmiş, Kıpçak Bozkırlarım, Orta ve Aşağı İdil Bölgesini, Aral gölü çevresini, Harzen'i Azerbaycan'a kadar Kafkasları almıştır.
Batu Han'ın yerine geçen Berke Han (1257 - 1266) zamanında, bilhassa İlhan'lılar Devletinin kurucusu Hülâgû Hanla uzun çarpışmalar olmuş ve Hülâgû Han, yenilgiye uğramıştır.
Berke Han'dan sonra hükümdar olanlar, Altın Ordu Devletini daha kuvvetli bir devlet haline getirmişler, bilhassa Özbek Han ve Canıbek Han zamanlarında Altın Ordu Devleti en kuvvetli zamanlarını yaşamıştır. Bu hükümdarlar zamanında Azerbaycan alınmış ve Rus prensleri vergiye bağlanmıştır.
Fakat Berdibek Han'ın 1359 da ölümü üzerine Altın Ordu Devletinde karışıklıklar başlamış, Hanlar ve prensler arasında şiddetli çarpışmalar olmuştur. Bu didişmeler sonucu devlet zayıflamış Litvanya Dukalığı sınırlarını genişletmiş Moskova'da oturan Ruslar da fırsattan istifade etmişlerdir. Bununla beraber Toktamış Han, 1380 yılında, Timur'un yardımı ile birliği tekrar kurmuştur. Fakat bir müddet sonra, 1391 ve 1395 yıllarında Timur'un Toktamış Han üzerine yaptığı seferler, devleti temelinden sarsmıştır. Başşehri olan Saray şehri yıkılmış, Altın Ordu'nun en ileri gelen aileleri öldürülmüştür. Toktamış, 1398 de Saray şehrine tekrar girmişse de yenilgiye uğramış ve Litvanya Dukalığıma sığınmak zorunda kalmıştır.
Altın Ordu, on üçüncü ve on dördüncü yüzyıllarda ekonomi, siyaset ve kültür bakımından Doğu Avrupa'nın en büyük devleti olmuştur. Sosyal ve tarihî bir zaruret olarak müslümanlığı kabul etmişlerdir. Altın Ordu'nun gerek Rus tarihinde gerekse Hazer Denizi ve Karadeniz ülkeleri tarihinde önemli etkileri olmuştur.