EMPERYALİZM « Politika ve Siyaset
Bir devletin, başka devletler aleyhine sınırlarını genişletme hırsına verilen ad .İlk ve Orta çağlarda devletler bu yola giderek, çeşitli devletleri egemenlikleri altına alma yoluna gitmişler ve böylece siyasal bakımdan büyük imparatorluklar kurmuşlardır. Son yüzyılda, bu yolda amaçları olan devletler de çıkmış (Almanya gibi) fakat, yapılan Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarında yenilgiye uğrayarak bu amaçlarında başarıya ulaşamamışlardır.
Bugünkü medeni dünyada, kurulmuş olan Birleşmiş Milletler Teşkilâtı ile bir devletin, başka bir devletin aleyhine az da olsa menfa etlenmesi önlenme yoluna girmiştir.
HABİL « Din
Din kitaplarından gelen menkıbeye göre, Adem ile Havva'nın ikinci oğulları. Kardeşi Kabil tarafından bir kıskançlık yüzünden öldürülmüş, böylece yine din kitaplarına göre, insanlığın ilk cinayeti işlenmiştir. Bu olay, sonradan resim, şiir hikâye, heykel şeklinde birçok sanat eserlerinin meydana gelmesine sebep olmuştur.
AYAŞ İÇMECE VE KAPLICASI « Türkiye Coğrafyası
Ayaş Kasabasının 23 kilometre batısında bulunan ve çok eski zamanlardan beri banyo ve içmece olarak kullanılan sıcak ve şifalı bir sudur.Pek derinlerden gelen bu kaynaktan sodyum sülfatlı klorür, radyoaktiviten kıymetli sular çıkar. İçmecenin en büyük özelliği sıcak oluşudur.Çeşitli hastalıklarda, bu arada şişmanlık, karaciğer hastalıkları, safra yolları iltihapları,müzmin kabızlıkta faydalı bir şifa kaynağı olanı bu içmece ve kaplıca dünyadaki benzerleri ile yarışacak bir zenginliğe sahiptir.Radyoaktivitesi dolayısıyla her türlü romatizmalarda da faydalıdır. Ankara için olduğu kadar,Türkiye içinde eşine az rastlanan kaplıcalardan biridir.
FAŞİZM « Politika ve Siyaset
İtalya'da 1919 yılında Benito Mussolini tarafından kurulan bir politika sistemi. Bu kelime, demet, destek anlamına gelen Lâtince “fascis” kelimesinden gelmektedir. Eski Roma’da en yüksek memurların önünde “lictor” lar, ellerinde, bir balta ile birlikte bağlanmış bir değnek destesi taşırlardı. Bu deste, kudret ve egemenlik sembolü idi. İtalyan Faşizmi de, bu desteyi kendi sembolü olarak kabul etmiştir.
1922 de Mussolini iktidara geçince, İtalya'da, yetkili devlet teşkilâtı olarak sadece Faşist Partisi kalmış, o tarihten itibaren İtalya'nın İkinci Dünya Savaşı'nda çöküşüne kadar Mussolini, tek başına devleti idare eden bir diktatör olmuştur.
Anti komünist ve milliyetçi otoriteye dayanan bir politika sistemi olan Faşizm, demokrasinin ferdiyetçiliğin düşmanı, savaşçı ve emperyalist fikirlerin tatbifeçisidir. Aşırı milliyetçiliğin yanında ırkçı, dinci, gelenekçi ve yalnız Mussolini'ye bağlı olan hüviyeti ile beliren bir özellik gösterir.
Birinci Dünya Savaşı'nın çeşitli buhranları sırasında askerî bir stil üzerinde teşkilâtlanması, selâm tarzına varıncaya kadar eski Roma geleneklerini canlandırması, büyük Roma İmparatorluğu'nu canlandırmak amacını gütmesi ve başka sebeplerle, kısa zamanda bütün İtalya'da yaygın bir halk kitlesi tarafından benimsenmesi sonucunu doğurmuştur. Hattâ İtalyan Faşizmine benzer hareketler olarak çeşitli memleketlerde yeni politika sistemleri kurulmuş, bu sistemler arasında, Almanya'da Hitler'in yöneticiliği altında (Nazi rejimi) ortaya çıkmıştır.
Faşizm, İtalya'ya İkinci Dünya Savaşı'nda büyük kayıplar verdiren bir politika sistemi olmuş, İkinci Dünya Savaşı yenilgisi ve Mussolini'nin öldürülmesi ile son bulmuştur.
AKIM « Fizik
Elektrik yükünün madensel bir tel ya da başka bir iletkenden geçmesine verilen ad. Atom çekirdeklerinin çevresinde, negatif elektrik yüklü olan elektronların, bir iletken içinden geçmesi sonucu meydana gelir. Elektronların bu şekilde hareketleri de, madenlerde bulunan serbest elektronların, bir elektrik alanı vasıtasıyla sürüklenmesinden meydana gelir.
Doğru ve alternatif elektrik akımı olmak üzere iki türlü akım vardır. Doğru akım, devamlı olarak aynı yönde akan akımdır. Alternatif akım ise, belirli aralıklarla yönünü değiştiren akımdır.
RÜZGAR « Genel Coğrafya
Havanın hareketlerine verilen ad. Bu hareketler havadaki sıcaklık farklarından ileri gelmektedir. Yeryüzünde yan yana bulunan iki bölgeden daha fazla ısınanı üzerindeki hava sıcaklığı arttığı için genişler ve hafifleyerek yükselir. Bu sebeple o bölgede basınç azalmış, olur. (alçak basınç). Buna karşılık, daha serin bölgedeki hava soğur ve sıkışır. Bu bölgedeki havanın yoğunluğu ve basıncı artar (yüksek basınç) Basıncı çoğalan bu soğuk hava (yüksek basınçlı hava), ısınmış ve basınç azalmış (alçak basınçlı hava), havanın yükselmesi ile boşalan bölgelere akın eder. Bu durum, bir hava hareketini, dolayısıyla “rüzgâr”ı meydana getirir.
Yüksek basınç merkeziyle alçak basınç merkezleri arasındaki fark ne kadar çok olursa, havanın hareketi o kadar hızlı, bunun sonucu da, rüzgârın kuvveti o kadar çok olur.
Karalar, suya göre sıcağı daha çok yansıttığından (gündüzün), denizlerden daha sıcaktır. Bu sebeple, gündüzleri karalar alçak basınç merkezleri durumundadır. Rüzgârlar, denizlerden karalara doğru olur. Geceleri, ise durum tam tersinedir; karalar daha çabuk, denizler daha geç soğur. Karalar yüksek basınç merkezleri, denizler de alçak basınç merkezleri durumundadır. Rüzgârlar karalardan denizlere doğru bir yön takip ederler.
Kutup bölgeleri, devamlı soğuk havanın bulunduğu bölgeler oldukları için yüksek basınç merkezi durumundadır. Ekvator bölgesi ise, alçak basınç merkezidir. Bu duruma göre, Kutuplardan (yüksek basınç merkezleri), Ekvatora doğru (alçak basınç merkezi) devamlı bir hava hareketi meydana gelir.
Saniyede 4-20 metre hızla esen rüzgârlara “hafif rüzgâr”, saniyede 20.34 metre hızla esen rüzgâra “fırtına”, saniyede 34 metreden hızla esen rüzgârlara da “kasırga” adı verilir.
Rüzgârlar, estikleri yönlere göre de adlar alırlar. Kuzeyden esenlere “yıldız” güneyden esenlere “kıble”, kuzeydoğudan esenlere “poyraz”, güneybatıdan esenlere “karayel”, güneydoğudan esenlere “keşişleme”, doğudan esenlere “güneydoğusu”, batıdan esenlere “günbatısı” adları verilir.
Bunlardan başka, tropikal ülkelerdeki sürekli olan rüzgârlara “alizeler”, belli mevsimlerde denizlerden karalara doğru esen rüzgârlara “meltem” adları verilir.