Nedir

BRÖVE « Devlet

Bazı haklar gösteren ve devlet tarafından verilen berat, imtiyaz, ehliyetname. Birçok memleketlerde olduğu gibi, bizde de hava, deniz ve kara kuvvetlerinde kullanılan çeşitli bröveler vardır. Birinci Dünya Savaşından birkaç yıl önce subaylara ve astsubaylara verilmeğe başlanan bröveler, bugün de değiştirilen bazı şekilleri ile verilmektedir.

NANE « Bitkiler

Ballıbabagillerden bir bitki. Yapraklan sapsız, çiçekleri beyaz ya da menekşe renginde, küçük bir bitkidir. Yemeklere tat ve koku vermek için yas ya da kuru olarak kullanılır.

DAMA « Eğlence

İki kişi arasında oynanan bir oyun. Siyahlı beyazlı eşit hanelere ayrılmış kare şeklinde bir tahta üzerinde taşlarla oynanır. Dama tahtası, satrançta olduğu gibi 64 hanelidir. Oyuncuların 16 şar taşı vardır. Satranç gibi, düşünülerek ve muhakeme edilerek oynanması gereken eğlenceli ve faydalı oyunlardan biridir.

ALFABE « Toplum ve Toplum Yapısı

Bir dilin oldukça belirli bir ses temsil eden harfler sistemini bir arada gösteren dizi.

Bu kelime Yunan yazı sistemini meydana getiren harflerden ilk ikisi olan alpha ve beta'nın birleşmesinden meydana gelmiştir.

Yazı ve ses arasındaki bir bağıntı olan Alfabe, uzun bir gelişme safhasından sonra bugünkü halini almıştır. İnsanın sesi birtakım işaretler halinde belirtmesi, tarihten önceki çağlarda başlamış, çeşitli resimlerden, işaretlerden sonra bugünkü harf yazısı, yani alfabe şekline girmiştir.

Tarih yazı ile başlamıştır. Tarihten önceki devirden kalma birtakım belirtilere rastlanmışsa da ilk insan alfabetik yazı kullanmamıştır. Alfabeyi ilk olarak kullananlar kesin olarak bilinmiyorsa da, en eski belgeler Samî ırktan Fenikelilere aittir.

Böylece alfabetik olmayan Çin, Japon, Hitit hiyeroglifleri. Sümer ve eski İranlıların çivi yazısı ve eski Mısırlıların bir çeşit resim yazısı olan hiyeroglifleri zamanla gelişmiş ve ilk alfabe yazı sının doğuşuna sebep olmuşlardır. Böylece, Alfabenin esas karakteri olan tel bir modelden olmamasının sebebi açıklanmış olmaktadır. Çünkü Alfabe, tarihî gelişimin de gösterdiği gibi, bir çok modellerin esasından ve yönteminden faydalanmak suretiyle ve bu modellere benzetilmek suretiyle yaratılmış karmaşık bir eserdir. Fenikelilerin alfabe, sinden zamanla birçok milletler faydalanmış ve çeşitli alfabelerin doğmasına sebep olmuşlardır.

Fenike alfabelerinin doğurduğu büyük alfabelerden biri de Yunan alfabesidir. Yunanlılar, M.Ö. dokuzuncu yüzyılda bu alfabeyi alarak geliştirmişlerdir Bu alfabe, buradan İtalya'ya geçmiş, yi ne çeşitli değişmelerden sonra, Lâtin alfabesinin doğmasına sebep olmuştur.

Bugün Lâtin alfabesi kullanılan milletlerin çoğu, bu alfabeyi, kendi dillerinin şartlarına uydurabilmek için harflerin üstlerine ya da altlarına birtakım işaretler koymak suretiyle, başka ses de ferlerini temsil eden harfler meydan getirmiş; esas Lâtin alfabesi olan, kendi dillerinin de seslerini temsil edebilen alfabelere sahip olmuşlardır. Bizim alfabedeki ç, ğ, ş, harfleri böyle bir ihtiyacın karşılığıdır. Türkler, sekizinci yüzyıldan beri, çeşitli devirlerde ve bölgelerde Şamanizmi, Brahmanizmi, Hıristiyanlığı İslâmlığı benimsemelerine, Doğu ve Batı kültürleri çevrelerinden biri içinde bulunmalarına göre farklı alfabeler kullanmışlardır.

Uzun yıllar kullandığımız Arap yazısından sonra temeli Lâtin alfabesi ola alfabemizi kullanmaya başlamış bulunuyoruz.

GÖKTÜRK DEVLETİ « Tarih

Orta Asya'da Türklerin kurduğu büyük bir devlet. Göktürk Devletinin kurucusu Oğuz'lardır. Oğuzlar, Altay ve Tanrı Dağları dolaylarında Cucenlere bağlı olarak yaşarlarken, ayaklanmışlar ve bağımsız bir devlet kurmuşlardır. Bundan sonra Göktürk'lerin başkanı Bumin, bütün Türk boylarına “Kağan” seçilmiştir (552).

Bumin Kağan, Göktürk Devletinin kuruluşunda kendisine büyük yardımları dokunan kardeşi İstemi'yi batı sınırlarında oturan Türkler üzerine genel vali yapmış, böylece Göktürkler, Doğu ve Batı olmak üzere İki devlet haline gelmişlerdir.

Gök Türkleri Bumin Kağan'dan sonra yerine gelen Moğan Kağan (553 -572) zamanında Cucen'leri tamamen yenilgiye uğratmışlar, Kore körfezinden Hazar denizi kıyılarına kadar ulaşan, büyük bir devlet meydana getirmişlerdir. Moğan Kağan'ın ölümünden sonra Göktürkler, Buda dinini kabul etmeğe ve Çin'lilerin etkisi altında kalmağa başlamışlardır. Bu etki sonucu, Çin'liler kuvvetlenmiş ve Doğu Göktürkleri Çinlilerin egemenliğine girmişlerdir.

50 yıl Çin'lilerin egemenliğinde kaldıktan sonra Kutluk Kağa'mn İlteriş Kutluğ Kağan) Çin'lilere baş kaldırması üzerine, Çin'liler yenilgiye uğramışlar, bunun sonucu olarak, Doğu göktürkleri, bağımsız bir devlet haline gelmişdir. (681 - 745). Doğu Göktürkleri, Kutlu'un büyük oğlu bilge Kağan zamanlarında gelişmişlerdir. Ancak Bilge Kağan'm ölümünden sonra (743) yerine geçen hükümdarlar, çıkan iç kargaşalıkları bastıramamışlar, Doğu Göktürkleri Kutluk ve Uygur'ların egemenliğine girerek tarih sahnesinden silinmiştir.

Batı Göktürkleri (552 - 659), bağımsız bir devlet gibi gelişmiş İstemi Han zamanında sınırlarını genişletmiş, îran, Bizans ve Çin'lilerle münasebetlerde bulunmuşlar, Ak Hunlarm ve Sasanîlerin yenilgisinden sonra Maveraünnehir alanına, İran Afganistan ve Sint nehri boylarına kadar yayılmışlardır, istemi Handan sonra yerine geçen Yardu Kağan zamanında Doğu Göktürklerinden ayrılarak tamamen bağımsız hareket etmişler, Ancak Çinlilerin parmağı ile çıkan devamlı ayaklanmalar sonucu, tarih sahnesinden silinmişlerdir (659)

ŞEREFLİKOÇHİSAR « Türkiye Coğrafyası

Ankara iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 2.749 kilometrekare, nüfusu 60.690 dur. Yüzeyi genel olarak geniş ve düz platolardan ibarettir. Tahıl ekimi ve koyun yetiştiriciliği, halkın başlıca geçim kaynağıdır.Merkezi 8.666 nüfuslu Şereflikoçhisar kasabasıdır.