Nedir

KAYNARCA ANTLAŞMASI « Tarih

Osmanlı imparatorluğunun imzaladığı en ağır antlaşmalardan biri. 21 Temmuz 1774 tarihinde Osmanlılarla Ruslar arasında imza edilmiştir. Rus çariçesi Katerina II. zamanında, Rusların düşmanlığını artırırken, Rusların Lehlilerle savaş yapmaları sırasında, Türk sınırında bir kasabaya giren Lehlileri almak için Rus kuvvetlerinin Türk sınırını geçmeleri ve bir Türkün ölümüne sebep olmaları üzerine Osmanlı İmparatorluğu 1768 yılında Ruslara savaş açmıştır. Fakat savaş, ehliyetsiz kimseler elinde, son derecede kötü idare edilmiş ve altı yıl devam etmesine rağmen, yenilgimizle sonuçlanmıştır.

Bu savaşın sonunda Kaynarca antlaşması imza edilmiştir.Kaynarca antlaşmasına göre, Kırıma bağımsızlık verilecek, Rusya Karadenizde (ilk defa) donanma bulunduracak, Rusya İstanbul'da devamlı bir elçi bulundurabilecek. Kırım taraflarında bir çok kaleler Ruslara verilecek, Rus tüccarları Osmanlı sınırları içinde serbestçe ticaret yapabilecekti.

TAKVİM « Dünya Tarihi

Zamanı, yıllara aylara, günlere ayırma yöntemi. Tarihte olup bitenleri, çeşitli tarih olaylarını belli bir zaman ölçüsü içinde ele alarak anlatmak, bunları belli bir zaman ölçüsünün meydana getirilmesi fikri, tarihin en önemli konularından biri olmuştur. İlkel zamanlarda her toplum, kendi toplumu içinde önemi büyük olan bir “şeyi” tarih için bir ölçü olarak almış takviminin başlangıcını devamını, bu ölçü içinde devam ettirmiştir. Bu düşünceler ve hareketler içinde, zamanı çeşitli şekillerde değerlendiren, pek çok takvimler meydana gelmiştir .

Zamanla, bu değişik ve karışık sistemler, yerini bir iki takvim sistemine terk etmiştir. Bugün, kullanılmakta olan önemli takvimlerden biri, Müslümanların, Peygamber Muhammed'in, Medine’ye hicretini başlangıç olarak alan “Hicrî Takvim” ile, başlangıcı, İsa'nın doğumu olarak kabul edilen “Milâdi Takvim” dir.

SOLUNUM SİSTEMİ « İnsan

Solunum işini sağlayan organlar sistemine verilen ad. İnsanların da, canlılar gibi yaşayabilmesi için, havada bulunan oksijenin alınarak kana karışması ve kanda bulunan karbondioksitin de kandan çıkması gereklidir. Bu , solunum sisteminin esas organı olan akciğerler aracılığı ile olur . Solunum esas yapıldığı yer olan akciğerlere kadar havanın gitmesi, solunum yolu ile olur. Solunum yolu, burun ve ağız boşlukları, yutak, gırtlak, soluk borusu ve bronşlardır. Solunum sisteminde, “solunum yolu" organlarından başka, akciğerler ve akciğerlerle çevresindeki duvar ve organları sararak kaypaklık veren “Plevra” adlı zar yer alır. Gırtlak, yutağın alt bölümünün önünde, tabanı yukarıda kesik olan tepesi aşağıda soluk borusuyla uzanan bir piramit biçimindedir

Soluk borusu, gırtlağın altındadır, on iki santimetre boyundadır. Altıncı boyun omuru hizasında gırtlaktan başlar. Dördüncü sırt omurunda ikiye ayrılarak bronşları yapar. Arkası düz silindirik bir borudur. Arka duvarı zardan, diğer duvarları yarım halka biçimi üst üste dizilmiş kıkırdaklar, kas ve zardan yapılıdır. Soluk borusunun içini örten mukoza hava ile gelen küçük yabancı cisimlerin dışarıya atılması için, titrek tüylü hücrelerle döşelidir .Bronşlar, soluk borusunun ikiye ayrılmasından doğanlar, soluk borusunun yapısındadırlar, yalnız kıkırdakları daha düzensizdir. Her biri bir akciğere girer, “sağ bonş” daha ince, daha kalın daha kısa daha diktir; “sol bronş” daha ince, daha uzun ve daha yataydır. Bronşlar akciğerde ince dalcıklara ayrılırlar. Akciğer, göğüs boşluğunda sağ ve solda iki tanedir. “Sağ akciğer”, üç “sol akciğer” iki lobludur. Her akciğer tabanı diafrağmada olan birer yarı koni biçimindedir. Dış ve iç iki yüz bir taban bir de tepeleri vardır. Akciğere giren çıkan yapılar iç yüzün ortasından girerler. Buraya akciğer atardamarları, akciğer toplardamarları, akkar yolları ,sinirler girer ve çıkarlar. Bronşlar içi hava ile dolu alveol denen keseciklerde biterler. Bu keseciklerin duvarlarında kılcal damarlar yayılır. Plevra, akciğerin dış yüzü ile diyafrağmanın üst yüzünü arasız örten seröz bir zardır. İç ve dış iki yaprağı arasında plevra boşluğu adı altında nemli ve kaygan boşluk vardır. Böylece, akciğerin solunum sırasında şişip küçülmesi kolaylıkla sağlanmış olur.

Soluk alma ile akciğerlerin alveollerinin iç yüzlerine kadar giren hava, burada alveollerin dış yüzlerindeki karbondioksit gazlı kan ile karşılaşır. Taze bava ile kan, “osmos” yolu ile gaz alış verişi yaparlar. Havanın oksijeni, kanın emoglobini ile birleşir, “oksihemoglobin” olur. Ona karşılık kanın plazmasındaki karbondioksit de havaya geçer. Böylece, oksijeni alınmış solunum havasında oksijen miktarı % 16 ya düşer (normalde % 20 dir). Buna karşılık, karbondioksit oranı artar %4 olur (normalde %0.04 tür.)

TEKMAN « Türkiye Coğrafyası

Erzurum iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.125 kilometrekare, nüfusu 21.613 dir. Yüzeyi genel olarak dağlık alanlardan ve platolar halindeki sırt ve yamaçlardan ibarettir. Hayvancılık, halkın başlıca geçim kaynağıdır. Merkezi 662 nüfuslu Tekman kasabasıdır.

İKLİM KUŞAKLARI « Genel Coğrafya

Dünyanın çeşitli bölgelerini içine alan ayrı ayrı sıcaklıktaki yerlerin meydana getirdiği genel iklim alanları. İklim kuşakları da, mevsimler gibi dünyamızın ekseninin 230 1/2 eğik oluşundan ileri gelmektedir. Bunlar ısı kuşak soğuk kuşak, orta kuşaktır.

Isı kuşak : Dünyamızın güneş ışığım en iyi alan yeri ekvator ile bunun 230 1/2 güney ve kuzeyine kadar uzanan bölgelerdir. Bu bölgelerin her yerinde yılda iki defa güneş ışığı dikey olarak düşer. Başka zamanlarda da dikeye yakın bir durumda düşer. Bundan ötürü dünyamızın en sıcak yerleri yengeç ve oğlak dönenceleri arasında bulunur ve buraya ısı kuşak adı verilir. Isı kuşağın hepsinin genişliği 47° dir. Bu bölge sıcak

olduğu kadar en çok yağış meydana gelen bir yerdir, çünkü buharlaşma da sıcaklıkla birlikte artar. Bundan ötürü hem çok sıcak hem de çok yağışlı olan ısı kuşakta son derece sık ağaçlı ormanlar bulunur.

Soğuk kuşak : Dünyamızın en soğuk yerlerini, bu arada güney ve kuzey kutup bölgelerini içine alır. Dünyamızın ekseninin eğikliğinden ötürü burada da sınırlar her iki kutup noktalarının 23° 1/2 yanlarına kadar uzanır. Yani burada da bölgenin genişliği kuzey ve güney kutuplarında 47° dir. Fakat dünyanın kutup bölgeleri tam daire şeklinde olmayıp biraz basıkça olduğundan, gerek güney gerek kuzey soğuk kuşağının genişliği 5310 km. dir. Kuzey soğuk kuşağı Arktik daire ile güney soğuk kuşağı da Antarktik daire ile sınırlanmışlardır. Bu kuşakta denizler ve karalar sürekli olarak buzlarla kaplı, karlarla ör tülüdür. Büyük buz dağlarının yüzdüğü göze çarpar. Bitki örtüsü de son derece fakirdir.

Orta kuşak : Isı kuşak ile soğuk kuşak arasında yer alan iklim kuşağına orta kuşak adı verilir. Güneş bu kuşağa hiçbir zaman dikey olarak düşmez, fakat

her zaman vardır. Kutup bölgeleriyle ekvator arasında 90° bulunduğuna, ısı kuşağın ekvatordan 23 ° 1/2 öteye, soğuk kuşağın da kuzey ve güneyden 23° 1/2 yer kapladığına göre orta kuşağa kalan yer güney yarım kürede ve kuzey yarım kürede olmak üzere 43 er derecedir. Bu da 4762 km. kadar bir yer tutar. Kuzeyde bulunan kuzey orta kuşağı, güneydekine de güney orta kuşağı adı verilir.

ALKOL « Kimya

Hidrokartaonlardaki hidrojeni atomları yerine hidroksil (OH) gruplarına gelmesiyle teşekkül eden organik bileşikler. Bir hidroksil grubu taşıyan alkollere, mono alkol daha fazla hidroksil grubu taşıyanlara polialkol denir.

Alkoller, renksiz ve nötr bileşiklerdir. Molekül ağırlıkları büyüdükçe suda az erirler ve kaynama noktaları da yüksektir. Hidroksil gurubundaki hidrojenin

yerine metallerin gelmesiyle alkol denen tuzlar meydana gelir. Organik ve anorganik asitlerle esterleri meydana getirirler.

Alkolün en büyük kısmı insanlar tarafından ya alkollü içkiler şeklinde veyahut da likörler halinde harcanır.