HİNDİ « Hayvanlar
Kümes hayvanlarının en irisi. Kırmızı ibiği, parlak tüyleri, yelpaze gibi açılan kuyruğu vardır. Dişinin kuyruğu daha az, tüyleri daha kısa, ibiği ufaktır. Geniş tarlalarda masrafsızca yetiştirilebilir. Yumurtaları makbul olmadığı halde eti çok lezzetlidir. Meksika'nın güneyinde yaşayan yaban hindinin dölünden türemiş ve bütün dünyaya çok çabuk yayılmıştır.
KUZEY KORE « Dünya Coğrafyası
1948 yılında Kore'nin ikiye bölünmesinden sonra kurulmuş bir cumhuriyet Yüzölçümü 74.996 kilometrekare, nüfusu 8.229.000 dir. Başşehri Pyongyang'dır. 1945 - 48 yıllan arasında Sovyetler Birliği'nin yönetiminde kalmış bu sebeple bağımsız bir devlet olduğu zaman, komünist bir hükümet kurul, muştur. Bugün, Sovyetler Bloku içinde bir ülke durumundadır.1950 yılında, Güney Kore üzerine bir saldırıda bulunmuş, fakat bu saldırı, Birleşmiş Milletler tarafından gönderilen askerî kuvvetlerle önlenmiştir.
Hidroelektrik santralleri,pamuk ipliği sanayi ve çimento sanayi önemlidir.
NİGER NEHRİ « Dünya Coğrafyası
Tropikalararası Afrika'nın büyük nehri. Mandingo'lar ülkesinden çıkarak Büyük Sahra'ya doğru kuzeye ve kuzeydoğuya, daha sonra güneydoğu ve güneye akarak muntazam bir delta ile Gine körfezine dökülür.
CAROLİNA,(KUZEY) « Dünya Coğrafyası
Amerika Birleşik Devletleri'nin üyelerinden biri. Güney Atlantik devletleri grubu içindedir. Yüzölçümü 136.521 kilometrekare, nüfusu 4.498.00 dir. Merkezi Ralegt şehridir. Memleket ekonomisinin başlıca bölümünü mısır, buğday, pamuk, tütün ekimi meydana getirir. Amerika Birleşik Devetlerinde en çok tütün yetişen bölgedir. Havvancılık ve kümes hayvanları yetiştiriciliği de önemlidir.
FOSİL « Biyoloji
Tortul tabakalar arasında başlamış bir halde bulunan hayvan ve bitki artıklarıyla bunların her türlü izlerine verilen ad. Fosiller ,genel olarak, jeolojik devirlerde tortul kütlelerin, teşekkül ettikleri sular içinde, ya da bunlara yakın dolaylarda yaşayan hayvan ve bitkilerin fosil haline geçmelerine “fosilleşme”, fosilleri inceleyen bilime ve “paleontoloji - fosiller bilimi” adı verilir.
Fosilleşme sırasında et, deri gibi kısımlar tabiî olarak mahvolur. Ancak, diş, kemik tırnak gibi sert kısımlar kalır. Fosilleşmenin mükemmel olabilmesi için ölen canlının, tortul tabakalar arasına iyice gömülmesi, hava almaması lâzımdır. Aksi takdirde bu kısımlar da mahvolur ve fosilleşme olamaz.
Fosilleşme, deniz ve karalarda olmak üzere iki alanda olur. En uygun şartlar da denizlerde görülür.
Fosiller aracı ile, jeolojik devirlerde yaşamış olan bitki ve hayvanlar hakkında bilgi edinmek, bunların geçirdikleri evrim hakkında fikir sahibi olmak, yerimizin eski iklimini bilmek, yer tarihini incelemek imkânı vardır.
DRAM « Sinema ve Tiyatro
Geniş anlamı ile “tiyatro eseri” anlamında kullanılan bir söz. Aslı, Yunanca “drama” kelimesidir. XIX. yüzyılla ilk yarısında, Romantik edebiyat devrinde tragedyanın belli kurallarını kurmak suretiyle meydana getirilen tiyatro çeşidi anlamında kullanılmıştır. Özellikleri ilkin Fransız yazarı Victor Hugo tarafından tespit edilen bu çeşidin meydana gelmesinde İngiliz ve Alman tiyatro yazarlarının önemli payı vardır.
Dramın başlıca özellikleri şunlardır: Dramda hem acıklı, hem de güldürücü olaylar, hayatta olduğu gibi, bir arada bulunabilir.
Kişiler her sınıf halk arasından seçilebilir. Konular, ya günlük hayattan ya da tarihin herhangi bir devrinden alınmış olabilir. Tiyatrodaki “üç birlik” kaidesine uymak zoru yoktur, olaylar başka başka yerlerde ve çok uzun bir zaman içinde geçebilir; eserde birbiri ile ilgili bir kaç olay yürütebilir.
Olayların güzel ya da çirkin olması, sahneye konması için sebep değildir.
Yazılış şekli nazımla ya da nesine olabilir,
Üslubu, hayatta rastlanan, ince yada kaba her türlü konuşma tarzında olabilir.