BOZKURT « Mitoloji
Göktürk soyunun ve Uygur Türklerinin oluşumları ile ilgili efsanelerde sözü edilen önemli bir mitolojik unsur. Çin kaynaklarında ve başka kaynaklarda rastlanan söylentilere göre, Göktürklerin ilk hakanı Aşina, bir dişi kurttan türemiştir. Uygurlar da, Çin kaynaklarına göre, bir bozkurtla bir Hun prensinden meydana gelmiştir. Aynı kaynaklar, Cengiz soyunu da, bozkurda bağlarlar.
Türk ulusları, ulus şekline girince, bu kurt, kurt şeklinde gökten inen Tanrı, ışık sayılmağa başlanmıştır.
Türklerin Bozkurt totemine, Bozkurt destanında, Ergenekon destanında ve başka destanlarda rastlanır. Bu destanlardan en önemlisi olan Ergenekon destanına göre, bir baskın sonunda hileyle kılıçtan geçirilen Türkler’den yalnız bir genç, karıları ve çocukları ile kurtuldular. Aşılmaz dağlarla çevrili verimli bir ovada yerleştiler. Yıllar geçtikçe kuvvetlendiler, çoğaldılar. Türk soyu, eski gücünü kazandı. Günün birinde, bu yerlere sığmadıkları için bir çıkış yeri ararlar; bir bozkurdun yol göstericiliğinde ve hakanları Börteçine'nin (Bozkurt) önderliğinde, Ergenekon dan çıkarlar.
SERAMİK « Bilim ve Sanat
Su ile hamur haline getirilen bir çeşit topraktan yapılan, fırında pişirilmek suretiyle sertleştirilen çanak, çömlek gibi eşyaya ve bunları yapmak sanatına verilen ad.Seramik işlerinin esasını, yapımları sonsuz derecede çok değişik olan killer meydana getirir. Çeşitli seramik işleri için killerin belirli cinsleri uygulanmaktadır. Killerden meydana getirilen hamur, ya tornada çevirmek suretiyle ya da kalıplara dökmek suretiyle istenen §ekli alır. Böylece hazırlanmış şekiller kurutulduktan sonra fırınlarda pişirilir. Yapılan işin cinsine göre üzerine kaplanacak sır ya da cila ile kaplandıktan sonra yeniden pişirilir.
Seramiklerin üzerine istenen şekil ve nakışları yapmak mümkündür. Bunun için ya ilk pişirmeden sonra, ya da sır ve cila işleminden sonra, işlenmesi istenen süs ve nakışlar işlenir.
Çok eski zamanlardan beri eski medeniyetlerde uygulanan, bir sanat olan seramik, bugün bütün dünyada gelişmiş bir sanat özelliği taşımaktadır.
TALLI BİTKİLER « Bitkiler
Bitkilerin ayrıldığı başlıca dört şu beden biri. Yüksek bitkilerdeki gibi kök, gövde, sap ve yaprakları yoktur. “Tal” denen ilkel bir yapıdan ibarettirler. Mantarlar, likenler, algler, tallı bitkilerdendir.
EREĞLİ (Karadeniz Ereğlisi) « Türkiye Coğrafyası
Zonguldak iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.134 kilometrekare, nüfusu 76476 dır. Batıda ve kuzeyde Karadeniz kıyıları vardır. Kıyıya yakın kesimleri tepeler ve sırtlar şeklinde parçalanmış, alçak bir yayla alanı özelliğindedir. Bu yaylanın gerisinde dağlık alanlar yer ahır. ilçe halkının başlıca gelir kaynağını tarım meydana getirmektedir.Özellikle mısır ekimi geniş çaptadır. Son yıllarda balıkçılık da oldukça gelişmiştir. İlçe merkezi 8.815 nüfuslu Ereğli kasabasıdır.
Ereğli'de, Türkiye’nin ikinci ve Karabük'tekinden çok daha büyük olan demir ve çelik sanayi kurulmuş bulunmaktadır.
HIDIRRELLEZ « Toplum ve Toplum Yapısı
Mayısın altısına rastlayan gün. Doğuda, ölümsüz olduklarına inanılan Peygamber Hızır ile Peygamber İlyas'ın buluştukları gün olduğuna inanılan bu günde, Müslüman halk, bir bahar bayramı havası içinde açık yerlerde, kırlarda eğlenerek gününü geçirir.
Hıdrellez günü, Hıristiyanlarca da kutlanır. Onlardaki adı “Saint Georges yortusu” dur.
NAMAZ « Din
Müslümanların abdest altmış olarak günde beş defa (sabah, öğle, ikindi, akşam, yatsı) yapmaları dince buyrulan ve namazın şartları gereğince yapılan bir ibadet.
Namazın on iki şartı vardır: 1 - Hadesten taharat (abdest temizliği): Abdesti yoksa abes almak, cünüp ise gusletmek; 2 - Necasetten taharet (pislikten temizlenme): Bedenini, elbisesini, namaz kılacağı yeri temizlemek; 3 - Setri avret (avret yerini örtmek): Avret yeri erkekler için göbek hizasından diz kapakları altına kadar olan yer, kadınlar için yüz, eller ve ayaklar dışında bütün vücuttur; 4 - İstikbali kıble (kıbleye dönmek): Kıble, Kıble'nin bulunduğu yer, yani Mekke şehridir; 5 -Vakit: Her namazı sınırlan dince belirtilmiş kendi vakti içinde kılmak; 6 - Niyet: Hangi namaz kılmıyorsa önce içten ve sonra belirterek niyetlenmek; 7 - Tahrime veya iftitah tekbiri (başlangıç tekbiri): Tekbir “Allahü ekber” sözünü söylemektir; 8 - Kıyam (ayakta durma): Namazın her rekâtında bir namaz suresi okuyacak kadar ayakta durmak; 9 — Kıraat (okumak): Namazın gerektirdiği âyet ve sureleri kendi işiteceği kadar bir sesle okumak; 10 - Rükû: Tekbir alarak eğilmek; 11 - Sücut (secdeye varmak): Rükûdan sonra secdeye kapanmak; 12 -Kadeyi âhire (son oturuş): Namazın sonunda kelimeyi şahadet getirecek kadar oturmak. Beş vakit namazın rekât sayıları kılınış sırasıyla şöyledir: Sabah namazı: İki sünnet, iki farz; öğle namazı; Dört sünnet, dört farz, iki son sünnet; İkindi namazı: Dört sünnet, dört farz; Akşam namazı: Üç farz, iki sünnet; Yatsı namazı: Dört sünnet, dört farz, iki son sünnet ve en sonra üç rekât vitir namazı.