BOGOTA « Dünya Coğrafyası
Güney Amerika'da bulunan Kolombiya Cumhuriyetinin başşehri. Nüfusu 765.360 dır. Bogota And dağlarının doğu sıraları arasında, ağaçsız bir yüksek: ovada bulunmaktadır. Deprem tehlikesi sebebi ile evler çoklukla tek katlı, taş ve kerpiçten yapılmıştır. Kahve, muz, tütün ticareti merkezi olmakla beraber endüstri az gelişmiştir.
DİLLER « Türkçe ve Dilbilgisi
Bir arada yaşamaya başlayan ilk insanlar için bir anlaşma ihtiyacı kendini göstermiş ve bu amaçla önleyici yüz, vücut ve ses işaretlerinden faydalanılmıştır. Böylece insanların düşünüp duyduklarını anlatmak için kullandıkları diller tabiî işaretlerin, yavaş yavaş yapma işaretler haline gelmesinden meydana çıkmıştır. Tabiî işaretler, seslerden ve hareketlerden ibarettir. Seslerin ve hareketlerin zamanla gelişmesinden söz dili ve hal dili doğmuştur. Ses ve hareketin birleşmesi, ifadeye daha çok kuvvet verdiği için insanların ilk dilleri hem sesli hem de hareketli diller olmuştur. Fakat, zamanla, hareketlerin her şeyi anlatmağa yetmemesi, seslerin, hareketlere üstün tutulmasını sağlamış, böylece, insan zekâsının en karakteristik buluşunu ve insanin hayvana üstünlüğünü gösteren en önemli niteliği olan sesli diller gelişmeğe başlamıştır. Dillerin gelişmesi ile yapma kelimelerin nispeti artmış; insanların çok çeşitli yerel gruplar meydana getirmeleri ile de, yeryüzünde sayılmayacak kadar çok diller meydana gelmiştir.
Konuşulmakta olan çeşitli diller incelendiğinde aralarında, ses, kelime yapısı ve söz dizimi bakamından ayrılıklar göze çarpar. En önemli ayrılık, kelime yapılarına göre üç tipe ayrılırlar:
1 - Tek heceli diller: Bu dillerde kavramlar, tek heceli kelimelerle bildirilir. Bu kelimelerden eklerle başka anlamda kelimeler türetilemez, bu kelimeler cümlede bir değişikliğe uğratılamaz (Çin'ce, tek heceli bir dildir).
2 - Bitişkin diller: Bu diller de eklerin gelişi ile köklerin şekilleri değişmez. Köklere tamamıyla kaynaşmadan birçok ekler ilâve edilmekle yeni kelimeler üretilebilir ya da kelimeler arasında ilgi sağlanabilir (Macarca-Türkçe, bitişkin dillerdendir).
SİNERAMA « Teknik
Sinema tekniğinin bir buluşudur. Bu buluşta, sinema filmleri, üç ayrı makine ile gösterilmektedir. Sineramada derinlik daha belirli olmakta ve sinema perdesinde görülen görüntüler, daha belirli bir şekilde derinlik kazanmaktadırlar. Bunun sonucu olarak, sinema perdesinin sağında ortasında ya da solunda olan seyirciler görüntüleri ya gerçekte olduğu gibi sağ tarafları ile görebilmektedirler, ya da ortada olduklarına göre, karşıdan bir cismi görür gibi olmaktadırlar. Sol tarafta oturanlar ise, filmdeki görüntülerin sadece sol taraflarını görebilmektedirler.
ASETATLAR « Kimya
Asetik asidin tuzları. Asetatlar, ya metal oksitlerin, ya hidroksitlerin, ya da karbonatların bazı hallerde seyreltik asetîk asitte erimeleriyle meydana gelir.
En önemli asetatlar şunlardır: Alüminyum asetat (boyacılıkta ve hekimlikte kullanılır.) kurşun asetatlar (boyacılıkta ve yanıkların tedavisinde kullanılır), çinko asetat (hekimlikte teskin edici, kusturucu olarak kullanılır).
GÖYNÜCEK « Türkiye Coğrafyası
Amasya iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 547 kilometrekare, nüfusu 18.416 dır.
Yüzeyi Çekerek ırmağını çevreleyen geniş düzlüklerden ve hafif meyilli yamaçlardan ibarettir. Halkı geniş tarla ekimi ve hayvancılıkla geçinmektedir.İlçenin merkezi 1.099 nüfuslu Göynücek kasabasıdır.
YALTA KONFERANSI « Tarih
İkinci Dünya Savaşının sonuna doğru, Roosevelt, Churohill ve Stalin arasında, Kırım'da bir sayfiye bölgesi olan Yalta'da, 4 – ll Şubat 1945 tarihleri arasında yapılan konferansa verilen ad. Bu konferansta, yenilmek üzere olan Almanya konusunda bazı anlaşmalara varılmıştır. Bu anlaşmalara göre, Almanya'nın teslimi kayıtsız şartsız olacak her üç devlet ,ayrı bir işgal bölgesinde askerî idare kuracaklar, işbirliği halinde idareyi bir merkez kontrol komisyonu sağlayacaktı. Bunlardan başka, Alman halkından Nazi eğilimleri silinecek, Alman askerî endüstrisi kontrol altında tutulacak, ayrıca kurulacak milletlerarası bir kurulla, barışın devamlı olması sağlanacaktı.