Nedir

MAGELLAN BOĞAZI « Dünya Coğrafyası

Güney Amerika ile Tierra del Fuego arasındaki boğaz. Uzunluğu 576 kilometre, genişliği 4.28 kilometre arasındadır. 1520 de Magellan tarafından keşfedilmiştir.

KUZEY KORE « Dünya Coğrafyası

1948 yılında Kore'nin ikiye bölünmesinden sonra kurulmuş bir cumhuriyet Yüzölçümü 74.996 kilometrekare, nüfusu 8.229.000 dir. Başşehri Pyongyang'dır. 1945 - 48 yıllan arasında Sovyetler Birliği'nin yönetiminde kalmış bu sebeple bağımsız bir devlet olduğu zaman, komünist bir hükümet kurul, muştur. Bugün, Sovyetler Bloku içinde bir ülke durumundadır.1950 yılında, Güney Kore üzerine bir saldırıda bulunmuş, fakat bu saldırı, Birleşmiş Milletler tarafından gönderilen askerî kuvvetlerle önlenmiştir.

Hidroelektrik santralleri,pamuk ipliği sanayi ve çimento sanayi önemlidir.

DEMİR « Kimya

Kimyasal bir eleman. Kimyasal sembolü Fe, Atom ağırlığı 55,8 atom numarası, 26, özgül ağırlığı 7,9 dur. Mavimtrak gri renkte ve en çok kullanılan madenlerden biridir. Tabiatta bileşikler halinde bulunur ve yeryüzünün yapısında önemli bir yer tutar.

Bileşimindeki karbon miktarı % 0,25 ten aşağı olan ve dövülebilen, yassılatılabilen bir madendir. Kuru havada ve soğukta bozulmaz, fakat nemli havada paslanır. Sulu madensel asitlerle organik asitlerin çoğu etki yapar. Ticarette bulunan demirin bileşiminde bir miktar karbonla birlikte silisyum, fosfor, kükürt gibi yabancı maddeler de bulunur. Bunlar, demirin mekanik özelliklerine etki yapar. Demir, inşaatta bazı makine ve aletlerle tel yapımında, kullanılır.

Tabiatta başlıca bileşikleri olan oksit, karbonat ve sülfür hallerinde bulunur. Oksit halindeki demir bileşikleri: Olijist (kristalize Fe2 03), Kırmızı Hematit (amorf Fe2 03), Esmer Hematit (Fe 2 03) Limonit (Fe2 03) ve Manyetit (Fe2 04) tür.

Demir karbonat ise Sideroz (kristalize FeCOS) ve Litoit demir (amorf Fe2Co3) tür. Bunlardan başka, demirin Prit (Fe 82) denilen bir de sülfürü vardır. Fakat prit, kükürtlü bir bileşik olması bakımından demir filizinden çok bir kükürt filizi olarak demir sanayinde kullanılacak filizin % 30-70 oranında demir ihtiva etmesi gerektir.

Zamanımızda demir, genel olarak fonttan fazla sıcaklıkta hava ya da demir oksit temasında, karbonun azaltılması suretiyle elde edilmektedir, Bu olay sırasında karbon yanarak karbonik gaz haline çıkacağı gibi, font'u bulunan silisyum ve magnezyum da demir silikat ve manganez silikat hallerinde cüruf olarak ayrılır. Kükürt ve fosfor ise, bazik maddelerle alınır. Demir, font'un dışında, elektroliz yolu ile de elde edilir. Bu şekil demirde karbon miktarı çok azdır. Font'tan demir elde edilmesi: Pudlaj metodu, Bassemer ve Martins-Siemens usulleri ile mümkündür. Pudlaj metodu: Bu metod, 1784 yılında İngiltere'de Henry Cort tarafın dan meydana konmuştur. Font, yüksel derecede şiddetle ısıtılır. Bu fırınlar; fontla birlikte kireç gibi bazik maddeler ve demir pisliği de atılır. Bu suretle karbon yanarak uçacağı gibi silisyum ve fosfor da font'tan ayrılır. Kullanılan demir oksit, font'un bütün kütlesin de karbonun yanmasını sağlar.

AKKOYUNLULAR « Tarih

Doğu Anadolu'da devlet kurmuş olan bir Türk oymağı. Karakoyunlu'larla birlikte Maveraünnehir'den, Azerbeycan yolu ile Doğu Anadolu'ya on üçüncü yüzyıl sonlarına doğru göç etmişlerdir. İran'daki İlhanlı Devletinin dağılışı üzerine Akkoyunlu'lar, Diyarbakır bölgesinde bazı şehir ve kaleleri ele geçirmişler ve gittikçe kuvvetlenerek Horasan, Fırat ve Kafkas dağlarından Umman denizine kadar uzanan büyük bir imparatorluk kurmuşlardır.

Akkoyunlu'lar zaman zaman, çevrelerinde bulunan beyliklerin saldırılarına maruz kalmışlardır. Bu saldırılardan birinde Erteneoğulları'nın ve Karakoyunluların birleşik kuvvetlerine karşı yenil, giye uğramışlar ve Kadı Burhanettin'e sığınmak zorunda kalmışlardır. Fakat devletin kurucusu sayılan Karayülük Osman Bey zamanında, Kadı Burhanettin Karabel denilen yerde yenilgiye uğratılmış ve öldürülmüştür. Osman Bey bundan sonra Timur'un Anadolu'ya yaptığı seferlere katılmış ve 1402 yılında yapılan Ankara Savaşında Timur'un yanında çarpışmıştır.

Timur'un Anadolu'dan çekilmesi üzerine Diyarbakır bölgesinde kalan Osman Bey, bundan sonra bütün Akkoyunlu oymaklarını etrafına toplayarak Akkoyunlu Devletini kurmuş, Osmanlı'larla da iyi geçinerek Doğu Anadolu'da egemenliğini muhafaza etmiştir. Fakat 1435 yılında Karakoyunlu'larla yapılan bir savaşta Akkoyunlu'lar yenilgiye uğramışlar ve Osman Beyle beraber iki oğlu ve bazı torunları öldürülmüşlerdir. Bu yenilmeden sonra Akkoyunlu'ların durumu biraz sarsılmışsa da 1451 yılında hükümdar olan Akkoyunlu Devletinin en büyük hükümdarı Uzun Hasan zamanında yine eski kuvvetli halini almıştı. Uzun Hasan Akkoyunlu Devletini büyük ve kuvvetli bir imparatorluk haline getirmiş. Osmanlı ve Mısır ülkelerine saldırmak suretiyle kuvvetli bir devlet olduğunu göstermek istemiştir. Fakat Uzun Hasan'ın 1472 ve 1473 yıllarında Anadolu'ya yaptığı seferleri başarısızlıkla sonuçlanmış, hattâ 1473 yılında yaptığı Otlukbeli savaşında Fatih tarafından kesin bir yenilgiye uğratılmıştır. Bu yenilgi sonucu devlet merkezi Diyarbakır-dan Tebriz'e taşınmıştır.

Uzun Hasan'dan sonra başa gelen hükümdarlar yer yer başarılı seferlerde bulunmuşlarsa da iç kargaşalıklar yüzünden devlet günden güne zayıflamış ve İran'da büyük bir kuvvet haline giren Safevî'lerin hükümdar Şah İsmail Safevî zamanında ve 1508 yılında yenil, giye uğramışlardır. Bu suretle Akkoyunlu Devleti yıkılmıştır. Devletin yıkılmasından sonra Akkoyunlu oymaklarının bir çoğu Osmanlılara sığınmışlardır.

DONMA « Biyoloji

İnsan ve hayvanlarda, şiddetli soğuklar karşısında derinin ve deri altında bulunan dokuların donması hali. Vücudun, özellikle insan vücudunun en çok soğukla karşı karşıya kalan el ve ayak parmaklarında, şiddetli soğuklar karşısında donma meydana gelir. Donmanın meydana gelmesi ile o bölgedeki doku ve hücreler, normal kan alışverişlerini yapamazlar ve hücreler, normal kan alışverişlerini yapamazlar ve böylece o bölgeler, canlılıklarını kaybetmiş olurlar. Bu durum, soğukların çok şiddetli olması ve uzun süre devam etmesi hallerinde, bütün organizma içinde meydana gelir. Her iki durumda da ya o organ, ya da bütün vücut, canlılığım kaybetmiş olur.

BURUN « Biyoloji

Alınla üst dudak arasında, çıkıntılı koklama ve solunum organı.

Burnun dış kısmı deri, kıkırdak ve kemikten meydana gelmiştir. Yüzün önünde ve ortasında bu çıkıntı, üç yüzlü bir piramide benzer. Bu çıkıntının tepesi, “burun kökü”, yan yüzlerinin ortasındaki kenarı “burun sırtı” adını alır. Piramidin tabanında iki “burun deliği” vardır. Burun deliklerinin yanlarını sınırlayan bölümüne burun kanatları, denir. Burun deliklerinden giren deri 1,5 santimetre kadar içeri kıvrıldıktan sonra burun boşlukları mukozası ile devam eder. Burun deliklerinin, burun derisi ile örtülü olan bölümüne “burun vestibülü” denir ki burada burun kılları bulunur. Burun boşlukları, orta çizginin yanlarında (burun bölmesi) yüz ve kafa kemiklerinin yaptıkları iki boşluktur.

Burun ile burun boşluklarının, koku ile ilgili olan bölümü, burun boşluklarının üst bölümündedir. Burun boşluklarının öbür bölümleri, solunumla ilgilidir.

Burun boğuklarının koku parçasının mukozası içinde, “koku hücreleri” denilen duygu hücreleri vardır. Bu hücreler, koku izlemini alarak koku sinirlerine verir. Kokunun duyulabilmesi için havadaki koku atomlarının burnun bu bölümüne gelmesi gerekir.