HALI « Bilim ve Sanat
Yere yaymak, mobilya üstüne serilmek, duvarlara süs olarak asılmak için yünden ya da ipekten örülen ya da dokunan değişik büyüklüklerdeki örtü. Yapılış biçimlerine göre başlıca iki çeşide ayrılırlar: 1 - Dokuma halı, 2 - Örme halı. Dokuma halılar, kumaş gibi olan halılardır.Bunlara “kilim” adı verilir. Halı tezgâhında dikey olarak çekilmiş ipliklere, yatay olarak iplikleri bir taraftan öbür tarafa atmak suretiyle dokunur. Asıl halılar örme olarak yapılan halılardır. Bunlar, halı tezgâhlarında yatay ve dikey olarak yan yana çekilmiş iplikler üzerine istenen resme göre düğümlenen renkli yün ipliklerin uçlarının kesilerek kadife görünüşü vermesi ile meydana gelir. Düğümler, halının alacağı resmin şekline göre belli hesaplar içinde örülür. Düğümlerin de sıkı olması o halının değerinin artmasını sağlar.
Halının ilkel maddesi yündür. Yünler iplik haline getirildikten sonra değişik renklere boyanır ve istenen resimlerin renklerine uygun iplikler kullanılarak, çeşitli renklerden meydana gelmiş halılar örülür.
Türklerde halıcılık, gelişmiş bir sanat durumundadır. Özellikle Gördes, Demirci, Uşak, Sivas, Isparta, Kula halıları ünlüdür.
ÇENGİ « Eğlence
Eskiden oyuncu kadın ve kızlara verilen ad. Eski Türk eğlencelerinde ve kadın topluluklarında yer almış olan çengi, daha sonraları evlenme ve sünnet düğünlerinde Kâğtıthane eğlencelerinde de görülmüştür.
Bu eğlencelere katılan ve çocukla azınlıklardan ve kıptilerden olan çengiler, göz alıcı elbiseleri , gerdan kırmaları baş ve işaret parmakları göbek çalkamaları , pirinçten zilleri oyun sırasında çalmaları ile eğlence topluluklarının en büyük gösterilerinden biri olmuştur.
ŞİMŞEK « Genel Coğrafya
Bulutlarda meydana, gelen elektrik akımı sebebi ile bulutlar arasında meydana gelen elektrik akımı. Bulutlar, bu buharlaşma ya da başka sebepler yüzünden elektrikle yüklüdürler. Bulutların bu elektrik yükü, bir buluta ya da yeryüzüne atlarsa şiddetli bir şerare akımı meydana gelir. Bu akım sırasındaki elektrik gücü çok olduğundan, şerare akımı, çok şiddetli olur. Bu elektrik akımı, bulutlar arasında meydana gelmişse buna “şimşek”, bulutlarla yeryüzü arasında meydana gelmişse, buna “yıldırım” adı verilir.
BALKAŞ GÖLÜ « Dünya Coğrafyası
Asya'nın Aral ve Baykal göllerinden sonra gelen en büyük gölü. Tienşanlar'ın kuzeyinde, Kırgız bozkırlarının güneyindedir. Yüzölçümü 18.400 kilometrekaredir. Uzunluğu 640, genişliği 90 kilometrekare, en derin yeri 20 metre kadardır. Denizden 274 metre yüksek olan Balkaş gölü Kasım ayı sonlarından Nisan başlarına kadar buz tutar.
DÜNYA SAVAŞI , İkinci « Tarih
1 Eylül 1939 da başlayan ve 15 Ağustos 1945 te sona eren savaş. Buna göre, beş yıl on bir ay on beş gün sürmüştür. Savaş Avrupa'da başlamış, Afrika’nın kuzeyinde ve Uzak Doğu'da devam etmiş, ilkin Afrika'da, sonra Avrupa'da, en sonunda da Uzak Doğu'da sona ermiştir. Bu arada denizlerde ve havalarda yapılan savaşlar da şiddetli olmuştur. Birinci Dünya Savaşı gibi, bütün dünya devletlerinin katıldığı bir savaş olduğu için «Dünya Savaşı» adı ile anılır.
İkinci Dünya Savaşı'na, bir yanda Almanya, İtalya, Japonya ve bunlara katılan devletler; öbür yanda İngiltere, Fransa, Amerika Birleşik Devletleri, Milliyetçi Çin, Rusya ve bunlarla birlik olan dünya devletlerinin çoğu katılmıştır. Almanya'nın yanında savaşa katılan devletler “Mihver Devletleri”, İngiltere ve Fransa'nın yanında savaşa katılan devletler de “Müttefik Devletleri” adı ile bilinir.
Sebebi : İkinci Dünya, Savaşı'nın da Birinci Dünya 'Savaşı'nınkine benzer oluş sebepleri vardır. Bu savaşın oluşunun uzak sebeplerinden başlıcaları şunlardır:
1 - Birinci Dünya Savaşı'ndaki gibi, devletlerin büyüme ve kuvvetlenme hırsı, devletlerin büyüme ve kuvvetlenme hırsı, 2 - Devletlerin çeşitli millî emeller beslemeleri, 3 - Milliyetçilik, Nazizm, Komünizm gibi çeşitli ideoloji çatışmaları, 4 - Büyük devletler arasında baş gösteren silâhlanma yarışı, 5 - Dünyanın içine sürüklendiği büyük ekonomi buhranları, 6 - Birinci Dünya Savaşı sonunda yapılan antlaşmaların yetersizliği ve çeşitli hataları, 7 - Avrupa'yı iki düşman gruba ayıran antlaşmalar sistemi, 8 - Almanya'da iktidara gelmiş olan Nazi rejiminin, '"yeni bir dünya düzeni" koyma yolundaki arzusu. Savaşın yakın sebebi de, Almanya' nın 1 Eylül 1939 da Polonya'ya saldırmağıdır.
Belirtileri: Dünyayı saran huzursuzluk, Birinci Dünya Savaşı'nın sona ermesi ile başlamıştır. Sonraki yıllarda bu gittikçe artarak kendini duyurmağa başlamıştır. Avrupa'da Rus çarlığının yıkılarak yerini Komünist Rusya'ya terk etmesi İtalya'da Faşist rejiminin Almanya'da Nazilerin kuvvetlenmesi ile başlayan ideoloji didişmeleri, büyük buhranların doğmasında başlıca rolü oynamıştır. 1931 yılında Uzak - Doğu'da totaliter bir ülke olan Japonya'nın Mançurya'ya saldırması, barış içinde olan dünyada ilk kıvılcımın alevlenmesine sebep olmuştur. Bu sıralarda, 1933 yılında Almanya'da iktidarı eline geçiren Hitler, 1919 da imzalanan "Versialles" antlaşmasını tanımadığını ilân etmiş, mecburî askerliği kabul etmiş ve Alman ordusunu kuvvetli bir ordu haline getirmeyi, işlerinin önüne almıştır. 1936 da Rheir bölgesini işgal eden Almanya, kısa bir süre sonra (1938), Avusturya’yı kansız kendi sınırları içine almıştır. Kararsız bir durumda olan Fransa ile İngiltere'nin bu halinden istifade ederek, Çekoslovakya'dan Südetler bölgesini almış, bu sıralarda, İtalya'nın Arnavutluğa saldırmasına aracılık etmiştir. Hür dünya devletlerinin ürkek bakışları altında Rusya ile bir saldırmazlık paktı imzalayan Almanya (23 Ağustos 1939), bir hafta geçmeden, 1 Eylül 1939 da Polonya'ya saldırmıştır.
Savaşın başlaması : Almanya'nın 1 Eylül 1939 da Polonya'yı işgâl etmeye başlaması üzerine, Polonya'ya karşı, her hangi bir taarruzda taahhüde giren İngiltere ve Fransa, Almanya'dan geri çekilmesini istemişlerdir. Buna cevap alamayınca 3 Eylülde ilkin İngiltere, sonra da Fransa, Almanya'ya savaş ilân etmişlerdir.
Savaşın gelişimi : İkinci Dünya Savaşı'nın ilk yılları, Birinci Dünya Savaşı'nda olduğu gibi Almanya'nın büyük zaferleri ile geçmiştir. Almanya, Polonya'ya saldırdıktan kısa bir süre sonra (27 Eylül 1939) Polonya yenilgiye uğramış, Almanya ve "Rusya arasında bölünmüştür. Ekim 1939 da Rusya Finlandiya'ya saldırmış, Almanya Batı cephesine yönelmeğe başlamıştır. 9 Nisan 1940 ta Batı cephesinde başlayan Alman taarruzu ile Danimarka ve Norveç işgal edilmiş, 10 Mayıstan sonra Hollanda, Belçika, Lüksemburg Almanlar tarafından işgal edilmiştir. Bu küçük devletlerin yenilgisinden sonra Fransa'ya dönen Alman orduları, kısa bir süre içinde Paris'e kadar ilerlemiş ve 22 Haziran 1940 ta Fransa mütareke imzalamak zorunda kalmıştır. 10 Haziranda Müttefik devletlere savaş ilân etmiş olan İtalya Fransa'ya saldırdıktan ve Fransa ile 24 Haziranda mütareke imzaladıktan sonra, bir taraftan Afrika'da İngiliz Somalisine saldırmış (10 Ağustos) bir taraftan da Yunanistan'a saldırmıştır (28 Ekim 1940), Almanlar, 6 Nisan 1941 de başlayan yeni bir taarruzla Yugoslavya ve Yunanistan'a saldırmış ve bu iki devletde 10 Nisan'da yenildiklerini kabul etmişlerdir. Avrupa'da bitmiş gibi olan saldırılar üzerine ,Alman ve İtalyan kuvvetleri, Kuzey Afrika'da Mısır'a yönelen saldırılarına başlamışlardır. Bu arada da Alman hava kuvvetleri gece ve gündüz devam eden şiddetli akınlarla İngiltere adalarını devamlı bombardımanlarla karşı karşıya bırakmışlar pek çok mal ve can kaybına sebep olmuşlardır. 23 Haziran 1941 de ise Almanya, habersiz olarak Rusya'ya karşı ,ezici askerî bir taarruza geçerek, İkinci Dünya Savaşı'na yeni bir yön vermiştir. Alman orduları Ukrayna'yı almışlar Leningrad ve Moskova'ya doğru ilerlemişler, Rus cephelerinde çetin savaşların devam ettiği bir sırada, Japonların, Amerika Birleşik Devletleri donanmasına yaptıkları (7 Aralık 1941) âni bir baskın üzerine (Pearl Harbour baskını), Amerika Birleşik Devletleri, Japonya, Almanya ve İtalya’ya savaş açmakla ,Ikinci Dünya Savaşı'na da katılmıştır. Uzak Doğu'da Japonya'nın, Kuzey Afrika ve Avrupa'da Almanya'nın büyük başarıları ile geçen bu yıllarda, 25 millet temsilcileri, 1 Ocak 1942 de Washington'da toplanarak, Mihver devletlerine karşı, sonuna kadar savaşacaklarını bildiren "Birleşmiş Milletler Beyannamesi"ni yayınlamışlardır. 1942 yılı zaferlerin taraf değiştirme zamanının başlangıcıdır, 23 Ekim 1942 de Kuzey Afrika'da İngiliz kuvvetleri taarruza geçmişlerdir. Çok kanlı olan defalarca ileri gitmeyi geri çekilmeyi gerektiren Kuzey Afrika savaşları, Müttefiklerin başarısı ile sonuçlanmış ve İngiliz ve Amerikan kıtaları, 10 Temmuz
1943 de Sicilya adasına çıkmışlar, Rusya cephesinde Almanlar Sivastopol'ü almış olmalarına ve bütün Kırım'ı ellerine geçirmelerine rağmen 2 Şubat 1943 te Stalingrat şehrinde büyük bir yenilgiye uğraşmışlardır. Bir taraftan güneyde İngiliz ve Amerikan kuvvetleri İtalya'ya doğru yol alırken, öbür taraftan Rusya içerlerine kadar ilerlemiş olan Almanlar yavaş yavaş geri çekilmeğe başlamışlardır. 6 Haziran 1943 te açılan yeni bir cephe ile Müttefik kuvvetler Fransanın Normandiya kıyılarına çıkmışlar ve buradan başlayarak Almanya'ya doğru savaşlarına devam etmişlerdir. Böylece, batıdan, güneyden ve doğudan bir çember halinde başlayan taarruz, Almanya içerlerine doğru gittikçe daralarak, yıllarca Almanların işgalinde kalmış olan ülkelerin kurtulmasını sağlamış, sonunda 7 Mayıs 1945'te Alman orduları kayıtsız şartsız teslim olmuştur. Kuzey Afrika'dan sonra Avrupa'da da savaşın bitmesi üzerine, İngiliz ve Amerikan kuvvetlerine karşı savaşa devam eden Japonya'nın yenilgisi kalmıştır, îlkin çok geniş bir alan üzerine yayılan ve Uzak - Doğu'ya dehşet salan Japonlar, Amerikan ve İngiliz kuvvetlerinin devamlı baskıları altında çekilmek zorunda kalmışlar, 6 Ağustos 1945 te ilkin Hiroşima'ya, 9 Ağustos 1945'te ikinci olarak Nagasaki'ye atılan ve İkinci Dünya Savaşı'nın en korkunç silâhı olan atom bombasından sonra 15 Ağustos 1945 te, kayıtsız ve şartsız teslim olmuştur .
Savaşın kayıpları : İkinci Dünya Savaşı, gelmiş geçmiş savaşların en yaygını ve en korkuncudur. Bu savaşta, büyük bir gelişme kazanan uçaklarla cephe gerileri bile savaş yeri olmaktan kurtulamamış, böylece savaşa katılan memleketlerin, memleket içi kayıpları ve zararları cephelerde meydana gelen kayıplardan ve zararlardan çok olmuştur. Yapılan hesaplara göre, çeşitli cephelerde savaşırken ölenlerin toplamı, 16 milyonu geçmekte, cepheler dışında ölenlerin toplamı ise, 20 - 30 milyonu bulmaktadır. Savaş masrafları ve çeşitli zararlar ise, 1500 milyon dolara erişmektedir.
Barış : İkinci Dünya Savaşı'ndan yenilgi ile çıkan ve savaşa katılmış olan devletlerin çeşitli meseleleri, çok uzun süren tartışmalar ve Birleşmiş Milletler arasında çeşitli anlaşmazlıklara yol açmıştır. Böyle olmakla beraber, ikinci Dünya Savaşı'na katılan devletlerle Birleşmiş Milletler arasında, savaşın sonuçlarını ve yeni düzeni bildiren anlaşmalar yapılmıştır. Bu anlaşmalar şunlardır : Pariste 10 Aralık 1947 de imzalanan Paris antlaşması ile İtalya, Kumanya, Bulgaristan, Macaristan, Finlandiya ile barış imzalanmıştır. 8 Eylül 1951 de San Fransisko'da imzalanan antlaşma ile de Japonya ile barış imza edilmiştir. Almanya meselesi için de 1945 yılında Potsdam'da yapılan Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve Rusya arası konferansta geçici olarak anlaşmaya varılmıştır.
ÇAĞATAY İMPARATORLUĞU « Tarih
Cengiz İmparatorluğunun bölümlerinden bir devlet. Cengiz Han'ın ölümünden önce imparatorluğunu oğulları arasında bölmesinden doğan bu devlet, Doğu ve Batı Türkeli ile Doğu Iran yörelerini içine almakta idi. Fakat, Cengiz'in oğullarından Çağatay'a verilmiş olmasına rağmen, Çağatay Han, bu yeni devlete hükümdarlık etmemiştir.Esasen bu yeni devletin kuruluşu, Çağatay Han'ın ölümünden 28 - 30 yıl sonra olmuştur. Kara - Hülâgû ile Çağatay Han'ın oğullarından Yesü Mengü, Çağatay “ulusunun” ilk başlarıdır. Cengiz İmparatorluğunun iç düzenini bozan ayaklanmalardan sonra, Çağatay'ın torunlarından Algu, Ortaasya'nın tamamını, Harzem ve Afganistan taraflarını ele geçirmiştir.Çağatay İmparatorluğu'nun bu parlak devirlerinden sonra iç kargaşalıkları devletin kuvvetini ve düzenini bozmuş, Timur'un kuvvetli bir devlet olması üzerine büsbütün eski kudretini kaybeder olmuştur. Sonunda 1369 tarihinde Timur tarafından Çağatay İmparatorluğuna son verilmiştir.