ARK LÂMBASI « Fizik
Elektrik akımı ile bir ışık yayı meydana getiren âletlere verilen ad. Bir elektrik üretecinin iki kutbuna bağlı iki kömür çubuk, ilkin birbirine bağlıdır: sonra birdenbire yavaş yavaş birkaç milimetre uzaklaştırılırsa, akımın geçmez kesilmez ve kömür çubuklarının uçlarının akkor haline gelmesi ile aralarında ark adı verilen bir ışık yayı meydan gelir ve kömür çubuklarının arasında boşlukta eksi (negatif) kutuptan, artı (pozitif) kutba doğru bir elektron akımı olur. Elektronlar çok yüksek hızları ile pozitif kömür çarparlar. Bu elektronların yüksek hızları sebebiyle meydana gelen kinetik enerjisinden belli bir kısım ışık sekinde yayınlanır. Bunun sonucu olara da pozitif kömürde bir yanma, bir ışık yayı meydana gelir. Negatif kutupta ise bir ışıklanma olayı olmaz, burada kömür parçacıklarının daha az şiddetle yanması ile zayıf bir ışık belirir.
Ark lâmbaları, atölyelerde, ışıkla tedavide, ışıldak ve projeksiyon lâmbalarında, sinemacılıkta kullanılmaktadır.
CERBE DENİZ SAVAŞI « Tarih
Türk donanması ile İspanya, Cenova Floransa, Papalık, Malta, Sicilya, Monako, Napoli devletlerinin birleşik donanmalları arasında 14 Mayıs 1560 tarihinde, Cerbe adası civarında (Afrika'nın kuzey kıyılarına iki kilometre uzaklıkta ve şimdi Tunus Cumhuriyetine bağlı bir ada)yapılan bir deniz savaşı.
Savaş Batı Akdeniz'deki Türk deniz egemenliğine son vermek, Türklerin elinde bulunan Trablusgarp'ı almak amacıyla,İspanya Kralı Filippe II. nin teşebbüsüyle açılmıştır.
14 Mayıs 1560 günü başlayan ve üç gün, üç gece aralıksız devam eden savaş sonunda başta İspanyol filosu olmak üzere müttefik donanmadan pek az gemi kendini kurtarabilmiş ve düşman donanması büyük bir yenilgiye uğramıştır. Başta Piyale Paşa olmak üzere Turgut Reis, Seyit Ali Reis, Oruç Ali Reis ve Cafer Reis gibi Türk kumandanlarının birlikte katıldıkları bu deniz savaşı, Türk donanmasının üstünlüğünü, Avrupa'ya bir daha göstermiştir.
AKDENİZ BÖLGESİ « Türkiye Coğrafyası
Türkiye'nin coğrafya bölgelerinden biridir. Yurdumuzun güneyini kaplar. Akdeniz kıyıları boyunca, Toros dağlarının yayıldığı alanlara kadar sokulur. Böylece 120 - 180 kilometre genişliğinde bir şerit gibi, doğudan batıya doğru kıyı boyunca uzanır. Kuzeyinde İç Anadolu Bölgesi, doğusunda Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri, batısında Ege Bölgesi yer alır. Güneyini boydan boya Akdeniz kaplar.
Yüzey Şekilleri:
Bu bölgenin yüzey şekilleri, Toros Dağları'nın durumuna göre çeşitlikler gösterir. Bölgenin kuzeyinde, sıradağlar olarak uzanan Toros Dağları, Akdeniz Bölgesi'ni kuzeyden sınırlar. Bazı yerlerde de denize kadar sokulur ve dik yamaçlar halinde denize iner. Bazı yerlerde de geniş düzlükler meydana getirir (Antalya düzlüğü ve Adana ovası gibi). Bu bölgede, Toros dağlarından başka, İskenderun Körfezinin doğusundan içerlere kadar Amanos Dağ sıraları vardır. Batıda da Beydağları, Aladağlar bulunmaktadır.
Akdeniz Bölgesi'nde kıyılar, Karadeniz Bölgesi'nde olduğu gibi düzdür.
Toros Dağlan, Akdeniz Bölgesi ile İç Anadolu Bölgesi'ni birbirinden ayıran bir duvar gibidir. Ancak, Toros Dağları aşılmaz, geçit vermez dağlar değildir pek çok geçit yerleri vardır. Bu geçitlerden en ünlüsü, Konya yolunu Adana'ya bağlayan Gülek Boğazı'dır.
Akarsular:
Akdeniz Bölgesi'ndeki akarsular, Toros Dağlarından inerek Akdeniz'e dökülürler. Başlıca akarsular Seyhan, Ceyhan nehirleri, Tarsus çayı, Aksu, Göksu'dur. Bu akarsular taşıt geçirmeyen, düzgün akışlı olmayan sulardır. Fakat, çevrelerini sularlar. Özellikle Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin getirdiği alüvyonlardan meydana gelen Çukurova, Akdeniz Bölgesi'nin en verimli ovasıdır.
Göller:
Akdeniz Bölgesi'nin batısında, birçok göllerin bulunduğu dağlık bir alan vardır. Bu alana Göller Yöresi adı verilir. Dağlar arasında, çok güzel görünüşlü olan bu göller arasında Beyşehir, Eğridir, Burdur gölleri, önemlidir. Bunlar, tabiat güzelliklerinin yanında, sulamaya da yararlar. İklim:
Akdeniz Bölgesi'nin iklimi, Akdeniz iklimi özelliğini taşır. Akdeniz iklimi özelliğinde olan yerlerde yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık geçer.Sonbahar kış ve ilkbahar yağışlıdır. Fakat, dağlık alanlarda bu iklim görülmez. Dağlık alanlarda daha sert bir ikimi göze çarpar.
Bu sebeple, yazlan çok kurak olan kıyı bölgelerinden, yaz aylarında dağlık yerlere bir insan akını başlar. Toros dağlarının güney yamaçları, kıyılardan gelenlerin kurdukları çadırla dolar, taşar. Yazın, sürüler de yaylalara çıkarılır. Nüfus ve şehirler:
Akdeniz Bölgesi, öbür kıyı bölgelerine göre, fazla kalabalık değildir. Halk, özellikle ovalarda yerleşmiştir. Bu bakımdan ovalık alanlar, daha kalabalıktır. Özellikle Adana Ovası, Hatay tarafları çok kalabalık olan yerlerdir. Adana Ovası, yurdumuzun en çok pamuk yetiştirilen yeri olması bakımından da, büyük önem taşır.
Akdeniz Bölgesi'nin başlıca şehirleri şunlardır : Antalya, Adana, Maraş, Mersin, Antakya, İskenderun, Tarsus, Isparta, Burdur.
Halk, genel olarak çiftçilikle uğraşmaktadır. Sebzecilik, meyvecilik, hayvancılık da oldukça gelişmiştir, özellikle sebzecilik ve portakal, limon yetiştiriciliği, son yıllarda büyük önem kazanmıştır.
Ürünleri:
Akdeniz Bölgesi, bir tarım bölgesidir. Yurdumuzun en kıymetli ürünleri,
buradan elde edilir. Buğday, pamuk pirinç, portakal, limon, mandalina, muz, şekerkamışı, bol miktarda elde edilmektedir. Özellikle Adana, yurdumuzun bir pamuk ambarıdır. Madenler, fabrikalar
Akdeniz Bölgesi'nde başlıca krom ve kükürt bulunmaktadır. Son yıllarda yapılan araştırmalarda, Adana taraflarındaki Bolkar Dağı'nda, petrol yatakları bulunmuştur. Bu yoldaki araştırmalar devam etmektedir.
Bu bölgedeki başlıca fabrikalar şunlardır: Dokuma fabrikaları (Adana, Mersin, Tarsus, Antalya'da), Hah dokuma yerleri (İsparta'da), Pamuk yağ fabrikaları (Adana, İskenderun, Mersin'de), Çimento fabrikaları (Adana, Tarsus'ta), şeker fabrikası (Burdur’da), rafineri (Mersin'de).
GÖÇLER « Toplum ve Toplum Yapısı
Bir kişinin, bir ailenin, bir toplumun bulundukları yeri (ev, şehir, bölge, yurt) terk ederek başka yerlere gitmeleri, yerleşmeleri.
Göçlerin, çeşitli sebepleri vardır. Kişilerin ve ailelerin yerlerini değiştirmeleri çoklukla Özel sebeplerle ilgilidir. Fakat toplumların yaptığı büyük göçler, tarihin konusu içine giren ve etkileri büyük olan göçlerdir.
Toplumların yaptığı büyük göçlerin başlıca sebepleri şunlardır:
1 - Bir toplumun bulunduğu bölgenin iklim şartlarının değişmesi sonucu, buralarda ilkel bir hayat yaşayan insanların, artık yaşamalarına uygun şartların kalmaması,
2 - Bazı bölgelerin yerel zenginliklerinin anlaşılması ile, daha iyi bir yaşama şartına kavuşma isteği.
3 - Nüfus fazlalığınım, bir bölgede yaşamaya uygun olmamağa başlaması.
4 - Çeşitli dinî ve siyasî sebepler. Asıl büyük göçler, tarih öncesi devirlerde toplumların .yapmış oldukları
göçlerdir. İlk insanların yaşayışı, bulundukları bölgenin iklim şartlanma bağlı olan ilkel bir yaşayış olduğu için, bu şartların değişimi halinde, bir bölgeden başka bölgelere göçler olmuştur.
özellikle, Yontma Taş Devri, Cilalı Taş Devri, Maden Devrinde yapılan büyük göçlerin asıl nedeni budur. Bu devirlerde, iklim şartlarının değişmesi üzerine Avrupa'da ve Asya'da yaşayan kavimler, başka başka yerlere göç etmişlerdir. Yahudiler, Cermenler, Slavlar,. Araplar, Normanlar, Moğollar ve Türkler,tarihte büyük göçler yapmışlardır.
Türklerin Ana Yurtlarından göç etmeleri : Buzullar Devrinde dünyanın başka tarafındaki insanlar Yontma Taş Devrinde bulunurken, Orta Asya'nın batısında çok elverişli iklim şartlan içinde yaşayan Türkler, Maden Devrine kadar yükselmişlerdi. Fakat, havaların ısınması, Buzullar Devrinin sona ermesi üzerine, Orta Asya yavaş yavaş kurumağa başladı. Yaşama şartları güçleşti. Bu sebeple burada yaşayan Türkler, başka ülkelere göç etmeğe başladılar. Göçler doğuya, güneye ve batıya olmak üzere üç yöne olmuştur. Doğuya gidenler Çin'e, güneye gidenler Afganistan ve Hindistan'a Batıya gidenler Hazar denizinin kuzeyinden Rusya ve Avrupaya güneyden İran, mezopotamya, Ana dolu, Suriye, Mısır ve Ege Bölgesine kadar yr kılmışlardır. Buralarda, çeşitli medeniyetler kurmuşlardır.
Yakın zamanların en büyük göçü : İklim şartlarının sebep olduğu bu göçlerden sonra, yakın zamanların en büyük göçleri, Amerika ve Avustralya kara parçalarıma keşfedilmesi ile buralara yapılan göçler olmuştur. Özellikle Amerika'ya göç eden Avrupalıların sayısının çokluğu, yeni Amerika halkının değişik milletlerden meydana gelmesine sebep olmuştur.
DERVİŞ « Din
Eskiden tarikata girmiş, bir şeyhin emrine uymuş olanlara verilen ad. Sonraları bu söz daha da genel bir özellik kazanmış, rütbesi, derecesi ne olursa olsun, bir tarikatın bütün ilgililerine verilmiştir. Derviş gerçekte “terk ehli” dir. Yani dünya ile ilgisini kesmiş, kendini Tanrıya bağlamış insandır. Dervişlik te en ileri derece, “terk-i terk” tir. Yani, vazgeçmeyi bile istememek o, derece kendini bırakmak, kendini unutmaktır.
ETiBANK « Devlet
Sermayesi devlete ait iktisadî kurumlarımızdan biri. Madenlerimizi devlet eliyle işletmek, elektrik santralleri kurmak gibi amaçlarla 14 Haziran 1935 yılında bir kanunla kurulmuştur. Bugün, yurdun çeşitli bölümlerinde çeşitli birçok maden işlemeleri ve elektrik santralleri bulunmaktadır.Etibank, aynı zamanda, normal bankacılık İşlerini yapan bir banka haline de getirilmiştir.