GRAFİT « Kimya
Karbonun allotopik şekillerinden biri. Elmasa hiç benzemez, ince ve altı köşeli levhacıklar halinde kristalleşir. Saydam değildir, siyahtır. Elektrik akımını iyi iletir çok yumuşaktır. Kâğıda sürüldüğü zaman bir iz bırakır. Bu sebeple kursun kalemlerin yapılmasında kullanılır. Grafitten kurşun kalem yapmak için grafit kil ile karıştırılır. Bu suretle elde edilen kitle, yaş bir durumda iken çubuklar halinde çekilir. Hafifçe yakıldıktan sonra tahta kalemlerin içine tutkallanır. Grafit ve kil karışımından sıcağa dayanıklı potalar da yapılır.
MUZ « Bitkiler
Sıcak ülkelerde yetişen bir bitki 3 - 8 metre yüksekliğinde olur. Bitkinin gövdesi ağaç gövdesine benzemez, uzun liflerle örtülüdür. Bu bitkinin meyvesi olan muz, salkımlar halindedir. Hoş kokulu, tatlı, besleyici kalınca kabuklu, yumuşak dır meyvedir.
KERBELA « Dünya Coğrafyası
Irak'ta Fırat ırmağı kıyılarında, 70.000 nüfuslu bir şehir. Müslümanlarca kutsal sayılan bir şehirdir. Peygamber Muhammed'in torunu Hüseyin, Emevî hükümdarlarından Muaviye' nin oğlu Yezid'in gönderdiği asker tarafından burada şehit düşmüştür. Kanunî Sultan Süleyman zamanında Osmanlı sınırları içine girmiş, Birinci Dünya Savaşı'nın sonunda Türk egemenliğinden çıkmıştır. Kerbelâ faciasının hâtırası, her yıl muharrem ayında büyük matem törenlerine vesile olmaktadır.
ŞATO « Mimari Sanatı
Ortaçağ boyunca, Avrupa'da, derebeylerin oturdukları kale şeklinde, kuleli ve önleri hendekli korunma ve oturma yerleri. Şatolar, bir bölgenin en yüksek yerine yapılır, devamlı olarak askerlerin koruyuculuğu altında bulunurdu. Şato çevresi ise, derebeyine bağlı köylülerin, işlettikleri topraklar ve barınakları ile dolu bir durumda idi.
Şatoların yüksek olan dış duvarlarının etrafında, derin su hendekleri bulunur, buradan yüksek olan şato duvarlarına geçmeyi imkânsız bir hale getirirdi. Giriş kapılarına, birer asma köprü ile geçilebilirdi. Bu kapıdan girildiğinde, büyük bir avlunun içinde çeşitli binalar, ahırlar bulunurdu. Yüksek olan şato duvarlarının üzerinde kuleler ve bu kuleleri birbirine birleştiren savunma yolları bulunurdu. Şatoların yapılarında, böylece, uzun bir süre için savunabilme imkânı sağlayacak her türlü tertibat alınmış durumda idi.Şatolar, ateşli silâhların icat edilmesinden sonra, önemini kaybetmiş olan yapılardandır.
LONCA « Teşkilatlar
Eskiden, Osmanlı împaratorluğun da aynı konuda çalışan esnafın kurduğu birliğe verilen ad. Lonca teşkilâtı, Anadolu'da XIII. yüzyıldan itibaren kurulmağa başlamıştır. Bugünkü anlamıyla, istihsal kooperatiflerine benzeyen loncalar, malın kalitesini daima yüksek tutmak, standart istihsali sağlamak kalifiye işçi yetiştirmek, malın değerlendirilmesini sağlamak, iş sahiplerine sermaye yardımında bulunmak gibi işler görürlerdi.
Loncalar,”eski” ve “ihtiyarlar” tarafından yönetilir, lonca başkanlarına da “şeyh” adı verilirdi.
BESİN ZEHİRLENMESİ « Sağlık
Bir besin maddesinin yenmesinden ve içilmesinden sonra meydana gelen hastalık belirtileri; Yenilen ve içilen besinlerden meydana gelen hastalık belirtileri çeşitli sebeplere dayanır. Bu belirtiler besin maddelerinde mikrop ve toksinler olmadan meydana gelebileceği gibi, besin maddelerinin mikrop ve toksinlerle bulaşmasından da meydana gelir.
Mikrop ve toksinlerle bulaşmamış olan besin maddelerinin hastalık belirtileri meydana getirmesi a) Besinlerin çok yenilmesi b) Bazı maddelerin bazı insanlarda sindirim bozuklukları meydana getirmesi, c) Besinlerin bulundukları kaplardan bakır, kurşun, antimon gibi zehirli maddeler alması: yasak edilmiş boyalarla boyanması; içlerine zehirli kimyevi maddeler katılması gibi hallerde meydana gelir.
Asıl besin zehirlenmeleri, besinlerin mikrop ve toksinlerle bulaşmasından ileri gelenleridir. Zehirlenmeyi yapan mikrop ve toksinlerle bulaşmış olan besinler, yenildiklerinden 4 - 36 saat sonra hastalık belirtileri meydana getirirler. Bu belirtiler ilkin kusmalar, şiddetli karın ağrıları, kanlı, balgamlı ishaller düşkünlük, baş ağrısı, halsizlik şeklinde kendini gösterir.
Zehirlenmenin ağır ya da hafif olmasına göre hararetin düşmesi,nabzın yavaşlaması şeklinde seyreder ve çoğu zaman ölüm meydana gelir.
Mikroplarla ve toksinlerle bulaşmış ©lan besinlerde en çok Salmonella grubu bakterileri görülür. Bu bakterilerden başka görülen bakteriler arasında strep tokokia, stafilokoklar, kolon bakterileri ve batulinus bakterileri vardır.
Besinlerin zehirlenmelere sebep olmamaları için alınması gereken tedbirler arasında a) Besin maddelerinin bozulmamış olmasına b) Besinlerle ilgilenenlerin hastalıklı olmamalarına, c) Besinlerin korunmalarında kirlenmemelerine, ç) Yenecek olan besin maddelerinin temiz olduklarına emin olunmadan yenmemesine dikkat etmek gerekir.