ARMA « Devlet
Bir devletin, bir hanedanının ya da bir şehrin alâmeti olarak kabul edilmiş ve ressâm, harf ve çizgiden yapılmış işaretler. İnsanlar, çok eski zamanlardan beri kendilerine mahsus özel armalar kullanmışlardır. Hemen bütün eski milletlerde görülen armalar, asıl XII. yüzyılın ortalarında, bugünkü anlamında bir özellik kazanmıştır. XII. yüzyılın ortalarından sonra, ilkin savaşlarda kalkan ve miğferlere konan işaretler şeklinde başlamış, sonraları daha da gelişerek belli bir sınıf ve asil ailelerin birer arma edinmeleri ile yaygın olmuştur.
Osmanlılar'ın son devirlerinde de (Mahmut II. zamanında) bir devlet arma sı kabul edilmiştir. Bu armada, en üstte güneş ışıkları arasında bir tuğra, altında sonradan kaldırılan tuğranın yarısını kaplayan bir hilâl resmi, hilâlin altında tuğlu bir padişah kavuğu, bağımsızlık, adalet ve kanun remzi olan sancak, kılıç, tabanca, top, süngü, terazi, kitap ve en altta da beş nişan bulunmaktadır. Eskiden hilâlin içinde bulunan “El-müstenid bitevfikat-ir Rabbaniye melik-devlet-il-Osmaniyye” cümlesi, sonradan kalkanın içine alınmıştır.
NİLÜFER « Bitkiler
Nilüfergillerden bir bitki. Yaprakları tekerlek biçiminde ve geniş, çiçekleri beyaz sarı, mavi, pembe renkte olur; durgun sularda ya da havuzlarda gelişir. Bir su bitkisidir.
KAMIŞ « Bitkiler
Buğdaygillerden, sıcak yerlerde yetişen bir bitki. Dallarının içi boş ve düğümlü, yaprakları çok uzun ve serttir. Kalınlığı ve başka özellikleri bakımından şeker kamışı, bambu gibi bir çok çeşitleri vardır.
SAYIŞTAY « Devlet
Devletin gelir ve giderlerini, özel bir kanunla denetlemekle görevli kurul. Eski adı “Divanı Muhasebat” tır. Bizde, devletin gelir ve giderlerinin düzenli bir şekilde denetlenmesi, Tanzimatla başlar. Fakat, Büyük Millet Meclisi'ne bağlı bir kurul halinde çalışması, 1923 yılından sonradır.
AND DAĞLARI « Dünya Coğrafyası
Güney Amerika'nın batı kıyısı boyunca uzanan dünyanın en uzun dağ sırası. Uzunluğu 7.500 kilometredir. Asya'daki dağlardan sonra en yüksek dağlardır. Birçok sıradağlardan meydana gelmiştir. Kuzeyde Orinoko nehrinin ağzı yakınındaki Trinidad adasından, güneyde Horn burnuna kadar uzanırlar. En yük sek yeri, güneyde bulunan Akonkagua (7.010 metre) dağıdır.
HAÇOVA MEYDAN MUHAREBESİ « Tarih
26 Ekim 1596 tarihinde Avusturya ve Macaristan kuvvetleri ile Osmanlı kuvvetleri arasında yapılan meydan muharebesi, Avusturya imparatoru Rodolph II. nin, “Türk çanı” âdetini koyarak kiliselerde Türklerin aleyhine konuşmalar yaptırması, yapılan sınır çarpışmalarının birinde Bosna valisi Hasan Paşanın şehit düşmesi üzerine, sadrazam Sinan Paşa Avusturya üzerine yürümüş ve Eğri kalesi, padişah Mehmet III. ün de katıldığı bir seferde Osmanlıların eline geçmişti. Düşman kuvvetleri, bu kayıpları üzerine ilerlemelerine devam etmişler, bu durum karşısında bir meydan muharebesi vermek zorunluluğu kendini göstermiştir.
26 Ekim günü başlayan savaşta, üstün düşman kuvvetleri karşısında Osmanlılar ilkin güç durumda kalmışlardır. Bir ara Mehmet III. savaş meydanını terk ederek İstanbul'a dönmek istemiş, Şeyhülislâm Sadrettin Efendi'nin ısrarları karşısında ordunun başında kalarak savaşın bozgunla sonuçlanmasının önüne geçmiştir.
Bütün gün devam eden kanlı çarpışmalardan sonra düşman kuvvetleri kaçmak zorunda kalmışlar, Haçova'da yapılan bu meydan muharebesi de Osmanlı kuvvetlerinin zaferi ile son bulmuştur.