Nedir

ŞEMDİNLİ « Türkiye Coğrafyası

Hakkâri iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.514 kilometrekare, nüfusu 7.391 dir. Yüzeyi, Türkiye'nin en sarp bölgelerini içine alır. Hayvancılık, halkın başlıca geçim kaynağıdır.Merkezi 840 nüfuslu Navşar kasabasıdır.

HEKİMHAN « Türkiye Coğrafyası

Malatya iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.886 kilometrekare, nüfusu 41. 932 dir. İlçenin yüzeyi genel olarak düz meyilli, yer yer tatlı dalgalı çıplak sırtlardan ve vadilerden meydana gelmiştir. İlçede buğday ekimi, hayvancılık başlıca geçim kaynaklarıdır.İlçe merkezi 3.038 nüfuslu Hekimhan kasabasıdır.

RADİKALİZM « Politika ve Siyaset

Devletin tam ve demokratik bir tarzda yeniden düzelmesini esas alan politika sistemi.

BANYO « Sağlık

Temizlenmek ve tedavi olmak amacıyla vücudun bir kısmını ya da tamamını su, gaz ,ışık gibi bir takım etmenlerin temasına bırakmak; bu işe yarar alet ve tesisler dilimizde banyo kelimesinin karşılığı olarak hamam yapmak, çimmek yunmak su dökünmek deyimleri kullanılmaktadır. Eskiden banyo, vücudu su ve herhangi bir sıvıya daldırmak anlamına gelmesine rağmen bu günkü anlayış daha farklıdır. Banyo vücudun su ile teması olduğu kadar buhar, katı ve gaz maddelerle akım ve ışınlarla yapılan banyolar anlamına gelmektedir. Bu bakımdan banyolar çeşitli guruplara ayrılır.

Sıvı halindeki banyolar : Temizlenme ya da tedavi için yapılan bu çeşit banyolarda çeşitli derecelerdeki su doğrudan doğruya vücudumuzun derisine etki yapar.Bütün vücudu kaplayan, dışarıdan gelecek etkilere karşı organizmayı koruyan deri aynı zamanda solunum yapmağa ve organizma için lüzumsuz ve zararlı bir takım maddeleri dışarı atmağa yarar. Bu bakımdan çoklukla vücuda temizlenmek için yapılan sıvı halindeki termik banyolar en çok yapılması gereken banyolardır. Bunlar ya leğen ve havuz içerisindeki belirli ısıdaki suya bütün vücudu boyuna kadar uzatmak; ya da yarım banyo gövde banyosu bacak banyosu kol banyosu gibi vücudun bir kısmını suya sokmak suretiyle yapılır. Bu çeşit banyolar, da su genel olarak 33-34 derece bulunur Bununla beraber su sıcaklığına göre 0 derece ile 45 derece arasındaki bütün derecelerde olabilir. Genel olarak 0 derece ile 15 derece kadar yapılan banyolar soğuk su banyoları: 15 derece ile 32 dereceye kadar yapılan banyolar ılık su banyoları 23' derece ile 45 derece arasında yapılan banyolar sıcak su banyolarıdır. Su sıcaklığının vücut sıcaklığına yakın olduğu banyolar en yararlı banyolardır.

Su banyoları arasında tedavi amacı ile yapılan şifalı kaynak suları banyoları büyük önem taşır. Birleşimlerinde erimiş ya da erimemiş katı gaz halindeki çeşitli maddeleri ihtiva eden içlerindeki maddelerin cinslerine ve sıcaklıklarına göre guruplara ayrılan bu çeşit banyolar tedavi amacı ile yapılan sıvı banyolarının en önemlileridir.

Sıvı banyolarının diğer bir şekli de deniz banyolarıdır. Plajlarda deniz suyundan güneşten ve kumdan geniş faydalar sağlanır.

Gaz banyoları: Bu çeşit banyolarda da en çok kullanılan sıcak hava banyolarıdır. Çok kere mafsal hastalıklarının ağrılı iltihapların tedavisinde kullanılan gaz banyolarında belirli derecelere kadar ısıtılan gaz hücrelerde terleyinceye kadar oturulur. Sıcak hava banyolarından başka tedavi amacı ile buhar banyoları da kullanılan banyolardandır. Bu arada ışık ve güneş banyoları da sıcak hava ve gaz banyolarının yanında yer alır.

Çamur ve kum banyoları : Bu çeşit banyolar, vücudun belirli kısımlarına şifalı olan tabiî çamur ve kumları sürmekle uygulanır.

Işın banyoları : Röntgen ya da radyum ışınları ile çeşitli hastalıkları özellikle kanseri iyi etmek için tedavi amacı ile yapılan banyolardır.

DEĞER ÖLÇÜLERİ « Sanayi ve Ticaret

Alınan ve satılan şeylerin değerin ölçmek için kullanılan ölçülere değer ölçütleri denir. Bugün biz, aldığımız ve sattığımız her şeyin değerini para ile ölçeriz. Aldığımız bir ekmeğin, bir elbisenin, bir çantanın, bir ayakkabının de geri ,kaça alınıp satılabileceği hep para ile ölçülür.

Para, topluluk halinde yaşayan insanların.alışverişlerde kullanabilmek için ortaya çıkardıkları önemli bir buluş tur. ilkel insanlar yaptıkları çeşit alışverişler sırasında, değer ölçüsü olara! para yerine, çok başka şeyler kullanmışlardır. önceleri, alınacak herhangi bir mala karşılık, başka bir mal verme: şekli ile alışverişler yapılmıştır. Zamanla bu zor işlem şeklini değiş tirmiş, alışverişlerde, alınan ve satılan mallar için ya da çeşitli emanetler için, kıymetli madenler ve taşlar ,değer ölçüsü olarak kullanılmaya başlanmıştır. Çok sonraları da, alış ve rişler içim kullanılan bu değer ölçüleri, belli oranlar ve ağırlıklar kazanmağa başlamış ve böylece maden paralar ortaya çıkmıştır. Bu maden paralar da, bu paralar için belli değerler tanıyan hükümetler ve hükümdarlar tarafından, çeşitli şekillerde ve biçimlerde çıkarılmış, bunların üzerine o devletin ya da o hükümdarın bir işareti ya da resmi konmuştur.

Altın, gümüş, nikel, bakır, bronz gibi değerli madenlerden yapılan paralar, zamanla başka bir değişikliğe daha uğramıştır. Çok yüksek değerler için kullanılması gerekli olan maden paraların taşınmasında ve kullanılmasında büyük güçlükler ortaya çıktığından, bunların yerine, özel olarak basılan, çeşitli değerler verilebilen kâğıt paralar kullanılmağa başlanmıştır.

Böylece çok yüksek değerler taşıyabilen ve çok az yer kaplayan kâğıt paralar kullanılır olmuştur.

Kâğıt paraların bastırılması ve bunlara belli değerlerin verilmesi, hükümetlerin yetkileri arasındadır. Hükümetler, kullanılmak üzere bastırdıkları kâğıt paraların altın ya da gümüş madenlerinden olan karşılıklarını devlet bankalarınca ya da devlet hazinelerinde depo ederler ve bunların kargılığı tutarında olan ye çeşitli değerler verilen kâğıt paraları, alışverişlerde kullanılmak üzere piyasaya çıkarırlar.

Türkiye'de para basmak, paralara değer vermek ödevi, bir hükümet bankası olan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasındadır. Merkez Bankasında, aynı zamanda, bu kâğıt paraların karşılığı olan altın ve gümüş madenleri, depo edilerek saklanmaktadır. Değer ölçüsü birimi

Bizim kullandığımız değer ölçüsü olan para birimi liradır. Lira, yazılarda kısaltılmış olarak (L) harfiyle gösterilir. Değer ölçüsü birimi, her ülkede değişik adlar alır. örnek olarak, ingilizlerin kurdukları değer ölçüsü birimi Sterling, Amerika Birleşik Devletlerinin dolar, Fransızların Frank, Almanların Marktır.

Kullanmakta olduğumuz değer ölçüsü birimi olan liranın yüzde biri kıymetindeki bölümüne kuruş denir. Bu duruma göre, bir lira, yüz kuruştur. Kuruş yazılarda kısaltılmış olarak (kş) harfleriyle gösterilir. Bir kuruşa aynı zamanda kırk para de denir.

Bir kuruşun yüzde birine de saatim denir. Bu duruma göre, bir kuruşta yüz santim vardır.

AKYUVARLAR « Sağlık

Kan, lenfa gibi vücut sıvılarında adenoid dokularda ve kemik iliğinde bulunan hücreler. Tıp dilindeki adı “Leucoctyte” dir.

Bunlar, alyuvarlardan (eritosit) daha büyüktürler. Şekillerini kan içinde devamlı değiştirecek bir takım uzantılar gösterirler. İçlerinde bir veya bir kaç çekirdek bulunur. Taze halde iken çekirdekleri görülmez. Bunların tek çekirdeklerine mononükleer, çok çekirdeklilerine polinükleer denir.

Çapları 7-20 mikron olan akyuvarlar, boyanmalarına göre çeşitli adlar alırlar. Tepki gösterdikleri boyalara göre, Asidofil, Bazofil, Nötrofil adlarını alırlar.

Hareket edebilme yeteneğine sahip olan akyuvarlar, vücudun jandarması gibidirler. Vücudu, çeşitli mikroplardan korurlar. Bu ya mikroplarla savaşarak onları uzantıları içine alarak yutarlar (bu olaya fagositoz denir), veya mikroplara karşı kana panzehir gibi antitoksin salarlar. Bir vücudun kanında, belirli hastalıklara karşı, böyle antitoksinler vardır. Bu durum da bağışıklığı meydana getirir.

Akaryuvarlar,normalde bir milimetreküp kanda 5.000 - 10.000 arasında bulunur. Fakat sayıları, az oranda da olsa, saatten saate değişir. Genel olarak sabahları az, öğleye doğru en yüksek dereceyi bulurlar.

Bulaşıcı hastalıklarda ise, sayıları normaldekinin pek çok üstüne çıkar. Bu gibi durumlarda, bir milimetreküp kanda 300 - 500 bin akyuvar sayılabilir. Akyuvarların sayılarım arttıran mikroplar arasında streptokoklar, stafilooklar, önemli rol oynar.

Akyuvarların sayıları sebebi henüz kesin olarak bilinmeyen ve bir çeşit kan kanseri olarak kabul edilen “lösemi” hastalığında geniş ölçüde azalır.