GRAFİT « Kimya
Karbonun allotopik şekillerinden biri. Elmasa hiç benzemez, ince ve altı köşeli levhacıklar halinde kristalleşir. Saydam değildir, siyahtır. Elektrik akımını iyi iletir çok yumuşaktır. Kâğıda sürüldüğü zaman bir iz bırakır. Bu sebeple kursun kalemlerin yapılmasında kullanılır. Grafitten kurşun kalem yapmak için grafit kil ile karıştırılır. Bu suretle elde edilen kitle, yaş bir durumda iken çubuklar halinde çekilir. Hafifçe yakıldıktan sonra tahta kalemlerin içine tutkallanır. Grafit ve kil karışımından sıcağa dayanıklı potalar da yapılır.
ABDEST « Din
Müslümanların, namaz kılmak için yapmaları gerekli olan temizlenme işlemine verilen ad. Böylece, ibadet sıra. smda, Müslümanların, Tanrı'nın huzuruna temiz olarak çıkmaları sağlanmış olur.
Her namaz öncesi abdest alma işle. ini, şu şekilde olur : 1- Eller, bileklere kadar üç kere oğuşturularak yıkanır. 2-
Sağ elle, önce ağza, sonra da buruna üçer defa su verilir. 3 - Yüz üç kere yıkanır, 4 -Dirseğin biraz üstüne kadar ilkin sağ kol, sonra sol kol üçer defa yıkanır. 5 -Sağ elin içi ıslatılır ve alından arka tarafa doğru olmak üzere baş sığanır. 6 - Islak olan baş ve serçe parmakları ile kulaklar sığanır. 7 - Islak parmakların tersiyle ortasından yanlara doğru ense sığanır,
8- Topuğu biraz geçmek kaydı ile ilkin sağ, sonra sol ayak yıkanır.
Abdest, şu hallerde bozulur : 1 -Baygınlık ve uyku, 2 - Kadın ve erkek tenlerinin birbirine değmesi, 3 - Helaya gitmek.
ISPARTA « Türkiye Coğrafyası
Isparta ilinin merkezi olan 36.201 nüfuslu bir şehir. Kasaba, Akdeniz bölgesi göller yöresinde, Eğridir ve Burdur gölleri arasında bulunmaktadır. Kuzey yönüne doğru uzanan düzlükler, bağlar, gül bahçeleri ile çevrilidir.
Doğal güzellikleri bakımından, Türkiye'nin en güzel kasabalarımdan biridir. Özellikle halıcılıkta Türkiye ekonomisinde başta yer alan bir şehrimizdir.
ISPARTA İLİ
Göller bölgesinde bulunan illerimizden biri. Yüzölçümü 8.937 kilometrekare nüfusu 243.182 dir. Kuzeyinde Afyon, doğusunda Konyak batısında Afyon ve Burdur, güneyinde Antalya illeri bulunmaktadır.
Dağlık ve göller çok ,ekine elverişli yeri az olmakla beraber toprağı verimlidir. Her türlü tahıldan başka şeker pancarı, kenevir, haşhaş, tütün ve susam yetiştirilir. Hayvan ürünleri de zengindir. Ormanlarından da oldukça fayda sağlanır. Özellikle gül yağcılığı ve halıcılığı en önemli ekonomik maddelerini teşkil eder.
SAKARYA MEYDAN MUHAREBESİ « Tarih
Kurtuluş Savaşı'nda yapılmış olan en önemli meydan muharebelerinden biri. 23 Ağustos -13 Eylül 1921 tarihleri arasında yirmi iki gün, yirmi iki gece devam etmiş ve tarihin en kanlı muharebelerinden biri olmuştur.
Kütahya ve Eskişehir muharebelerinden sonra bir süre duraklamış olan Yunan ordusu, Başkomutanı Kral Kostantin'in Ankara'yı hedef gösteren bir günlük emri ile ileri harekete geçmiş ve Türk ordularıyla temas etmiştir. Türk ordusuna oranla üstün bir kuvvetle savaşa giren düşman kuvvetleri, Türk savunma hatlarını çeşitli bölgelerde yararak ileri hamleler kazandılar. Bu savaşta Türk ordularını, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa yönetiyordu. Mustafa Kemal Paşa, yayınladığı bir günlük emirde de bildirdiği gibi, Türk ordusuna kaygın bir savunma sistemi uygulamış ve Yunan ordusunun, geniş bir alan içinde yayılarak, Ankara'nın 50 kilometre kadar güneyine yaklaşmalarını, bu geniş ve ileri yayılma alanı içinde de esas kuvvetlerinden uzaklaşmalarım sağlamıştır. Yunan ordusunun, önlerinde yenilmiş bir durumda geri çekilmekte olduğunu sandığı Türk ordusu, bütün cephelerde ve yaygın bir şekilde, 10 Eylül'de taarruza geçmiş, 12 Eylül'de de Yunan ordusunu, Sakarya nehrinin batısına atmayı başarmıştır. Ankara'yı alma emri ile harekete geçen Yunan ordusu, çok büyük kayıplar vererek Kurtuluş Savaşı'ndaki büyük yenilgilerinden birine daha uğramıştır.
Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, 12 Eylül 1921 tarihli günlük emrinde, yirmi bir gün devam eden Sakarya Meydan Muharebesi'nin tam bir Türk zaferiyle son bulduğunu bildirmiştir.
Bu savaştan sonra Mustafa Kemal Paşa'ya “Gazi” lik unvanı ve “Mareşal” lik rütbesi verilmiştir.
GÜMÜŞHANE « Türkiye Coğrafyası
Gümüşhane ilinin merkezi olan şehir. Nüfusu 5.373 tür. Şehir, dar bir vadi içinde uzanan Harşit deresinin çevresinde, 1.400 metre yükseklikte kurulmuştur. Şehrin bulunduğu vadinin kuzeyi çıplak ve dik meyilli yamaçlardan, güneyi de yükseltisi 2.500 metreyi bulan dağlardan ibarettir. Şehir bahçelerle doludur. Kiraz, elma ve armutları ünlüdür.
GÜMÜŞHANE İLİ
Doğu Anadolu bölgesinde bulunan illerimizden biri. Yüzölçümü 10.059 kilometrekare, nüfusu 243.115 tir. Kuzeyde Trabzon,doğuda Artvin ve Erzurum batıda Giresun, güneyde Erzincan illeriyle sınırlıdır. Sınırları içinde Doğu Karadeniz dağ sıraları yeralmaktadır. Bu sebeple yüzeyi dağlıktır. Tarım işleri azdır. Halkının başlıca geçim kaynakları orman ürünleri, hayvancılık, meyveciliktir.
AKKOYUNLULAR « Tarih
Doğu Anadolu'da devlet kurmuş olan bir Türk oymağı. Karakoyunlu'larla birlikte Maveraünnehir'den, Azerbeycan yolu ile Doğu Anadolu'ya on üçüncü yüzyıl sonlarına doğru göç etmişlerdir. İran'daki İlhanlı Devletinin dağılışı üzerine Akkoyunlu'lar, Diyarbakır bölgesinde bazı şehir ve kaleleri ele geçirmişler ve gittikçe kuvvetlenerek Horasan, Fırat ve Kafkas dağlarından Umman denizine kadar uzanan büyük bir imparatorluk kurmuşlardır.
Akkoyunlu'lar zaman zaman, çevrelerinde bulunan beyliklerin saldırılarına maruz kalmışlardır. Bu saldırılardan birinde Erteneoğulları'nın ve Karakoyunluların birleşik kuvvetlerine karşı yenil, giye uğramışlar ve Kadı Burhanettin'e sığınmak zorunda kalmışlardır. Fakat devletin kurucusu sayılan Karayülük Osman Bey zamanında, Kadı Burhanettin Karabel denilen yerde yenilgiye uğratılmış ve öldürülmüştür. Osman Bey bundan sonra Timur'un Anadolu'ya yaptığı seferlere katılmış ve 1402 yılında yapılan Ankara Savaşında Timur'un yanında çarpışmıştır.
Timur'un Anadolu'dan çekilmesi üzerine Diyarbakır bölgesinde kalan Osman Bey, bundan sonra bütün Akkoyunlu oymaklarını etrafına toplayarak Akkoyunlu Devletini kurmuş, Osmanlı'larla da iyi geçinerek Doğu Anadolu'da egemenliğini muhafaza etmiştir. Fakat 1435 yılında Karakoyunlu'larla yapılan bir savaşta Akkoyunlu'lar yenilgiye uğramışlar ve Osman Beyle beraber iki oğlu ve bazı torunları öldürülmüşlerdir. Bu yenilmeden sonra Akkoyunlu'ların durumu biraz sarsılmışsa da 1451 yılında hükümdar olan Akkoyunlu Devletinin en büyük hükümdarı Uzun Hasan zamanında yine eski kuvvetli halini almıştı. Uzun Hasan Akkoyunlu Devletini büyük ve kuvvetli bir imparatorluk haline getirmiş. Osmanlı ve Mısır ülkelerine saldırmak suretiyle kuvvetli bir devlet olduğunu göstermek istemiştir. Fakat Uzun Hasan'ın 1472 ve 1473 yıllarında Anadolu'ya yaptığı seferleri başarısızlıkla sonuçlanmış, hattâ 1473 yılında yaptığı Otlukbeli savaşında Fatih tarafından kesin bir yenilgiye uğratılmıştır. Bu yenilgi sonucu devlet merkezi Diyarbakır-dan Tebriz'e taşınmıştır.
Uzun Hasan'dan sonra başa gelen hükümdarlar yer yer başarılı seferlerde bulunmuşlarsa da iç kargaşalıklar yüzünden devlet günden güne zayıflamış ve İran'da büyük bir kuvvet haline giren Safevî'lerin hükümdar Şah İsmail Safevî zamanında ve 1508 yılında yenil, giye uğramışlardır. Bu suretle Akkoyunlu Devleti yıkılmıştır. Devletin yıkılmasından sonra Akkoyunlu oymaklarının bir çoğu Osmanlılara sığınmışlardır.