Nedir

EBÜLHEVL « Bilim ve Sanat

Mısır'da Cizre'de bulunan ve Avrupalılarca “Sphinx” adı ile bilinen aslan vücutlu, insan başlı ünlü anıt. 17 metre yükseklikte, 39 metre genişliktedir. Yerli bir kayanın yontulmasıyla meydana getirilmiştir. Yapıldığı zaman belli değildir. Eskiden vücudu kumlara gömülü iken 1817 yılında kumlar açılarak vücut meydana çıkarılmıştır.

BEYTÜLLAH « Din

Müslümanların namaz kılarken yöneldikleri ve hacca gittiklerinde tavaf ettikleri kutsal yapı , Allahın evi.

Müslüman inancına göre bu yapı İbrahim Peygamber tarafından yapılmış tır. Yeri, daha sonra değiştirilmemiş bir çok tamirlere rağmen, esas şekli bozulmamıştır. Yapı kısmı dört cephelidir. “Rükn” denen köşeleri ayrı ayrı adlar alır: Kuzeye bakan köşeye “Rükn-i Iraki ”, güneye bakan “Rükn-i Yemânî”, batıya bakana “Rükn-i Şâmî”, doğuya bakana “Rükn-i Haceri'l Esved” denir. Ayrıca çeşitli adlarla anılan kutsal ve mübarek yerleri de vardır. Zemzem dağıtmak amacı ile kurulan Zemzem kuyusu da bu kutsal yerlerden “Harem-i Şerif” içindedir.

LOKOMOTİF « Teknik

Demiryolu üzerinde vagonları çeken tekerlekli, buhar ya da elektrikle işleyen makine. Buharlı olanlar, kömürle ısıtılan büyük bir buhar kazanında meydana gelen buhar basıncının ileri geri hareket ettirdiği pistonun tekerlekleri döndürmesi esasına dayanır. Elektrikli olanlarda da elektrik kuvveti ile tekerleklerin dönmesi sağlanır.

DOLMEN « Bilim ve Sanat

Tarihten önceki insanların, yere kapı şeklinde diktikleri taştan büyük anıtlar. Bunların ikisi, karşılıklı olarak ye re dikey olarak dikilmiş, üstlerine de yatay olarak boylu boyunca ve kapak gibi bir taş oturtulmuştur. Musalla taşına benzerler. Bunların birer mezar olarak yapıldıkları bilinmektedir. 22 metre uzunlukta olanları vardır. Yeni taş devri anıtlarından olan dolmenler, Fransa'nın Bretagne bölgesinde, Hindistanda Afrika'da Japonya'da çok bulunur.

KALDIRAÇ « Fizik

Bir noktası bir yere dayanan ve bir cismi kolaylıkla kaldırmaya yarayan araçlara kaldıraç denir. Büyük ağırlıkları, kolaylıkla ve fazla kuvvet kullanmadan kaldırdıkları için, kaldıraçlar, günlük hayatta en çok kullanılan araçlardandır. Sırık, maşa, bahçe küreği, fındık kıracağı, terazi, makas, tahterevalli hep birer kaldıraçtır. Kaldıraçlara örnek olarak bir sırığı alıp incelediğimizde bir kaldıraçta, başlıca üç önemli nokta görürüz : 1 - Kuvvet noktası, 2 - Destek noktası, 3 - Direnç noktası.

Kuvvet noktası, ağırlığı kaldırmak için sırığa basılan noktadır. (A).

Destek noktası, sırığın altına konan destektir (B).

Direnç noktası, ağırlığı kaldıran yerdir (C).

Kuvvet noktasından destek noktasına kadar olan yere (yani A C araşma) kuvvet kolu, destekten direnç noktasına kadar (yani C B arası) olan yere de direnç kolu denir.

Bir kaldıraçta önemli olan, kuvvet kolunun, direnç kolundan çok uzun olmasıdır. Kuvvet kolu, direnç kolundan ne kadar fazla uzun olursa, bir ağırlığı kaldırmak için gerekecek kuvvet, o kadar az olacaktır. Bunu, bir formül olarak, şu şekilde yazabiliriz.

Kuvvet X Kuvvet kolu = Direnç X Direnç kolu Kaldıraç çeşitleri :

Kaldıraç, kuvvet ve direnç noktalarının değişik yerlerde olmasına göre adlar alırlar. Üç çeşit kaldıraç vardır:

1 - Birinci çeşit kaldıraçlar : Kuvvet bir başta, destek ortada, direnç ö-teki başta olan kaldıraçlardır.

Makas, terazi, kayık küreği, bir sandığı yerinden oynatmak için sırıkla yapılan kaldıraç, bu cins kaldıraçlardır.

2 - İkinci çeşit kaldıraçlar : Kuvvet (A) başta, direnç (C) ortada, destek (B) uçta olan kaldıraçlardır.

Fındık kıracağı, çekçek arabası bir çeşit kaldıraçlardır.

3 - Üçüncü çeşit kaldıraçlar : direnç (Ç) bir uçta kuvvet (A) ortada, destek (B) öbür uçta olan kaldıraçlar, dır.

Maşa, bahçe küreği bu çeşit kaldıraçlardır.

Bu çeşit kaldıraçlar bizim, her işimizde kullanabildiğimiz kaldıraçlardır. Bunlardan başka, her zaman için, kaslarımız ve kemiklerimiz, çeşitli kaldıraçlar meydana getirerek hareketlerimizi kolaylaştırırlar.

KELİME « Türkçe ve Dilbilgisi

Cümlede bir anlamı olan hecelere ya da hece birliklerine verilen ad. Türkçe'de kelimeler, yazıldıkları gibi okunurlar. Ancak yabancı dillerden kendi imlâsıyla alınmış kelimeler yine kendi imlâlarıyla okunurlar.

Türkçede kelimeler, a - Büyük sesli uyumu kuralı, b - Küçük sesli uyumu kuralı olmak üzere iki kurala uygunluk gösterirler. Büyük sesli uyumu kuralı, kelimelerin, bütün hecelerindeki seslerin kalınlık ya da incelik bakımından uygunluğudur. Fakat, bazı Türkçe kelimeler, yabancı kelimeler, bazı bileşik kelimeler kelimelere yapılan bazı eklerle esas kelime sesleri, bu kurala uymayabilirler. Küçük sesli uyumu kuralı, Türkçe kelimelerde düz seslilerden sonra düz sesliler, yuvarlak seslilerden sonra geniş düz ya da dar yuvarlak seslilerin gelmesi ile olur. Fakat, Türkçe kelimelerden den bazıları ile yabancı dillerden alınan kelimeler bu kurala uymayabilirler.