DİNAR « Türkiye Coğrafyası
Afyon iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.417 kilometrekare, nüfusu 44.023 tür. Yüzeyi, geniş bir ova ile yer yer dikçe ya da hafif meyilli yamaçlardan İbarettir. Halkı tarım ve meyvecilikle geçinmektedir. İlçe merkezi 9.409 nüfuslu Dinar kasabasıdır.
BOĞA « Hayvanlar
Damızlık erkek sığır. Memeli hayvanlardan boynuzlular familyasına bağlı hayvanların bir cinsidir. Boğanın dişisine inek adı verilir. Hareketli ve oldukça tehlikeli bir hayvandır. Damızlık olacak kullanılır. Tedavi edilerek ve bazı aşılar yapılarak ehlileştirilebilir ve tarlalarda öküz olarak kullanılabilir.
İspanya ve bazı Güney Amerika memleketlerinde boğa güreşleri yapılmaktadır .
ARDANUÇ « Türkiye Coğrafyası
Artvin iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 319 kilometrekare. Nüfusu 22.780 dir. Artvin'in ortasında bulunan Ardanuç'un engebeli bir yüzeyi vardır, halkı daha çok hayvancılıkla geçimini sağla, maktadır.
Ardanuc'un merkezi Adakale kasabasıdır.
KUDÜS « Dünya Coğrafyası
İsrail Devleti'nin başşehri. Nüfus 160.000 dir. Tarihin en ünlü şehirlerin den biridir, îsrailoğullarından çok öne kurulmuş olan Kudüs M.Ö. 1049 yılındı Davut tarafından hükümet merkezi haline getirilmiş Peygamber Süleyman zamanında tapınakları sarayları ve çeşitli yapıları, ile Filistin'in em önemli şehri olmuştur. Uzun süre, Romalıların elinde kalmış, 630 yılında Araplar tarafından alınmıştır. 1517 yılında Yavuz Sultan Selim tarafından Osmanlı împatorluğu'na katılmıştır. 1917 yılında İngilizler tarafından işgal edilmiş ve Filistin'in merkezi haline getirilmiştir. İsrail Devleti'nin kurulması üzerine de hükümet merkezi olmuştur.
EBEGÜMECİ « Bitkiler
Ebegümecigillerden bir bitki. Çiçekleri açık mor renktedir. Çiçeği ve kökü hekimlikte, yaprakları da sebze gibi yemek yapılmakta kullanılır. Çoklukla tarla kenarlarında kendiliğinden yetişen bir bitkidir.
ÖZÜMLEME « Bitkiler
Bitki içerisine giren bir besin maddesinin, bitki vücudunda, bitkiye faydalı bir şekle sokulmasına verilen ad. Özümleme olayları içerisinde en önemlisi havadan alınan (C02) nin özümlemesidir. Çünkü yeşil bitkiler, güneş ışığından faydalanarak, karbon dioksit (C02) maddesini, yeryüzündeki hayatın devamı için gerekli glikoz ve nişasta şekline sokmuş olmakla kalmaz, aynı zamanda bu iş sonunda yapmış oldukları sentez sonucunda, kozmik enerjiyi, kimyasal enerji halinde depo etmiş olur. Bitki, karbonhidratlar şeklinde depo edilmiş olan bu enerjiden, gereğinde bunları yakmak suretiyle kendi vücudundaki canlılık olaylarını ve öbür maddelerin özümlemesini sağlar.
Böylece, yeşil bitkiler (yalnız yeşil bitkilerde klorofil vardır. Klorofil, özümlemede ışık ve ısı kadar önemli bir faktördür ve bir katalizör olarak iş görür), güneş ışığında, kökleriyle topraktan aldıkları su ve madensel bileşiklerle, havadan alınan karbon dioksitten glikoz ya da nişasta yaparlar. Bu olayda Karbon bağlanır, oksijen dışarı çıkar. (Bu bakımdan, özümleme solunumun tersi bir olay görünüşündedir: Karbon dioksit alınır ve oksijen verilir). Elde edilen glikoz, proteinli ve yağlı besinlerin; meydana gelmesinde ham madde olarak kullanılır.
Çeşitli şekillerde özümlenip meydana gelen maddeler (nişasta gibi) ya katı veya (yağlar, insalün gibi) hücreden hücreye geçemeyecek kadar büyük moleküllü olduklarından, suda eritilmeleri ve küçük moleküllü bileşiklere parçalanmaları lâzımdır. Bitki, bu parçalanmayı kendi vücudunda meydana getirdiği ve parçalanacak maddelere göre çeşitleri değişen anzim (enzyme = ferment) ler yardımıyla yapar. Nitekim diyastaz (diastase = amylase) adındaki ferment, nişasta (su vermek suretiyle) dıştan içe doğru tesir ederek, onu küçük parçalara ayırır (nişastanın “corrode” olması.) Sonra bileşiği değişen bu parçalar da tamamen erir. Erimiş maddenin terkibi malt şekeri olmuştur. Malt şekeri de maltaz (maltase) adındaki ferment ile glikoz haline geçer. Glikoz da, suda erimiş bir halde hücreden hücreye kolayca geçer. Yağları lipaz (lipase) fermenti, yağ asitleriyle gliserine ayırır. Yumurta akı maddelerini (protein'leri) ise evvelâ pepsin (pepsinne) fermenti, peptonlara kadar, peptonları da erepsin (erepsine) fermenti, amino asitlerine kadar parçalar. Veyahut da tripsin (trypsine) fermenti, yumurta akını, doğrudan doğruya amino asitlerine kadar parçalar. Amino asitlerini de dezamidaz (desamidase) fermenti, amonyağa kadar parçalar, işte yumurta akı maddeleri, böyle birçok ferment (protease) lerin tesiri ile derece derece, en son mertebesine kadar parçalanarak, bitki içerisinde ihtiyaç görülen yerlere gönderilir veya depo edilir. Bu esnada, yolda başka maddelere de değiştirilebilirler. Bitkinin tomurcuk, tohum, sürgün uçları gibi en ziyade büyüme olan yerlerinde fermentler bilhassa çok bulunur.