Nedir

NESİR « Türkçe ve Dilbilgisi

Dil kurallarından başka hiç bir ölçüye bağlı olmayan düz ve tabu anlatma yolu.

Eski nesir, “sade nesir” ve “süslü nesir” olmak üzere başlıca iki koldan yürümüştür. Sade nesir, konuşma dilinde yazılan, açık, tabiî nesirdir. Bu nesirle halkla ilgili eserler ve bazı tarihler yazılmıştır. Süslü nesir ise, yabancı kelime ve dil kurallarıyla yüklü, çeşitli söz sanatlarıyla ve kelime oyunlarıyla süslü nesirdir. Bu nesirle, aydın kimselere hitap eden eserler yazılmıştır. Yeni nesir'de, yazı dili konuşma dili ile birleştirilmeğe çalışılmıştır. Yazı dilinin konuşma dili haline getirilmesi hareketi, 1911 de Selanik'te çıkarılmaya başlanan “Genç Kalemler” dergisinde, Ömer Seyfettin, Ziya Gökalp gibi sanatçılar ve fikir adamları tarafından ileriye sürülmüş ve bu hareket, bugünkü yazı dilinin ayırıcı vasfı olmuştur. Yeni nesrin başlıca özellikleri şu noktalar üzerinde toplanabilir.Konuşma dilinde karşılığı bulunan yabancı kelimeler dilden atılmıştır.

Bütün yabancı dil kuralları bırakılmış, Türk diline Türk grameri hâkim kılınmıştır.

Eski nesir, çok kere, iç içe girmiş cümleciklerle uzatılan bileşik cümlelerle yazılırdı; yeni nesir ise, çok kere, kısa cümlelerle yazılmaktadır. Eski nesirde söz hüneri göstermeye çalışılır, cümle sonlarında seciler kullanılır, bunu sağlamak için de doldurma sözlere yer verilirdi; yeni nesirde ise seçici kullanılmaz, sadece düşünceleri anlatmaya yetecek kadar kelime kullanılır doldurma sözlere yer verilmez.

ANAYASA MAHKEMESİ « Hukuk

9 Temmuz 1961 günü halkoyuna sunularak kabul edilmiş olan yeni Anayasanın 145 inci maddesi gereğince kurulmuş olan yargı organı. Anayasa Mahkemesi, on beş asil ve beş yedek üyeden meydana gelmiştir. Asîl üyelerden dördü Yargıtay, üçü Danıştay genel kurullarınca kendi üyeleri arasından, üye tam sayılarının salt çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir. Bir üye de Sayıştayca aynı yolda seçilir. Millet Meclisi üç, Cumhuriyet Senatosu iki üye seçer. Cumhurbaşkanınca da, biri askeri yargıtay genel Kurulunca gösterilen üç aday arasından olmak üzere, iki üye seçilir. Anayasa Mahkemesi de, kendi üyeleri arasından, dört yıl için Başkan ve Başkan vekili seçer.

Anayasa Mahkemesi'nin en önemli görevi, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından çıkarılan kanunların, Anayasa'ya aykırı olup olmadıklarını tâyin etmektir.

MİMOZA « Bitkiler

Güzel kokulu bir süs bitkisi. Özellikle sıcak ülkelerde yetişir. Çiçekleri sarı, beyaz ve menekşe renklerinde olabilir. 350 kadar çeşidi vardır. Bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir.

LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI « Tarih

Türk Kurtuluş savaşı’nın sonunda imza edilen antlaşma (24 Temmuz 1923) .Büyük Türk zaferinin Anadolu'yu düşman ordularından temizlemesi ve Mudanya mütarekesinin İstanbul ile Trakya'da Türk idaresinin kurulmasını sağlanması üzerine itilâf devletleri Türk barış antlaşmasının Lozan'da toplanacak bir konferansta görüşülmesini kabul ettiler ve 23 Ekim 1922 de Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetini bu konferansa çağırdılar.Konferans 20 Kasım 1922 de toplandı. Bu konferansa, Türkiye'den başka İngiltere, Fransa, İtalya, Yunanistan ve Yugoslavya ve Boğazlarla ilgili konular üzerinde konuşulduğu vakit Sovyet Rusya ve Bulgaristan katıldılar.Lozan konferansına katılan her devlet en güvendiği adamlarını göndermişti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni Birinci İnönü'nde, İkinci İnönü'nde, Sakarya'da ve Büyük Taarruz'da batı cephesi komutanlığını ve zaferden sonra da Mudanya mütarekesinde Türk murahhas heyetinin başkanlığını yapmış olan İsmet Paşa; İngiltere'yi, evvelce Hindistan'da kral naipliği yapmış ve Doğu işlerinde kuvvetli bir uzman sayılan Hariciye Nazırı Lord Gürzon, Fransa'yı Roma büyük elçisi Barer, YunanistanVenizelos temsil ediyorlardı.Bu delegelerin yanlarında ayrıca kuvvetli diplomatlar ve türlü meselelerin teknik uzmanları vardı.

Konferans üç önemli konuyu çözmek zorunda idi. Birincisi Türk - Yunan barışının esaslarını sağlamak; ikincisi Osmanlı devletinin tarihe karıştığını kabul ederek yeni Türk Devletini ve dâvasını tanımak; üçüncüsü de Osmanlı İmparatorluğu’nun Türkler adına yabancılara vermiş olduğu imtiyazları tasfiye etmek.

Türk murahhas heyetinin elinde sağlam bir program vardı. Bu program İstiklâl Savaşının ve yeni Türk devletinin temeli olmuştu. Misak-ı Milli vatan topraklarının tam dokunulmazlığı ve bu toprakların üzerinde yaşayan Türk milletinin kayıtsız şartsız olarak istiklâlinin tanınması. İtilâf devletlerinin müşterek bir programı yoktu. Fakat üzerinde birleştikleri müşterek menfaatler vardı. Osmanlı devletinden elde etmiş oldukları her türlü imtiyazları ve en çok kapitülasyonları ne pahasına olursa olsun korumak istiyorlardı.

Konuların önemli oluşu, tarafların programları arasında derin farklar bulunuşu konferans görüşmelerinin çetin olmasına sebep oldu. Her ne kadar birçok noktalarda fikir birliği sağlandı ise de meselâ; kapitülâsyonlarda, İstanbul'un müttefiklerce boşaltılmasında, Irak ile sınırımızın saptanmasında müttefikler Türk tezini kabul etmek istemediler. Bunun üzerine konferans çıkmaza girdi (4 Şubat 1923). Delegeler memleketlerine döndüler, fakat bir süre sonra müttefiklerin ricası üzerine konferans tekrar toplandı.

İkinci Lozan konferansı üç ay sürdü. Müttefik devletler bazı murahhasları değiştirmişlerdi. İsmet Paşa ile yeni murahhas heyetleri reisleri bütün konuları tekrar gözden geçirerek Lozan antlaşmasının esaslarını kabul ettiler ve 24 Temmuzda bu antlaşmayı imzaladılar.Antlaşmanın başlıca hükümleri şunlardır :Trakya sınırı, Mudanya mütarekesiyle saptandığı şekilde kalacak.Bozcaada ve İmroz Türkiye'ye verilecek; Midilli, Sakız, Susam Yunanlılara bırakılacak fakat askersiz hale getirilecek.Türkiye'deki Rumlar ile Yunanistan'daki Türkler mübadele edilecekler “Batı Trakya Türkleri ile İstanbul Rumları bu mübadeleden istisna edilecekler.”

Yunanistan savaş tazminatı yerine Karaağacı Türkiye'ye verecek. Boğazlar, savaş tehlikesi karşısında ya da Türkiye'nin savaşa girmesi takdirinde, silahlandırılabilecekti. Yabancı gemilerinin, barış ve savaş halinde, Boğazlardan nasıl geçebilecekleri belirtilmekte idi. Boğazlar komisyonu Boğazları geçecek gemilerle ilgili olacak ve her yıl Miletler Cemiyetine rapor verecekti.Suriye sınırı Ankara itilâf namesi ile saplandığı gibi kalıyordu.Kapitülâsyonlar kalkıyordu.Konferansın çözemediği iki konu, Fransızlarla aramızdaki borçlar meselesi ve İngilizlerle Irak sınırının belirtilmesi idi. Bu konuların konferanstan sonra hali üzerinde fikir birliği yapılmıştı.

MERCAN BALIĞI « Hayvanlar

Eti çok lezzetli bir balık. Boylan bir metreye yaklaşanları vardır. Sırtı kahverengi ya da kırmızıdır Sudan çıkınca ilkin koyu pembe, sonra da açık pembe bir renk alır.

Denizlerin dibinde, taşlık yerlerde yaşarlar. Kışın kıyılardan açık denizlere açılırlar, baharda da yeniden kıyılara gelirler. Yurdumuzda, özellikle Marmara Denizinde çok bulunur.

DAKTİLO « Teknik

Yazı yazmak için kullanılan bir makine. Makinede bulunan bütün harf, rakam ve noktalama işaretleri, makinemin ön bölümünde tuşların üzerinde yazılıdır. Bu bölümdeki harflere, rakamlara basınca, bunlara bağlı kalıplar, mürekkepli bir şeride vurur ve arkadaki kâğıda çıkar. Kullanılacak ilk yazı makinesi 1868 de yapılmıştır.