Nedir

ERBAA « Türkiye Coğrafyası

Tokat iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.042 kilometrekare, nüfusu 549.757 dir. Yüzeyi genel olarak geniş bir ovalık alandan meydana gelmiştir. Dağlar, ormanlarla kaplıdır. İlçenin en önemli ürünü tütündür. Bundan başka çavdar, mısır, arpa, buğday yetiştirilmektedir. İlçe merkezi 10.765 nüfuslu Erbaa kasabasıdır.

HİPERMETROP « Sağlık

Bir gözün, yakında bulunan şeyleri görememesi. Böyle gözlere “hipermetrop göz” denir. Gözün bozukluğu doğuştan olabildiği gibi, sonradan da olabilir. Çoklukla yaşın ilerlemesi durumlarında görülür. Doğuştan olanlarda göz merceği yassıdır ve dışardan gelen hayâl ışınları retinanın arkasına düşer. Sonradan olma bozukluklarda, göz kasları, uyumu tam yapamadığından hayâl aynı şekilde retinanın arkasına düşürür. Gözü, hipermetrop olanlar, okuyacakları yazılan, gözlerinden gereği 'kadar uzak tutmak ya da camları konveks olan gözlükler kullanmak zorundadırlar.

AFYONKARAHİSAR « Türkiye Coğrafyası

İçbatı Anadolu bölgesinin en büyüt şehri ve Afyonkarahisar ilinin merkezi. Deniz yüzeyinden 10:20 metre yükseklikte ve 38.394 nüfuslu bir şehirdir.

Şehir volkanlık bir tepenin eteğinde kurulmuştur. Karahisar adını bu tepenin sivahımtrak olmasından, Afyon adını da afyonun yetiştiği bir bölge olmasından almıştır. Şehir bu tepenin eteklerinde ve Taşpmar deresi boyunca ovajfa yayılmış gibidir. Güneyinde Hıdırlık tepesi, batısında Mültalip dağları uzanmaktadır.

Haydarpaşa'dan, Adana ve Konya'dan, Aydın'dan ve Manisa'dan gelen demiryolları ile ve çeşitli illerden gelen karayolları ile İç Batı Anadolu bölgesinin en işlek ve yol kavşağı olan şehirlerinden biri olmuştur.

Şehrin kuruluş tarihi kesin olarak bilinmekle beraber, Milâttan önceki devirlere ait yapılara sık sık tesadüf edilir. Şehrin civarında Etütlerden ve Frigyalılardan kalma eserlerin izleri vardır.

XII. yüzyıldan itibaren Selçukluların elinde bir şehir olmuş ve Selçuk İmparatorluğu'nun dağılmasından sonra Osmanlılar'ın idaresine geçmiştir. Bu devrede ve Selçuk devrinde birçok mimarî eserler yapılmıştır. 1272 yılında Selçuk emirlerinden Ali Bey tarafından yaptırılan Ulu Cami, Anadolu'nun en eski camilerinden biridir. Gedik Ahmet Paşa'nın 1477 de yaptırdığı İmaret Camii ile Lala Sinan Paşa'nın 1424 de yaptırdığı Sinan Camii de eski eserler arasında yer alır.

Millî Mücadele yıllarında Afyon şehri, bütün Anadolu şehirleri gibi, kendine düşen vazifeyi yapmış ve 27 Ağustos 1922 de düşman istilâsından kurtulmuştur.

Gün geçtikçe artan modern yapıları ile Türkiye'nin büyük şehirlerinden biri olmak yolundadır.



AFYONKARAHİSAR İLİ

Ege Bölgesi'nin İç Batı Anadolu bölümünde bulunan illerinden biri. Yüzölçümü 14.627 kilometrekare, nüfusu 461.458 tir.

Kuzeyinde Eskişehir, doğusunda Konya, güneyinde Isparta, Burdur ve Denizli, batışında Denizli, Uşak ve Kütahya bulunur. Osmanlı devrinde Bursa nın bir sancağı olmuş, Cumhuriyet devrinde il haline gelmiştir. Afyonkarahisar' ın yüzey şekli, genel olarak düz ovalar halinde bulunan başlıca dört parçadan ibarettir.

Afyonkarahisar ilinde başlıca tahıl, nohut, mercimek, fasulye ve özellikle haşhaş tarımı yapılmaktadır.

LAHANA « Bitkiler

Turpgillerden kışın yetiştirilen bir sebze. Üstü yeşil içi beyaz, büyük ve kat kat sarılıdır. Etle pişirilir, dolması, salatası ve turşusu yapılır.

ÇEKİDE « Türkçe ve Dilbilgisi

Türk basınında, belli zaman aralıkları ile çıkan yayınlara verilen eski ad. Bugün “gazete” denmektedir. Arap dilinde de aynı anlamda kullanılan bu kelime, dilimizde “gazete” anlamında XIX. yüzyıldan itibaren kullanılmağa başlanmıştır. Özel olarak yayınlanmış olan ilk gazete olan “Ceride-i Havadis” ten sonra bu kelime, çoklukla resmî ya da yarı resmî özelliği olan ve belli zaman aralıkları içinde yayınlanan yayınlar için kullanılmıştır: Zabıt Ceridesi, Resmî Ceride gibi...

FİDYE « Dünya Tarihi

Türkçesi “Kurtulmalık” anlamına gelen bir deyim. Bir şahsın esaretten ya da tutulduğu bir belâdan kurtarılması için ödenen paraya ya da eşyaya fidye denir. Eskiden savaş esirleri fidye ile kurtarılırdı. Gerek eski çağlarda, gerek zamanımızda eşkıyalar ailelerinden para koparmak istedikleri zengin kimseleri dağa kaldırır, sonra bu şahısları serbest bırakmak için ailelerinin yüklü fidyeler ödemesini şart koşarlardı. Fidye için adam kaçırmak zamanımız gangsterlerinin sık sık başvurdukları bir vurgun usulüdür. Amerika da 1920 yılından beri ve Fransa'da da son yıllarda çok önemli çocuk kaçırma vakaları olmuştur. Amerika'da olan bu çocuk kaçırma vakalarında genel olarak fidye ödendiği halde gangsterler kaçırdıkları çocukları öldürmektedirler. Son yıllarda fidye için en mühim çocuk hırsızlığı vakası Fransa'da tertiplenmiş ve meşhur Peugeot otomobil fabrikaları sahibinin oğlu kaçırılmış ve kurtarılmış, sonra da polis gangsterleri yakalamaya muvaffak olmuştur.