Nedir

SAİTELİ « Türkiye Coğrafyası

Konya iline bağlı bir ilçe yüzölçümü 3.785 kilometrekare, nüfusu 37.311 dir. Yüzeyi hafif meyilli, yer yer orman ve makinelerle kaplı yamaçlardan ve bunlar arasındaki vâdilik alanlardan, hemen hemen dümdüz denecek bölümlerden ibarettir. Halkının başlıca geçim kaynağı geniş tarla ekimi ve koyunculuktur.İlçe merkezi 6.003 nüfuslu Kadınhanı kasabasıdır.

PRİZMA « Matematik

Alt ve üst tabanları birbirine eşit ve paralel iki çokgenden, yanal ayrıltıları da eşit ve paralel doğrulardan ibaret çok yüzeyli cisimlere verilen ad. Prizmalar, tabanlarının şekline göre ad alırlar. Üçgen prizma, dörtgen prizma, beşgen prizma gibi. Tabanları üçgen olan prizmalar, aynı zamanda “ışık prizması” adını da alırlar. Işık prizmasından geçen beyaz ışık ışınları, kendini meydana getiren renklerin kırılma durumlarına göre, bu renklerin değişik açılarla kırılması üzerine, kendini meydana getirmiş olan renklerine ayrılır. Böylece, ışık prizmasına uygunların beyaz bir ışıktan, tayfın yedi rengi meydana gelir.

MİLLİ KÜTÜPHANE « Devlet

Ankara'da Yenişehir semtinde, Namık kemal mahallesinde, Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı olarak kurulmuş olan kitaplık. 1946 yılından itibaren kurulması teşebbüslerine geçilmiş, 16 Ağustos 1946 tarihinde açılmış, 1951 yılında da Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı bağımsız bir müdürlük durumuna getirilmiştir. 250,000 i aşan kitap sayısı ile, Türkiye'nin en önemli kitap sarayı durumunda olan bir müessesedir. Bu kitaplar arasında, yerli ve yabancı eserler, eski yazma eserler bulunmaktadır. Bunların dışında, Millî Kütüphanede, mikrofilimler, haritalar, çeşitli devamlı eserler koleksiyonları, gazete ve dergi koleksiyonlar bulunmaktadır. Ayrıca biyografya, bibliyografya, aksesyon, katalog, müzik, eserleri, mikrofilim, bölümleri gün geçtikçe önemli gelişmeler kazanmaktadır.

Kütüphanede, bir asıl okuma salonu, iki devamlı yayınlan okuma salonu, araştırıcılar için özel okuma salonu gibi salonlar bulunmaktadır. Haftanın yalnız bir günü dışında her gün, parasız olarak herkese açıktır. Kütüphanede, ayrıca haftanın belirli günlerinde konserler ve konferanslar verilmektedir.

ANTRASİT « Yeryüzü

Güçlükle tutuşan, koku ve duman çıkarmadan yanan bir çeşit taş kömürü. Katılık ve yoğunluğu diğer kömürlerden çoktur. Parmak üstünde leke bırakmaz.

Kısa mavi renkli bir alevle yanar. Kalori 9.000 - 9.500 olduğu için çok defa lokomotiflerde kullanılır.

Memleketimizde Kastamonu ilinde bulunan antrasit kömürleşme derecesi en yüksek, jeoloji bakımından en eski olan kömürdür.

ALFABE « Toplum ve Toplum Yapısı

Bir dilin oldukça belirli bir ses temsil eden harfler sistemini bir arada gösteren dizi.

Bu kelime Yunan yazı sistemini meydana getiren harflerden ilk ikisi olan alpha ve beta'nın birleşmesinden meydana gelmiştir.

Yazı ve ses arasındaki bir bağıntı olan Alfabe, uzun bir gelişme safhasından sonra bugünkü halini almıştır. İnsanın sesi birtakım işaretler halinde belirtmesi, tarihten önceki çağlarda başlamış, çeşitli resimlerden, işaretlerden sonra bugünkü harf yazısı, yani alfabe şekline girmiştir.

Tarih yazı ile başlamıştır. Tarihten önceki devirden kalma birtakım belirtilere rastlanmışsa da ilk insan alfabetik yazı kullanmamıştır. Alfabeyi ilk olarak kullananlar kesin olarak bilinmiyorsa da, en eski belgeler Samî ırktan Fenikelilere aittir.

Böylece alfabetik olmayan Çin, Japon, Hitit hiyeroglifleri. Sümer ve eski İranlıların çivi yazısı ve eski Mısırlıların bir çeşit resim yazısı olan hiyeroglifleri zamanla gelişmiş ve ilk alfabe yazı sının doğuşuna sebep olmuşlardır. Böylece, Alfabenin esas karakteri olan tel bir modelden olmamasının sebebi açıklanmış olmaktadır. Çünkü Alfabe, tarihî gelişimin de gösterdiği gibi, bir çok modellerin esasından ve yönteminden faydalanmak suretiyle ve bu modellere benzetilmek suretiyle yaratılmış karmaşık bir eserdir. Fenikelilerin alfabe, sinden zamanla birçok milletler faydalanmış ve çeşitli alfabelerin doğmasına sebep olmuşlardır.

Fenike alfabelerinin doğurduğu büyük alfabelerden biri de Yunan alfabesidir. Yunanlılar, M.Ö. dokuzuncu yüzyılda bu alfabeyi alarak geliştirmişlerdir Bu alfabe, buradan İtalya'ya geçmiş, yi ne çeşitli değişmelerden sonra, Lâtin alfabesinin doğmasına sebep olmuştur.

Bugün Lâtin alfabesi kullanılan milletlerin çoğu, bu alfabeyi, kendi dillerinin şartlarına uydurabilmek için harflerin üstlerine ya da altlarına birtakım işaretler koymak suretiyle, başka ses de ferlerini temsil eden harfler meydan getirmiş; esas Lâtin alfabesi olan, kendi dillerinin de seslerini temsil edebilen alfabelere sahip olmuşlardır. Bizim alfabedeki ç, ğ, ş, harfleri böyle bir ihtiyacın karşılığıdır. Türkler, sekizinci yüzyıldan beri, çeşitli devirlerde ve bölgelerde Şamanizmi, Brahmanizmi, Hıristiyanlığı İslâmlığı benimsemelerine, Doğu ve Batı kültürleri çevrelerinden biri içinde bulunmalarına göre farklı alfabeler kullanmışlardır.

Uzun yıllar kullandığımız Arap yazısından sonra temeli Lâtin alfabesi ola alfabemizi kullanmaya başlamış bulunuyoruz.

SEDİR « Bitkiler

Kozalaklılardan bir orman ağacı. Boyu kırk metreye kadar varabilen ve kerestesi yapı işlerinde kullanılabilen bir ağaçtır. Özellikle Suriye ve Lübnan dağlarında bulunur. Kuzey Afrika'da Atlas dağlarında ve Himalayalar'da yetişenleri de önemlidir.