İNÖNÜ MEYDAN MUHAREBESİ ,(İkinci)

Kurtuluş Savaşı’nda, Millî Mücadele ordusunun, Yunanlılara karşı kazandı ikinci muharebe.Birinci İnönü Meydan Muharebesi de yenilgilerinin acısını unutmayan bunu kazanacakları bir başarı ile yok etmek isteyen Yunanlılar, çok geçmeden yeni bir taarruz hazırlığına giriştiler.
Taarruzun amacı, Türk Ordusunun teşkilâtlanmasına vakit bırakmamak , ilk muharebede Eskişehir ve Kütahyayı almak, daha sonra Ankara üzerine yürümek ve Büyük Millet Meclisi Hükûmetini dağıtmak suretiyle Sevr Antlaşmasının hükümlerini yürürlüğe koymaktı. Yunan Genel Kurmayı, Ankara‘nın zaptı halinde Türk Ordusunun bu şehrin doğusuna çekilerek bir savunma hattı teşkil edeceğine ihtimal vermemekte idi. Çünkü yol ve demiryolu şebekesi yoktu. Türk Ordusu yiyeceksiz ve cephanesiz kalacaktı. Dağılmaya veya teslim olmaya mahkûmdu.
Bu sıralarda Yunan Ordusunun kuvvetleri Bursa ve doğusunda, Uşak ve doğusunda, İzmit‘te ve Gebze‘de grupla dağılmıştı. Türk Kuvvetleri ise, Eskişehir‘in kuzey batısında, Dumlupınar doğusunda ve Kocaeli cephesinde bulunuyordu. Yunanlılar 23 Mart 1921 de Bun ve Uşak batısında üstün kuvvetlerle Eskişehir ve Afyon istikametinde ileri harekete geçtiler. Bu kuvvetlerin miktarı 40.000 tüfek, 3.700 den fazla ağır ve hafif makineli tüfek, 144 top ve 1.200 kılıçtan (süvari) ibaretti. Buna karşı Türk kuvvetleri Eskişehir ve İnönü Bölgesinde İsmet Paşa Kumandasında 15.000 tüfek, 150 hafif ve ağır makineli tüfek, 900 kılıç ve 50 top ile Afyon ve batısında Refet Paşa kumandasında 9.000 tüfek, 64 makineli tüfek, 400 kılıç ve 51 top kadardı.
Bursa, Bilecik ve Pazar köy üzerinden ilerleyen Yunan kuvvetleri, 26 Mart akşamı, muharebeyi İnönü mevkilerinde kabul etmeye karar vermiş olan İsmet Paşa’nın batı cephesi birliklerinin sağ kanadı ile temas ettiler. Ertesi gün bütün cephe boyunca taarruza başladılar. Kuvvetlerimiz merkez ile sol kanadımızda bazı gerileme hareketleri yapmaya mecbur kaldılar. Bununla beraber erlerle subaylarımızın ve hattâ kumandanlarımızın omuz omuza çöküşmesi sayesinde mevziiler muhafaza edildi. 30 Mart’ta Yunanlılar, aldıkları takviye birlikleri ile yeniden taarruza geçtiler. Türk kuvvetlerinim sağ kanadı Ankara‘dan gelen ve aralarında Muhafız Gücünün de bulunduğu takviye kuvvetleri ile düşman üzerine karşı taarruza geçince, Yunan taarruzu kesin olarak kırıldı. 30/31 Mart gecesi, Yunanlılar perişan bir şekilde geri çekilmeye başladılar. Şiddetle takip edildiler. Bu suretle ikinci İnönü zaferi de kuvvetçe üstün düşmana karşı az kuvvet, fakat üstün bir iman ve yüksek fedakârlıkla kazanılmış oldu. Muharebenin neticesini günlerden beri heyecanla bekleyen Türk umumî efkârı İnönü zaferini büyük törenlerle kutladı. Mustafa Kemal’in Batı cephesi kumandanına yazdığı tebrik telgrafında da dediği gibi İnönüde yalnız düşman değil, milletin ters dönmüş olan talihi de artık yenilmişti.
İnönü zaferi 8, Nisan’da kazanılan Aslıhanlar zaferi ile tamamlandı. Yunanlılar İnönüye taarruz ederken Uşak bölgesinde Afyonkarahisar istikametinde taarruza geçmişler 24 Mart’ta Dumlupınar‘daki mevzilerimizi düşürerek 28 Mart’ta Afyonkarahisarı zapt etmişler ve Konya İstikametinde yürüyüşe geçmişlerdi. Fakat İnönü zaferi kazanıldıktan sonra Türk birlikleri Yunanlıların yar kuvvetlerini tehlikeye düşürünce, Yunar kuvvetleri Afyon‘u boşalttılar ve geri çekilmeye başladılar. 8 Nisan’da Aslıhanlarda mağlûbiyetleri bu cephedeki durumun lehimize halledilmesine sebep oldu. Yunanlılar, Uşak‘ta takviye aldıkları için Dumlupınar‘ın alınmasından vazgeçilerek cephenin kuvvetlendirilmesiyle meşgul olunmaya başlandı (11 Nisan 1921).

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir