Nedir

KELEBEK « Hayvanlar

Güzel renklerle süslü kanatları olan böceklere verilen ad. Kanatları ve gövdesi toz gibi pullarla kaplıdır.

Kelebekler tam bir başkalaşım geçiren böceklerdir. Bunlar ilkin yumurtadan kurtçuk halinde çıkarlar, yaprak ve ağaç kabuğu ile beslenir, sonra da kendilerine bir koza örerek krizalit haline gelirler. Kelebekler bu kozadan, kanatlı böcekler halinde, başka bir deyimle kelebek halinde çıkarlar. Kelebeklerin, başkalaşımları sırasında içinde bulundukları bu koza, ipeğin meydana gelmesini sağlar.

ALEM « Toplum ve Toplum Yapısı

Bir şeyi tanıtmak için kullanılan işaret, alâmet ve bayrak .Eskiden beri ordu ve asker topluluklarının işareti olmak üzere çeşitli alemler kullanılmıştır. Eski Mısırlılar alem olarak ilâhlarının ve kutsal hayvanlarının suretlerini taşırlardı. Türkler alem olarak at kuyruğu, boynoz ve kurt sureti taşımışlardır. İtalya faşistlerinin alemi, ortasında bir balta olan değnekler demetidir. Nazi Almanya’sının alemi, gamalı haçtı. Türkiye Cumhuriyetinin alemi, ay yıldızdır.

Alem, bu şekilde bayrak ve sancak anlamını taşıdığı gibi cami, türbe, medrese, çarşı, imaret gibi dinî ve resmî binaların kubbelerine, çatılarının üstüne süs olarak konulan tepelikler anlamına da gelir. Bunlar ya yapının bir zarureti sonucu, veya yapıya bir güzellik vermesi için, veyahut gelenek ve göreneklerin etkisi altında kalınarak konulur.

MİSSİSSİPPİ NEHRİ « Dünya Coğrafyası

Amerika Birleşik Devletlerinde büyük bir ırmak. Minnesota devletinde. İtasca gölünden çıkar ve geniş bir delta meydana getirdikten sonra çeşitli ağızlarla Meksika körfezine dökülür. Bir çok kolları vardır. Kaynağından ağzına kadar olan uzunluğu 7.200 kilometredir.(Bu boyu ile dünyanın en uzun nehridir). Bir ova nehri özelliğindedir ve gemilerin seferlerine elverişlidir.

HÜKÜMET DARBESİ « Politika ve Siyaset

Belirli bir kuvvete ya da askerî kuvvetlere dayanan kimselerin zorbalıkla meydana getirdikleri hükümet değişikliği. Yukarıdan inen bir iktidar değişikliğidir. Halk kitlelerinin katılmasıyla meydana gelen ihtilâlden farklıdır. Napoleon I. in 1799 da iktidarı ele alması, Napoleon III. ün 1851 deki hareketi, Mussolini'nin 1922 deki hareketi, son yıllar da Avrupa, Asya, Amerika'nın çeşitli memleketlerinde meydana gelen iktidar değişiklikleri, hükümet darbelerine birer örnektir.

KAUÇUK « Teknik

Sıcak yerlerde yetişen kauçuk ağaçlarından elde edilen sütten çıkarılan bir madde. Kauçuk ağaçlarının gövdelerinin bıçakla çizildiği zaman “lateks” denilen bir süt akar. Kauçuk, bu sütün içinde çok ufak tanecikler halinde ortalama, olarak % 25-30 oranında bulunur. Bu süt, asetik asitle muamele edildiğinde kauçuk ayrılır. Buna “ham kauçuk” adı verilir. Bu ham kauçuk, yıkama makineleriyle temizlenir ve yoğuludur. Soğukta kırılan, sıcakta yapışan bir durum alır. Kükürtle vulkanize edildikten sonra endüstride kullanılır.

Kauçuk, bugünkü endüstrinin önemli maddelerinden biridir. Motorlu - motorsuz taşıt araçlarının tekerlekleri, çeşitli yağmurluklar, ayakkabılar, elektrikçilikte en önemli izolalar, düğme, tarak, kalem gibi maddeler, yapıştırma solüsyonları, vernikler, kauçukun endüstriye uygulama şekilleridir.

Doğal kauçuğun bu kadar çok kullanılması sebebi ile, kauçuğu çok ucuz ve bol miktarda elde edebilmek için 1906 yılında Almanlar tarafından sentetik (yapay) kauçuk elde edilmiştir.

AKCİĞER « Sağlık

Göğüs boşluğu içinde bulunan ve solunuma yarayan organ. Göğüs boşluğunun sağ ve sol yanlarında bulunan iki ayrı parçadan meydana gelmiştir. Üzeri Plevra denen bir zarla kaplıdır. İçerisi, hava ile dolu olan ve "akciğer kesecikleri" denen boşluklardan yapılmıştır. Keseciklerdeki bu hava, bronşçuklar, bronşlar ,soluk borusu (trakea), gırtlak, yutak, ağız ve burun yolları ile dış hava ile birleşir.

Yarım koni biçiminde bulunan akciğerlerin her birinin ikişer yüzü, birer tabanı ve birer tepesi vardır. İç yan yüz ile tabanlar hafif konkav, dış yan yüzler konvekstir. Birbirlerinden damarlarının ve bronşların meydana getirdiği mediasten organları ile, karından diyafragma ile ayrılırlar. Renkleri genç yaşlarda açık kırmızı, yetişkinlerde kül renkli olur ve üzerinde esmerimtrak lekeler bulunur. İçleri hava ile dolu olduğundan sudan hafiftirler.Ancak boşaltılmış bir akciğerle soluk almadan ölen yeni doğmuşların akciğerleri suda batarlar.

Sağ akciğer üç loba, sol akciğer iki loba ayrılmıştır. İç yan yüzlerinden bronşlar, atardamarlar, toplardamarlar lenfalar ve sinirler çıkar.

Akciğerler, solunuma yani nefes alıp vermeye yarayan bir organdır.

Canlıların nefes alıp vermeleri, balıklarda olduğu gibi solungaçlarla; kuşlarda olduğu gibi hava boruları ile ve insan ve yüksek hayvanlarda olduğu gibi ciğerlerde olur.

Solunum sırasında, akciğerler hareketsizdir. Nefes alma olayını sağlayan, diyafragma kasıdır. Karın boşluğu ile akciğerleri ayıran diyafragma, muntazam aralıklarla karın boşluğuna doğru alçalır ve yükselir, Diyafragma'nın bu hareketi, akciğerlere basınç yaparak, kanın ciğerlere dolmasını ya da ciğerlerden boşalmasını sağlar. Böylece nefes alıp verme olayı meydana gelmiş olur.

Nefes alıp verme olayı da, oksijeni fazla olan temiz havanın ciğerlere dolması, ciğerlerdeki karbondioksiti fazla olan kirlenmiş havanın ciğerlerden çıkması olayıdır. Bu olay meydana gelirken de, akciğer keseciklerine (alveoller) kadar gelen kılcal kan damarlarındaki kirlenmiş kan taze gelen oksijeni alarak yerinde karbondioksiti bırakır ve temizlenmiş bir vaziyette kalbe gider. Böylece hayat ve canlılığın esasını teşkil eden nefes alıp verme olayı meydana gelmiş olur.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy