Nedir

DOĞANHİSAR « Türkiye Coğrafyası

Konya iline bağlı bir ilçe. Nüfusu 23.01 dir. Sultan dağlarının eteğinden kuzeydoğuya doğru alçalan bir yüzeyi vardır. Düzlükler, hemen bütün ilçe topraklarını meydana getirir. Tahıl ve baklagiller ekimi, başlıca gelir kaynağıdır.

İlçe merkezi 5.559 nüfuslu Doğanhisar kasabasıdır.

SAAT « Dünya Tarihi

Bir günün yirmi dörtte birine eşit olan zaman birimi.Bu zaman birimi esas kabul edilerek zaman göstermek için yapılan araçlara da saat ismi verilir. Zamanı göstermek için kullanılan saatlerin güneş saati, kum saati, su saati, duvar saati ve kol saati gibi birçok çeşitleri vardır.

Eski Mısırlılar ve Babilliler (M. Ö. 5000 - 1000) zamanı, tanıdıkları yıldızların durumuna ya da güneş saatlerine bakarak ölçerlerdi. XVII. yüzyıla kadar da en doğru saatler bu saatlerdi. Babilliler, su saatini icat etmişlerdi. Bu saatte içi yavaş yavaş su ile dolan bir kaptaki suyun seviyesine bakarak zamanı anlamak kabildi. Bu kaba su belirli bir oranda akışla dolardı. İçinde bulunan zembereklerin veya bazı ağırlıkların etkisiyle hareket eden bir seri çarklardan meydana gelen mekanik saatler ilk defa XIV. yüzyılda görüldü, fakat bu ilk saatler doğru gitmiyordu ve bunların sadece akrebi mevcuttu. Yelkovanları yoktu. Huyghens 1657 de saatin içindeki çarkların belirli bir hızla ve turla dönmesini sağlamak için saate bir pandül ekledi. Bu tarihte saatlerin hataları 10 dakikaya kadar indirilmişti. İlk dakik saat 1671 de imal edilen Harrison kronometreydi. Bu kronometre ile saatin hatası günde bir saniyeye indirilmişti. Son zamanlarda enerjisini alternatif akımdan alan elektrikli saatler ve son derece dakik radyo frekans osilâtörleriyle ayarlanan saatler yapıldı. İyi bir astronomik saatin hatasının 24 saatte 0,001 saniyeyi aşmaması gerektir.

Saatlerin Greenwich'teki saate göre ayarlanması 1914 yılı 9 Mart günü kabul edilmiştir. Bundan önce saatler Paris saatine göre ayarlanırdı. Bazı memleketler 1915 yılından itibaren günlerin daha uzun olduğu yaz mevsiminde saatleri 60 dakika ileri almaya karar vermişlerdir. Buna “yaz saati” adı verilir. Yaz saati memleketimizde ikinci Dünya savaşından beri kullanılmaktadır. Süresi de kararname ile tayin edilmektedir. Yaz saati, yazın sıcak aylarında insanların işlerine daha erken başlamalarını sağlar.

ŞEYHÜLİSLAM « Din

Osmanlı İmparatorluğu'nda, din işlerini yöneten, aynı zamanda dünya işlerini de din bakımından incelemekle yetkili kimse. Osmanlıların ilk zamanlarında en yüksek din adamlığı, “kazaskerlik” görevinde toplanırdı. Fatih devrinden itibaren, “müftü” diye adlandırılan şeyhülislâm, bütün ulemanın başkanı ve müderrisler arasında en yüksek derecede Olandı. Müftüler, Divan-ı hümayun'a dahil kimseler değildi ve yargı erkleri yoktu. Bu işi Anadolu ve Rumeli kazaskerleri görürdü. Bunların görevi, dinî konularda fetvalar vermeden ve çeşitli din meselelerini çözümlemekten, ibaretti. Fakat, XVII. yüzyıldan itibaren, müftülere “şeyhülislâm” denmeğe başlamış ve şeyhülislâmlar, kabinede, sadrazamdan sonra yer almağa başlamışlardır. Bu durum, Osmanlı İmparatorluğu'nun sonuna kadar sürmüştür.

PARS « Hayvanlar

Etoburlardan, sıcak ülkelerde yaşayan bir hayvan. İrilik bakımından, yırtıcı hayvanların en büyüklerinden biridir. Derisi parlak ve açık renklidir. Deride sık ve siyah benekler bulunur. Çakal, yılan, antilop gibi hayvanları avlayarak geçinir. İnsana saldırmazlar, fakat, aslan ve kaplandan daha tehlikeli hayvanlardır.

Parsın Amerika'da yaşayan cinsine “Jagar” denir. Buna “Ameriken Kaplanı” da derler. Çoklukla Güney Amerika'da bulunur. Çok yırtıcı ve kan dökücü bir hayvandır. Puma ve Çita da Amerika'da yaşayan Jagar cinsleridir.

GEYİK « Hayvanlar

Geviş getirenlerden bir hayvan. En büyük özellikleri boynuzlarındadır. Boynuzları çoğu zaman 1- 1,5 metreye yaklaşır, dallı budaklıdır. Dikine ya da enine büyüyen çeşitleri vardır. Sıcak iklimlerde, ormanlık ve dağlık bölgelerde yaşarlar. Sığıra yakın iriliktedir. Yaprak ve ot yiyerek beslenir.

HİDRO - ELEKTRİK « Fizik

Türbinlere akıtılan suyun, jeneratörleri çalıştırmasıyla elde edilen elektrik gücü. Barajlardan, akar sulardan, çeşitli su kaynaklarından borular aracı ile türbinlere akıtılan su, türbinlerden geçerken bunlardaki kanatları iter. Böylece kanatların bağlı bulunduğu silindirler döner. Bu silindirler, bir elektrik jeneratörüne bağlı olduğundan, silindirlerin bu hareketi ile jeneratörler çalışmış olur. Böylece su gücünden elektrik gücü elde edilmiş olur. Su gücünden elde edilen bu elektrik gücü ucuza mal olduğundan, bu yolla elektrik gücü elde etmek işlemi, önemli gelişmeler kazanmıştır.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy