Nedir

ASFALT « Kimya

Büyük moleküllü hidrokarbonların karışımından ibaret koyu renkli bir madde. İçinde az miktarda oksijen, kükürt ve azot bileşikleri bulunur. Tabiatta tabiî olarak bulunur. Ham petrol asfaltı ile maden kömürü katranının damıtılmasından elde edilen zift. Özellik bakımından asfalta benzer. Yol yapımında ve siyah lâk yapmakta kullanılır.

ANADOLU BEYLİKLERİ « Tarih

Anadolu Selçuklu Devletinin XIII. yüzyılın sonlarında kuvvetten düşerek yıkılması üzerine Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde kurulan küçük Türk beylikleridir. Bunlara eski kaynaklarda “Tavâif-i Mülûk” denir.

Sayıları yirmiyi geçen bu beylikler. XIII. yüzyıl sonundan XVI. yüzyılın başına kadar geçen süre içinde Anadolunun tarihî çehresini karakterize etmişlerdir.

XI. yüzyılda başlayan Selçuklu fetihleri, Anadolu'ya da yayılmış, bu bölgede Bizans İmparatorluğuna karşı uç beylikleri kurulmuştur. Sınırlarda devamlı çarpışmalar yapan bu beylikler, merkezi hükümetin kuvvetine göre, bağlılıklarını devam ettirmişlerdir. XIII. yüzyılın başlarında Alâaddin Keykubat I. zamanında merkezî devlet otoritesi, uç beylikleri üzerinde kendini kuvvetle hissetmiş olduğundan, bu beylikler, merkezî devlet idaresini tamamen kabul etmişlerdir. Fakat Alâaddin Keykubat I. in son zamanlarında uç beylikleri ile devlet merkezi arasındaki bu sıkı bağlılık gevşemiş, 1220 den sonra Moğol'ların saldırıları sonucu olarak da büsbütün bozulmuştur.

Bu durum, Anadolu Selçuklu Devleti'nin yıkılmasından sonra daha da arttı. Çeşitli savaşlarda yararlıklar göstermiş olan kudretli şahsiyetler ya da gaziler, yaptıkları hizmetler karşılığında kendilerine verilmiş olan toprakları diledikleri gibi yönetmeğe başladılar.

Selçuklu Devleti'nden sonra Anadolu her ne kadar İlhanlıların bir yönetim bölümü halinde bulunmuşsa da, aslında beylikler, kendi yönetimleri ile kendileri ilgileniyorlardı. İlhanlılar, Anadoluda ki bu kargaşalıklara son vermek için, İlhanlı hükümdarı Mesut U. Timurtaş'ı, Anadolu eyaletine, genel vali olarak gönderdi.

Timurtaş, Anadolu'da düzeni sağladıktan sonra, kurulmuş olan Türk beylikleri ile mücadeleye başladı. Fakat, bir süre sonra, babasının İran'da Öldürülmesi üzerine Mısır'a kaçmak zorunda kaldı. Buralarının yönetimi işini de Ertana Bey'e bıraktı. Fakat, Ertana, gerekli düzeni kuramadı. İlhanlı Devletinin son bulması üzerine de, Türk beylikleri, tam olarak bağımsız kaldılar. Böylece, Türk tarihinin üçüncü büyük devresini meydana getiren “Anadolu beylikleri devri” başlamış oldu.

Beylikler, bu olaylardan sonra, şehirlerinin bayındırlığına önem vermişler, Anadolu dışındaki ülkelere de akınlar yapmağa başlamışlardır.

Fakat, Osmanlı beyliğinin yavaş yavaş kuvvetlenmesi, Anadolu'nun siyasî birliğinin sağlanması; mevcut beyliklerin teker teker de olsa ortadan kaldırılmasını gerektirmiştir. Çelebi Mehmet, Murat II. Fatih Mehmet ve Yavuz Selim zamanlarında beylikler, Osmanlı egemenliği altına sokulmuşlardır.

Böylece Anadolu'da beylik devri sona ermiş ve Anadolu, Osmanlı idaresinde siyasî birliğe kavuşmuştur.

Anadolu beylikleri, kuruluş tarihlerinin eskiliğine göre şunlardır: 1 - Menteşeoğulları beyliği, 2 -Karamanoğulları beyliği, 3 - Sahip Ataoğulları beyliği, 4 -Süleyman Pervaneoğulları beyliği, 5 -Hüsamettin Çobanoğulları beyliği, 6 -Germiyanoğulları beyliği, 7 -İnançoğulları beyliği, 8 -Eşref-oğulları beyliği, 9 -Osmanoğulları, 10 - Candaroğulları beyliği, 11 - Hamidoğulları beyliği, 12 - KarasioğuIIarı beyliği, 13 -Saruhanoğulları beyliği, 14 - Aydınoğulları beyliği, 15 - Ertana beyliği, 16- Dulkadiroğulları beyliği, 17 -Ramazanoğulları beyliği, 18 - Kadı Burhaneddin beyliği, 19 -İzmiroğlu beyliği, 20 - Alâiye beyliği.

DOLAP « Sözlük

İçine elbise ya da başka şeyler koymaya yarayan ayaklı ve kapaklı yüksekçe mobilya. Duvara dayanan ve istenen yere taşınan cinsleri olduğu gibi, duvar kalınlığı içine sabit ve yerli olarak yapılanları da vardır.

Ortaçağda genel olarak duvara gömülü olarak yapılan dolaplar, çoklukla silâh koymak için kullanılırdı. Fakat Rönesans devrinden sonra, evlerde süs olarak kullanılan ve elbiselerin konduğu dolaplar yapılmıştır. Türk evlerinde kullanılan dolaplar ise, yakın zamanlara kadar yerli dolap özelliğinde dolaplardı ve bunların çok güzel nakışlarla süslenmesine ve odaların başlıca süslü eşyasını meydana getirmesine dikkat edilirdi.Dolapların aynalı dolap (kapağında büyük bir boy aynası bulunan elbise dolabı), elbise dolabı, gömme dolap, yerli dolap gibi çeşitleri vardır.

ILICALAR « Genel Coğrafya

Doğal durumunda ve genel olarak yerden 34 C0 inin üstünde sıcaklıkla çıkan ve şifalı özelliklerden faydalanmak üzere banyo halinde kullanılan sulara verilen ad.

Çok eski zamanlardan beri milletler, kendi yaşadıkları topraklar üzerinden fışkıran soğuk, ılık ve sıcak, lezzetli lezzeti oldukça acı ve tuzlu sularda bazı hastalıkları iyi edici özellikler arayarak, bunlardan istifade edebilmek imkânını bulmuşlardır.

Bu suların çıktığı bölgelerde, herkesin gelebileceği ve kısa ya da uzun bir tedavi süresince kalabileceği banyolar yapmışlardır. Hastalıkları iyi eden yerler oldukları gibi, aynı zamanda birer, dilenme bölgeleri de olan ılıcalar, bugün, bütün dünyada büyük ilgi gören yerlerdir.

Türkiye'de sayıları yüzleri aşan ılıcalar vardır. Bu ılıcaların suları, genel ve özel karakterleri bakımından ve iyi ettikleri hastalıklara göre çeşitli gruplara ayrılırlar. Bunların başılıcaları şunlardır: Alkali kaynaklar (mide, barsak hastalıkları, için), akratoterm kaynaklar (romatizma, deri hastalıkları, böbrek hastalıkları, felçler için, demirli kaynaklar (çeşitli kan hastalıkları için,) sisli kaynaklar (romatizma, damar sertliği ihtiyarlık halleri için) toprak alkalili kaynaklar (böbrek taşları, şeker hastalıkları için).

SAMSUN « Türkiye Coğrafyası

Samsun ilinin merkezi olan şehir.Nüfusu 87.311 dir.Karadeniz kıyılarında, Mertırmak adlı küçük bir akar su deltasının batı kenarında kurulmuştur. Kuruluş tarihi M.Ö. sekizinci yüzyıla kadar uzanır. Yıldırım Bayezit devrinde Osmanlıların eline geçmiştir. Karadeniz Bölgesinin en önemli şehirlerinden biridir. Günden güne bayındırlaşan ve büyüyen Samsun şehri, önemli bir ticaret şehri özelliğindedir.

Samsun, Türk Kurtuluş Savaşı'nda ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, şerefli bir yer kaplayan şehirlerimizdendir. Büyük Atatürk, Kurtuluş Savaşı'na başlamak üzere Anadolu'ya geçmeye karar verdiği zaman, bu mücadelesinin başlangıç noktasını Samsun olarak seçmiş ve 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsuna ayak basarak Anadolu topraklarına çıkmıştır. Bu tarih, Türk Millî Mücadelesinin başlangıç tarihidir.

SAMSUN İLİ

Anadolunun kuzeyinde Karadeniz kıyılarında bulunan illerimizden biri Yüzölçümü 9.392 kilometrekare, nüfusu 654.602 dir. Kuzeyinde Karadeniz, doğusunda Ordu, batısında Sinop, güneyinde Tokat, Amasya ve Çorum bulunmaktadır. Merkezi Samsun şehridir.

Samsun ilinin yüzeyi, genel olarak Kuzey Anadolu dağ sıralarının meydana getirdiği dağlık alanlardan meydanda gelmiştir. Bu dağ sıraları arasında yer yer akarsuların dağları yarmasından meydana gelen vâdilik alanlar, geniş alûvyal ovalar bulunmaktadır.

Samsun ili, genel olarak bir tarım bölgesidir. Nehirlerin meydana getirdiği alûvyal ovalar ve vadiler, tarıma en elverişli bölgeleri meydana getirir. Her türlü tahıl, bu arada tütün, önemli miktarda yetiştirilir. Orman ürünleri hayvancılık da gelir kaynaklarında önemli rol oynar.

DETERMİNİZM « Felsefe

Bir felsefe mesleği. Determinizm her olayın maddi ya da mânevi bir takım sebeplerin zorunlu sonucu olduğunu ileri sürer. Kâinat olaylarının hepsi, bunların arasında insan aksiyonları, daha önceki bir takım sebeplerin sonucu olarak kabul edilir. Bunlar da, ilerde olacak bazı işlerin sebeplerini meydana getirirler.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy