CÜLUS BAHŞİŞİ « Tarih
Osmanlı padişahlarının, tahta çıkışlarında sadrazamdan başlayarak devlet ileri gelenlerine, ulemaya ve kapıkulu ocaklarına kanuna göre belli miktarlar üzerinden verdikleri bahşişe verilen ad. Cülus bahşişi verilirken divan toplanır ve para ulufe gibi dağıtılırdı. İlk olarak 1389 da Kosova savaş meydanında tahta çıkan Yıldırım Bayezit'in kapıkulu askerine ve ulemaya bahşiş vermesi ile cülus bahşişi başlamıştır. Zamanla kanunlaştırılan bu usul gereğince (Fâtih devri) tahta çıkan padişahın “Kullarının bahşiş ve terakkileri makbulümdür verilsin” demesi ve bu sözün asker tarafından işitilmesi âdet olmuştu. Cülus bahşişi, Bayezit II. nin taht'a çıktığında devlet adamlarına da atiyyeler verilmesi ile daha geniş bir özellik almıştır.Cülus bahşişi verilmesi, devletin zayıfladığı ve hazinenin darlık içinde olduğu zamanlarda bir takım zorluklar çıkmasına ve bazı kere askerlerin ayaklanmasına yol açmıştır. Hele bu durum, Mustafa I. Osman II., Murat IV. zamanında, İran savaşları ile uğraşıldığı bir sırada, askerlerin bahşiş istemeleri ve bu sebeple ayaklanmaları, saraydaki altın eşyaları eriterek para dökmek ve ayaklanan askere dağıtmak gibi devletin itibarını sarsıcı bir özellik almıştır.
1774 de Abdülhamit I. in tahta çıktığı yılda Ruslarla savaş devam ettiği devletin hazinesinde para olmadığı için cülus bahşişi usulü kaldırılmış, Mustafa IV. zamanında (1807) bu usul yeniçeriler tarafından tekrar canlandırılmak istenmişse de bu isteklerin önüne geçilmiştir.