Nedir

BÜNYAN « Türkiye Coğrafyası

Kayseri iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 2.138 kilometrekare, nüfusu 44.635 tir. İlçenin yüzeyi, genel olarak. Kuzeybatıda, Kuzeydoğu - Güneybatı yönünde uzanan Kızalırmak nehrine bakan, yer yer dik ve sarp, yer yer hafif ve tatlı meyilli sırtlardan ibarettir. İlçe halkı, geniş tarla ekimi ve bağcılıkla geçinmektedir.

İlçe merkezi 8.123 nüfuslu Bünyan kasabasıdır.

BAYRAK « Devlet

Genel olarak, bir devletin yada bir milletin ayırt edici sembolüne verilen adı. Bayrak, bir devletin, bir milletin ayırt edici sembolü olabildiği gibi, çeşitli kuruluşların işaretleri olarak, bazen da sadece bir işaret olarak kullanılabilir. Türlü renklerde düz ve bölümlere ayrılmış; çoklukla dikdörtgen şeklinde kumaştan yapılmıştır. Bir göndere (direğe) çekilip dalgalandırmak için yapıldığı gibi, çeşitli durumlarda da asılabilir.

Bir göndere çekilip dalgalandırmak için yapılan bayrağın şu kısımları vardır: 1 - Bayrak gönderi, 2 - Gönder direği, 3 - Makara, 4 - Bayrağın salvosu, 5- Bayrağın uçkurluğu, 6 -Boyu, 7 - Genişliği, 8 - Uçkurluk kenarı, 9 - Ucum kenarı 10 - üst kenarı, 11 - Alt kenarı, 12 - Merkezi, 13 - Ekseni.

Bir devletin ya da bir milletin sem bolü olarak kullanılan ve siyasi değeri olan bayraklar, başlıca şu sınıflara ayrılır: Millî bayrak, devlet bayrağı, hükümet bayrağı, savaş bayrağı, ülke bayrağı, donanma bayrağı, ticaret bayrağı, servis bayrağı kılavuz bayrağı.

Millî bayraklar memleketler sınırları içinde kullanılır. Memleket dışında da elçilik binalarına ve gemilere çekilir.

Normal olarak göndere çekilip dalgalandırmak için yapılan bayraklar, normal olmayan hallerde ve özel anlamlara gelmek üzere şu şekilde kullanılır: 1 - Bayrağı yarıya indirmek (matem işareti), 2 - Savaşta bayrağı indirmek (teslim işareti), 3 - Bayrağa vurmak (teslim işareti), 4 - Gemilerde bayrağı ters çekmek (imdat isteme işareti), 5 - Gemilerde bayrağı ortada düğümlemek (acele imdat isteme işareti). 6 - Savaşta bir gemide yabancı bir bayrağı kendi bayraklarının üstüne çekmek (o geminin, bayrağı üste çekilen devlet tarafından esir alındığının işareti), 7 - Bayrak eğmek (tazim işareti).

Tek renkli bayraklar ,işaret bayrağı olarak kullanıldıklarında şu anlamları verirler: 1 - Beyaz bayrak (savaşta teslim olmak), 2 - Kırmızı bayrak (trafikte “dur”, gemilerde “tehlike” işareti), 3 - Kızıl bayrak (ihtilâl işareti), 4 - Yeşil bayrak trafikte “geç” demiryollarında “yavaş geç” işareti, 5 - Sarı bayrak “bulaşıcı hastalık” işareti, 6 -Siyah bayrak (matem işareti).

Tarih: Eski milletler, özellikle ordu teşkilâtlarında türlü şekillerde semboller kullanmışlardır. Sümerliler, türlü mitolojik hayvanları, ay ve güneş gibi gök cisimlerini, bu sembollerde kullanmışlardır. Eski Mısırlılarda da, çeşitli şekillerde semboller görülür, Yunanlılar pek eski zamanlarda savaşlara giderken işaret olacak bazı zırh parçaları kullanmışlar, daha sonraları, Yunan sitelerinden her birinin ayırt edici sembolleri olmaya başlamıştır. Araplar, hicretin ilk yıllarında beyaz, daha sonraları yeşil ve siyah bayrak kullanmışlardır.

Gerek eski çağlarda, gerekse ilk çağlarda ayırt edici semboller, çeşitli cisimlerden yapılmıştır. Sembol olarak kullanılan bayrak ve sancakların, kumaştan yapılması, doğrudan doğruya Ortaçağda başlar. Bu devirde ilk bayraklar, çoklukla altın ve gümüş işlemeli haç işaretleri ve dinî bir özellik taşımışlardır. Avrupa'da XIX. yüzyıldan itibaren millî bayraklar belirmeğe başlamıştır. Bu bayraklarda ilk zamanlarda, dinî sebepler ön plânda yer etmiş, bu sebeple bayraklarda çeşitli haç şekilleri resmedilmiştir. Daha sonraki yüzyıllarda, millî renkleri gösteren şekiller ve renkler ön plânda kullanılmağa başlanmış ve millî denebilecek ilk bayraklar, ilkin Hollânda'da (1579) Oranje prenslerinin hanedan bayrağının millî bayrak olarak kabul edilmesi ile kullanılmağa başlamıştır.

Uzun gelişmelerden sonra milletler, çeşitli millî bayraklar kullanmağa başlamışlar ve millî bayrakların yanında başka ayırt edici semboller de kullanmışlardır.

Türklerde bayrak: İslâm dininin yayılmasından önce eski Türklerde, savaşlarda ucuna bir ipek parçası bağlanarak elde tutulan ve kahramanlık gösterenlere verilen işaretler kullanılmıştır. Bir şeref işareti sayılan bu bayraklar, ün salmış kahramanların taşıdıkları mızrağın ucuna takılmakta iken zamanla kahramanların komutanlarına, başkomutanlarına da sembol olmağa başlamış; devlet teşkilâtı genişledikçe baştaki hüküm, darların taşıdığı bayraklar, temsil ettikleri devletlerin de resmî ve millî alâmetleri olmağa başlamıştır. İslâm dininin Türkler arasında yayılmağa başlamasından sonra, eski millî geleneklerinin yanında İslâm dininin ve medeniyetinin etkisinden kurtulamayarak Türkler çeşitli bayraklar kullanmağa başlamışlardır. Fakat bunlar ayrı ayrı oymakların ve askerî birliklerin işaretleri olmak üzere çeşitli biçimlerde ve renklerde kullanılmıştır. Bir devletin genel sembolü anlamında aynı şekil ve renkte bayrak kullanılması, yakın yüzyıllara aittir, ilk Türk devletleri beyaz, siyah ve kırmızı bayrak kullanmışlardır.

Osmanlı beyliğinin ilk kuruluş yıllarında, Konya’dan Osman Bey'e gönderilen armağanlar arasındaki egemenlik işareti olan beyaz bayrak uzun zaman Osmanlı hükümdarlarının sembolü olmuştur. Bu bayrağın yanında hükümdarlar, aynı zamanda kırmızı, yeşil ve çeşitli renklerde bayraklar kullanmışlar.

dır. XV. - XVI. yüzyıllarda, Yeniçeriler beyaz bayrak, Sipahiler kırmızı bayrak kullanmışlar; çeşitli bölüklerde çeşitli bayraklar kullanmışlardır. Osmanlı ordusunda olduğu' gibi donanmada ve ticaret gemilerinde de değişik bayraklar kullanılmıştır.

XVIII. yüzyılın sonlarına doğru devletin genel bir sembolü olan bayrak kullanılmağa başlanmıştır. Böylece XIX. yüzyılın ilk yarısında kırmızı zemin üzerinde hilâl ve yıldız bulunan bayrak, Osmanlı Devletinin millî ve resmî bayrağı olarak kabul edilmiştir. Önceleri, bayrakta sekiz köşeli olan yıldız, Abdülmecit devrinde beş köşeli yıldız haline getirilmiş ve bayrak böylece son şeklini almıştır. Cumhuriyetin ilân edilmesinden sonra 29 Mayıs 1936 tarihinde kabul edilen “Türk Bayrağı Kanunu” ve Türk bayrağı kesin şeklini almıştır.

ALÜVYON « Yeryüzü

Akarsular tarafından taşınan, içinde kil, kum, çakıl gibi ufalanmış parçalar bulunan çamurlu tortuya verilen ad. Alüvyonlar, geniş alanlara yayılmak suretiyle çok verimli topraklar meydan getirirler, özellikle eskiden meydana gelmiş alüvyonların kapladığı alanlar, verim oranı daha çok olan alanları meydana getirirler.

ISTRANCA DAĞLARI « Türkiye Coğrafyası

Trakya'nın kuzey ve kuzey batısını kaplayan dağ sırası. Yükseklikleri 1.000 metreyi az geçer. Meriç nehrinin bazı kolları bu dağlardan çıkar.

FABRİKA « Sanayi ve Ticaret

Makinelerle ve seri olarak görülen yerlere verilen ad. İnsan ihtiyaçları arasına giren maddelerin bir çoğu, bir çok fiziksel ve kimyasal işlemleri gerektirmektedir. Çeşitli ihtiyaçların kullanılabilir halde sağlanabilmesi, insan emeğinin yanında, makine emeğinin de birleşmesi sonucunu yaratmıştır. Böylece, ilkel olan herhangi bir madde, insan emeğinin, tekniğin artması ile de Makine emeğinin aracı ile kullanılabilir, ihtiyaçlara cevap verebilir bir duruma gelmiş olur.

Fabrikalar, bu bakımdan, çeşitli ihtiyaç maddelerinin, çeşitli işlerin, insan emeğine az ihtiyaç duyarak, seri halde yapıldığı, elde edildiği yerler olmuştur. Fabrikacılık sayesinde, kullanılan mallar, seri halde ve çok olarak elde edilmesi bakımından ihtiyaçları karşılayabilmek imkânını sağlamış, beri yanda elde edilen maddelerin, daha ucuza elde edilebilmesini mümkün kılmıştır.

Fabrikalar, doğrudan doğruya bir ihtiyaç maddesinin elde edilmesin; yarayan yerler olabildiği gibi; herhangi bir ihtiyaç maddesinin istihsal edilmesinde ya da yapısında kullanılabilecek ikinci dereceden parçaların yapıldığı yerler olabilir.

BASRA « Dünya Coğrafyası

Irak'ın tek limanı .Basra körfezine dökülen Şatt-ül-Arab nehrinin sağ yakasından ve ağzından 110 kilometre içerde bulunmaktadır. Nüfusu 200,000 e yakındır. Osmanlı İmparatorluğa Samanında ilkin Bağdat'a bağlı bir sancak, sonradan bir il merkezi idi. Hurması ve ipeği ile ünlüdür.