Nedir

BAKTERİYOTOKSİN « Biyoloji

Bakteri zehri - Bakterilerin, zehirli etki gösteren ve toksin denen maddeleri de ihtiva eden zehirli maddeleri. Bakteri zehirleri ya bakterinin organizması içinde meydana gelir (endotoksin) ve ancak onun harap olması ile meydana çıkar; ya da bakterinin organizması içinde meydana geldikten sonra, bakteri canlı iken dışarı çıkar (ekzotoksin). Toksinler, organizmanın çeşitli yerlerine etki yaparak hastalıkları meydana getirirler

DUMLUPINAR « Türkiye Coğrafyası

Altıntaş ilçesinin merkez bucağına bağlı 530 nüfuslu bir köy. Kurtuluş Savaşı'nda çevresinde Başkumandanlık Meydan Muharebesi'nin yapıldığı yer olduğu için, tarihimizde önemli yeri vardır. 26 Ağustos 1922 tarihinde, Dumlupınar çevresinde yapılan Başkumandanlık Meydan Muharebesi ile Türk ordularının zaferi ile sonuçlanmış ve düşman, Türk askeri tarafından İzmir'e kadar takip edilmiştir.

GÖZ KÜRESİ « İnsan

Yuvarlak bir organ olmakla beraber yukarıdan aşağıya hafif basık olduğundan önden arkaya büyük ekseni 25 milimetre, yüksekliği 23 milimetredir. Büyük eksenin ön ve arka kutuplarına ön ve arka “kutup” denir.

Göz küresi onu çevreleyen üç tabaka ile bunların ortasında ışığı kıran saydam ortamlardan meydana gelmiştir.

Göz tabakaları, dıştan içe doğru üç tabakadır : a- Bağdokusu tabakası “Sert tabaka” (Sclera), b - Damar tabakası, c - Ağ tabakası “Sinir tabakası” Retina.

Bağdoku tabakasının 4/5 bölümü beyaz, sert olan gözakı, 1/5 parçası da önde saydam olan tabaka (kornea) dır. Bağ doku tabakasının dış yüzünün dışarıdan görünmeyen bölümünü “Tenon kapsülü” denen bir zar örter. Bağdoku tabakasının öndeki şeffaf bölümü olan “kornea” çıkıntılı olan bir parçadır. Dıştan görünen önyüzü göz kapaklarıyla komşudur. Gözkapaklarının içyüzü ve korneanın dışyüzü konjoktiv ile örtülüdür. Konjoktiv, gözyaşı ile daima ıslak olduğundan gözkapakları açılıp kapandıkça kornea ıslak kalır ve saydamlığı bozulmaz. Korneanın arka yüzü, gözün “ön odası” ve “iris” ile komşudur. Kornea, hem ışını gözün içine sokar, hem de kırıcı ortamdır. Yeni göze giren ışık ilkin kornea tarafından kırılarak birbirine yaklaşır.

Damar tabakası, bağdokusu tabakası ile sinir tabakası arasında kalır ve bol damarı ile kara pigmentlerinden dolayı siyah renkte görünür. Arkada “korioid” önde “iris” ikisinin arasında da “kirpiksi cisim” den meydana gelmiştir. Korioid, göz küresinin 2/3 arka parçasındadır. Kirpiksi cisim, üzerinde kirpik görünüşünde 70 - 90 tane çıkıntı olan kirpiksi çıkıntılardan meydana gelmiştir, iris kirpiksi cismin önünde dikey durumda bir bölme gibidir ve ortası deliktir, irisin önyüzü renklidir. Gözün rengi, irisin rengine bağlıdır, irisin önyüzü; saydam olan korneadan görünür, ikisinin arasında “ön oda” bulunur, irisin arka yüzü siyah renkte görünür ve göz merceği ile komşudur, irisin serbest kenarı değirmidir ve gözbebeğini (pupilla) meydana getirir. Gözbebeği fazla ışıkla küçülür, az ışıkla büyür.

Sinir tabakası, damar tabakasının iç yüzünü örter. “Retina” da denir, görme sinirinin yayılmasından meydana gelmiştir. Parlak erguvan rengindedir. Retinanın iç yüzünde, arka kutup üzerimde-oval biçiminde küçük bir “sarı benek” vardır. Bu beneğin bir milimetre alt yanında “görme siniri papilası” denen bir kabartı vardır. Burası, görme sinirinin göz küresine girdiği yerdir. Bu papilanın ortası görmez. Buraya “kör nokta” demir. Retina içinde mikroskopik muayene ile ayrılabilen on bir kat vardır. Bu katların önemlilerinden biri, ışıktan etkilenen “koniler ve besinler” katıdır. Bunlar, izlenimleri görme hücrelerine, onlar da iki ve çok kutuplu hücrelere ve bunun sonucu olarak da görme sinirlerine ulaştırırlar. Işığı kıran ortamlar, a - Göz merceği ,b - Suyumsu humor, c - Camsı humor'dan meydana gelmiştir.

Göz merceği, iki yüzü konveks bir mercektir, canlıda esnek ve parlaktır. Kalınlığı 4- 4,5 milimetredir. Çevresini yine saydam bir kapsül sarmıştır. Kalınlığının azalıp çoğalması ışığın az ya da çok kırılmasına sebep olur ve hayalin retinadaki “sarı benek” üzerine düşmesini sağlar. Bu bakımdan göz merceğinin uyumdaki rolü önemlidir.

Göz merceğinin saydamlığı ihtiyarlıkta azalır ve hattâ mercek duman renginde domuklaşır. “Katarakt” denen hastalık budur.

Suyumsu humor, iris ile kornea arasındaki ön oda ile iris ve göz merceği arasındaki bölümlerdir. Kirpiksi cisim içindeki damarların meydana getirdiği bir sıvıdır ve devamlı dolaşımı vardır. Işığı kıran ortamlardan biridir.

Camsı humor, Retina ile göz merceği arasındaki boşluğu dolduran ve yumurta akı kıvamında ve parlaklığında olan bir sıvıdır. Işığı kıran ortamlardan biridir.

VASVAR ANTLAŞMASI « Tarih

Osmanlılarla Avusturyalılar arasında imza edilen bir antlaşma. Köprülü Fazıl Ahmet Paşa, Avusturyalılardan Uyvar kalesini aldıktan sonra ileri hareketine devam etmiş, durumun gün geçtikçe kötüye gittiğini gören Avusturya imparatorunun barış teklifi ile karşılaşmıştır. Bunun üzerine 1644 yılında Vasvar kasabasında antlaşma imza edilmiştir.

CANLI VARLIKLAR « Biyoloji

Doğan büyüyen, üreyen ve ölen varlıklara verilen ad. Canlı varlıklar, cansız varlıklarla birlikte "tabiat" ı meydana getirirler.

Canlı varlıkların doğmaları, büyümeleri, üremeleri, ölmeleri, yaşamanın yaşamaları da "hayat" dediğimiz olayın meydana gelmesini sağlar.

Canlıların özellikleri : Canlıların belli biçimleri ve büyüklükleri, belli bir yaşama süreleri içinde doğum, yetişme, erginlik, ölüm gibi başlıca safhaları geçirirler. Bu safhalar boyunca da canlılar "yaşama olayı" denen beslenme, sindirim, özümleme, solunum, boşaltım, salgı, hareket, duyarlık üreme gibi faaliyetlerde bulunurlar.

Canlıların yapısı : Bütün canlılar hücrelerden yapılmıştır. Canlıların hücreleri, şekil ve özellikçe birbirlerinden epeyce farklı olmakla beraber, pek az değişiklik gösterir. Bir tek hücreden yapılmış canlıların dışında (protozoalar, bir hücreli algiler ve bakteriler) diğer bütün canlılar, birçok hücrelerden yapılmıştır.

Bir hücre, protoplazma denilen pelte kıvamında, saydam ve heterogen bir kütleden yapılmıştır. Protoplazmanın ortasında, ışığı daha fazla kıran, bu yüzden de daha parlak çekirdek "nucleus" adı verilir. Mikroskopla bakıldığında protoplazmada şu kısımlar ayırt edilir: Sıvı halde besin maddelerini yada boşaltım maddelerini taşıyan "Vaküoller" yedek maddeler, mitokondriler. Golgi cihazı, bitkilerde plastidler.

Çekirdeğin etrafında ve protoplazmanın etrafında birer zar bulunur. Çekirdeklerin içinde çoklukla çekirdekçik "nucleolus" denen küçük bir cisim vardır. Canlı maddenin, dolayısı ile hücrenin kimyasal analizi incelendiğinde; canlı ağırlığın %50 ile % 90 oranını suyun meydana getirmiş olduğu görülür. Bundan başka, canlı maddenin organik yapı elementlerinden olan hidrojen, oksijen, karbon, azot, kükürt, fosfor, brom, iyot, organizmanın başlıca organik bileşimlerini meydana getirir. Proteinler; şeker, nişaşta, yağlar , canlı maddenin esas yapı taşlarını meydana getirirler.

Tek hücreli canlılar dışında kalan bütün canlılar, birçok hücreden yapılmıştır. Bu da, aynı işi gören bir çok hücrenin bir araya gelmesi sonucu "dokular" ın meydana gelmesiyle olmuştur. Dokular organları, sistemleri meydana getirmişler ve böylece çok hücreli canlı bir organizmanın meydana gelmesini sağlamışlardır.

Canlıların bölümü : Canlılar başlıca iki bölüme ayrılır : Bitkiler ve hayvanlar. Her iki varlık da canlılar arasında yer almakla beraber, bunların birbirlerine benzeyen tarafları kadar, benzemeyen tarafları da vardır. Çoklukla hayvanların bitkilerden ayrılmasına sebep olan genel karakterler arasında hayvanların hareket etmeleri, bitkilere göre daha karışık yapıda olmaları, besinlerini ayrı yollardan elde etmeleri, hücre yapısı ve çalışması arasında farklar olmaları yer alır.

UÇAK « Ulaşım

Kanatlarının altına havanın yaptığı basınç dolayısıyla havada tutunabilmek temeline dayanan uçucu taşıt. 1903 yılında Amerikalı Wright kardeşler tarafından icat edilmiştir. Uçaklarda esas olan, hızdan faydalanılarak havanın direncini arttırmak, uçağın kendi ağırlığını da bu dirençten aşağı düşürmektir. Böylece havası direncinden kurtulabilen çeşitli ağırlıktaki bu dev kütle havanın istenilen yüksekliklerine çıkabilme imkân kazanmış olur.

Bir uçakta ,başlıca şu bölümler bulunur.

1- Motor.

2 - Pilot ve yolcu yerleri.

3 - Kanatlar, dümen ve iniş takımı.

Motor ,arı benzinle işleyen yakıtın patlama gücünü hareket enerjisi haline getiren bir makinedir. Bazı uçaklar çift motorlu, dört motorlu gibi, Motör motörlerinin sayışına göre adlandırılır ve başlıca iki kısımdan ibarettir: a) Makine b) Pervane, Makine, ben deposundan gelen yakıtı hareket ene si haline çevirir. Bu enerji pervan döndürmeğe yarar. Pervane değişik sayıda olan kanatları, döndükçe havayı geriye doğru itecek şekilde yapılmıştır. Bu itme gücü ile kanatlara çarpan hava akımı, kanatları, dolayısı ile uçağı havaya kaldırır. Yeni yapılmış olan uçaklarda pervane bulunmamaktadır. Bunlar “tepkili uçak” adı ile anılır. Tepkili uçak motorlarında, yeni kovanlarda birdenbire yanan bol miktarda yakıt, ansızın gaza çevrilir havaya karışarak uçağı ileri fırlatır. Bu, birdenbire yanan yakıtın verdiği tepki gücünden pervaneli uçaklarınkinden pek çoktur.

Pilot ve yolcu yerleri uçakla gövdelerini meydana getirmektedir. Pilot uçağı yönetenlere verilen addır. Pilotun, uçağı yönettiği bölümde, uçağın hava basıncını, çeşitli istasyonlarla temas sağlamaya gerektirecek düzenekler vardır. Uçağı yukarı kaldıracak aşağı indirecek çeşitli yönlere sevk edecek düzenekler de bu bölümde bulunur. Bu bölüm “pilot kamarası” sında pilottan başka makinist ve telsizci de bulunur. Uçağın ön bölümünde olan ve gidiş yönünü bütün çevresi ile görmeğe yarayan pilot kamarası, bir kapı ile yolcuların bulunduğu “yolcu kamara” sına açılır. Yolcu kamaralarında gerektiğinde 100 kişiden fazla yolcuyu alabilecek dev uçaklar yapılmıştır.

Kanatlar, uçağın iki tarafında uzanan bölümlerdir. Uçak, bunların aracılığı ile yükselebilir. Kanatların arka bölümlerinde dar şekilde düzenlenmiş bir kısım, dümen vazifesini görecek şekilde ayarlanmıştır. Bunlar, “kanat dümen” leridir. Eski uçaklar, tek katlı, çift kanatları ihtiva ederlerdi. Bugünkü uçaklar ise, iki tarafta birer kanat olmak üzere tek katlı kanatlardan yapılmaktadır. Bugünün uçaklarında kanatlar biraz kalın ve içleri boştur. Bu boşluklarda benzin depoları bulunur. Motörler de kanatlar üzerine yerleştirilmiştir. Dümen, uçağın arkasında bulunmaktadır, türlü türlüdür : a - Yatay dümen, b - Dikey dümen. Yatay dümen, aşağı yukarı oynatılarak kanat dümenleriyle birlikte uçağın aşağı - yukarı yönelmesini sağlar. Dikey dümen, sağa sola döndürülerek uçağın bu yönlerde dönmesini sağlar.

İniş takımı, kara uçaklarında, gövdesine gizlenen, ancak uçak ineceği zaman meydana çıkarılan ön ve arka tekerleklerdir. Deniz uçaklarında bu tekerlekler yerine kızaklar takılmıştır.Uçaklar bir de gördükleri işe göre çeşitlenir: 1 - Sivil uçaklar, 2 - Askerî uçaklar.Sivil uçaklar, genel olarak yolcu ve taşıt uçaklarıdır.

Askerî uçaklar ise savaş halinde memleket savunmasına yarayan savaş araçlarıdır. Avcı uçakları, bomba uçakları , taşıt uçakları gözcü uçakları, diye yaptıkları işe göre adlandırılırlar.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy