Nedir

NARMAN « Türkiye Coğrafyası

Erzurum iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 767 kilometrekare, nüfusu 21.594 tür. Yüzeyi dağlık alanlardan ve vadilerden ibarettir. İlçe halkının başlıca geçim kaynağı, tahıl ekimi ve hayvancılıktır.İlçenin merkezi 2.775 nüfuslu İd kasabasıdır.

DİSPANSER « Devlet

Hastaların ayakta bakılıp parasız ilâç verildiği bakım evi. Dispanser her türlü hastalığa bakılacak şekilde düzenlediği gibi, belirli hastalıklara bakacak şekilde düzenlenebilir (Verem dispanserleri, trahom dispanserleri, çocuk dispanserleri gibi).

Dispanserlerin bir kısmı devlet tarafından kurulmuştur. Yönetimi devlet eli ile olur. Bunun dışında, belediyeyle: işlettiği dispanserler, çeşitli kurura tarafından işletilen dispanserler özel müesseselerin açtığı dispanserler vardır.

Verem dispanserlerinin dışında, genel olarak dispanserlerde yatak bulunmaz. Dispanserlere başvuran hastalara röntgen muayenesi, lâboratuar araştırmaları ve fizik muayeneleri yapılır. muayeneler sonunda, hasta oldukları meydana çıkanların adresleri alınır sağlık fişleri çıkarılır. Bunlara devamlı olarak korunma çareleri ve bakım usulleri öğretilir. Bunun dışında, dispanserlerde, hastahanede tedavi edilip çıkan ve devamlı bakımı gereken hastalara da bakılır.

PİYANO « Müzik

Klavyeli telli bir müzik âleti. Esası ses titreşimlerine dayanır. Klavye denilen tuşlara basmak suretiyle çalışır. Bir dolap yapılışındadır.Üstündeki kapağı kaldırınca tuşlar meydana çıkar. İçindeki dayanıklı bir çerçeve içinde gerili teller bulunur. Nota gam sırasıyla kalından tize doğru sıralanmıştır. Her tuşa basıldığında kaldıraç düzeniyle o tuşa bağlı bir tokmak harekete geçer karşısında bulunan tele vurur. Tellerin bu şekilde titreşmeleri istenen ses ve notayı verir.

Piyano'nun öbür bölümleri sesi kuvvetlendiren rezonans kutusu özelliğindedir. Dışı salon için gösterişli ve möble olacak biçimde yapılır.

DİLLER « Türkçe ve Dilbilgisi

Bir arada yaşamaya başlayan ilk insanlar için bir anlaşma ihtiyacı kendini göstermiş ve bu amaçla önleyici yüz, vücut ve ses işaretlerinden faydalanılmıştır. Böylece insanların düşünüp duyduklarını anlatmak için kullandıkları diller tabiî işaretlerin, yavaş yavaş yapma işaretler haline gelmesinden meydana çıkmıştır. Tabiî işaretler, seslerden ve hareketlerden ibarettir. Seslerin ve hareketlerin zamanla gelişmesinden söz dili ve hal dili doğmuştur. Ses ve hareketin birleşmesi, ifadeye daha çok kuvvet verdiği için insanların ilk dilleri hem sesli hem de hareketli diller olmuştur. Fakat, zamanla, hareketlerin her şeyi anlatmağa yetmemesi, seslerin, hareketlere üstün tutulmasını sağlamış, böylece, insan zekâsının en karakteristik buluşunu ve insanin hayvana üstünlüğünü gösteren en önemli niteliği olan sesli diller gelişmeğe başlamıştır. Dillerin gelişmesi ile yapma kelimelerin nispeti artmış; insanların çok çeşitli yerel gruplar meydana getirmeleri ile de, yeryüzünde sayılmayacak kadar çok diller meydana gelmiştir.

Konuşulmakta olan çeşitli diller incelendiğinde aralarında, ses, kelime yapısı ve söz dizimi bakamından ayrılıklar göze çarpar. En önemli ayrılık, kelime yapılarına göre üç tipe ayrılırlar:

1 - Tek heceli diller: Bu dillerde kavramlar, tek heceli kelimelerle bildirilir. Bu kelimelerden eklerle başka anlamda kelimeler türetilemez, bu kelimeler cümlede bir değişikliğe uğratılamaz (Çin'ce, tek heceli bir dildir).

2 - Bitişkin diller: Bu diller de eklerin gelişi ile köklerin şekilleri değişmez. Köklere tamamıyla kaynaşmadan birçok ekler ilâve edilmekle yeni kelimeler üretilebilir ya da kelimeler arasında ilgi sağlanabilir (Macarca-Türkçe, bitişkin dillerdendir).

BİZMUT « Kimya

Kimyasal bir eleman. Sembolü Bi, atom ağırlığı 209.00, özgül ağırlığı 9,5 dır. 2, 3 ve 5 değerli ve sertliği 2,5 olan bir metaldir. Kırmızımtırak beyazımsı parıltılı, havada bozulmayan bir metaldir. Tabiatta en çok üç değerli bileşiklerine rastlanır. Gümüş ,kurşun, bakır, kalay, civa, altın metalleriyle kolaylıkla alaşım yapar. Kızıl derecede mavimtrak bir alevle yanarak Bizmutoksit meydana getirir. Çeşitli radyoaktif izotopları elde edilmiştir.

Tabiatta en az rastlanan elemanlardan biri olan bizmut, tabiatta platin, uranyum gibi elemanlardan daha az bulunmaktadır. Serbest ve bileşikler halinde bulunur. En önemli bileşikleri bizmut sülfür ile bizmut trioksittir. Oksit halindeki filizlerinin potalarda kömür ile ısıtılarak indirgenmesiyle, sülfür halindeki filizlerin demir ile eritilmesiyle elde edilir.

Teknikte fazla kullanılmayan bizmut, tıpta frengi hastalığının tedavisinde kullanılmaktadır.

BEDEN EĞİTİMİ « Sağlık

İnsan bedeninin, maddî kuvvet ve kabiliyetlerinin, fikir ve ruh eğitimine paralel, hijyen kaidelerine uygun olarak aletli ya da aletsiz oyun ve spor gibi hareket şekilleriyle geliştirilmesi.

Beden eğitimini, insan vücudunu ilgilendiren müspet bilimlerin prensiplerine göre düzenlemek fikri, yakın çağlara ait bir fikir olmakla beraber; insanın hayat belirtilerinden biri olan hareketle vücudu geliştirme fikri, insanlığın doğuşu ile başlamıştır. İlk insanlar, geçinmelerini sağlamak, nesillerinin savunmasını yapabilmek için sistemsiz, fakat belli bir amacı olan faaliyetlerde bulunmuşlardır. Bu faaliyetler, medenileşmenin ve toplu halde yaşamanın az olduğu nispette artan bir özellik gösterir. İlk insanlar savunucu ve saldırıcı âletlerinin azlığını, koşmak, tutmak, boğuşmak, kaçmak gibi beden hareketleri ile gidermeğe çalışmışlardır.

Fakat zamanla ve toplu halde yaşamanın çoğalması, medenileşmenin artması sonucu, hayatın tehlikesiz hale gelişini sağlamış eski bedenî faaliyetlerin büyük bir kısmı ortadan kalkmıştır.

Klâsik ilk çağ kültüründe, özellikle eski Yunanistan'da ahenkli bir beden ve ruh tekâmülü insan için en üstün mükemmeliyet olarak kabul edilmiştir. Böylece ilk insanların hayatî zorunluluklarından çıkan hareketlere benzer koşma, atlama, disk ve mızrak atma, güreş gibi beden hareketleri gelişmiştir. Fizyolojik bakımdan üstün bir değer taşıyan bu hareketlerde çeşitli organların sağlamlaşması, bedenin gelişmesine ve klâsik kültürün mükemmel insan ideâlinin tamamlanmasına yardım etmiştir. Eski Yunanistan'da beden eğitimi, hayat rejiminin ayrılmaz bir bölümü olarak kabul edilmiştir.

Romalılarda ise beden eğitimi, askeri kabiliyetleri geliştiren bir vasıta olarak kabul edilmiş ve beden eğitimlerinde askerî amaca hizmet eden ne varsa esas olarak alınmıştır.

Hıristiyanlığın başlaması ile beden eğitimi anlayışında temelden bir değişme görülür. Ortaçağ kilisesi ruhla bedeni birbirinden ayırmış, ruha daha fazla şahsiyet vermiş ve beden kültürünü tamamen ret ve inkâr etmiştir. Rönesansın başlaması ile de beden eğitiminde yeni bir hareket görülür. Rönesansla birlikte fert ve tabiat yeniden ele alınmış, bunun sonucu olarak beden eğitimi yeni bir sekle sokulmuştur. Fakat devam eden kilise baskısı sonucu beden eğitimi askerlere, şövalyelere ait bir özellik olmaktan öte gidememiştir.

Barutun icadı, askerlice hazırlanış üzerinde birtakım değişikliklerin meydana gelmesine sebep olmuş, eskrim, güreş ve binicilik gibi hareketler, askerliğin dışında bir spor olarak gelişmeğe başlamıştır. Fakat bunlar da, toplu olarak halk kitlelerine mal edilen bir eğitim sistemi olmaktan çok, eğlence konusu olacak şekilde yapıla gelmiştir.

Beden eğitimini, insan vücudunu ilgilendiren prensiplere göre düzenlemek fikri ve beden eşitimi müesseselerinin meydana gelmeğe başlaması, XVIII. yüzyılın ikinci yarısından itibarendir.

Bu fikir, bir bütün halinde, ilk defa Guts Muths (1759 - 1839) tarafından ele alınmıştır. G. Munths, gençliği klâsik İlkçağ örneğine göre yetiştirmek istemiş, beden eğitiminde temel prensipleri kurarak bedenin gelişmesi yanında hür bir şekilde şahsiyet gelişimini de ele alarak modern beden eğitimi hareketinin gerçek kurucusu olmuştur. Beden eğitiminin bütün halka yayılması fikrini de ortaya atan H. Pestalozzi (1746 - 1827) dir.

XIX., yüzyılın ilk yansından itibaren beden eğitimi, milliyetçilik akımlarının kuvvetlenmesi ve savaş hallerinin bütün milletleri ilgilendirir duruma girmesi ile, bir halk meselesi haline getirilmiştir. Askerliğe hazırlama için meydana getirilen (ilk olarak Almanya'da Alman milliyetçisi P.L. Jahn tarafından ortaya atılmıştır) bu beden eğitimi şeklinin yanında; hareketlere koruyucu ve düzeltici bir karakter vererek organları üstün bir kabiliyete ulaştırmayı, bedeni geliştirmeyi ve mükemmel insanlar yetiştirmeyi ön plânda tutan İsveç jimnastik sistemi ortaya çıkmıştır.

İsveç jimnastiğinin eğitici değeri bütün dünyada kabul edilmeğe başlanmış ve XIX. yüzyılın sonlarında, beden eğitiminde bir sentez unsuru sayılan spor hareketleri de geniş yayılma alanları bulmuştur. Böylece, karakterin meydana gelmesinde büyük etkisi olan spor hareketleri, bütün memleketlerde gençlik terbiyesinin lüzumlu bir faktörü olarak değerlendirilmiştir.

Türklerde beden eğitimi: Türkler, ilk vatanları olan Ortaasya'da coğrafi, siyasî ve sosyal şartlar sonucu savaşçı bir millet olmuşlar ve bunun sonucu olarak da savaşa ve mücadeleye hazırlayıcı beden eğitimlerine önem vermişlerdir. Binicilik, okçuluk, av, güreş, kılıç kullanma, ağırlık kaldırma ve atma gibi spor hareketleri önem verilen beden hareketleri arasında yer almıştır. Çeşitli adlar altında kurulan Türk devletlerinde bu eğitim sistemi, müşterek bir gelenek halinde devam edegelmiştir. Bu arada Osmanlı İmparatorluğunda da, gelenek halinde bu sporlara büyük önem verilmiştir. Yeniçerilerin ve başka askerlerin yetiştirilmesinde, gelenek halinde olan spor hareketleri ön plânda yer almışlardır. Beden eğitiminin, savaş gücünü arttıran ve mücadeleyi kuvvetlendiren bir vasıta olmak yerine bir eğitim unsuru sayılması Tanzimat'ın ilânından sonra olmuştur. Bu hareket sonucunda, Galatasaray Lisesinde beden eğitimi dersi konmuş, bundan sonra da, Avrupa'da yer etmeğe başlayan çeşitli spor faaliyetleri bizde de gelişmeğe başlamıştır. Cumhuriyetin ilân edilmesi ile de, beden eğitimi, yeni bir anlayışla ele alınmış, öğretici elemanları yetiştirici müesseseler açılmış, beden eğitimi bu yeni anlayışla bütün okullarda uygulanmaya başlamış, millî spor birlikleri kurulmuş ve bu çeşit hareketler devletin de yardımım görmeğe başlamıştır.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy