HAYVANLARIN FİZYOLOJİSİ « Hayvanlar
Her canlı gibi hayvanlar da beslenme, solunum, büyüme, üreme faaliyetlerinde bulunurlar.
Beslenme : Hayvanların beslenmesinde rol oynayan maddeler, su, madensel tuzlar, karbon hidratlar; yağlar, proteinler ve vitaminlerdir. Bu besinleri, canlı organizmalarda, enerji verici yapıcı ve düzenleyici vazife görerek, varlığın devam etmesi için gerekli fizyolojik vazifelerin yapılmasını sağlarlar.
Solunum: Hayvanlar da, bitkiler gibi, karbon dioksit verip oksijen almak suretiyle solunum yaparlar. Dokulardaki hücrelerin oksijen alıp karbondioksit vermeleri hayat olaylarının devamı için gerekli ve zorunludur. Hayvanlar ilkellerinden başlayarak en yüksek sınıflara kadar, değişik organlarla bu işlemi yerine getirirler.
Büyüme : Her hayvan doğduktan ya da yumurtadan çıktıktan sonra, belli "süreler içinde büyümesine devam eder, ihtiyarlar ve ölerek varlığı son bulur. Hayat olayları, doğmasından ölmesine kadar devam eder. Büyüme işlemi, belli bir sürenin geçmesiyle ilgili olmakla beraber, çeşitli iç ve dış faktörlere de bağlıdır. Bu faktörler arasında iyi beslenme, çevreye tam uygunluk, çeşitli dış faktörlerin canlı organizmaya zarar vermesini önleyen şartların bulunması, iç organların, gerekli fizyolojik ödevlerini tam olarak yapmaları gibi şartlar vardır.
Üreme : Hayvan nesillerinin devam etmesi için, hayvanlar da, bitkiler gibi nesillerini üretmek için döl verirler. Üreyen yeni nesiller, hayvanlarda da doğrudan doğruya, asil neslin küçük bir örneği gibi doğarlar ve hayatsal faaliyetlerine başlarlar: ya da yumurtadan çıkarlar. İlkel hayvanlarda üreme eşeyli ve eşeysiz şekilde olur. Çok hücrelilerde ise, döllenmiş yumurta denen bir hücrenin çoğalması ile meydana gelir.
KALKAN BALIĞI « Hayvanlar
Büyük, yassı ve beyaz, eti lezzetli bir balık. Derisi üzerinde düğme delikleri gibi bir takım çıkıntılar vardır. Bir yanı üzerinde yüzer.
SİLİFKE « Türkiye Coğrafyası
İçel iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 3.300 kilometrekare, nüfusu 53.504 dür. Yüzeyi, Toros dağlarının Akdeniz'e bakan çok engebeli ve ormanlarla kaplı yamaçlarından ibarettir. Kıyıda, Göksu nehrinin meydana getirdiği geniş bir ova yer alır. Geçim kaynakları arasında tahıl ekimi, hayvancılık, meyvecilik ve deniz ticareti yer alır. Merkezi 9.843 nüfuslu Silifke kasabasıdır.
ARMUT « Meyveler
Armut ağacının tatlı, suluca yumuşak ve ufak çekirdekli meyvesi. Rengi sarıdan yeşile kadar değişir. Armut ağacı, kurağa en çok dayanan meyve çeşitlerindendir. Dağ armudu denen türü, Orta ve Doğu Avrupa ile Batı Asya'da ve memleketimizde Karadeniz kıyılarında ve Trakya'da yetişir. Memleketimizde bulunan başlıca çeşitleri “Ankara, Mis-îabey, Çengel, Kumla” dır.
ANOT « Fizik
Bir elektrik üretecinin artı kutbuna verilen ad. Ayrıca, bu kutba bağlanan bir elektroda da anot adı verilir. Elektrikle ilgili her türlü şekil ve işlemlerde artı işareti ile gösterilir. Elektrik üreteçlerinin öbür kutuplan olan “katot” la bir bütün meydana getirir.
DEMİR « Kimya
Kimyasal bir eleman. Kimyasal sembolü Fe, Atom ağırlığı 55,8 atom numarası, 26, özgül ağırlığı 7,9 dur. Mavimtrak gri renkte ve en çok kullanılan madenlerden biridir. Tabiatta bileşikler halinde bulunur ve yeryüzünün yapısında önemli bir yer tutar.
Bileşimindeki karbon miktarı % 0,25 ten aşağı olan ve dövülebilen, yassılatılabilen bir madendir. Kuru havada ve soğukta bozulmaz, fakat nemli havada paslanır. Sulu madensel asitlerle organik asitlerin çoğu etki yapar. Ticarette bulunan demirin bileşiminde bir miktar karbonla birlikte silisyum, fosfor, kükürt gibi yabancı maddeler de bulunur. Bunlar, demirin mekanik özelliklerine etki yapar. Demir, inşaatta bazı makine ve aletlerle tel yapımında, kullanılır.
Tabiatta başlıca bileşikleri olan oksit, karbonat ve sülfür hallerinde bulunur. Oksit halindeki demir bileşikleri: Olijist (kristalize Fe2 03), Kırmızı Hematit (amorf Fe2 03), Esmer Hematit (Fe 2 03) Limonit (Fe2 03) ve Manyetit (Fe2 04) tür.
Demir karbonat ise Sideroz (kristalize FeCOS) ve Litoit demir (amorf Fe2Co3) tür. Bunlardan başka, demirin Prit (Fe 82) denilen bir de sülfürü vardır. Fakat prit, kükürtlü bir bileşik olması bakımından demir filizinden çok bir kükürt filizi olarak demir sanayinde kullanılacak filizin % 30-70 oranında demir ihtiva etmesi gerektir.
Zamanımızda demir, genel olarak fonttan fazla sıcaklıkta hava ya da demir oksit temasında, karbonun azaltılması suretiyle elde edilmektedir, Bu olay sırasında karbon yanarak karbonik gaz haline çıkacağı gibi, font'u bulunan silisyum ve magnezyum da demir silikat ve manganez silikat hallerinde cüruf olarak ayrılır. Kükürt ve fosfor ise, bazik maddelerle alınır. Demir, font'un dışında, elektroliz yolu ile de elde edilir. Bu şekil demirde karbon miktarı çok azdır. Font'tan demir elde edilmesi: Pudlaj metodu, Bassemer ve Martins-Siemens usulleri ile mümkündür. Pudlaj metodu: Bu metod, 1784 yılında İngiltere'de Henry Cort tarafın dan meydana konmuştur. Font, yüksel derecede şiddetle ısıtılır. Bu fırınlar; fontla birlikte kireç gibi bazik maddeler ve demir pisliği de atılır. Bu suretle karbon yanarak uçacağı gibi silisyum ve fosfor da font'tan ayrılır. Kullanılan demir oksit, font'un bütün kütlesin de karbonun yanmasını sağlar.