Nedir

BAĞLAMA « Fizik

Elektrikte kullanılan bir deyim. Elektrik akımı veren araçları (pil, akümülâtör, dinamo) birbirleri ile bağlamak suretiyle meydana gelir. Bu bağlamalar, seri, paralel, seri -paralel olmak üzere üç şekilde yapılır. Seri bağlamalarda, birinci elektrik üretecinin negatif kutbu, ikinci elektrik üretecinin pozitif kutbu ile bağlanır ve öteki üreteçler için de bağlama aynı şekilde devam eder. Böylelikle bu üreteçlerin elektromotor kuvvetleri birbirlerine eklenmiş olur. Paralel bağlamalarda, üreteçlerin bütün negatif ve pozitif kutupları bir arada birleştirilir. Bu durumda elektromotor kuvveti, bir üretecin elektromotor kuvvetinden fazla olmaz. Seri-paralel bağlamalarda, seri bağlanmış bir çok üreteçler, aralarında paralel olarak bağlanırlar.

DİZGİ MAKİNELERİ « Teknik

Matbaacılıkta, yazılara kurşun kalıplar üzerine döken makinelere verilen ad.

Gazete, dergi ya da kitap da çıkacak yazıları dizecek olan usta (operatör), daktilo tuşlarına benzer ve klavye denilen dizgi makinesi tuşlarına basar. Her harfin karşılığında dizgi makinesinin kasasında bulunan ve “matris” denen madenî kalıplar dizgi makinesinde özel yerlerine sıralanmak suretiyle, satırları meydana getirirler. Bu matris satırı üzerine erimiş kurşun-kalay-antimon karışığı metal basınç yaparak dizilmiş olan bu matrislerin şekline bürünür. Bu erimiş metalin donması ile operatör tarafından dizilen yazılar, metal satırlar halinde makinenin yanındaki özel yerinde yer alır.

Böylece, bir dizgi ustası tarafından süratli yazı dizmek, bu dizdiği yazı kalıplarının da, dizgi sırasında kurşun kalıplar haline gelmesini sağlamak esasına dayanan dizgi makineleri, son yüzyıl matbaacılığının en önemli buluşlarından biri olmuştur. Dizgi makineleri ile eskiden olduğu gibi, tek tek harfleri sıralamak suretiyle gazete, dergi, kitap sayfalarım dizmekten kurtulunmuş ve matbaacılıkta bir işin çabuk basılabilmesi için gerekli olan en önemli konulardan biri halledilmiştir.

Dizgi makineleri, başlıca üç tip üzerinde yapılmıştır. Bunlardan bazıları, operatör tarafından dizilen yazılar, özel kâğıt şeritler üzerine tespit eder ve bu özel şeritler, başka bir makinede, kurşun harfleri meydana getirmek suretiyle yazı, kurşun kalıp haline getirilir. Böyle makinelere Monotype denir. İkinci şekil dizgi makinelerinde, hem operatör tarafından dizilen yazı hem de bu yazının kurşun kalıplara dökülmesi, aynı makine üzerine olmaktadır. Bu makinelere Unotpe ve Intertype adlan verilir. Üçüncü bir çeşit dizgi makinesi de, monotipe benzer bir özeliktedir. Bu makinede, ayrıca bir operatör bulunmamakta, gazetelerde çalışan muhabirler, yazılarını, doğrudan doğruya özel bir daktilodaki şeritler üzerine yazmaktadırlar. Bu şeritler, dizgi makinelerinin kalıp döken bölümlerinde, kurşun yazı kalıplarını meydana getirirler. Bu makinelere de Teletype denir.

ANANAS « Bitkiler

Bir çeneklilerden ananasgillerden bir bitki. Özellikle tropikal bölgelerde yetişir. Sert ve şerit biçimindeki yaprakları, uç tarafta bir demet meydana getirirler.Meyveleri hoş kokulu ve lezzetlidir. Komposto ve şekerlemeleri yapılır.

DEVLET « Devlet

Belirli bir ülke üzerinde ve hükümetle temsil edilen siyasi bir otoriteye sahip belirli bir hukukî düzen ve teşkilâta uyarak yaşayan insanlardan meydana gelmiş en geniş siyasî birlik.

Devlet kelimesini, sınırlı bir yer çevresi ile yani ülke ile; belirli ve eşit vasıflar taşıyan insanlardan meydana gelmiş toplulukla, yani milletle; devletteki yürütme erkinin (icra kuvveti) organı olan hükümetle karıştırmamak gerekir. Ülke olsun, millet olsun, hükümet olsun bütün bu kavramlar, devlet bütünün birer elemanıdırlar.

Bu duruma göre, en geniş bir siyasî birlik olan devlet,

a) İnsan cemiyetlerinin en genişidir,

b) Vatanı olan ve sınırı belli bir ülke üzerinde yaşayan insanların birliği, dir,

c) Ülke sınırları ile sınırlanan hukukî ve genel bir düzenin bulunduğu bir otorite sahibidir,

d) Egemenliğin belirtisi olan hükümetle temsil olunan merkezi ve üstün bir otoritenin koruyuculuğu altında yaşayan siyasî bir birliktir.

Sosyoloji bilimine göre devletler iki bölüme ayrılır: 1 - Kast esasına dayanan devletler, 2 - Eşitlik esasına dayanan devletler Kast esasına dayanan devletlerde sınıf ve zümre farkı, ön plân da yer alır. Bu devletlerde egemenlik ya din heyetlerinde, ya zengin sınıfta ya da bir kişinin elinde bulunur. Eşitlik esasına dayanan devletlerde ise, bütün yurttaşlar, kanun karşısında eşit sayılırlar.

Sosyal bir kurum olan devlet, sosyal şartlara bağlı olarak gelişmiştir. Eski devletler, bütün kuvvetini ve egemenliğini dinden alan devletler halinde bulunuyordu. Devletleri yöneten eski krallar ve hükümdarlar, siyasî kudretlerinin yanı sıra ve bu kudretlerinden önce, en büyük dinî otorite olmak gibi bir özelliği de muhafaza ediyorlardı. Bu bakımdan, eskiden görülen bu devletlerde, egemenlik sıfatı, din kaynaklıdır. Bu kesinliğin sonucu olarak da, devlet, kayıtsız ve şartsız emredici kudretine sahip bir kuvvet durumunda bulunuyordu.

Bugünkü devlet ise, eski devletten, birçok bakımlardan ayrılan bir özellik gösterir.

Bugünkü devlet egemenliği dinden almaz ve lâyık bir devlettir. Böylece din işleri, devlet işlerinden ayrılmış, devlet başkanları, dinî başkan olmaktan çıkmışlardır. Devlet, din etkilerinden kurtulunca, kamu hizmetleriyle uğraşan siyasî bir teşekkül hüviyetini benimsemiş, böylece toplumun güvenliği ile, hukukî işleri ile, çağdaş medeniyet seviyesine ulaşmış bir özellik kazanması medenî olması ile uğraşan bir siyasî teşekkül olmaktan başka, eğitimle ilgili, ekonomik ve sosyal yardımlarla ilgili problemleri kendine konu edinen bir hüviyet kazanmıştır.

KARŞIYAKA « Türkiye Coğrafyası

İzmir iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 110 kilometrekare, nüfusu 76.767 dir. İlçe, İzmir ilinin doğusundadır, yüzeyi, İzmir körfezinin kuzeyini çevreleyen Yamanlar dağının tatlı meyilli, yer yer maki ve çamlıklarla örtülü yamaçlarından ve dümdüz alüvyal bir ovadan ibarettir. İlçe merkezi, aynı zamanda İzmir şehrinin semtlerinden biri olan 69. 489 nüfuslu Karşıyaka kasabasıdır.

MAFİA « Teşkilatlar

İtalya'nın Güneyinde, Sicilya adasında kurulmuş bir gizli teşkilât. İlkin, XIX. yüzyılda, Fransız ordularına karşı bir halk savunma hareketi olarak kurulmuş; Fransızların İtalya'dan çıkmalarından sonra, bir haraç ve baskı çetesi haline gelmiştir.

Mussolini zamanında bu teşkilât, İtalya'da çalışamaz olmuş, bu sebeple üyeler, Amerika'da çalışmaya başlamışlardır. Bugün de, bütün dünyaya yaygın bir gizli teşkilât olarak, kanun dışı işler görmektedir.