HAPİS « Hukuk
Hürriyet bağlayıcı ceza şekli. Ceza kanunumuza göre, suçlu olan bir kimse, mahkemenin verdiği cezaya göre, belli bir yere (cezaevine) kapatılır. Hürriyeti bağlayıcı bir ceza olan hapis ağır hapis, hapis ve hafif hapis, olmak üzere üç türlüdür. Özellikleri bakımından aynı olan bu cezalar, süreleri, yürütme rejimleri ve ait oldukları suç cinsi bakımından birbirinden farklıdır. Ağır hapis ve hapis, cürümlere mahsus cezalar, ağır hapis müebbet ya da geçici olabilir. Müebbet olma halinde, suçlu bütün ömrü boyunca cezaevinde kalır. Geçici ağır hapis süresi ise, bir yıldan 24 yıla kadar değişir. Hapis cezası ise, 7 gün ila 20 yıl arasında değişir. Hafif hapis, kabahatlere mahsus bir cezadır ve bir günden iki yıla kadar değişir.
Ağır hapis cezası, memleketimizde bu gün üç devrede uygulanmaktadır. Hükümlü, birinci devrede, cezasının 1/10 una eşit bir süre, geceli gündüzlü yalnız bir hücreye kapatılır; ancak bu süre bir aydan az, sekiz aydan çok olmaz. İkinci devrede, duruma ve suçunun özelliğine göre hükümlüler ayrı guruplar halinde bulundururlar, bu süre, geriye kalan ceza sürelerinin yarışma denktir. Üçüncü devre, geri kalan süredir. Bu devrede bulunan hükümlü iş esası üzerine kurulmuş olan cezaevlerinde çalıştırılır.
Hapis ve hafif hapis cezaları, birinci devre müstesna olmak üzere aynı ağır hapis gibi çektirilir.
DOVER BOĞAZI « Dünya Coğrafyası
Büyük Britanya adasının Avrupadan ayıran dar boğaz. Uzunluğu 185, en dar yeri 31 kilometredir. Bu boğaza Fransızlar Pasde-Clais adını vermişlerdir. Boğazın doğusunda Kuzey denizi, batısında Manş denizi bulunur. Çok eskiden beri, askerî ve iktisadî bakımdan büyük değer taşıyan bir boğazdır.
ASTRONOMİ « Bilim ve Sanat
Gök cisimlerinin uzaydaki durumlarını, hareketlerini, kimyasal ve fiziksel yapılarını inceleyen bilim. Yıldızlı gök kubbesi, en eski devirlerde dahi dünyada yaşayan insanların dikkatini çekmiş, bu bilinmeyen, gidilemeyen yerler hakkında bilgi sahibi olmak, insanların en önemli kaygılarından biri olmuştur. Bu sebepten astronomi, başlangıcı insanlık tarihi kadar eski bir bilim koludur.
Üzerinde yaşadığımız Yer, Güneş'e bağlı gezegenlerin nispeten küçüklerinden biridir.Yere en yakın olan cisim Ay'dır. Ay yerin çekimi altındadır ve Yer'in etrafında bir elips çizer. Ay'dan sonra Güneş'in ve öbür gezegenlerin uzaklıkları fevkalâde büyümektedir. Güneş'in ışığı bize ancak 8 dakikada gelmektedir. Buna karşılık ışıkları bize ancak 900.000 yılda gelen cisimler de vardır. Yer, Güneş'in etrafında bir elips çizerek hareket eden, Güneş'e bağlı bir gezegendir. Güneşe bağlı olan, Yer'le beraber, 9 gezegen vardır. Güneşe olan uzaklıklarına göre bu 9 gezegen şunlardır: Merkür, Venüs, Yer Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs, Plüto.
Güneş'in çekimi altında hareket eden ikinci sınıf cisimler kuyruklu yıldızlardır. Bunlardan başka akan yıldızlar (meteor), Zodyak denen ışık sistemi de Güneşe bağlıdır. Uzay'da, Güneş sisteminden ayrı ve çok daha fazla uzaklıklar da başka sistemler de vardır. Bütün bu sistemleri inceleyen Astronomi ile M.Ö. 2000-3000 yıllarında Çinlilerde uğraşılmaya başlandığının belirtilerine rastlanmaktadır. Babilliler de Astronomi ile ilgilenmişler; ilk bilgilerini Babillilerden alan Yunanlılar da Güneş, Ay, Yer Yuvarlağı ve Yıldızlar hakkında geniş bilgi vermişlerdir. Araplar ve Türkler de bu alanda uzun yıllar esas olarak kabul edilen bilgiler vermişlerdir. Ortaçağda birçok Avrupalı bilginler, bu arada Copernicus (1473-1543) Yer, Güneş ve gezegenler hakkında yeni görüşleri ileri sürmüş, Kepler (1571 - 1630) ve Gaüeolo Galilei (1564-1642) ile Astronomi bilimi birdenbire genişleyen bir bilim olmuştur. Hollânda'da keşfedilen dürbün'ün Astronomiye uygulanmaya başlanması ile de Astronomi geniş bir bilim olmuş ve çeşitli dallara ayrılmaya başlanmıştır. Astronomi bilimi, bugün küresel Astronomi, Gök Mekaniği, Astrofizik ve Yıldızlar Astronomisi koparma ayrılmış modern bir bilimdir.
Son yıllarda gerek Yer Yuvarlağı çevresine, gerekse Ay'a ve daha ötelere gönderilen peyklerle Astronomi bilimi çok daha fazla genişlemek yolunda olan ve şimdiye kadar evren'in bilinmeyen taraflarının yakın zamanda açıklanmasının sağlanması ile belki de yeni kolları içine alacak olan modern bir bilim olma yolundadır.
GÖLPAZARI « Türkiye Coğrafyası
Bilecik iline bağlı bir İlçe. Yüzölçümü 893 kilometrekare, nüfusu 22.634 dür. Yüzeyi yer yer ormanlarla kaplı sırtlardan ve yamaçlardan ibarettir. İlçe halkının başlıca geçim kaynağı hayvancılık ve ipekböceği yetiştiriciliğidir.İlçenin merkezi 3.325 nüfuslu Gölpazarı kasabasıdır.
DİL « İnsan
Tad duygusu organı. Aynı zamanda, sesi söz halinde çeviren organlardan olduğu gibi, çiğneme ve yutma işinde de rolü vardır.
Ağız boşluğu içinde, ağzın döşenmesine dayanmış kas ve zardan yapılı, konik biçiminde bir organdır. “Dilkökü” adını alan tabanı, hiyoid kemiğe kadar uzanır ve oraya kas ve zarlar aracı ile tutunur. Bir üst yüzü, bir alt yüzü, iki kenar ve bir de ucu vardır. Yüzleri ve kenarları, mukoza ile örtülüdür. Alt yüzü örten mukoza çok incedir. Dilin alt tüzünde, “dil gemciği” adı verilen dilden ağız döşemesine uzanan bir oluşum vardır. Dilin üst yüzü, “dil sırtı” adını alır.
Dilin sırtının arkada yutağa bakan bir dikey parçası vardır, öndeki yatay parçası üzerinde ve ortada bir oluk bulunur.
Dil sırtına ve kenarlarına bakıldığında, dile bir çilek manzarası veren ve gözle de görülebilen birçok pürtükler görülür. Papilla adı verilen bu pürtüklerin başlıcaları şunlardır: Terminal oluğun önünde 9 ya da 11 tane olan, 2-3 milimetre çapında 1 - 1,5 milimetre yüksekliğinde yuvarlak “tad papillaları”, dil sırtında ve kenarlarında dağınık halde bulunan ve 150 - 200 tane kadar olan “mantarsı papillalar” ortada 1-3 milimetre uzunluğunda bulunan “ipliksi papillalar” ve “yapraksı papillalar”. Bütün bu papillalar, tad ile ilgili papillalardır. Yapılan denemelerde dil ucundaki papillaların tatlıyı, dilin arka tarafındakilerin acıyı, dilin ön taraf kenarlarındakilerin tuzluyu, orta kısmın kenarlarında bulunanların da ekşiyi aldıkları anlaşılmıştır.
NOKTALAMA İŞARETLERİ « Türkçe ve Dilbilgisi
Yazıda kullanılan işaretlerdir. Nokta lama işaretleri şunlardır:
1 - (.) nokta veya durak; 2 - (,) virgül, 3 - (;) noktalı virgül, 4 - (:) iki nokta, 5 - (...) sıra noktalar, 6 - (!) nida ya da ünlem işareti, 7 - (?) soru işareti, 8 - (-) çizgi, 9- (" ") tırnak işareti, 10 - () parantez ya da ayraç, 11 - ( ) köşeli parantez, 12 - ($) paragraf ya da çengel.
Bunların başlıca kullanılan yerleri: Nokta (.) a - Anlam tamam olan bir cümlenin sonuna konulur. Bundan sonra yeni başlayan cümlenin ilk harfi büyük yazılır, b - Bir ya da bir kaç kelime kısaltma halinde yazılırsa bu kısaltmalardan sonra konur, c — Bahis başlarına konulan rakamlar ve harflerden sonra konur, rakamdan sonra
(-nci) anlamını gösterir, d - Günü gösteren tarih işaretlerinde gün, ay, yıl sayılarını işaret eden rakamları ayırır.
Virgül (,) a - Cümlede birbiri ardınca sayılan isimler, sıfatlar, zamirler, birbirine bağlı fiiller v.b. arasına b - Cümlede özne olan kelime kendinden sonra gelen sözlere karışabilecek halde ise, bu kelimeden sonra, c - Mektuplarda hitap sözlerinden sonra, cümle içinde ayrı bir varlık anlatan kelime grubunun başına ve sonuna konulur.
Noktalı virgül (;) a -Birbirine bağlı, fakat her biri kendi içinde yarı müstakil ihtimalleri; b - içinde virgüllerle ayrılmış parçalar bulunan iki takım veya cümleyi ayırmağa yarar.
İki nokta (:) a - Bir cümlede ifade edilen hükmü örneklerle göstermek üzere cümlenin sonuna, b - Bir sözde birkaç ihtimal olduğu halde, bu ihtimalleri saymak veya sıralamak lâzım geldiği zaman, bu sayma veya sıralamadan önce c - Söz arasında bir yerden veya bir kimseden nakledilen ve tırnak içine alınan sözden önce kullanılır.
Sıra noktalar
1 - Üç nokta (..) cümle bitmeden sözün manalı bir kesilişini göstermek, yahut birtakım kısımlar veya örnekler sayıldıktan sonra, bunların başka benzerlerinin de o hükme sokulacağını anlatmak için kullanılır.
2 - Sıra noktalar, bir bahisten başka bir bahse geçişi yahut söylenmeden geçilen birtakım şeyleri belli etmek üzere ayrı ayrı veya iki satırın nokta ile geçilmesinde kullanılır.
Söz arasında bir ismi söylemeden işaretlemek için birkaç nokta veyahut bir harfle birkaç nokta kullanıldığı gibi, bu hallerde nokta (*) yıldız konulduğu da vardır.
Nida veya ünlem işareti (!) nidalardan ve şaşırma acınma, heyecan, gibi duyguları gösteren sözlerden sonra konulur.
Söz arasında () parantez içinde (!) nida işareti konulursa söylenilen lâkırdıya inanılmadığını, şaşılmadığı anlatır.
Söz arasında () parantez içinde (?) soru işareti konulursa söylenilen lâkırdının şüpheli göründüğünü, ne demek istenildiğinin anlaşılmadığını gösterir.
Beğenilmeyen, şaşılan, ne demek istenildiği sorulan yerlerde bu gibi duyguların aşırıldığını göstermek üzere birkaç soru ve nida işareti konulduğu da vardır.
Çizgi işareti üç türlüdür:
I. Küçük çizgi veya birleştirme çizgisi (-) satır sonunda tam bitmeyen kelimenin öteki satıra geçen kısmının birleşeceğini anlatmak üzere satır sonundaki parçanın sonuna konulur.
Bu gibi ayırmalarda satır sonunda hecenin tam bitmesine dikkat edilmelidir.
İki millet veya iki tarih arasında veya iki şeyin ortaklığını göstermek üzere de birleştirme çizgisi kullanılır.
II. Büyük çizgi (-), cümle içinde ayrıca bir anlamı ifade için araya sokulan sözlerin iki tarafına konulur.
Karşılıklı konuşma veyahut birinin ağzından bir söz nakletme hallerinde bu çizgi, tek olarak konuşma sözlerinin başına konur.
Konuşmada karşılıklı konuşmaların isimleri veya isimlerin bazı harfleri gösterilirse çizgi bu isimlerden veya harflerden sonra gelir.
Tırnak işareti (" "), bir başkasının yazısından veya sözünden nakledilen kısımların başına ve sonuna konulduğu gibi, cümle arasında geçen ve başında ayrı bir punto ile belli edilmeyen kitap ve makale başlıkları ve cümlede dikkati çekmesi istenilen sözler de bu işaret içinde yazılır.
Bir yerden nakledilen uzunca ibarelerin başına ve her satırına tırnak işaretinin açma şekli (“) konulup en sonuna kapama şekli (“) konulduğu da vardır.
Parantez işareti (), cümle içinde geçen bir sözün, o cümleye bağlı olmayan bir izahını veya başka bir dilden karşılığını içine alır.
Misal gibi kullanılan ve göze çarpması istenilen bazı kelimeler de parantez içine alınabilir.
Birtakım maddeler sayıldığı sırada ,1, 2 , 3.. gibi rakamlar veya a, b, c. gibi harfler konuldukça onlardan sonra yalnız parantezin kapalı şekli () konulur.
Köşeli parantez ( ), cümleden tamamıyla ayrı bir söz veyahut haşiyeye müracaat için konulan rakam, harf, yıldız gibi işaretleri çerçeveler.
Parantez ve köşeli parantez, birbiri yerinde de kullanılabilir.
Paragraf işareti ($) ayrı maddeleri az çok değişik olan konuları veya örnekleri birbirinden ayırmak için kullanılır.