Nedir

EDEBİYAT « Bilim ve Sanat

Güzel sanatlardan birine verilen ad. Edebiyat, düşünce ve duyguların, söz ya da yazı halinde güzel ve etkili bir şekilde anlatılması sanatıdır. Edebiyat, yazının meydana gelmesi, dillerin zenginleşmesi ile başlamış ve gelişmiş bir güzel sanattır. Böylece, insanlığın çok eski zamanlarından beri bilinen bir sanat olma özelliğini taşımaktadır. Fakat, var olduğu kabul edilen ilk edebiyatlar, çoklukla sözlü gelenek halinde nesilden nesle devam etmiş olan bir edebiyat durumundadır. Ancak, yazılı kaynakların, uzun yüzyıllar saklanabilmesinden sonradır ki, gelecek yüzyıllara hitap edebilen edebiyat eserleri meydana gelebilmiştir.

Edebiyat, milletlerin medeniyet hayatlarında, önemli rol oynayan bir sanat kolu olarak kendini göstermiştir. Medeniyet bakımından ilerlemiş milletlerde, edebiyatın da gelişme göstermesi bundandır. Bu ilkel medeniyetlerin dışında, yeni çağlarda meydana getirilmiş edebi eserler, bütün insanlığa hizmet eden eserler olma kudretini göstermişlerdir. Bu sebeple, bugün için edebiyatın, millî faydalarının yanında milletlerarası faydalarını da unutmamak gerekir.

Edebiyat, nesir ve nazım olmak üzere iki bölüme ayrılır. Nesir, bir dilin kurallarına uygun olarak meydana getirilen düz yazıdır. Nazım ise, belli ölçülerin kayıtlaması altında meydana getirilmiş yazılardır. Nesir edebiyatının başlıca çeşitleri arasında roman, hikâye, piyes, hâtırat, biyografi, makale, deneme, eleştirme, fıkra çeşitleri yer alır. Nazım edebiyatı çeşitleri arasında da başlıca şiir, manzum piyes, destan yer alır.Sözlü gelenek dışında, zamanımıza kadar gelmiş edebiyat eserlerinin ilkleri, Gilgamış destanı ile Hammurabi Kanunlarıdır. Eski Mezopotamya medeniyetinde edebiyat eserlerinin meydana getirildiği yapılan kazılardan anlaşılmaktadır. Bu arada, Eski Mısır'da meydana getirilen edebiyat eserleri de önemli yer tutar.

Fakat asıl anlamı ile ilk edebiyat eserleri. Eski Yunanlıların meydana getirmiş olduğu eserlerle ve Yunan edebiyatı ile başlar. Bundan sonra, bütün medeni milletler, kendi edebiyatlarını geliştirmişlerdir.

CENOVA « Dünya Coğrafyası

İtalya'da bir şehir. İtalya'nın Ligurya bölgesinin merkezidir. Nüfusu 670.201 dir. İtalya'nın en önemli ticaret limanıdır. Eskiden ünlü bir denizci cumhuriyetinin merkezi idi.

ÇANKIRI « Türkiye Coğrafyası

Çankırı ilinin merkezi olan kasaba. Nüfusu 20.000 dir. Kasabanın bulunduğu bölge, çıplak, dik ve sarp tepelerle çevrilidir. Bunlar arasında meyilli yüzeyler vadiler yer alır.

ÇANKIRI İLİ

İç Anadolu bölgesinin kuzeybatısında bulunan illerimizden biri. Yüzölçümü 8.572 kilometrekare, nüfusu 241.452 dir. Kuzeyde Kastamonu ve Zonguldak, batıda Bolu, güneyde Ankara, doğuda Çorum illeri ile sınırlıdır. Kuzey bölümleri dağlık, doğu ve güneydoğu bölümleri Kızılırmak vadisine kadar uzanan oldukça düz bir bölgedir.

AY « Astronomi

Yer yuvarlığının çevresinde dönen ver Yer'in uydu (peyk) su olan gezegen. Yer den 5 defa küçük ve Yer'e olan uzaklığı ortalama olarak 384.000 kilometredir. (Yer'in etrafında eliptik bir yörünge etrafında hareket ettiğinden Yer'e olan uzaklığı sabit değildir. En yakın bulunduğu zaman 363.000 kilometre uzaklıktadır).

Ay'ın kendisi bir ışık kaynağı değildir; sönük bir cisimdir. Güneş ışığı ile aydınlanır. Yer'den bakıldığı zaman görülen parlaklık güneş ışığının Ay'ın yüzündeki yansımasından ileri gelir. Ay'ı hissedilebilir derecede bir atmosferi yoktur. Atmosferi olmadığı için de Yer'de olduğu gibi mavi bir göğü bulunmaz. Yaklaşık olarak 13.5 gün süren Ay gündüzünde ve aynı süre olan gecesinde gök her zaman karanlıktır. Atmosferin yokluğu aynı zamanda devamlı bir sessizliğin de Ay'da hüküm sürmesine sebep olmaktadır.

Yer'e en yakın gök cismi olması sebebi ile devamlı araştırmaların konusu olan Ay'a çok büyülten bir dürbünle bakıldığında ,volkan kraterlerine benzeyen yüksek yerlerle denizlere benzeyen sincabı renkte geniş ovalar, birçok sıradağlar ve tepeler görülür. Bütün bu görülebilen oluşumlara, Yerdekilerine benzetilerek adlar verilmiştir.

Engin bir sessizlik içinde ölmüş bir âlem hissini veren bu gezegen, Yer'in uydusu olduğu için, Yer çekimine bağlı olarak Yer etrafında ve yerle birlikte güneş etrafında döner. Yer etrafındaki dönüşünü 29,5 günde tamamlar. “Kamerî ay” denilen zaman ölçüsü, Ay'ın bu dönüşünden alınmıştır. Bu dönüşler sırasında, yüzünde yansımaya uğrayan güneş ışığının az ya da çoğu yere olduğuna göre, Ay, hilâl, yarım daire, tam daire gibi değişik parlaklık şekillerinde görülür. Bunlara Ay'ın safhaları (fazları) denir. Ay hilâl ya da yarım daire şeklinde görüldüğü zaman aydın olmayan görünmeyen kısmı büsbütün karanlık değildir. Bu kısım hafif ateşli, kül renginde görünür.

Güneş, Yer ve Ay bir doğru üzerinde bulunur, ve yer ortada olursa bir güneş tutulması olur.

Gece ve göncüz arasındaki sıcaklık farkının 200 dereceye kadar büyük olduğu anlaşılan Ay'ın yer üzerinde olan etkilerinin en önemlisi gel-git olaylarını meydana getiren çekme etkisidir.

AYA SEYAHAT, Bir uzay gemisi içinde Yerden ayrılıp Ay'a ya da diğer yıldızlara gitmek problemi, insan zekâsını meşgul eden, fakat şimdiye kadar gerçekleştirilmieen hayallerden biri olmuştur.

Ay'a ya da başka bir gök cismine seyahat için başlıca iki problem vardır: 1 - Bir cismin Yer'den kurtularak Ay'a ya da başka gök cisimlerine ulaşabilmesi için, ilkin Yer'in çekiminde kurtulmayı gerektirecek hıza (kaçma hızı) sahip olması gerekir. Bu da saniyede 11.180 metre (saatte 40.248 kilometre) dir. Böyle bir hızla Yer'den uzaklaşan bir uzay gemisinde bulunan insanların bu büyük hız değişmelerine dayanabilmeleri şartları.

Temsilî olarak Aydan dünyanın görünüşünün hesap edilmesinin de gerekeceği tabiidir.

2 — Yer çekiminden kurtulduktan sonra, gidilmek istenen gök cismine parçalanmadan inmenin ve Yer'e tekrar dönmenin şartlarının ve imkânlarının tespit edilmesi gerekir.

İmkânsız gibi görülen ve şimdiye kadar da hayal olmaktan öte gidemeyen Ay'a ve öbür gök cisimlerine gitmek fikri, İkinci Dünya Savasından bu yana hayal olmaktan çıkmış durumdadır. Amerika Birleşik Devletlerinde ve Sovyet Rusya'da son yıllarda yapılan araştırmalar ve deneyler, Ay'a ve öbür gök cisimlerine gidebilmek fikrini, her gün biraz aha gerçekleştirmeğe doğru gitmektedirler. Bu iki devletini Yer çekiminin etkimden kurtulan hızı elde ederek sun'i uydular yapmayı başarmaları ve çeşitli tecrübelerle böyle bir seyahat için gerekli pek çok bilgiyi ve teknik imkânı elde etmeleri Ay'a ya da öbür gök cisimlerine yakın bir gelecekte gidebilmenin mümkün olabileceğini göstermiştir.

Bu araştırma ve deneylerin sonucu olarak , bir taraftan Amerikan Birleşik devletleri, bir taraftan da Sovyetler Birliği tarafından, ilkin yer çekiminden kurtulan sun'î uydular meydana getirilmiş, bunlar, Yer'in yörüngesi etrafında dönebilir duruma gelmiştir. Yer çikiminden tamamen kurtulabilecek büyük bir hıza sahip olan bu sun'î uydular yardımı ile yapılan devamlı çalışmalar sonucu Ay'a, şimdiye kadar bilinen bütün hızlardan da üstün olan bir hızla ilk defa bir füze, Sovyetler Birliği tarafından fırlatılmış ,böylece Yer yüzü tarihinde ilk defa, yabancı bir gök cismine, Yerden bir cisim gönderilme başarısına ulaşılmıştır.

AY TUTULMASI

Yer'in Güneş ile Ay arasına gelmesi ile Ay'ın Güneş ışığını alamayarak Yerin gölgesi içine girmesi hali, Aynı yörünge düzlemi için, bu olay ayın Yer'i her dolanışında olmaz. Ay, tamamen tam gölge içine girerse bir “tam ay tutulması”, bir parçası gölgeye girerse “kısmî ay tutulması” olur.

ŞABANÖZÜ « Türkiye Coğrafyası

Çankırı iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.195 kilometrekare, nüfusu 18.803 dür. Yüzeyi, genel olarak, tatlı meyilli, hafif dalgalı yamaçlar arasında kalan geniş vadilerden ibarettir. Tahıl ekimi, hayvancılık, bağcılık, halkın başlıca geçim kaynağıdır.Merkezi 2.275 nüfuslu Şaban özü kasabasıdır.

BARKAROL « Müzik

Venedik gondolcularının şarkılarına verilen ad. Venedik gondolcularına has halk şarkıları olan barkarolların, Chopin, Rahmaninov, Offenbach gibi ünlü besteciler tarafından da işlenmiş çeşitleri vardır.