EĞRİDİR GÖLÜ « Türkiye Coğrafyası
Orta Anadolu'nun güneye yakın bölümünde ve dağlar arasında bir göl. Büyüklük bakımından Türkiye göllerinin dördüncüsü (yüzölçümü 570 kilometrekare) dir. Göl ortaya yakın bölümünde darca bir boğazla ikiye ayrılmış gibidir. Güneydeki bölüme “Eğridir” adı verilir. Üzerinde yeşilliklerle kaplı iki küçük ada bulunur. Kuzey bölümü de, kıyıya yakın olan Hoyran kasabasından dolayı “Hoyran” adım taşır. Çevresinin manzarası güzel, suyu tatlı, balığı bol olan bir göldür. (Sularının fazlası, yeraltı yoluyla Aksu'ya, Aksu aracı ile Antalya körfezine dökülür.
DOVER BOĞAZI « Dünya Coğrafyası
Büyük Britanya adasının Avrupadan ayıran dar boğaz. Uzunluğu 185, en dar yeri 31 kilometredir. Bu boğaza Fransızlar Pasde-Clais adını vermişlerdir. Boğazın doğusunda Kuzey denizi, batısında Manş denizi bulunur. Çok eskiden beri, askerî ve iktisadî bakımdan büyük değer taşıyan bir boğazdır.
SOVYET SOSYALİST CUMHURİYETLER BİRLİĞİ « Dünya Coğrafyası
Avrupa'nın doğu ve kuzeyinde, Asya'nın kuzeyinde, çok geniş topraklar üzerinde yer almış federasyon halinde bir Cumhuriyet. 15 Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nin birleşmesinden meydana gelmiştir. Rusya, Ukrayna, Beyaz Rusya, Ermenistan, Azerbeycan, Türkmenistan Özbekistan, Kazakistan, Kırgız, Gürcistan, Tacikistan, Estonya, Litvanya, Letonya, Modavya, Batıda Polonya ve Baltık denizinden doğuda Büyük Okyanus kıyılarına kadar uzanır. Kuzeyde hemen hemen bütün Kuzey Buz denizi kıyılarına sahiptir. Güneyde, doğudan batıya doğru, Çin, Afganistan, İran, Türkiye, Romanya Çekoslovakya, Polonya ile sınırlıdır. Kuzeyde Finlandiya ile komşuluğu vardır. Bütün bu geniş topraklar üzerindeki yüzölçümü 22,403,000 kilometrekareye ulaşır. Nüfusu 214.000.000 dir. Başşehri Moskova şehridir. Komünist Partisi'nin yönetiminde bir cumhuriyettir.
Coğrafya : Sovyetler Birliği, bu geniş topraklar içinde, Tabiat şartları bakımından, birbirinden farklı yöreleri sınırları içine alır.
A) Avrupa toprakları : Bu bölümün başlıca özelliği, çok geniş elmasına rağmen yüzey şekilleri bakımından sadeliğidir. Doğu Avrupa, akar sular ile hafifçe yarılmış alçak bir düzlük halindedir. Yükseklikler 300 metreyi nadiren aşar. Kaynaklar kısımları çok basık ve alçak olduğundan bunların birbirine birleştirilmesi veya birinden diğerine geçmesi zor değildir. Nehirlerin suları da bol olduğu İçin ulaşım yolu olarak oynadıkları rol çok büyüktür Fakat bütün bu nehirler kış mevsimi boyunca donarlar.Ukrayna’nın başlıca nehri olan “Dnieper” Karadeniz’e, ona paralel olan “Don” ise Azak denizine dökülür. Peçora ve Lvina ise Kuzey Buz denizine giderler.
Avrupa topraklarının doğusunda 2.500 kilometre uzunlukta olan Ural Dağlan Doğu Avrupa düzlüklerini doğudan çevreler.
B) Asya toprakları: Sovyetler Birliğinin çok geniş bir alana yayılan Asya toprakları tabiat şartları bakımından farklı bazı bölgelere ayrılabilir :1 - Batı Sibirya: Ural dağları ile Yenisey nehri arasında kalan çok geniş fakat yeknesak bir ovadır. Yükselti çok azdır. Büyük bir kısmı ormanlar ve bataklıklar ile kaplı olan bu ovada Obi nehri ve kolları akar. 2 - Doğu Sibirya : Yenisey nehrinden Bering denizine kadar uzanır. Kuzey kısmı tundralar ile kaplı alçak bir ovadır. Fakat güneye doğru yüksek alanlardan meydana gelen engebeli bir bölge halini alır. Yenisey, Lena ve Kolima gibi büyük akar sular güneyden kuzeye akarlar. 3 - Batı Türkkistan: Sularını dışarıya göndermeyen geniş ve kurak stepler ve çöller bölgesidir. Güneyinde İran ve Hindikuş dağlan, doğusunda ise Pamir platosu ve Tanrı dağlan yükselir.Pamirden doğan Amuderya ile Tanrı dağlarından inen Siriderya bu kurak bölgelerin başlıca akar sularıdır. Yerleşme ve tarım bu akarsulardan faydalanılarak yapılan sulamaya dayanır. 4 - Kafkasya: Dağlık bir bölgedir. Orta kısmında Kafkas dağlan yüksek ve aşılması çok zor olan sürekli bir engel halinde uzanır. Sovyetler Birliği hem tarım hem de bir endüstri memleketidir. Tarım ekonomik çalışmaların en mühim kolunu meydana getirir. Tarım alanları belli bölgelerde toplanmıştır.
Tarih : Rusya'nın tarihi, Dokuzuncu Asırda İskandinav asıldan yağmacıların istilâsıyla başlar. Bu yağmacılar, Slavlar'a savaşçı örf ve Metlerini aşılamışlardır. Ruslar Bizanslı misyonerler etkisiyle Yunan Katolikliğini kabul etmişlerdir. Moskova prensleri ve bilhassa müthiş İvan yavaş yavaş topraklarını çoğaltmaya ve bir milletin temellerini kurmaya muvaffak olmuşlardır. 1613 te iktidara geçen Romanof'larla bu monarşi kuvvetlenmiş ve millet birleşik bir hale gelmiştir, tik çarların en parlağı Deli Pet-ro olmuştur. Onsekizinci yüzyılda Rusya güneyde hemen aralıksız olarak Türklerle savaşmıştır. İkinci Katerina devrinde, Polonya'nın ilk paylaşılması meydana gelmiş, bunu da ikinci ve üçüncü parçalanmalar takip etmiştir. Azak İkinci Katerina zamanında zapt edilmiştir. 1812 de Napoleon Rusya'yı istila etmiştir. Fakat Moskova yangınının ertesi günü dehşetli soğuktan Fransız ordusunun ricat zorunda kalışı, Birinci Aleksandr'ı Mukaddes İttifakın şefliğine geçirmiştir. O zamandan itibaren çarlar Türkiye zararına topraklarını gitgide genişletmeye ve Avrupa diplomasisinin gayretlerine rağmen İstanbul'a yaklaşmaya çalışmışlardır. Nihayet Kırım savaşı Birinci Nikola'yı durdurmuş ve İkinci Aleksandr'ı 1865 Paris Antlaşmasını kabul zorunda bırakmıştır.
İç karışıklıklar Rusya'nın mukadderatını değiştirmiştir. İkinci Nikola'nın bilhassa 1906 ile 1914 arasındaki istibdadı kendini kuvvetle hissettirmiş ve çarlığa karşı olan hareketi günden güne arttırmıştır. Çeşitli sebeplerle mart 1917 ihtilâli doğmuştur. Bu ihtilâl çarın müstebit idaresi yerine meşruti idare getirmiştir. Fakat bu meşrutiyet bolşevikliğe yol açmaktan başka bir şey yapmamıştır. Lenin ve Troçki diktatörlüğü 1917 sonbaharında başlamış ve önce felâket toplamıştır. Böylece perişan Rus orduları tam bir hezimete uğramış, Avusturya -Alman kıtaları Riga'yı zapt etmiş, Doğu cephesinde Birinci Dünya Savaşına son veren Brest - Litovsk Antlaşması (3 mart 1918) imzalanmıştır. Bu antlaşma Ukrayna'nın Baltık devletlerinin, Finlânda'nın, Asya'daki bir kısım Rusya'dan ayrılmasını doğurmuştur. Bütün bunların neticesinde de Çarlık Rusyasının yerine geçen Sovyetler Birliği meydana gelmiştir.
BREST - LİTOVSK ANTLAŞMALARI « Tarih
Birinci Dünya Savaşı'nın son yılında bir taraftan Almanya, Avusturya Macaristan, Osmanlı İmparatorluğu ve Bulgaristan, öbür taraftan Sovyetler arasında imzalanan antlaşmalar.
Birinci Dünya Savaşı'nın son yıllarında Rusya'da başlayan ihtilâl sonucu karışık tartışmalardan ve oyalamalardan sonra, bu devletlerle bir antlaşma imzalamak zorunda kalmış ve 3 Mart 1918 de Rusya ile öbür devletler arasında bir antlaşma imza edilmiş ve Rusya, bu savaştan yenilerek çıktığını kabul etmiştir.
Bu antlaşmanın bizim için önemli olan tarafı, Rusya'nın Ardahan, Kars ve Batum sancaklarını “bilâ teehhür” Osmanlı Devletine terk ve tahliye edeceğine dair olan bölümüdür.
PKOMETHEUS « Mitoloji
Yunan mitolojisinin ateş tanrısı. Titan Lapedus'un oğlu. Zeus'un düşmanıdır. Ateşi çalıp insanlara verdiği için Zeus tarafından cezalandırılarak Kafkas dağlarından birine bağlanmıştır. Burada Prometheus'un ciğeri hergün bir kartal tarafından yenmiş, fakat ciğeri her gece yeniden büyümüştür. Uzun süre devam eden bu işkenceden, kartalı öldürmek suretiyle Herakles tarafından kurtarılmıştır.
CEYHAN NEHRİ « Türkiye Coğrafyası
Akdeniz'e dökülen ikinci büyük nehrimiz. Uzunluğu 476 kilometredir. Söğütlü ve Hurma adlarında iki kolun birleşmesinden meydana gelmiştir. Bu iki kol, Elbistan'ın batısında birleşerek Ceyhan nehrini meydana getirirler. Ceyhan nehri Antitoros dağlarının geçilmesi güç alanlarından akar. Bin boğa dağlarından çıkan Göksu çayını alır. Maraş ovasının batı ucunda vadisini genişleterek Aksu ile birleşir, yine dağlar içine girer. Arpalı mevkiinde Adana ovasına varır. Burada kavisler çizdikten sonra, güneye doğru akarak İskenderun körfezinde Akdeniz'e katılır.