FOLKLOR « Toplum ve Toplum Yapısı
Halk bilgisi anlamına gelen bir deyim. Bir memleket halkının geleneklerinden, mesellerinden, türkülerinden, batıl inanışlarından, oyunlarından, bilmecelerinden ve bunlara benzer özelliklerinden meydana gelir.
Folklor kelimesi, iki ayrı kelimeden meydana gelmiştir. Bunlar, ingilizce “ilim” anlamına gelen lore kelimeleridir. Folklor, bugün bir memleketin ananelerini, efsanelerini ve halk danslarını ifade etmek üzere kullanılır. Tabiri, 1846 da W. J. Thoms adında bir İngiliz halka ait antika eserleri ifade maksadıyla icat etmiştir. Zamanla çeşitli memleketlerde şehirlerin tesirinden uzak, halkın kendi eseri olan inançları, efsaneleri, âdetleri, şarkları ve dansları hep genel olarak bu kelimeyle ifade olunmağa başladı.
Folklor, ilkel ve kültürsüz halk tabakalarının inançları, âdetleri ,hikâyeleri, masallar ve el sanatları ile meşgul olur; bunların nerelerden ve nasıl doğmuş olduğunu araştırır, çeşitli danslar , efsaneler, eserler arasındaki benzerlikleri ve bunların yaşayışlarını inceler.
HAYVANLARIN FİZYOLOJİSİ « Hayvanlar
Her canlı gibi hayvanlar da beslenme, solunum, büyüme, üreme faaliyetlerinde bulunurlar.
Beslenme : Hayvanların beslenmesinde rol oynayan maddeler, su, madensel tuzlar, karbon hidratlar; yağlar, proteinler ve vitaminlerdir. Bu besinleri, canlı organizmalarda, enerji verici yapıcı ve düzenleyici vazife görerek, varlığın devam etmesi için gerekli fizyolojik vazifelerin yapılmasını sağlarlar.
Solunum: Hayvanlar da, bitkiler gibi, karbon dioksit verip oksijen almak suretiyle solunum yaparlar. Dokulardaki hücrelerin oksijen alıp karbondioksit vermeleri hayat olaylarının devamı için gerekli ve zorunludur. Hayvanlar ilkellerinden başlayarak en yüksek sınıflara kadar, değişik organlarla bu işlemi yerine getirirler.
Büyüme : Her hayvan doğduktan ya da yumurtadan çıktıktan sonra, belli "süreler içinde büyümesine devam eder, ihtiyarlar ve ölerek varlığı son bulur. Hayat olayları, doğmasından ölmesine kadar devam eder. Büyüme işlemi, belli bir sürenin geçmesiyle ilgili olmakla beraber, çeşitli iç ve dış faktörlere de bağlıdır. Bu faktörler arasında iyi beslenme, çevreye tam uygunluk, çeşitli dış faktörlerin canlı organizmaya zarar vermesini önleyen şartların bulunması, iç organların, gerekli fizyolojik ödevlerini tam olarak yapmaları gibi şartlar vardır.
Üreme : Hayvan nesillerinin devam etmesi için, hayvanlar da, bitkiler gibi nesillerini üretmek için döl verirler. Üreyen yeni nesiller, hayvanlarda da doğrudan doğruya, asil neslin küçük bir örneği gibi doğarlar ve hayatsal faaliyetlerine başlarlar: ya da yumurtadan çıkarlar. İlkel hayvanlarda üreme eşeyli ve eşeysiz şekilde olur. Çok hücrelilerde ise, döllenmiş yumurta denen bir hücrenin çoğalması ile meydana gelir.
KARAKOÇAN « Türkiye Coğrafyası
Elâzığ iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.039 kilometrekare, nüfuz 26.932 dir. Yüzeyi tatlı meyilli, yer yer engebeli ve meşeliklerle kaplı yamaç ve sırtlardan ibarettir. Halkının başlıca geçim kaynağı buğday, arpa, pamuk, patatestir.Merkezi 2.250 nüfuslu Tepe kasabasıdır.
ESKRİM « Bilim ve Sanat
Kılıç ya da süngü kullanmak sanatı ve bu sanatı elde etmek için yapılan talim ve oyun. İlkin savaşmak amacı düello yapmak ve korunmak için öğrenilen bu sanat, XVI. yüzyıldan itibaren, bir spor olmağa başlamış, İtalya ve Fransa’da yaygın olmuştur. Değişik silâhlarla oynanan bu oyun, çok sivri uçlu uzun kılıçlarla oynanmış ve önemli sporlardan biri olmuştur.
TOTEMCİLİK « Din
İlkel kavimlerde görülen en ilkel din. Sop ve klan denilen en ilkel insan topluluklarının dini olan totemcilikte “totem” Klan'ın ortaklaşa malı sayılan her hangi bir hayvan bir bitki, bir eşyadır. Klan'ın sembolüdür ve kutsal sayılır Klan'a bağlı olan her şey bu sembolün işaretini taşır. Herkes bu totemin soyundan gelmiştir. Totem bir hayvansa onun eti yenmez ve avlanamaz. Bütün klanın ortaklaşa atası ve koruyucusu sayılır.
SIRBİSTAN « Dünya Coğrafyası
Güney Avrupa'nın, Tuna nehrinin sağ kıyısında yer alan eski bir devleti. Nüfusu 4 milyon kadardı. Başşehri Belgrat'tır. Sırbistan bugünkü Yugoslavya’nın toprakları içinde bulunmaktadır. Sırbistan, Kosova Meydan Muharebesinden sonra (XIV. yüzyıl sonları) Osmanlı egemenliğine geçmiş, uzun yıllar kargaşalıklar içinde bocalayan bir ülke olmasına rağmen, 1815 yılma kadar Osmanlılarda kalmıştır. Bu tarihten sonra bağımsız bir prenslik olmuş, 1918 yılında kurulan Sırp - Hırvat - Sloven krallığından sonra, 1929 yılında kurulan Yugoslavya Krallığının toprakları içinde kalmıştır.