CERİDE- İ HAVADİS « Edebiyat
Türkiye'de özel teşebbüs ile yayınlanan ilk gazete. Bu gazete, 1840 tarihin de William Churchill adlı bir İngiliz tarafından kurulmuştur. Fakat gazete yaygın bir okuyucu bulamamış, zaman zaman yayınına aralık vermek zorunda kalmış ve ancak devletin yardımı ile 1860 yılına kadar yaşayabilmiştir. 1860 da Agâh Efendi tarafından yayınlanmaya başlanan “Tercüman-i Ahval” üzerine bu gazete eski önemini tamamen kaybetmiştir.
MALİYE BAKANLIĞI « Devlet
Devletin gelirlerini ve giderlerini yönetmek işi ile ilgili bakanlık. Maliye Bakanlığının vazifesi ve yetkileri, başlıca şu noktalarda toplanmaktadır: 1 - Kamu giderlerini karşılayacak gelir kaynakları bulmak, 2 - Bu gelirleri toplamak, 3 -Yapılacak masrafların karşılığını sağlamak, 4 - Para ve kredi işlerini, kamunun menfaatine uygun şekilde düzenlemek, 5 - Devletle ilgili her türlü müesseseleri, malî bakımdan kontrol altında bulundurmak, 6 - Devletin malî bakımdan yönetimini, iktisadî kalkınma ile uygun olmasını sağlamak.
Maliye Bakanlığının başında, Bakanlar Kurulu'nun bir üyesi olan bir Bakan bulunur. Bundan başka Bakanlık, merkez ve taşra teşkilâtı olmak üzere iki genel teşkilâta ayrılmıştır. Merkez teşkilâtında Müsteşar, Özel Kalem Müdürlüğü, Maliye Tetkik Kurulu, Hukuk Müdürlüğü, Bütçe, Malî Kontrol, Gelirler, Muhasebat, Hazine, Millî Emlâk Genel Müdürlükleri gibi teşekküller bulunmaktadır. Bakanlığın taşra teşkilâtı, illerde defterdarlıklar, ilçelerde Mal Müdürlüklerinden kuruludur.
HÜNKAR İSKELESİ ANTLAŞMASI « Tarih
1833 tarihinde Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya arasında yapılan bir antlaşma. Mahmut zamanında, Osmanlı imparatorluğu'na başkaldıran Mısır valisi İbrahim Paşa komutasındaki Mısır ordusunun, Osmanlıları yenilgiye uğratarak Kütahya önlerine gelmesi üzerine imza edilmiştir. Bu antlaşma, karşılıklı yardım esasına dayanan bir antlaşmadır. Altı maddelik olan bu antlaşmanın gizli bir maddesine göre, Osmanlı devleti, Rusların yapacağı yardıma karşı Boğazlan, çarlığın isteğine göre açıp kapamayı kabul ediyordu.
Osmanlı İmparatorluğu'na Rusya'nın koruyuculuğunu kabul ettiren feci bir vesika olan bu antlaşma üzerine Ruslar, yardım düşüncesi ile İstanbul ve çevresine kuvvetlerini çıkarmışlar, fakat İngiliz ve Fransızların bu antlaşmayı kabul etmemeleri üzerine de kuvvetlerini geri çekmek zorunda kalmışlardır. Böylece Rusların, Boğazlarda yerleşmelerisin ve Boğazların Rusların isteği içinde açılıp kapanmasının önüne geçilmiştir.
AKMADDE « Sağlık
Beyin ve omuriliğin yapısındaki sinir liflerinden (nöron uzantılarından) meydana gelen ve beyaz renkte görünen kısma denir. Akmadde, beyinde iç tarafta ve derinde bulunmasına karşılık omurilikte dışta ve yüzeydedir. Akmadde içindeki sinir lifleri birtakım demetler halindedir. Beyinde bulunan liflerden her biri ya beyindeki birtakım merkezlere giderler veya merkezlerden organlara dağılırlar. Merkeze doğru giden lifler duygu yollarını, merkezden gelen lifler, hareketimizle ve çeşitli salgılarla ilgili emir yollarını meydana getirirler. Sağ ve solda demetler halinde bulunan bu yollar beyin içinde çaprazlaşarak sağdaki sola, soldaki sağa geçtiğinden, beyinin sağ tarafındaki kısımlarda meydana gelen bir bozukluk sol taraf yarım vücudun duygusunun kaybolmasına, yani yarım inme'ye sebep olur.
Omuriliğin çevresini saran akmaddelerdeki sinir demetlerinin bir kısmı duyu yolları vasıtasıyla deriye gider, bir
kısmı da hareketimizi meydana getirmek için oynatıcı yollar vasıtasıyla derinde bulunan kısımlara dağılır.
TULUMBA « Teknik
Sıvıları alçak yerlerden çekmeye ya da yüksek yerlere çıkarmağa yarayan âlet. Tarla sulamalarda, şehirlerin su ihtiyacını gidermekte evlerde bahçelerde, benzin istasyonlarında işe yarayan faydalı âletlerdendir.
Tulumbaların çeşitleri çoktur. Başlıcaları genel olarak iki şekilde yapılmıştır.
Emme tulumba: Bir emme tulumba aşağıdan yukarıya doğru açılan bir kapakçık ile kapanan bir deliği olan bir pistonun içerisinde hareket ettiği bir tulumba gövdesin den yapılmıştır. Tulumba gövdesi, bir emme borusu vasıtasıyla suyu yükseğe çıkaracak olan bir kuyu ile birleşmiştir.
Tulumba gövdesinden bir kol aracılığı ile yukarı çekilen piston, emme borusundan suyu da yukarı çekmiş olur. Piston, tekrar aşağı doğru bastırıldığında, bu pistonu bir yerinde bulunan kapakçıktan, piston üst bölümüne geçer. Pistonun tekrar yukarı çekilmesi ile de tulumba gövdesinin yukarı bölümünde bulunan tulumba ağzından dışarıya akıtılmış olur. Devamlı piston hareketleri ile kuyularda bulunan sular, istenen yere çıkarılmış olur.
Basma tulumba : Bu tulumba. Bir su haznesi içinde bulunan ve alt tarafı aşağıdan yukarı doğru açılan bir kapakçık ile kapalı bir tulumba gövdesinden yapılmıştır. Tulumba gövdesiyle birleştiği yerde içerden dışarıya doğru açılan bir kapakçık bulunur. Deliksiz bir piston yukarı çıkarken altında boşluk meydana gelir ve açık hava basıncı suyu tulumba gövdesi içine iter. Piston durunca kapakçık ağırlığı yüzünden tekrar düşer. Piston basılınca, çıkış borusundan su dışarı çıkmış olur.
Emme basma tulumbalar da, bu iki şeklin karması olarak yapılmıştır. Pistonun her inme ve çıkmasında devamlı, olarak su akması sağlanmış olur.
ALABAMA MESELESİ « Tarih
Devletler Hukukunun tanınmış meselelerinden birinin adı. Amerika Birleşik Devletlerini Kuzey ve Güney diye ikiye ayıran 1861 - 68 iç savaşı sırasın, da, Güneylilerin İngiltere'den almış oldukları “Alabama” adlı gemi yüzünden çıkmıştır.
1862 yılında denize indirilen Alabama gemisi, İngilizlerin yardımı ile silâhlandırılmış ve kuzey devletlerine ait 500 kadar gemi batırmıştır. 1865-71 yıllan arasında beş yıl devam eden bir anlaşmazlık sonucu, Birleşik Amerika, İngiltere’yi tarafsızlık kaidelerine uymamakla suçlandırmış ve Alabama gemisinin yapmış olduğu zararları telâfi etmesini istemiştir.
Uzun tartışmalardan sonra nihayet 8 Mayıs 1871 de Washington'da bir anlaşma imzalanmış; beş devletten mürekkep tarafsız bir mahkemenin Cenevre'de toplanarak 14 Eylül 1871 de verdiği, İngiltere'nin Amerika'ya on beş milyon dolar tazminat ödemesi kararı ile son bulmuştur.