Nedir

EKLEMBACAKLILAR « Hayvanlar

Çok hücreli hayvanlardan “Omurgasızlar” ın bir şubesi (öbürleri: Yumuşakçalar, Solucanlar, Derisi dikenliler, Selentereler, Süngerler). Başlarından anüslerine doğru, gözlerinin arasından geçmek, sırt - karın doğrultusunda olmak üzere bir yüzeyle iki eşit parçaya ayrılabilen, iki taraflı simetrisi olan hayvanlardır.

Eklembacaklılar, vücutları değişik halkalardan meydana gelmiş hayvanlardır. Çoğunda, baş, göğüs, ve karın ayırt edilir. Bazılarında başla göğüs birleşerek “sefalotoraks” halini almış,bazılarında ise bu üç kısım kaynaşarak bütün bir vücut meydana gelmiştir, dışardan, halkalı olmakla beraber, vücut boşluğu yekparedir. Deri, salgıladığı azotlu, karbonhidratlı "kitin” denen maddeden yapılmış sertçe bir kabukla örtülüdür. Bazlarında kitin'e kalsiyum karbonat katışarak, daha sert bir kabuk meydana gelmiştir. Dış iskelet, hayvanın hareketine engel olduğundan, vücut ve üyeler, eklemli haldedir.Eklem yerleri,kitini az, ince ve yumuşak bir deri halindedir. Kitinli kabuk, büyümeğe de engel olduğundan hayvanlar sık sık bu kabuğu çatlatarak içinden çıkar ve yeni bir kabuk meydana gelir. Bu kabuk sertleşinceye kadar, hayvan bir miktar büyür. Bu şekil gömlek değiştirme sık sık devam eder.

Başta iki ya da bir çift duyarga , basit ya da bileşik gözler, üç çift ağız üyesi bulunur. Üremeleri eşeylidir ve cinsler ayrıdır. Döllenmiş yumurtadan her zaman anaya benzer yavru çıkmaz. Yumurtadan çıkan yavrular, anaya benzeyinceye kadar birçok değişikliklere uğrar, yani başkalaşım (metamorfoz) geçirir. Başkalaşımda hayvan kurtçuk (larva) halinden, krizalit haline, sonra da ergin hale geçer. Bazılarında başkalaşım, bu üç safhayı geçirmek suretiyle tam olur, bazılarında ise yumurtadan çıkan yavru anaya benzer.

Eklembacaklılar, Böcekler, Örümcekler, Çokayaklılar, Kabuklular olmak üzere dört sınıfa ayrılır.

SLENTEKELER « Hayvanlar

Vücutları gastrula safhasında kalmış ve hepsi de suda yaşayan hayvanlardır. Genel olarak ışınsal simetrileri vardır. Vücutları dışderi ve içderi olmak üzere iki tabakadan yapılmıştır. Bir kısmı suda serbest olarak yüzerler. En önemli tipleri medüz ve polip'tir.

TOPRAK « Yeryüzü

Dünyanın kabuğunu meydana getiren litosfere, genel olarak verilen ad. Toprak, ateş küre ile hidrosfer ve atmosfer kürelerinin arasında bulunur. İçinde madenler, taşlar ve daha başka tortular vardır. Ateş kürenin zamanla soğumasından meydana gelmiştir. Bu soğuma sırasında bazı madeniler daha derinlerde kalmış, bazı madenler, tabakalar halinde yanardağ külleri ve lavları olarak toprağın yüzüne çıkmıştır. Toprağı meydana getiren madenlerin taşların, tortuların ve çeşitli kültelerin zamanla birbirine karışması, aşınma olayının meydana gelmesi, bugün, genel olarak “toprak” diye adlandırdığımız tabakanın meydana gelmesini sağlamıştır.

DEĞER ÖLÇÜLERİ « Sanayi ve Ticaret

Alınan ve satılan şeylerin değerin ölçmek için kullanılan ölçülere değer ölçütleri denir. Bugün biz, aldığımız ve sattığımız her şeyin değerini para ile ölçeriz. Aldığımız bir ekmeğin, bir elbisenin, bir çantanın, bir ayakkabının de geri ,kaça alınıp satılabileceği hep para ile ölçülür.

Para, topluluk halinde yaşayan insanların.alışverişlerde kullanabilmek için ortaya çıkardıkları önemli bir buluş tur. ilkel insanlar yaptıkları çeşit alışverişler sırasında, değer ölçüsü olara! para yerine, çok başka şeyler kullanmışlardır. önceleri, alınacak herhangi bir mala karşılık, başka bir mal verme: şekli ile alışverişler yapılmıştır. Zamanla bu zor işlem şeklini değiş tirmiş, alışverişlerde, alınan ve satılan mallar için ya da çeşitli emanetler için, kıymetli madenler ve taşlar ,değer ölçüsü olarak kullanılmaya başlanmıştır. Çok sonraları da, alış ve rişler içim kullanılan bu değer ölçüleri, belli oranlar ve ağırlıklar kazanmağa başlamış ve böylece maden paralar ortaya çıkmıştır. Bu maden paralar da, bu paralar için belli değerler tanıyan hükümetler ve hükümdarlar tarafından, çeşitli şekillerde ve biçimlerde çıkarılmış, bunların üzerine o devletin ya da o hükümdarın bir işareti ya da resmi konmuştur.

Altın, gümüş, nikel, bakır, bronz gibi değerli madenlerden yapılan paralar, zamanla başka bir değişikliğe daha uğramıştır. Çok yüksek değerler için kullanılması gerekli olan maden paraların taşınmasında ve kullanılmasında büyük güçlükler ortaya çıktığından, bunların yerine, özel olarak basılan, çeşitli değerler verilebilen kâğıt paralar kullanılmağa başlanmıştır.

Böylece çok yüksek değerler taşıyabilen ve çok az yer kaplayan kâğıt paralar kullanılır olmuştur.

Kâğıt paraların bastırılması ve bunlara belli değerlerin verilmesi, hükümetlerin yetkileri arasındadır. Hükümetler, kullanılmak üzere bastırdıkları kâğıt paraların altın ya da gümüş madenlerinden olan karşılıklarını devlet bankalarınca ya da devlet hazinelerinde depo ederler ve bunların kargılığı tutarında olan ye çeşitli değerler verilen kâğıt paraları, alışverişlerde kullanılmak üzere piyasaya çıkarırlar.

Türkiye'de para basmak, paralara değer vermek ödevi, bir hükümet bankası olan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasındadır. Merkez Bankasında, aynı zamanda, bu kâğıt paraların karşılığı olan altın ve gümüş madenleri, depo edilerek saklanmaktadır. Değer ölçüsü birimi

Bizim kullandığımız değer ölçüsü olan para birimi liradır. Lira, yazılarda kısaltılmış olarak (L) harfiyle gösterilir. Değer ölçüsü birimi, her ülkede değişik adlar alır. örnek olarak, ingilizlerin kurdukları değer ölçüsü birimi Sterling, Amerika Birleşik Devletlerinin dolar, Fransızların Frank, Almanların Marktır.

Kullanmakta olduğumuz değer ölçüsü birimi olan liranın yüzde biri kıymetindeki bölümüne kuruş denir. Bu duruma göre, bir lira, yüz kuruştur. Kuruş yazılarda kısaltılmış olarak (kş) harfleriyle gösterilir. Bir kuruşa aynı zamanda kırk para de denir.

Bir kuruşun yüzde birine de saatim denir. Bu duruma göre, bir kuruşta yüz santim vardır.

FARE « Hayvanlar

Memeli kemirgen hayvanlardan küçük bir hayvan. Dört ayaklı, ince uzun kuyruklu ve çengel tırnaklı küçük bir hayvandır. Burundan kuyruk ucuna kadar boyları 7-30 santimetre arasında değişir. Bu boyun 3/5 i kuyruktur. Uzun ve sivridir. Dişlerinden kemirici olanlar uzun, sivri ve kuvvetlidir. Çoklukla esmer, boz renktedir. Karına doğru renk aklaşır. Evlerin çeşitli bölümlerinde, gemilerde, tarlalarda yaşayan çeşitli türleri vardır. Yiyeceklere, giyeceklere ve çeşitli eşyalara daima zarar veren hayvanlardandır.

SİMAV « Türkiye Coğrafyası

Kütahya iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.709 kilometrekare, nüfusu 61.417 dir. Yüzeyi, genişçe bir çöküntü ovası ile bu ovayı çevreleyen ormanlarla kaplı dağ yamaçlarından ibarettir. Tahıl ekimi ve hayvancılık, başlıca geçim kaynağıdır.Merkezi 6.528 nüfuslu Simav kasabasıdır.