HAMİTOĞULLARI BEYLİĞİ « Tarih
Güneybatı Anadolu'da, Selçuklu Devleti'nin yıkıldığı sıralarda meydana çıkan Anadolu beyliklerinden biri. Hamitoğulları Beyliği, Uluborlu, Eğridir, Yalvaç ve daha sonraları alman Antalya yörelerinde kurulmuş ve gelişmiştir. Bu beyliği kuran Feleküddin Dündar Bey, bu bölgeye yerleştirilmiş aşiret beylerindendir. Beyliğin ilk merkezi Uluborlu, daha sonraları Eğridir, olmuştur. XIII. yüzyılın sonlarında kurulmuştur. Dündar Bey zamanında Antalya'ya kadar inilmiştir. Dündar Bey'in Demirtaş tarafımdan öldürülmesinden (1324) bir süre sonra oğlu İshak Bey meydana çıkmış ve babasının kurduğu beyliği devam ettirmiştir. (1328). Beylik, biri Eğridir, öbürü de Antalya şubesi olmak üzere iki bölümde yöneltilmiştir. Osmanlıların ilerlemesi üzerine beylik eski önemini kaybetmiş, Antalya 1392 yılında Osmanlıların eline geçmiştir. Ancak, Bayezit'in Ankara Savaşı yenilgisinden sonra (1402) Hamitoğullarından Osman Bey, Antalya'nın dışında beyliği yeni den kurmuş, Antalya'yı almak için Osmanlılarla yapmak istediği bir savaş için Korkuteli'nde bulunduğu sırada, Osmanlıların Antalya beyinin yaptığı bir baskın sonucu öldürülmüş (1423), bu tarihten sonra da Hamitoğulları beyliği, Osmanlı sınırlarına katılarak tarih sahnesinden silinmiştir.
AĞAÇ « Bitkiler
Odunlaşmış bir gövdesi olan, kökleri ile toprağa tutunmuş ve yapraklardan ya da yapraklı dallardan bir tacı olan bitki.
Gövdeleri odunlaşmış da olsa,, ince gövdeli olanlara çalı denir. Bitkiye ağaç karakterini veren odunlaşmış gövde, tam tepesine kadar ya da yapraklı dalların başladığı yere kadar uzanır. Bütün bitkiler gibi ağaçlar da bol besine muhtaçtır. Ağaç besinini, toprağın derinliklerine kadar uzanan kökleri ile alır. Yaprakları ile aldığı güneş ışığını ve karbondioksit gazı ile özümlemeyi yapar.
Ağaçlar, yaprakları bakımından ikiye ayrılırlar: Yapraklarını döken ve yapraklarını dökmeyen ağaçlar. Yapraklarını döken ağaçlar, her sonbaharda yapraksız kalırlar ve ilkbaharda yeniden yaprak vermeğe başlarlar. Yapraklar, geniş ölçüde suyun buharlaşmasına sebep olduğu için, ağaçlar kışın bu derece su kaybına dayanamazlar. Yapraklarını dökmeyen ağaçlar ise yıllarca bu durumda kalırlar. Bu çeşit ağaçların yaprakları küçük, dar ya da sert kabuklarla kaplıdır.
Her yıl büyümesine davam eden ağaç, gövdesini kalınlaştırır ve gövdesindeki odun nispeti böylece her yıl artar.
Ağaçların beslenmesinde en önemli madde olan karbondioksit, ağaçlar tarafından gündüz kullanılır. Bu bakımdan, ağaçlı yerlerin havası, daima iyi ve temizdir. Ağaç, aynı zamanda bir yerin iklimine de etki eder. Oranın havası rüzgârlı ve yağışlı olmasını sağlar.
Türkiye'de ağaç, topraktan sökülmeyince taşınamayan bir varlık sayıldığından, Türk Medenî Kanununa göre, toprağın bir parçasıdır ve toprak sahibinin malı sayılır. Ancak, dallarının komşu olanlara zarar vermemesi de gerekmektedir.
Ağaçlar, bir memleketin süsü olmaktan başka sağlık kaynağı ve daima faydalı olan bir mal olduğu için ağaç yetiştirilmesi ve ağaç sökülmesi belli kanunlarla kayıtlar içine alınmıştır.
CAFER MEZHEBİ « Din
Peygamber Muhammed'in ölümünden sonra hilâfetin Ali'ye ait olduğunu kabul edenler tarafından temsil edilen Şia'nın en ünlü mezhebi. Bu mezhebte beş din temeline inanılır: a - Tanrının birliğini tasdik etmek, b -Peygamberliği kabul etmek, c - Tanrının mutlak adalet sahibi olduğuna inanmak, d - Ahirete inanmak
ENLEM « Genel Coğrafya
Yeryüzünde herhangi bir noktanın doğrultusuyla ekvator düzlemi arasındaki açısal uzaklığı. Bu uzaklık, ekvatorda kuzeye ya da güneye doğru olur. Derece ile gösterilir. Ekvator başlangıç olduğuna göre, ekvatorun enlemi sıfır derecedir.
Yeryüzünde herhangi bir noktanın bulunduğu yeri tam olarak tâyin edebilmek için, geometride olduğu gibi iki koordinat ekseni olan boylam ve enlemi bilmek gerektir.
BAKALİT « Kimya
Formaldehit ve fenolün, bazik ortamda amonyakla ısıtılması ile elde edilen suni bir reçine. Reçineleşme olayı sırasında bakalit, ilkin sıvı, ya da macun kıvamında bir maddedir (A bakaliti). Isı etkisi ile katılaşır (B bakaliti). Toz hâline getirildikten sonra kâğıt, asbes, elyaf, boyalar gibi dolgu maddeleri ile karıştırılarak kalıplara konur ve tekrar ısı sertleştirilir (C bakaliti). Böylelikle istenilen biçimde ve istenilen yerde kullanılacak duruma getirilmiş olur.
Otomobil, radyo parçalan, elektrik malzemesi ve eşyası yapımlarında kullanılan önemli sentetik maddelerden biridir. Leo Hendrik Baekland (1863-1944) adlı Belçikalı kimyacı tarafından 1909 yılında bulunmuştur.
ALARM « Toplum ve Toplum Yapısı
Karadan, denizden veya havadan bir baskının gelebileceği tahmin edilince, silâh başı edilmesi veya herkesin hava ve denizden gelecek saldırışlardan korunmak için tedbir alması hali.
Alarm akustik işaretlerle bildirilir. Bu tesisler, zil, korna veya canavar düdüğü olabilir.