Nedir

BÂTINİLİK « Din

Kur'andaki kelimelere, görünürde ki anlamlarından başka mecaz yoluyla bir takım anlamlar vererek din hükümlerini başka türlü anlayanların yolu.

TİBET « Dünya Coğrafyası

Orta Asya'da bir ülke. Çin'in bir yönetim bölümü halindedir. Büyük çöller ve yüksek platolar ülkesidir. Dünyanın en yüksek dağları olan Himalayalar, burada bulunur. Yüzölçümü 1.215.000 kilometrekare, nüfuzu 1.174.000 dir. Başşehri, Lassa'dır. Ülke, dinî bir özelliği olan Dalaylama'lar tarafından yönetilir. Eski çağlardan beri devam eden geleneksel hayatlarını devam ettiren insanların bir ülkesi özelliğindedir.

AHLÂK « Toplum ve Toplum Yapısı

Bir toplulukta insanların uymak zorunda bulundukları kaideler ve bu kaidelerin bilimi. Ahlâk bir toplumun olduğu kadar bir ailenin de temel direği olan manevî bağlarımızdan biridir. Ancak bu kaidelere uymakla bir insanın, başka insanlara karşı olan mânevi davranışları ayarlanır; bir topluluk düzeni kurulabilir.

Bu bakımdan ahlâk, iyi ile kötünün teşkil ettiği bir takım değer kavramlarıdır. Bu değer kavramlarına uymakla iyiyi kötüden ayırabilir, ailemize, çevremize, içinde bulunduğumuz topluma karşı vazifelerimizi ayarlayabiliriz.

KALITIM « Biyoloji

Canlıların, kendinden önceki yakınlarında bulunan bedensel ya da manevî bir halin görülmesi, soyaçekim. Doğan bir çocuğun anasına, babasına, kardeşlerine ya da soyundan gelen birine benzemesi; bir fasulyeden daima aynı fasulyenin, bir serçeden, bir maymundan aynı serçenin, aynı maymunun meydana gelmesi, kalıtımla açıklanır.

Kalıtım, çok eski zamanlardan beri bilginlerin ve insanların üzerinde merakla ,önemle durdukları bir olaydır. Fakat XIX. yüzyılına kadar bu olayın bilimsel bir açıklaması yapılmamıştır. İlk defa Gregor Mendell (1822 - 1884) adlı bir Avusturyalı rahip, kalıtımın esaslarını, bezelye melezleri üzerinde yaptığı incelemelere dayanarak ispata çalışmış, vardığı sonuçları, 1865 yılında yayınlamıştır. Ancak, bu incelemeler kimsenin dikkatini çekmemiştir.

1900 yıllarına doğru Hollandalı bilgin De Vries ile Almanyalı Çorrens ve Avusturyalı Tschermek ayrı ayrı denemeler yapmışlar, Mendell in vardığı sonuçlara varmışlardır. Daha sonraları, kalıtımla ilgili meseleleri ilkin Mendell'in incelediği anlaşılmış olduğundan, kalıtımla ilgili kanunlara, “Mendel Kanunlar” adı da verilmektedir.

Mendell, deneylerini bezelye melezleri üzerinde yapmıştır. İlkin tohumları düz ve buruşuk iki tıp bezelye almış, çiçek açmadan bunların erkek organlarını keserek çıkarmış ve birinin çiçek tozlarını öbürünün dişi organları üzerine serpmek suretiyle döllenmesini sağlamıştır. Bu döllenmeye “Mendell Çaprazlaması” denir. Sonuç olarak her iki bitkiden de “düz tohumlu”taneler meydana geldiğini görmüştür. Yaptığı deneylerden sonra şu sonuca varmıştır:

a - Birbirinden belirli bir karakterle ayrılmış bulunan saf ırk iki bezelye birleştikleri zaman meydana gelen melezlerde,' ana ve babadan birisinin karakteri görülmekte ve hepsi bir birine benzememektedir. (Melezlerin birbirine benzememesine izottipi denir.)

b -Melezlerde ana ve babadan birisinin karakterinin görülmesi, ortaya çıkan karakterin diğerine hakim olduğunu göstermektedir. Bu hakim karaktere “dominan karakter”, ana ve babada bulunduğu halde ortaya çıkmayan karaktere de “resesif karakter” adı verilmektedir.

Mendell, elde ettiği melez tohumların erkek çiçeklerini kendi aralarında tekrar çaprazlamıştır. Bu ikinci deneyde elde edilen tohumlardan önemli bir bölümünün düz olduğunu, bir bölümünün ise buruşuk tohumlu olduğunu görmüştür. Buruşuk tohumlan ektiğinde bunlardan devamlı olarak buruşuk tohum elde etmiş; düz tohumluların bir kısmının devamlı olarak düz, bir kısmının da buruşuk tohumlu taneler verdiğini görmüştür. Buradaki 1/4 buruşuk ve 3/4 düz tohumlular oranının da değişmediğini görmüştür. Bu denemelerden elde edilen sonuçlar üç kanun halinde toplanmıştır. Bunlara Mendell Kanunları denir.

Birinci Kanun : Birbirlerinden birer karakterle ayrılan iki saf ırk birleştikleri zaman meydana gelen melezlerin hepsi de aynı tipte bulunmaktadır. Buna İzotipi Kanunu denir.

İkinci Kanun : Melezlerde ana ve babadan birinin karakteri hakim olarak görülmektedir. Buna da Dominans Kanunu denir.

Üçüncü Kanun : Melezler aralarında çaprazladıkları zaman meydana gelen nesilde ana ve babaya ait karakterler ayrılmaktadır. Buna Karakterlerin Kanunu denilmektedir.

CANDAROĞULLARI « Tarih

Anadolu Selçuk Devleti parçalanırken, XIII. yüzyılın sonlarında Kastamonu dolaylarında kurulan Türk beyliği. Beylik, "İsfendiyaroğulları" adı ile de anılmaktadır. Beyliğin kurucusu, Kastamonu valisinin "candar" ı olan Şemseddin Yamandır.

İlkin İlhanlı Devleti'ne bağlı bir uç beyliği durumunda olan Candaroğulları Beyliği, Şemseddin Yaman'ın ölümünden sonra yerine geçen oğlu Süleyman I. zamanında, Sinop ve Safranbolu'nun alınmasıyla sınırlarını genişletmiş, 1335 te İlhanlı Devleti'nin yıkılması üzerine tam bağımsızlığında kavuşmuştur.

Kötürüm ünvanıyla anılan Celâleddin Bayazit (1336-1385) zamanında, Celâleddin'in oğulları Süleyman Paşa ile İskender arasında anlaşmazlık çıkmıştır. Osmanlılara sığınan Süleyman Paşa, Murat I. in yardımı ile Kastamonu'yu eline geçirmiş ve burada beyliğini ilân etmiştir. Celaleddin'in ölümü üzerine yerine geçen oğlu İsfendiyar'ın Sinop'ta beylik etmesi üzerine de Candaroğulları beyliği, biri Sinop'tan, öbürü Kastamonu'dan idare edilen iki kola ayrılmıştır.

Kastamonu'daki şube, Yıldırım Bayazit zamanında, Süleyman beyin öldürülmesi ile Osmanlılar'a katılmıştır. Timur'un Anadolu'yu istilâsı sırasında, Timur tarafını tutan İsfendiyarbey, Ankara Savaşı yenilgisi üzerine, Sinop'tan başka Kastamonu ve Çankırıyı almak imkânını sağlamıştır. Osmanlı Devleti'nin Anadolu'da zayıf olduğu bu zamanlardan istifade ederek Safranbolu, Kalecik, Samsun ve Bafra yörelerini almış, böylece beyliğin sınırlarını en geniş duruma ulaştırmıştır.

Fakat Osmanlı Devletinin Anadolu'da kuvvetlenmesi ile Candaroğulları beyliği eski kudretini kaybetmeye başlamış, sonunda, 1461 yılında Fatih tarafından Osmanlı ülkesine katılarak tarih sahnesinden çekilmiştir.

Candaroğulları beyliği,Karamanoğulları beyliğinden sonra Anadolu'da hüküm süren beyliklerin en uzun ömürlüsü (169 yıl)dür.

HAİTİ « Dünya Coğrafyası

Atlas Okyanusundan Antil adalarının en büyüklerinden biri. Küba adasının doğusundadır. Yüzölçümü 77.293 kilometrekare , nüfusu 6.O82.9O0 dür. Dağlık bir yüzeyi vardır. Bu sebeple de adı, yerlilerin dilince “dağlık bir ülke” anlamına “Haiti” dir. İlk bağımsız Cumhuriyeti, batı bölümünde Haiti Cumhuriyeti.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy