KİLİMANCARO « Dünya Coğrafyası
Afrika'nın doğrusunda büyük bir dağ zinciri. Zanzibar ülkesinin doğusunu kaplar. Yüksekliği 6.010 metredir.
ORDU « Türkiye Coğrafyası
Ordu ilinin merkezi olan şehir. Nüfusu 20.171 dir. Şehir, kuzeydoğusuyla güneydeki çıplak sırtlar arasında ,batı doğu yönünde uzanarak Karadeniz'e dökülen Bülbül deresi adlı küçük bir derenin yatağı üzerinde, kuzeydoğuya bakan bir alan üzerinde kurulmuştur. Denizden yüksekliği 25 metredir. Karadeniz'e doğru 10 - 15 kilometre uzanmıştır. Doğal güzellikleri bakımından Karadeniz Bölgesinin güzel şehirlerinden biridir.
ORDU İLİ
Doğu karadeniz Bölgesinde bulunan illerimizden biri. Yüzölçümü 5.377 kilometrekare, nüfusu 469.126 dır. Kuzeyinde Samsun, güneyinde Sivas ve Tokat illeri bulunmaktadır. Yüzeyi, Melet ırmağı ile Doğu Karadeniz dağları ve Samsun dağları olmak üzere iki bölüme ayrılmıştır. Doğu Karadeniz dağlarının en yüksek yeri 3.000 m. ye ulaşır. Bu dağlar arasında kalan geniş yaylalık bölgeler Ordu ilinin asıl yaşanan bölümlerini meydana getirir. Nüfusunun çoğunluğu ormancılık ve çiftçilikle geçinir. Buğday, patates, arpa ekimi önemlidir.
HİTABET « Bilim ve Sanat
Bir fikri, bir dâvayı dinleyicilere benimsetmek, onları bu fikre, dâvaya inandırmak için söz söyleme işi ya da sanatı. Bu işi yapan kişiye “hatip”, söylenene de, yerine göre “nutuk”, “söylev”, “hitabe” denir.
Hitabet, nesir türlerindendir. Ancak işlenen konunun, konuşmanın yapıldığı anda ilgi uyandırması, anlaşılması gerektiğinden, nesrin genel kurallarına bağlı olmakla beraber, bazı özel kuralları da vardır. Söz söyleyen kişinin, söz söyleyeceği toplumu göz önünde bulundurması, anlatımını bu toplumun isteyeceğine göre ayarlanması gerektir. Bu bakımdan hatibin, kelimeleri dinleyicilerinin kültürel durumuna göre seçmesi, hitap ettiği toplumun anlayabileceği kelimeleri, sözleri, deyimleri kullanması gerektir.
Hitabeye, konuşmanın yapılacağı topluma göre değişen “hitap”larla başlanır : “Yurttaşlar, Sayın dinleyiciler. Vatandaşlar, Arkadaşlar...”gibi. Bu çeşit hitaptan sonra ilkin fikir, dâva ileri sürülür. Bu fikir ya da dâva üzerine, dinleyicilerin varması istenen fikrin ve düşüncenin sonucu söylenir. Hatip bunları yaparken, dinleyicilerin zekâsına, hayaline, duygusuna başvurur. Anlatımında çeşitlilik göstermek, dinleyenleri heyecana sürüklemek, onları varmak istediği sonuca ulaştırmak için gereklidir.
Sözle, bir fikri, bir dâvayı dinleyenlere aşılamak işi çok eskidir. İnsanlar, yazıyı bulmadan çok önceleri, sözle bir fikri söylemeyi, inandırmayı uygulamışlardır. Bu bakımdan, yazılı sanat türlerinden önce, sözle bir fikri söyleme türü olan hitabet türü meydana gelmiştir. İlkçağda, toplumlara karşı bu çeşit söz söyleyerek fikir ve düşünce yayma fikri, özellikle Yunan ve Romalılarda yetişen Demosten, Cicero gibi hatipler, söz söyleme sanatının ünlü kişileridir.
Hitabet, sözün konusuna ve söylenme yerine göre başlıca şu çeşitlere ayrılır:
Siyasî hitabet, siyaset konusunda söylenen nutuklardır. Bu çeşit nutuklar, çoklukla millet meclislerinde, siyasî parti toplantılarında, mitinglerde, diplomatik toplantılarda söylenir. İç ya da dış politikayı ilgilendiren konuşmalardır.
Askerî hitabet, komutanların askerlerini cesaretlendirmek için söyledikleri ya da çeşitli askerî konularda söylenen nutuklardır.Dinî hitabet, tapınaklarda din konusunda söylenen nutuklardır.
Hukukî hitabet, mahkemelerde, hukuk konusunda söylenen (savcıların iddianameleri ile avukatların ya da sanıkların savunmaları) nutuklardır.
Akademik hitabet, bilim toplantılarında akademilerde söylenen nutuklardır. Bir bilim adamının bir akademiye kabul edilirken söylediği nutuk, üniversitelerin ya da bilim kongrelerinin açılışında söylenen nutuklar akademik nutuklardır. Hitabet çeşitlerinin bu genel ayrımlarının dışında, hitabet biçiminde yazılmış yazılar, radyoda yeni bir fikri yayma amacı ile söylenen nutuk ya da yapılan konuşmalar, iki ayrı tezin aynı topluluk karşısında savunulması olan münazaralar da hitabetin çeşitleri arasında yer almaktadır.Türk toplumunun yetiştirdiği büyük hatipler vardır. Ancak, hitabetin yaygın olma alanlarının az olduğu Cumhuriyetin ilân edilmesinden önceki devirlerde, büyük hatiplere pek rastlanmaz. Türk toplumunda büyük hatipler, özellikle çeşitli fikirlerin toplumlara duyurulması zorunluluğunun kabul edilmesinden demokratik düzenin yerleşmeğe başlamasından sonra yetişme imkânı bulmuştur. Türk toplumunun yetiştirdiği en büyük hatip Atatürk tür.
CENNET KUŞLARI « Hayvanlar
Cennetkuşugillerin bir alt familyası. Yeni Gine ve Avustralya ormanlarında, ağaçlar üzerinde yaşarlar.Renkleri çok değişik ve çok güzeldir.
AFOROZ « Din
Hıristiyanlıkta birinin kiliseye kabul edilmemesi ve din dışı sayılması, Bu ceza Hıristiyanlığın ilk yıllarından itibaren din inanışlarından ayrılanlara verilmiş. Ortaçağda Papa'lar ve piskoposlar tarafından hükümdarları korkutmak için yaygın bir siyasî silâh olarak kullanılmıştır.
BALKAN ANTANTI « Tarih
9 Şubat 1934 te Türkiye Romanya, Yugoslavya ve Yunanistan arasında Atina'da imzalanan pakt. Dört devletin Balkan sınırlarını garanti altına alan ve Balkanlar'ı büyük devletlerin nüfuzu altına girmekten kurtarmak amacı ile kurulan bir pakt. İlk yıllarda çeşitli meseleler karşısında bu dört devletin kollektif barışa olan bağlılığını göstermiştir. İtalya'nın Habeşistan'a saldırması ve Montreux antlaşması konularında faydalı teşebbüslerde bulunmuş; fakat bir taraftan Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya'da beliren iç meseleler bakımından bir taraftan da Orta Avrupa'da kuvvetlenmeğe başlayan Almanya ve İtalya'nın tazyikleri sonucu ilk kuvvetini kaybetmiş, İkinci Dünya Savaşı'nda Balkan devletlerinden üçünün Mihver devletlerinin saldırılarına uğraması üzerine de son bulmuştur.