Nedir

KALECİK « Türkiye Coğrafyası

Ankara iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 2.039 kilometrekare, nüfusu 27.861 dir. Yüzeyi yer yer dağlık alanlardan ve Kızılırmak nehrinin meydana getirdiği geniş düz alüvyâl alanlardan ibarettir. Geniş tarla ekimi, arıcılık, hayvancılık ve tiftik yetiştiriciliği ilçenin başlıca geçim kaynağıdır. İlçe merkezi 4.112 nüfuslu Kalecik kasabasıdır.

BEKTAŞİLİK « Din

Sayısı on iki olan esas tarikatlardan biri. Kurucusu Hacı Bektaş-ı Velidir. Bektaşilere göre Ali, tanrının zuhuru; Mir'aç, Muhammed'in Ali'ye intisabıdır. Muharrem ayında on gün su içmemek Ali'nin doğum günü saydıkları Nevruz'u kutlamak ve üç gün süt içmek, Bektaşilerle sohbet etmek, muhabbet sofralarında saz almak, Muharremlerden sonra Bektaşî babasına baş okutmak, dinî ibadetleri yerine geçer. Bektaşilerde beş derece vardır. Birinci derece “dervişlik” tir. (erkek muhiplerden birinin dervişliğe ikrar vermesi). Üçüncü derece “babalık”tır (ehliyeti görülen bir dervişin, halife tarafından “baba” yapılması). Dördüncü derece “halifelik”tir (herhangi bir baba'nın halifelik makamlarından birine başvurarak halifelik icazeti alması). Beşinci derece “mücerrettik” tir (müceret olan kimse, hiç evlenmez ve ömrünce kendini tarikata bağlamış olur).

Bektaşilerin, çoklukla hece vezni ile yazılmış bir edebiyatları vardır. Halk edebiyatının kaynağı Yunus Emre'nin şiirleridir. Kaygusuz Abdal, Pir Sultan, Abdal, Kul Himmet, ünlü Bektaşî şairlerindendir. Bektaşilerin, aynı zamanda halk arasında söylenen pek çok fıkraları da vardır.

ÇİZME « Sözlük

Kar üzerinde ya da çamurlu yerlerde yürürken bacakları ıslanmaktan koruyan ve konçları dize kadar ya da daha yukarı olan uzun ayakkabı. Lâstikten olan şekilleri olabildiği gibi meşinden yapılanları da vardır. Derince bir suya girildiğinde ve ata binildiğinde de giyilebilir.

DADAY « Türkiye Coğrafyası

Kastamonu iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.249 kilometrekare, nüfusu 18.800 dür. Îlçe yüzeyi, çam ormanlarıyla kaplı dağlardan ve bu dağların eteklerindeki düzlüklerden, ibarettir. îlçe halkı, hayvancılık ,ormancılık, meyve ve sebzecilikle geçinmektedir.

ilçe merkezi 1.974 nüfuslu Daday Kasabasıdır.

BİTLİS « Türkiye Coğrafyası

Doğu Anadolu'da bulunan illerimizden biri. Yüzölçümü 6.939 kilometrekare, nüfusu 128.966 dır. Kuzeyi Ağrı, kuzeybatı ve batısı Muş, güneybatı ve güneyi Siirt, Doğusu Van gölü ile çevrilidir. Yüzeyi yer yer büyük dağ kitleleri ile kaplıdır. Deniz yüzeyinden ortalama yüksekliği 1.500 - 2.000 metredir. Halk çeşitli tarla ziraatı ve hayvancılıkla geçinmektedir.

DENEY « Bilim ve Sanat

Bilimsel bir gerçeği göstermek için yapılan gözleme ya da deneyleme, Müsbet bilimlerde kanunları elde etmek için tabiatı tanımak gerektir. Tabiatı tanımak için de tabiattaki olayları teker teker görmek ve bilmek yetmez olaylar arasında daima aynı kalan münasebetleri bulup ortaya çıkarmak gerekir. Bu bakımdan, bir cismin düşmesi, bir bit. kinin çiçek açması, bir insanın bunamaması gibi olayların çeşitli bağlantıları.bilinmesi ,bunlar arasındaki bağlantıdan kanunlara varılabilmesi, deneyle mümkündür. Müsbet bilimlerde deney, iki şekilde görülür :

a) Gözlem, herhangi bir olayın, dikkatli şekilde görülmesi ve 'anlaşılması.

b)Deneyleme, bilgin tarafından değiştirilen ya da yeniden yapılan olayların incelenmesi. Gözlem, ya, olagelen bir tabiat olayının bilgin tarafından incelenmesi şeklinde (pasif gözlem) olabilir; ya da, önceden çeşitli hesaplarla tâyin edilen bir olayın, olageldiği sırada incelenmesi (aktif gözlem) şeklinde olabilir. Her iki şekilde de, esas olan, gözlemi yapan bilginin, olayı iyi inceleyebilmesi ve olaydan gerekli sonuçları çıkarabilmesine dayanır. Gözlemi yapan bilginin, vücutça sağlam ve kusursuz olması, dikkatli, sabırlı olması gözlemle ilgili âletlerden istifade edebilmesi ve olaylardan “tarafsız” olarak bir sonuç çıkarabilecek yetenekte olması gereklidir. Deneyleme gözlem gibi bazen aktif, bazen pasif değildir. Her zurnan için aktiftir. Bilgin, istediği zaman, istediği şartlar içinde konusu olan olayları gerektiği kadar inceleme imkânını bulabilir. Bu durum, sebeplerin ve sonuçların birbirine bağlı olarak akışını görmeyi ve böylece kanunların bulunabilmesini sağlar. Bu bakımdan deneyleme, gerçekte yeni bir olay yaratmak değil, oluşunun görülmek istenen olayların meydana gelmesine elve rişli şartlar ve halleri hazırlamaktadır. Böyle olunca da deneyleme, basit bir incelemeden çok, dikkatli ve ileri bir denemedir. Gözlemi kontrol eden ve gözlem yetmediği takdirde onun tekrarlanmasını sağlayan bir metodudur.

Bir deneylemenin, beklenen sonucu kesin olarak verebilmesi için, deneylerin türlüleştirilmesi (deney tekrar edilirken maddesinin değiştirilmesi), deneyin bir yerden başka bir yere nakledilmesi, deneyin tersine tekrarı gibi özelliklere de dikkat etmek gerekir.