Nedir

BURSA « Türkiye Coğrafyası

Marmara denizinin güney çevresinin en büyük şehri ve Bursa ilinin merkezi. Türkiye'nin beşinci büyük şehri olan Bursa'nın (İstanbul, İzmir Ankara ve Adana'dan sonra) nüfusu 153.574 dir.

Eski çağlarda Bithynia adı verilen bölgenin başşehri olan Bursa'nın kuruluş tarihi M.Ö. VI. yüzyıla kadar çıkar. Bithynia'lıların elinden Romalılara geçen Bursa, asıl önemini Bizans İmparatorluğu zamanında kazanmağa başlamış tır. Bu zamanda, refaha kavuşmuş, muhteşem binaları ile bayındır bir şehir haline gelmiştir. Bir ara Haçlıların eline geçmiş XIV. yüzyılın başından itibaren Osmanlı Türklerinin devamlı saldırılarına uğramıştır. Osman Bey zamanında devamlı olarak kuşatılmış olan Bursa, İkinci Osmanlı Sultanı Orhan Bey zamanında (1326) Osmanlı Türklerinin eline geçmiştir. Türkler Bursa'yı ele geçirdikten sonra başşehir yapmışlar ve burasını bayındır bir şehir haline sokmuşlardır. Ankara Savaşı yenilgisinden sonra bir ara Timur'un eline geçerek yakılıp yıkılan Bursa, Çelebi Sultan Mehmet zamanında yeniden onarılmış, ancak Murat II. devrinden sonra, Edirne'nin başşehir olması sebebiyle eski önemini kaybetmiştir. İstanbul'un Türkler tarafından alınarak başşehir olmasından sonra da Kütahya'da bulunan Anadolu beylerbeyliğine bağlı bir sancak merkezi haline getirilmiştir. Birinci Dünya Savaşından bir süre sonra Yunanlılar tarafından (9 Temmuz 1920) işgal edilmiş ye Yunanlılar tarafından yakılıp yıkıldıktan sonra 12 Eylül 1922 tarihinde Millî Kuvvetler tarafından kurtarılmıştır.

Bursa, Uludağ'ın (2.543 metre) kuzeybatı eteğinde Bursa ovasının güney kenarında kurulmuştur. Denizden yüksekliği 150 - 300 metre arasındadır. Memleketimizin en bayındır ve en güzel şehirlerinden biri olan Bursa, selvi ve kavak ağaçları, zeytinlikler, meyvelikler, sebzelikler, bağlarla çevrili ve kaplıdır.

Yeşil rengin her türlüsünün görüldüğü bu şehre, çoklukla “Yeşil Bursa” denir.

Pek çok tarihî eserleri bulunan Bursa şehri aynı zamanda Türkiye'nin belli başlı endüstri merkezlerinden biridir. Gerek şehir içinde, gerekse şehir dışında birçok büyük-küçük fabrika ve imalâthaneler bulunmaktadır. Şehrin başlıca ürünleri koza, meyve, sebze, tütündür ve bunlara ait endüstri bir hayli gelişmiştir.

Bursa, bu tabiî güzellikleri ile bugün ülkemizin belli başlı turistik bölgelerinden biridir.



BURSA İLİ

Anadolu'nun kuzeybatısında, Marmara bölgesinin en önemli ilidir. Yüzölçümü 9.959 kilometrekare, nüfusu 697. 306 dir. Kuzeyinde İstanbul ve Kocaeli illeri, Marmara denizi, doğuda Kocaeli ve Bilecik, batıda Balıkesir, güneyde Balıkesir ve Kütahya illeri ile çevrilidir. Bursa ilinin doğu ve güneydoğu bölümü çok arızalı, kuzey ve batı bölümü ova şeklinde geniş düzlükleri ihtiva eder. Genel olarak ılıman bir iklimi vardır. Başlıca ürünleri zeytin, meyve, sebze, tütün ve ipektir.

CAPİTOLİUM KURDU « Bilim ve Sanat

M. Ö. 500 yılından kalma tunçtan yapılmış bir Etrusk heykeli. Esere XVI. yüzyılda Romulus ve Remus ikizleri ilâve edilmiştir. Şimdi Roma'da Konservatörler Sarayı'nda bulunmaktadır.

KELKİT « Türkiye Coğrafyası

Gümüşhane iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.926 kilometrekare, nüfusu 50.578 dir. İlçenin yüzeyi çoklukla hafif meyilli dalgalı sırtlardan ibarettir. Halkın başlıca geçim kaynağı tarla ürünleri ve hayvancılıktır. İlçe merkezi 3.900 nüfuslu Çiftlik kasabasıdır.

FİLİGRAN « Sözlük

Bazı kâğıtların içinde bulunan ve ancak aydınlığa tutulunca görünen çizgi, resim ya da yazı şekilleri. Filigranların âdi filigran ve gölgeli filigran olmak üzere iki çeşidi vardır. Adi filigranlarda şekiller ve yazılar kâğıdın bünyesine göre daha açık görünür. Gölgeli filigrandaki şekiller ise, fotoğraflardaki gibi açıklı koyulu görünür. Filigranlar, kâğıt yapılırken kullanılan kalıplar üzerine tespit edilen şekillerle yapılır.

XIII. yüzyılda kullanılmağa başlanan filigran, özellikle kâğıt paraların, çeşitli kıymetli kâğıtların bir alâmeti için de bulunur. Böylece, bu kıymetli kağıtların taklit edilmesinin önüne kolayca geçilmiş olunur.

ADA « Genel Coğrafya

Her tarafı şu ila çevrilmiş az çok büyük olan kara parçasına verilen ad. Denizlerde, göllerde ve nehirlerdeki kara parçaları genel olarak bu ad ile anılırlar. Yalnız coğrafya bakımından her tarafı denizle çevrili olan Avustralya Kıtasını, ada deyiminden ayırabilmek için, bu tarifin içine, denizin ve Okyanusun o kara parçası içindeki etkisini muhafaza etmesi kaydını da koymak gerekir. Bu bakımdan Avustralya Kıtası, Okyanus ve denizin her tarafta etkisi hissedilemeyecek kadar büyük olduğu için ada sayılmaz. Bununla beraber küçük bir kıt'a sayılabilecek kadar büyük adalar da vardır. Grönland, Yeni Gine, Borneo, Madagaskar gibi.

Yeryüzündeki adaların bütünü 10 milyon kilometrekarelik bir yer kaplar. Adalar, tek tek olabileceği gibi, gruplar halinde de olabilir. Bu şekil adalara “takım adaları” adı verilir.

Adalar, oluşumlarına göre : Volkanik adalar, kıtadan ayrılan adalar, mercan adaları, alüvial adalar diye sınıflandırılabilir.

BURJUVAZİ « Dünya Tarihi

“Şehirli sınıf” anlamına gelmekle beraber, çeşitli anlamlarda kullanılan bir deyim .

İlkin Ortaçağda ve Fransa'da kullanılmağa başlanan bu deyim, krallardan ya da büyük derebeylerden çeşitli imtiyazlar alan (vergiden muafiyet gibi) şehirler anlamında kullanılmış (Burjuva şehirleri) : XII. yüzyıldan Rönesansa kadar ticaret yolu ile servet toplayarak alelade halka nispeten çeşitli hak ve imtiyazlara sahip olan sınıflar için kullanılan bir deyim haline gelmiştir.

Fakat, yüzyıllar boyunca değişegelen iktisadî ve sosyal şartlar sonucu, burjuvalar; kendilerine tanınan hakların yanında asilzadelere tanınan hakların çokluğunu kabul etmişler; bilhassa Fransız devriminden sonra, asilzadelere karşı büyük bir zafer kazanarak; servetin şahsî teşebbüsle kazanılmasına önem veren mülkiyete dayanan ve onu temsil eden orta sınıf olarak belirmişlerdir. Böylece burjuvazi, kısmen hürriyeti, fakat mutlaka şahsî teşebbüsü ve mülkiyeti savunanların sınıfı olmuştur.