BAKKHALAR « Mitoloji
Eski Yunanistan'da tanrı Dionysos Bachus'un şenliklerinde, tanrının yanında dolaşan kadınlar. Elbiselerinin üstünde, omuzlarından bir ceylân postu sarkar, başlarında çelenk, ellerinde sapı sarmaşık ya da asma yaprağından taşırlardı. Bakkha'lar, sonbaharda dağlara çıkarlar, geceleri meşalelerin ışığında, coşkun bir şekilde çalgı çalar, oyun oynar, bağrışırlar. Öldürdükleri ceylânların üzerine atılır, etlerini çiğneyip çiğ çiğ yerlerdi.
BOLOMETRE « Bilim ve Sanat
Bir cins dirençli termometre. Langley'in bulduğu bolometre milyonda bir dereceye kadar sıcaklık değişmelerini gösterebildiği gibi, kırmızı ötesi ışınımların incelenmesinde, ışıma enerjisinin ölçülmesinde kullanılmaktadır. Aletin esas kısmı işlenmiş bir platin şerittir. Platin şerit ısındığında elektrik direnci artar.Böylece direnç değişmeleri ölçülerek ısınma derecesi hesaplanır.
DEREOTU « Bitkiler
Maydanozgillerden bir bitki. Yıllık bir bitkidir. Gövdesi bazen bir metreye kadar yükselebilir. Yaprakları ince ve çam iğnesi gibidir, arı küçük çiçeklidir. Yaprak ve tohumları kokuludur. Dere otunun yaprakları iştah açıcı olduğun, dan salata ve yemeklerde kullanılır.
BOLİVYA « Dünya Coğrafyası
Güney Amerika devletlerinden biri. Adını, devletin kurucusu olan Simon Bolivar'dan alan bu devletin yüzölçümü 1.069.000 kilometrekare, nüfusu 3.462.000 dir.Başşehri, Lapaz şehridir.
Orta Andlarla bunların doğusunda kalan çukur düzlük alanlar ile çevrili ve denizlerle kapalı bir ülke olan Bolivya, dağlık bir ülkedir. Vadilerinde ve ovalık yerlerinde çeşitli ekinlere elverişli toprağı vardır. Maden bakımından, özellikle kalay, gümüş, kurşun ve bakırca zengindir.
BALON « Bilim ve Sanat
Atmosfer içinde yükselmek ya da orada dengede durmak için hafif ve gaz geçirmez kumaştan yapılmış, yoğunluğu havanınkinden az olan bir gazla doldurulmuş küresel, sucuk biçimindeki vasıtalara verilen ad. İstenilen yere götürülebilen cinsten olmayan balonların genel olarak ipekten yapılmış bir “zarf”ı vardır. Bu zarf gazın geçmemesi için keten yağı ile sıvanmıştır. Küresel balonlarda üst yarım küreyi tamamıyla örten bir file bulunur. Bu filenin ipleri sert odundan yapılmış bir halkaya tespit edilmiştir. Bu halkaya asılan “sepet”te adamlar, “safra” adı verilen kum torbaları ve çeşitli eşya bulunur. Küresel balonların alt kısmı “boğaz” adı verilen uzunca bir tüp ile sonlanmıştır. Bu tüp, balon çok şiştiğinde içerdeki gazın kaçmasını sağlar. Bir balon hareket edeceği zaman şişirilir. Balonun daha da yükseklere çıkmasını isteyen baloncu, sepetin içindeki safra'ları boşaltır. Balonun inmesini sağlamak için de balonun boğaz kısmında bulunan tüpe bağlı olan ve sepete kadar inen bir ipi çekmek gerekir. Bu suretle balonun içindeki gazın kaçması ve balonun inmesi sağlanmış olur. îlkin havagazı, hidrojen gibi yanıcı gazlarla hidrojenden iki kere daha yoğun alan Helyum gazı ile doldurulmuştur. Balon üzerinde yapılan uzun araştırmalardan sonra ve bilhassa patlamalı motorun icadından sonra sevk edilen cinsten balonlar yapılmıştır. Önceleri buhar ve elektrik motorları ile işleyen sucuk şeklinde balonlar yapılmıştır.
İlk hava balonları, Mongolfier Kardeşler denilen kâğıt fabrikatörü Joseph Jacques Etienne Montgolfier (1745 -1799) tarafından 1783 yılında Annonay' de uçurulmuştur. Bundan sonra hidrojen gazı ile doldurulmuş olan balonlar uçurulmuş ve 1785 de Blanchard, Jeff-ries ile birlikte Manş'ı geçmeyi başarmıştır. 1883 de Renard ve Kreba tarafından, elektrik motoru ile hareket eden, hareket noktasına geri gelmeğe muvaffak olan ilk sevk edilebilen balon yapılmıştır. 1900 yılından sonra balonculuk önemli gelişmeler göstermiş, Almanlar (1900 da Garf Zeppelin tarafından yaptırılan 130 metre uzunluğundaki balon) ve İngilizler (1919 yılında yapılan, Atlantik üzerinde gidiş dönüş uçuşu yapan R. 34 hava gemisi) tarafından bu alanda önemli başarılar elde edilmiştir.
Birinci Dünya Savaşı'na kadar önemli bir çok işlerde kullanılan balonlar, uçakların büyük gelişme kaydetmesi karşısında önemini kaybetmiş bulunmaktadır. Bugün balonlar çoklukla meteorolojik gözlemlere yarayacak olan barometre, termometre, elektrometre gibi yazıcı âletleri taşıyarak, meteorolojik bulgular için kullanılmaktadır.
OKSİTLENME « Kimya
Oksijenle olan yanmaya verilen ad. Oksitlenme ısı ve ışık gösterisi halinde çok şiddetli olabileceği gibi (buna çabuk oksitlenme denir). Bu gösterileri vermeden yavaş da olabilir (buna yavaş oksitlenme denir).