Nedir

PANAYIR « Sanayi ve Ticaret

Belli zamanlarda kurulup içinde belli bir süre için satış yapılan sergilere verilen ad.Panayırlarda, yalnız bir bölgenin hayvanları, malları sergilendiği gibi çevre bölgelerden, hattâ yabancı ülkelerden gelen malların sergilendiği büyük panayırlar da vardır. Bunlar da, genel olarak, panayır adı ile değil, “sergi”, “fuar” adlarıyla anılır.

TANZİMAT « Tarih

Mahmut II. nin yerine geçen Abdülmecit'in, o zaman Haricîye Nazırı bulunan Mustafa Reşit Paşa'nın teşebbüsüyle 3 Kasım 1839 da yayınladığı bir hattı-hümayunla uygulanmasına başlayan yenileşme hareketine verilen ad. Abdülmecit'in tahta geçişi Osmanlı imparatorluğu'nun büyük bir buhran içinde olduğu zamanlara rastlamıştır. Mısır valisi bulunan Kavalalı Mehmet Ali Paşa, Osmanlı ordularını bir kaç yerde yenilgiye uğratmıştır. Osmanlı imparatorluğunun bu güç durumundan kurtulmasını, çeşitli çıkarlarına uygun gören Batı devletleri (İngiltere, Fransa), Osmanlı devletinde yenileşme hareketleri yapıldığı taktirdi yardımdan geri kalmayacaklarını açıklayarak bildirdiler. Hariciye Nazırı bulunan Mustafa Reşit Paşa devletin bu güç durumunu genç padişaha anlatır ve devleti kurtarmak için, yenileşme roketleri yapmaktan başka çıkar yol olmadığını söylemiştir. Bunun üzerine Aldülmecit, “Tanzimat” adı altında uygulanacak olan bir yenileşme hareketinin “hatt-ı hümayun” la ilân edilmesine razı olmuş, nazırlar, devlet adamları ve şeyhülislâm tarafından hazırlanan bu metin, bir hatt-ı hümayun olarak, 3 Kasım 1839 tarihinde büyük bir törenle, bizzat Mustafa Reşit tarafından okunmuştur. Okunduğu yere nispetle adına, “Gülhane Hatt-ı Hümayun'u” adı verilen bu vesikanın bağında Osmanlı împaratorluğunun zuhurundan beri Kur'an hükümlerine ve şeriat kanunlarına riayet edildiği cihetle devlet kuvvetlenmiş ve bütün tebaa refahın son derecesine vasıl olmuşken yüz elli yıldan beri birçok kaileler ve sebepler yüzünden şeriat hükümlerine riayet edilmediğinden memleketin kuvvet ve mamuriyetini kaybetmiş olduğu, halbuki devletin coğrafî durumuna ve halkın kabiliyet ve istidatlarına göre teşebbüs edilirse on beş sene içerisinde memleketin arzu edilen seviyeye çıkacağı izah edildikten sonra bunu temin için yeni kanunlar yapılmasına zaruret görüldüğü ve bu kanunların başlıca; can emniyeti, ırz, namus ve mal mahfuziyeti, halktan alınacak verginin muayyen olması ve askerlik müddetinin mahdut bulunması gibi esaslara dayanması lâzım geleceği tespit ediliyor. Gülhane Hattı, bundan sonra bu esaslardan her birinin önemini ve bunların tatbikine neden zaruret bulunduğunu ayrı ayrı belirterek bundan böyle bir mahkemenin hükmü olmadıkça gizli veya aleni hiç bir kimsenin idam ve teslim edilmesini, hiç bir kimsenin ırz ve namusuna dokunulmamasını, herkesin malına serbestçe tasarruf etmesini, kimsenin malının müsadere edilmemesini, bütün tebaanın aynı haklardan istifade etmelerini emrettikten sonra yeni yapılacak kanunlar Meclis-i Ahkâm-ı Adliyede yapılacağından bu meclisin azasının çoğaltılmasına lüzum gösteriyor ve burada yapılan kanunların tasdik edilmek üzere kendisine arz edilmesini istiyor. Hatt-ı hümayun, bu kanunların hükümlerine riayet edeceğine padişahın yemin edeceğini, vükelâ ve vezirlere de yemin ettireceğini beyan ettikten sonra bir ceza kanunu vücuda getirilmesini henüz maaşları tahsis edilmemiş memuriyetler varsa hemen onlara maaş bağlanmasını, rüşvet alınmasının menedilmesini tesbit ettikten sonra “keyfiyat-ı meşruha usul-i atikayı bütün tasvir ve tevcit demek olacağından işbu îrade-i şahanemiz Dersaadet ve bilcümle memalilk-i mahrusamız ahalîsine ilân ve işaa olunacağı misullu düvel-i mütahâbbe dahi bu usulün inşaallahü taalâ ilelebet başkasına şahit olmak üzere Dersaadetimizde mukim bilcümle süferaya dahi resmen bildirilisin. Hemen Rabbımız Taalâ Hazretleri cümlemizi muvaffak buyursun ve bu kavanin-i müessesenin hilâfına hareket edenler Allahü Taalâ Hazretlerinin lanetine mazhar olsunlar ve ilelebet felah bulmasınlar; âmin” bedduasıyla sona ermektedir.

Tanzimat Hattı, hükümdarın bundan böyle kimseyi bir mahkeme hükmü olmadan öldürmeyeceğini ve zehirlenmeyeceğini kimsenin malını elinden almayacağını, bütün vatandaşları aynı haklardan istifada ettireceğini, halka zararı dokunan iltizam usulünü kaldıracağını, askerlik vazifesini mahdut bir zaman için yaptıracağını alenî ve resmî olarak taahhüt altına almış olması bakımından tarihî önemi yüksek bir siyasî belgedir.

Bu devirde garp medeniyetine, garp usullerine temayül arzuları belirmiş ve idarî ve içtimaî yenilikler vücuda getirilmiş bilhassa edebiyat alanında önemli adımlar atılarak edebiyatımıza yeni neviler getirilmiştir. Bununla beraber, dahilî ve haricî birtakım âmiller, Tanzimattan beklenen neticelerin elde edilmesine engel olmuştur.

MÜZİK ALETLERİ « Müzik

Müzik âletleri, ses verme şekillerine göre üç bölüme ayrılırlar:

1 - Telli müzik âletleri: Bunların ses çıkarabilen bölümleri gergin tellerdir. Her tel belli bir nota çıkarır. Alto, bağlama, balalayka, banco, çello, gitar, harp, kanun, keman, kemence, kontrbas kopuz, lavta, lir, mandolin, piyano, rübab, tanbur, ut, viyola, viyolonsel telli müzik âletleridir.

2 - Nefesli müzik âletleri: Bunların bir ucundan doğrudan doğruya ya da uygun bir ağızlıkla üfleyerek borunun içindeki hava titreştirilir. Ses borularından çeşitli sesler elde etmek için boru boyunca dizilmiş bulunan delikler açılıp kapatılır. Akordeon, baso, flüt, gayda, klarnet, ney, obua, org, saksafon, trompet, zurna, nefesli müzik âletleridir.

3 - Gergin zarlı müzik âletleri: Bir kasnak üzerine gerilmiş zarlardan meydana gelen âletlerdir. Gerginlikleri ve boyu değişmediği için verebildikleri nota çeşidi az olur. Davul, tef, dümbelek, gergin zarlı müzik âletleridir.

DEMİRHİNDİ « Bitkiler

Baklagillerden bir ağaç. Sıcak ülkelerde yetişir. Meyveleri, fasulye gibi uzunca bir kabuk içindedir ve yassı fasulye tanelerini andırır. Bunlardan yemek yapıldığı gibi, üzerlerine seker ekmek suretiyle de yenebilir. Fakat çoklukla, ferahlatıcı özelliğinden faydalanmak için şerbeti kullanılır.

OPERA KOMİK « Bilim ve Sanat

İçinde şarkı ile konuşmanın birlikte olabildiği yarı ciddi, yarı komik sahne eseri. XVIII. yüzyılın ikinci yarısında gelişmiştir.

BULANCAK « Türkiye Coğrafyası

Giresun iline bağlı bir ilçe. İlçenin yüzölçümü 808 kilometrekare, nüfusu 56.773 tür. Giresun'un batısında bulunan ilçenin yüzeyi genel olarak ormanlarla kaplı dik meyilli sırtlarla, güney-kuzey yönünde uzanan vadilerden ibarettir. Halkı başlıca balıkçılık ve tarla ekimi ile geçinmektedir.

İlçe merkezi olan Bulancak kasabası, 70.162 nüfuslu bir kasabadır. Fındık bahçeleri ile çevrilmiş, yemyeşil bir çevre içindedir. Kasabanın başlıca gelir kaynağı fındıktır.