GOTİK YAZISI « Dünya Tarihi
Ortaçağ'da kullanılan bir yazı şekli. Bizim eskiden kullandığımız “kufi” yazı gibi köşeli harflerden ibaret bir yazıdır.Yakın zamanlara kadar Almanların resmî ve millî yazısı olarak kullanılmakta idi.
SAKARYA MEYDAN MUHAREBESİ « Tarih
Kurtuluş Savaşı'nda yapılmış olan en önemli meydan muharebelerinden biri. 23 Ağustos -13 Eylül 1921 tarihleri arasında yirmi iki gün, yirmi iki gece devam etmiş ve tarihin en kanlı muharebelerinden biri olmuştur.
Kütahya ve Eskişehir muharebelerinden sonra bir süre duraklamış olan Yunan ordusu, Başkomutanı Kral Kostantin'in Ankara'yı hedef gösteren bir günlük emri ile ileri harekete geçmiş ve Türk ordularıyla temas etmiştir. Türk ordusuna oranla üstün bir kuvvetle savaşa giren düşman kuvvetleri, Türk savunma hatlarını çeşitli bölgelerde yararak ileri hamleler kazandılar. Bu savaşta Türk ordularını, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa yönetiyordu. Mustafa Kemal Paşa, yayınladığı bir günlük emirde de bildirdiği gibi, Türk ordusuna kaygın bir savunma sistemi uygulamış ve Yunan ordusunun, geniş bir alan içinde yayılarak, Ankara'nın 50 kilometre kadar güneyine yaklaşmalarını, bu geniş ve ileri yayılma alanı içinde de esas kuvvetlerinden uzaklaşmalarım sağlamıştır. Yunan ordusunun, önlerinde yenilmiş bir durumda geri çekilmekte olduğunu sandığı Türk ordusu, bütün cephelerde ve yaygın bir şekilde, 10 Eylül'de taarruza geçmiş, 12 Eylül'de de Yunan ordusunu, Sakarya nehrinin batısına atmayı başarmıştır. Ankara'yı alma emri ile harekete geçen Yunan ordusu, çok büyük kayıplar vererek Kurtuluş Savaşı'ndaki büyük yenilgilerinden birine daha uğramıştır.
Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, 12 Eylül 1921 tarihli günlük emrinde, yirmi bir gün devam eden Sakarya Meydan Muharebesi'nin tam bir Türk zaferiyle son bulduğunu bildirmiştir.
Bu savaştan sonra Mustafa Kemal Paşa'ya “Gazi” lik unvanı ve “Mareşal” lik rütbesi verilmiştir.
CEMEL SAVAŞI « Tarih
İslâm tarihindeki ilk iç savaşın adı. Üçüncü halife Osman'ın 656 Haziranında öldürülmesi üzerine yerine Peygamber Muhammed'in amcasının oğlu ve damadı Ali'nin halife seçilmesi, Müslümanların ileri gelenlerinden çoğunu memnun etmemişti. Bunlardan biri olan Peygamber Muhammed'in eşi Ayşe, Ali halife seçilir seçilmez Mekke'de, öldürülen halife Osman'ın intikamını almak bahanesiyle halkı ayaklandırmaya çalıştı. Kısa bir süre sonra Zübeyr, Ömer'in oğlu Abdullah, Talha, Yemen valisi Ya'la, Bursa valisi Abdullah ve Emevilerden Mervan Bin Hakem Ayşe'nin etrafında toplandılar. Bunlar, taraftarlarıyla Basra'ya giderek Ali'nin adamı olan valiyi attılar ve şehri ele geçirdiler. Ayşe, bu hareketlerden vazgeçmek istemişse de çevresindekiler buna engel olmuşlardır. Bu hareketleri haber alan Ali, gönderdiği elçiler aracıyla kendisine muhalefetten vazgeçilmesini bildirmesine rağmen bir sonuca bağlanamaması üzerine büyük bir kuvvetle Medine den hareket etti iki taraf kuvvetleri Basra yakınındaki Hudeybe'de 4 Aralık 656 da karşılaştılar. Yapılan kanlı muharebe Ali'nin zaferiyle sona ermiş, Talha öldürülmüş, Ayşe esir edilmiştir. İki taraf arasında başlayan savaşın en şiddetli çarpışması Ayşe'nin bindiği deve etrafında geçtiği için Cemel (cemel, Arapça deve demektir) Muharebesi adı nı alan bu çarpışmada Ayşe ve Talha taraftarlarından onüç bin, Alî ordusundan beş bin kişinin öldüğü söylenir.
LOZAN « Dünya Coğrafyası
İsviçre'de bir şehir. Nüfusu 107.000 dir. Cenevre gölünün yakasında kurulmuş tarihî katedrali, üniversitesi, müzeleri ile ünlü dünyanın en güzel şehirlerinden biridir.Türkiye ile Müttefikler arasındaki anlaşma, 24 Temmuz 1924 yılında burada imza edilmiştir.
ROMA « Dünya Coğrafyası
İtalya'nın başşehri. Tiber nehri üzerindedir. Nüfusu 1.810.1000 dir. Avrupa’nın en eski şehirlerinden biri olan Roma Milâttan önceki Roma medeniyetinden kalma yapıları, tapınakları, üniversitesi ve her çeşit sanat şaheserleri ile tarihi önemi büyük bir şehirdir.
Tarih : Roma tarihi, az çok efsânevî bir devre ile başlar. Cumhuriyetin ilân edildiği tarihe kadar geçen devrede (M. Ö. VI. yüzyıl başları) Etrüskler, asıl egemen kavim durumunda bulunuyordu. Cumhuriyetin kurulması ile krallığa ve Etrüsklerin egemenliğine son verilmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarında Romalılar, çevrelerindeki Lâtinlerle anlaşmışlar, yavaş yavaş bütün İtalyan yarımadasını ele geçirmeğe başlamışlardır. M.Ö. 476 yılından M.Ö. 268 yılına kadar süren devamlı bir mücadele sonunda, hemen bütün İtalyan yarımadası, Romalıların egemenliği altına girmiştir. Bu işin tamamlanması, Romalılar için yeni bir mücadelenin başlamasına yol açmıştır. Güneyde bulunan Kartacalılarm Romalılarla başlayan bu mücadelesi M. Ö. 264 - 201 yılları arasında sürmüş, Kartacalılara karşı elde edilen zaferler sonucu Roma egemenliğini çevresinde daha yakından hissettirmeğe başlamıştır. Romalıların devam eden yayılmaları sonucu Yunanistan Romalıların eline geçmiş, İspanya, Kuzey, Afrika, Ege yöresi, Güneybatı Avrupa, Roma egemenliğine geçmiştir. Romalılar bir taraftan çevrelerinde yaygın bir egemenlik kurmağa devam ederlerken, bir taraftan da cumhuriyet yerini imparatorluğa vermek durumunda kalmıştır. Roma'ya büyük başarılar sağlayan Julius Caesar'ın, M.Ö. 44 yılında öldürülmesi ile başlayan iç kargaşalıkları, Octavius'un başarı kazanması ile son bulmuş, M.Ö. 31 yılında da, Roma'daki cumhuriyete son verilerek Roma İmparatorluğu kurulmuş, Octavius da Augustus unvanı ile İmparator ilân edilmiştir.
Kuvvetli bir teşkilâtçı olan Augustus'un elinde imparatorluk teşkilâtlanmış; bundan sonra gelen imparatorlar da, Roma İmparatorluğu'nu zamanlarının en kudretli bir imparatorluğu durumuna sokmuşlardır. Fakat, bir taraftan Hıristiyanlığın başlaması, bir taraftan geniş sınırlar içinde çeşitli toplumların meydana getirdiği karışık bir imparatorluk olması, Roma'nın zayıflaması sonucunu doğurmuş, Hıristiyanlığın, Romanın resmî dinî olarak kabul edilmesinden (306) kısa bir süre sonra, 395 yılında, Roma imparatorluğu Doğu Roma İmparatorluğu ve Batı Roma İmparatorluğu olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Doğu Roma İmparatorluğu, bin yıl kadar bağımsız bir imparatorluk halinde yaşamış, Batı Roma İmparatorluğu ise, 373 yılında Gerinen ırkından Erulmarın saldırısı karşısında tarih sahnesinden çekilmiştir.
Roma şehri, imparatorluğun yıkılmasından sonra, Ortaçağ boyunca, Papanın oturduğu yer olması bakımından dinî bir özellik kazanmış ve Ortaçağ boyunca Hıristiyanlığın merkezi haline gelmiştir. Rönesans devrinde, parlak bir medeniyetin merkezi haline gelen Roma, çeşitli devletlerin saldırılarına uğramış, 1870 tarihinde İtalya birliğinin kurulması üzerine, bütün İtalya'nın başşehri durumuna geçmiştir. 1922 yılından itibaren başlayan Faşist diktatörlük devrinde de, İtalya'nın başşehri olmakta devam etmiştir. Bugün de İtalyan cumhuriyetinin başşehri durumunda bulunmakta, dünyanın en önemli tarihî şehirlerinden biri olmak özelliğin devam ettirmektedir.
GEBZE « Türkiye Coğrafyası
Kocaeli'ne bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 724 kilometrekare, nüfusu 30.435 tir. Yüzeyi kuzeydoğuda dağ ve sırtlardan batı-güneyde kıyıya yakın bölümlerde geniş düzlüklerden ibarettir. Bağcılık, sebzecilik, meyvecilik önemli gelir kaynaklarıdır. İlçe merkezi 7.869 nüfuslu Gebze kasabasıdır.