GLİSERİN « Kimya
Yağlı maddelerin sabunlaşma olayı sırasında meydana çıkan bir madde. Renksiz, kokusuz, yakıcı şekerli, gurup kıvamında bir sıvıdır. Katılaştırılması zordur. Suda her oranda erir. Gliserinli su çok donar, bu sebeple buz fabrikalarında kullanılır. Gliserinle pek ince bir tabaka halinde ıslatılmış bir cisim uzun süre ıslak kalır. Bu özelliği sebebi ile tampon mürekkepleri, yazıcı âletlerin mürekkepleri gliserinlidir.Deriyi yumuşattığı için, çatlamalara engel olmak üzere, yüze ve ellere de sürülür.
HATAYIN ALINIŞI « Tarih
Birinci Dünya Savaşı sonuna kadar Hatay çevresi (İskenderun, Antakya) Halep ilinin sınırları içinde bulunuyordu. Buraları, 1918 Mondros Mütakeresinden beş hafta sonra, Fransız kuvvetleri tarafından işgal edilmiştir. 1921 da imza edilen Ankara İtilâfnamesi ile de Fransızlara bırakılmıştır.
Kurtuluş Savaşı’nı bitiminden sonra, bütün halkı Türk olan ve bir Türk beldesi olan Hatay'ın yabancılar elinde kalması Büyük Atatürk'ün ve yeni Türkiye Devleti'nin ön plânda aldığı bir konu olmuştur. Büyük Atatürk, Adana'nın kurtuluşundan sonra, Adana'ya yaptığı bir gezi sırasında, kendisini kara bayraklarla karşılayan Antakyalılara Kırk asırlık Türk yurdu, yabancı elinde esir kalamaz» demekle, Hatay'ın kurtuluşuna, daha o yıllarda verdiği önemi belirtmiştir.Fransa’nın. Suriye'ye bağımsızlık vermeyi vaat etmesi üzerine, Hatay'ın geri alınması konusundaki çalışmalar artmış, Hatay'a ilkin özel bir idare verilmesi yolunda, Milletler Cemiyeti’nde teşebbüsler, girişilmiş, sonunda, Hatay'ın emniyetini, Fransızlarla birlikte sağlayabilmemiz için Türk askerleri 5 Temmuz 1938 de Hatay topraklarına girmiştir. Yirmi yıla yakın bir zamandan beri kendi askerlerini aralarında görmeyen Hatay’lılar, çılgınca bayram yapmışlardır.
Hatay'da tam bağımsız bir idarenin kurulması için 13 Ağustos’ta seçimler yapılmış ilk Hatay Meclisi de Türklerin çoğunluğu ile 2 Eylül 1938 de açılmıştır. Devlet başkanlığına da Dr. Abdurrahman Melek getirilmiştir.
Hatay Millet Meclisinin kabul ettiği Anayasaya göre iç işlerinde tam bağımsız ve Türklerin çoğunluğu altında bir Cumhuriyet olan Hatay, Meclis yoluyla, Türk bayrağına benzer bir bayrak kabul etmiş ve Türkiye'de yürürlükte bulunan kanunları da bir kanunla, Hatay'da da yürürlükte saymıştır.
Yeni Hatay Devleti, bağımsızlık yolundan, Türkiye'ye katılma yoluna doğru hızla ilerlerken. Türkiye ile Fransızlar arasında devamlı görüşmeler olmuş, bu görüşmelerin sonunda da 23 Haziran 1939 da Hatay'ın Anavatana katılması anlaşması imza edilmiştir. Hatay Meclisi, 29 Haziran'da yaptığı çak heyecanlı bir oturumda, sürekli alkışlarla ve oybirliği ile kendini feshetmiş ve Anavatana katılma kararı vermiştir.
30 Haziran 1939 da Türkiye Büyük Millet Meclisi, yaptığı bir oturumda Hatay'ın Türkiye'ye katılmasını kabul etmiş 7 Temmuzda da Hatay'da bir il idaresi kurulması yolundaki kanun kabul edilmiştir.
BİRLİK « Toplum ve Toplum Yapısı
Birden fazla derneğin aralarında birleşerek kurdukları organ. Sendikalar , dernekler, esnaf dernekleri, kooperatifler gibi.
MURADİYE « Türkiye Coğrafyası
Van iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 2.447 kilometrekare, nüfusu 31.586 dır. Yüzeyi yükseltisi 3.000 metreyi bulan dağlardan, derin vadilerden ve yer yer ovalık alanlardan ibarettir. Yavuz Sultan Selim Çaldıran Meydan Muharebesini, Muradiye'nin bir bucağı olan Çaldıran ovasında yapmıştır. İlçe merkezi 2.281 nüfuslu Muradiye kasabasıdır.
BALDIRAN « Bitkiler
Maydanozgillerden, nemli yerlerde kendiliğinden yetişen zehirli bir ot. Otsu ve gövdesi oldukça uzun olan bitkilerdendir. Yaprakları çok büyük, fakat her yaprak, tüy gibi ince ve birkaç dilimdir. Bu bitkide “konisin” denilen bir alkoid olduğu için hekimlikte çok kullanılır. Fazla miktarda alındığında felç sonucu solunumunun durması ile ölüm meydana gelir. Sokrates'in, ölüme mahkûm olduktan sonra baldıran içerek kendini zehirlediği ünlüdür.
ADALAR « Türkiye Coğrafyası
İstanbul iline bağlı bir ilçe. Marmara'nın Kuzeydoğusunda ve İstanbul'a 13 - 22 kilometre uzaklıkta bulunan dördü büyük, beşi küçük olmak üzere 9 adadan ibarettir. Bu dokuz adadan ancak dördünde insanlar oturmaktadır.
İlçenin yüzölçümü 10.8 kilometrekare, nüfusu 19.864 tür. İstanbul'un sayfiyesi durumunda olduğundan bu nüfus-yazın 50 bine kadar yükselmektedir.
İlçe merkezi Büyükada'dır. Birisi Heybeli, diğeri de Burgaz . Kınalı olmak üzere iki bucağı vardır. Çok rağbet gören bir sayfiyedir ve Adalar hal. ki serbest meslek sahibi olan kimseler, den teşekkül etmiştir. Tarımsal ve sınaî bir istihsalleri yoktur.
Adalarda, deniz banyoları, sanatoryum, Heybeliada'da da Deniz Harp Okulu vardır. Muntazam vapur seferleriyle İstanbul'a bağlanmıştır.