CEYLAN « Hayvanlar
Çoklukla çöllerde yaşayan, güzel gözlü bir antilop çeşidi. Boyu 150 santimetre kadardır. Boynuzları yay biçimi, rengi çoklukla sarı kum rengindedir. Erkeklerin boynuzları, dişisinden daha kuvvetlidir. Göz pınarlarından üst dudağa inen siyah çizgiler, ceylânın gözlerini çok güzel olarak gösterir. Bu sebeple, gözlerinin güzelliğinden şiirlere konu olmuştur.
Çok hızlı koşan, eti ve derisi için avlanan bir hayvandır.Ceylânın ana vatanı, Kuzey Afrika'dır.
AVUSTRALYA « Dünya Coğrafyası
Dünyanın beş kıtasından biri ve en küçüğü, Yüzölçümü 7.704.000 kilometrekare, nüfusu 10.508.191 idir.
Avustralya ,Güney Yarımküre'de Eski dünya kıtalar topluluğunun güney doğusunda büyük bir adadır. Kıyılarının uzunluğu 19.700 kilometredir. Eh büyük girintiler kuzeyde Carpentaria körfezi, güneyde Büyük Avustralya koyudur.
Yüzey şekilleri : Bir zamanlar Asya. kıtasıyla bağları olduğuna dair belirtiler bulunan Avustralya, genel olarak yükseltisi az bir kıtadır. Yüksek dağlık alanları azdır. Ortalama yüksekliği 300 metreyi aşmaz. Doğu ve batı kenarları, orta bölümden daha yüksektir. Kıtanın ortasına doğru en çukur yer deniz seviyesinden 12 metre aşağıda bulunmaktadır. (Eyre gölü)
Doğuda bulunan dağların en yüksekleri ,doğu güneyde bulunmaktadır (Avustralya Alpleri 2.241 metre). Daha kuzeydeki dağların yükseklikleri 1.000 metreden azdır. Batı Avustralya yükseklikleri ise doğuya nispetle daha azdır ve ortalama olarak 1.000 metreyi geçmez.
İklim : Avustralya, büyük bir kısmı ile ekvatorun güneyinde 10 ve 40 enlemleri arasında yer alır. 1/3 ü Oğlak dönencesi içinde, geri kalan kısmı bu dönence dışında kalır. Bu sebeple iklim hem ılıman, hem astropikal, hem de tropikal özelliği gösterir. Güney Yarımküresinde bulunduğu için yazları Ocak ayında, kışları Temmuz ayındadır. Bu genel iklim karakterine göre Avustralya beş iklim bölgesine ayrılır : 1 - kuzey de mevsim yağmurlarının yağdığı sıcak bölge ,2 - daha güneyde kurak ve yarı kurak bölge, 3 - Güneyde kış yağmurları bölgesi ,4 - alizelerin etkisiyle yazın yağışlı olan doğu kıyılarının kuzey bölümü bölgesi, 5 - her mevsimde yağışlı .olan güney kıyıları bölgesi.
Sular : Avustralya akarsuların çok az olduğu bir kıt'adır. Kıtada sık sık rastlanan kuraklık devrelerinde, akarsuların hemen hepsi kurur ya da cılız dereler haline geçer. Bazı yıllarda da fazla yağış yüzünden yataklarından taşarak büyük zararlara yol açarlar. En büyük gölü Eyre'dir. Öbür önemli göller, güneydeki Spencer körfezi yöresinde toplanmıştır.
Bitki ve Hayvanlar : Avustralya'nın Asya ile olan bağları ,çok eski zamanlarda kesildiği için, bitki ve hayvanlarının büyük çoğunluğuna başka kıta'larda rastlanmaz. Çöllerde rastlanan Spinifex' ler ve çöl meşeleri buranın özel bitkilerindendir. Kuzeydeki tropikal bitkilerle güney ve güneydoğudaki bitkiler Asyadakileri andırır. Hayvanları bitkilerinden daha da çok dikkate değer bir özellik göster. Burada eski çağ hayvanlarım andıran birçok hayvanlar yaşamaktadır. Bu bakımdan Avustralya'ya “yaşayan fosiller ülkesi” demek yerinde olur. Yüksek yapıdaki memelilerin hemen hiç biri yerli olmayıp, buraya sonradan getirilmiştir. Deri kabuk içinde yumurtlayan memeliler, kanguru gibi keseli hayvanlar, çeşitli zehirli yılanlar, kuşlar ve 1,5 metreyi bulan kertenkeleleri, başka kıtalarlarda bulunmayan özel hayvanlardandır.
Ekonomi: Avustralya'da endüstri alaşımda önemli ilerlemeler olmuşsa da ziraat ve ham madde ülkesi olmanın verdiği özellikler büyük bir değişikliğe uğramamıştır. En önemli iş hayvancılıktır. Buğday ,mısır, şekerkamışı ve pamuk ekimi dünya istihsali bakımından önemli bir yer tutar. Kurşun, altın ve gümüş madenleri bol miktar'da varsa da bunların işletilmesi o\ kadar geniş değildir.
Nüfus : Avustralya kıtasının Avrupalılarca ilk tanınması XVII. yüzyıl başlarındadır. Aynı yüzyılın ortalarına doğru da Tasmanya bulunmuştur. 1770 yılında ve bu tarihten sonra Kaptan Cookun Avustralya'nın birçok yerlerini keşfetmesi, Avrupa'lılarda buraya yerleşme fikrinin doğmasına sebep olmuştur. 1778 yılında İngiltere buraya ilk yerleşme hareketinde bulunmuştur. Buraya ilk gönderilenlerin büyük bir kısmını siyasî suçlular hırsızlar, katiller gibi topluluk hayatının düzenini bozanlar teşkil etmiştir. Bu yerleştirilme sonucu Avustralya’nın nüfusu 1860 yılında 1 milyona ulaşmıştır.
Avustralya'ya göç edenlerin çoğunluğu (% 97) Britanya adalarından gelmişlerdir. Azınlıklar pek az yer tutar. Renkli ırklar arasında Çin'liler çoğunluktadır.
Siyasî durum : Avustralya Birliği adı verilen ve Britanya Milletler Topluluğu'nda yer alan Avustralya, bir konfederasyon şeklindedir. Bu konfederasyon, altı devletle iki bölgeden meydana gelmiştir. 1900 yılında kabul edilen anayasaya göre Commonwealth adı verilen Avustralya Birliğine şu devletler dahildir : Yeni Güney Walles, Queensland Tasmanya, Victoria, Batı ve Güney Avustralya Kralı temsil eden bir genel vali tarafından idare edilir.
KÜBİZM « Bilim ve Sanat
Avrupa'da 1910 da ortaya çıkmış bir sanat akımı. Resim, mimarlık gibi sanat kollarında, eşyayı geometrik şekiller halinde göstermek esasını güder.
DİSPANSER « Devlet
Hastaların ayakta bakılıp parasız ilâç verildiği bakım evi. Dispanser her türlü hastalığa bakılacak şekilde düzenlediği gibi, belirli hastalıklara bakacak şekilde düzenlenebilir (Verem dispanserleri, trahom dispanserleri, çocuk dispanserleri gibi).
Dispanserlerin bir kısmı devlet tarafından kurulmuştur. Yönetimi devlet eli ile olur. Bunun dışında, belediyeyle: işlettiği dispanserler, çeşitli kurura tarafından işletilen dispanserler özel müesseselerin açtığı dispanserler vardır.
Verem dispanserlerinin dışında, genel olarak dispanserlerde yatak bulunmaz. Dispanserlere başvuran hastalara röntgen muayenesi, lâboratuar araştırmaları ve fizik muayeneleri yapılır. muayeneler sonunda, hasta oldukları meydana çıkanların adresleri alınır sağlık fişleri çıkarılır. Bunlara devamlı olarak korunma çareleri ve bakım usulleri öğretilir. Bunun dışında, dispanserlerde, hastahanede tedavi edilip çıkan ve devamlı bakımı gereken hastalara da bakılır.
CİLALI TAŞ DEVRİ « Tarih
Tarih öncesi devirlerin ikincisi. Tarih öncesi devirlerinde insanlar yarı vahşi halde yaşayarak, bir taraftan iklim şartları, bir taraftan da yırtıcı hayvanlarla uğraşmak zorunda kalmışlardır. Böyle bir zorunluk sonucu toplulukları meydana getirmişler ve ilk medeniyetlerini kurmaya başlamışlardır. Çakmak taşından ve sert taşlardan çeşitli araçların yapıldığı bu devir tarih öncesi devirleri {Yontma Taş Devri = Paleolithique) dir.
Yontma Taş Devrinden uzun zamanlar sonra, yeryüzündeki iklimin değişmesi ve daha ılıklaşması, insanların topluluk hayatlarının daha canlılık kazanmaya başlaması sonucu mağaralarda yaşayan ilk insan, buraları bırakarak, ağaç dallarından ve kamışlardan yapılan ve göllerde kurulan barınaklarda yaşamaya başladılar. Köyler kurdular. Bir taraftan tarımla uğraşmaya diğer taraftan da ev hayvanları beslemeye başladılar. Eski devirlerden kalan ve avlanmaya, korunmaya yarayan taştan âletlerini, biraz daha ilerleterek, kabaca yontulan taş âletleri daha düzgün ve daha ince yapmağa başladılar. Bu devirde kilden çanak ve çömlek de yapılmıştır. İşte bu devre “Cilâlı Taş Devri = Neolithique = Yenitaş Devri” denmektedir.
Cilâlı Taş Devrinde insanlar, toplu olarak yaşadıkları bölgelerin çevresini, kendilerini düşman ve yırtıcı hayvanlardan korumak için hendekler ve çitten duvarlar çevirmişler, iri ve kaba taşlardan dinî anıtlar yaparak ilk mimarî eserleri meydana getirmişlerdir. Bu anıtlar, “dik taş” denilen bir ucu toprağa gömülü iri ve yüksek taşlarla; yine birer uçları toprağa gömülü ve karşı karşıya konmuş iki büyük taş üzerine yatırılmış yassı bir taştan ibaret olan “dolmen” terden ibarettir.
KÖPEK BALIĞI « Hayvanlar
Deniz canavarlarından sayılan bir balık. Çoklukla sıcak ülkeler denizlerinde yaşar. Dişleri keskin ve kuvvetli, ağzı büyüktür. İrileri arasında boyu yedi metreye ulaşanlar da vardır. 140 kadar çeşidi vardır. Sıcak ülkeler denizlerinde yaşayanların çoğu insan etine düşkündür. Yumurta ile çoğalarak ürerler.