BOYNUZ « Hayvanlar
Boş boynuzlar familyasına bağlı hayvanların (sığır, koyun, keçi, antilop gibi) alın kemiklerindeki bir çift kemik çıkıntıyı kaplayan kılıflara verilen ad. Boynuzların şekilleri ve büyüklükleri familyanın türlerine göre değişir. Çatallı, çatalsız, düz, bükük, sarmal şekillerde olabilir. Boynuzlar, alın kemiğini örten deri hücrelerinin keratinleşmesiyle meydana gelirler.
PAPA « Din
Katolik kilisenin, Konklav meclisi tarafından seçilen, Peygamber İsa’nın vekili sayılan en yüksek başkanı. Roma'da, Vatikanda oturur. Bugüne kadar 270 papa gelmiştir.
Papa ve papalık makamı, Ortaçağ boyunca büyük bir dinî ve siyasî kuvvet olarak, bütün Hıristiyanlık dünyasına hükmetmiş, hükümdarların indirilmesinde ve denilen kimsenin hükümdar yapılmasında söz sahibi olmuştur. 1870 tarihinde İtalya krallığının kurulması ve bu krallığın Romayı merkez yapması üzerine, Papa'nın siyasî kuvveti son bulmuştur. 1929 yılında da kurulan “Vatikan Devleti” ile Papalık, siyasî bütün kudretini kaybetmiş, yalnız dinî özelliği olan bir müessese haline gelmiştir.
PİSA « Dünya Coğrafyası
İtaya'da Arno nehri üzerinde bir şehir. Nüfusu 77.700 dür. Üniversitesi ve tarihî binalarıyla İtalya'nın en güzel şehirlerinden biridir. Fakat asıl ünü. XII. Pisa Kulesi yüzyılından kalma eğri kulesinden gelmektedir. Kulenin sonradan meydana gelen eğriliği 4.30 metredir. Pisa Galilenin doğduğu şehirdir.
BELKEMİĞİ HASTALIKLARI « Sağlık
Belkemiğini ilgilendiren hastalıklar. Çoklukla cerrahî hastalıklarındandır ve belkemiğinin vücut yapısı, dengesi, hareketleri ve sinir sistemi ile olan ilgisi yüzünden önem taşır. Bunlar, çoklukla şekil bozuklukları, kırıklar ve iltihaplar şeklinde belirir.
HÜCRE « Biyoloji
Bitki ve hayvanlarda, dokuları meydana getiren öğelerden (unsurlardan) her biri. Bu duruma göre, bütün canlılar, hücrelerden yapılmıştır. Canlılar, şekil ve özellikçe epey farklı olmakla beraber, hücreleri pek az değişiklik gösterir. Protozoalar, bir hücreli alglerle bakteriler hariç diğer bütün canlılar birçok hücrelerden yapılmıştır.
Bir hücre, sitoplazma denilen, pelte kıvamında, saydam ve heterojen bir kütleden yapılmıştır. Sitoplazmanın ortasında, ışığı daha parlak görülen yuvarlak bir cisim görülür. Buna çekirdek (nucleus) adı verilir. Bazı biyoloji bilginleri sitoplazma ve çekirdeğe birden “protoplazma” adını verirler. Bu ad yavaş yavaş kullanılmaz olmuştur.
Mikroskop altında incelendiğinde, sitoplazmada şu bölümlere ayırt edilir.
a - Vaküoller. Sıvı halinde besin maddelerini ya da boşaltım maddelerini taşır.
b - Meta plazma, yedek maddelerin bulunduğu bölümdür.
c - Bir hayli farklılaşmış elementler; mitokondrileri. Goldi cihazı (bitkilerde plastidler).
Sitoplazma bir zar ile çevrilmiştir. Bu zarın özelliği bir çok organizmadan organizmaya, aynı bir organizmada gelişim safhasına göre değişebilir. Bazı canlılarda bu zarın dışı tarafından ikinci bir zar bulunur. (Böceklerde kitin tabakası, bitkilerde selüloz zarı).
Çekirdeğin de çevresinde bir zar bulunur. Çekirdeğin içinde ise, çok defa kendisinden daha parlak görünen ufak bir cisim vardır. Buna çekirdek (nucleolus) denir. Çekirdek, çekirdek özü (nucleoplazma) denilen bir sıvı taşır. Çekirdek özü içinde linin denilen ve ince iplikçiklerden yapılmış bir ağ görünür. Çekirdek içinde, bunlardan başka, bazı bazik boyalarla iyi boyanan büyükçe tanecikler görülür. Bunlar, “kromatin” denilen maddeden yapılmıştır. Bu kromatinlerin içinde bulunan kromozomların, kalıtsal karakterleri taşıdığı anlaşılmıştır. Kromozomlar aracı ile ana hücrelerin taşıdığı vasıflar, oğul hücrelere geçebilir.
Sitoplazmada ,genel olarak metabolizma ile ilgili olayların geçtiği kabul edilir.
Çekirdek, hücrenin hayat olayını sağlar. Çekirdeksiz hücre yoktur. Bakteri ve bazı yosunlar, çekirdeksiz gibi görünürse de gerçekte çekirdekleri birçok parçalara ayrılmıştır:
Sitoplazma ve çekirdek arasında, fizyolojik bağlar vardır. Hücre hayatı, her ikisinin varlığına bağlıdır.
Hücreler bulundukları doku ve gördükleri ödevlere göre değişik şekiller gösterirler. Hayvanlarda yuvarlak, yassı, kübik, silindirik, yıldız ve iğ biçiminde hücreler vardır. Büyükleri, ortalama olarak 5-100 mikron arasındadır.
Özellikleri : Hücrenin esas yapısı, kolloid bir sıvıdır. Bu sıvı, genel olarak su, madensel tuzlar, organik maddeler (proteinler, yağlar, karbon hidratlar) den ibarettir.
Hayat gösterileri : Hücrelerde beslenme, solunum, boşaltım, üreme, hareket ve irkilme görülür.
Hücrelerin bölünmesi : Hücrelerdeki bölünme mitoz (karyokinez) şeklinde olur. Mitoz bölünme, çekirdek içindeki kromozomların ikiye bölünmesinden sonra, İki ayrı çekirdeğin meydana gelmesi ve sitoplâzmanın iki çekirdek çevresinde toplanmasının iki ayrı hücrenin meydana gelmesi şeklinde olur. Amitoz bölünme de çekirdeğin uzaması ve ortadan boğularak ikiye bölünmesi şeklinde olur. Mitoz bölünme yüksek hayvan ve bitkilerde amitoz bölünme İlkel hayvan ve bitki hücrelerinde görülür.
KASTAMONU « Türkiye Coğrafyası
Kastamonu ilinin merkezi olan şehir. Nüfusu 19.450 dir. Şehir, ortasında bulunduğu yaylanın 850 metre yükseklikte bulunan bir noktasında, Gök ırmağın sağdan aldığı bir derenin üzerinde kurulmuştur. Eski bir sanayi şehridir Bakırcılığı, dökmeciliği, pamuklu dokumacılığı, demir ve kuyumculuk işleri önemlidir. Fatih zamanında İsfendiyaroğullarından alınmak suretiyle Osmanlı sınırlarına katılmıştır.
KASTAMONU İLİ
Anadolu'nun kuzeyinde, Karadenİz kıyılarında bir ilimiz. Yüzölçümü 13. 584 kilometrekare, nüfusu 435.269 dur. Kuzeyinde karadeniz kıyıları, doğusunda Sinop ve Çorum, batıda Zonguldak, güneyde Çankırı ve Çorum illeri ile sınırlıdır.
Kuzey Anadolu dağları, Kastamonu ilinin yüzey şekillerine hâkim durum, dadır. Kıyılar, hemen her yanda dili yarlar halindedir. Nüfusun çokluğu, Karadeniz’e dökülen dere ve çayların meydana getirdiği derin vadiler çevresinde bulunmaktadır.
Maden bakımından zengin bir ilimizdir. Bakır ve kömür yatakları önemlidir. Hayvancılık, meyvecilik ve orman ürünleri, Kastamonu ilinin en önemli gelir kaynaklarıdır.