Nedir

HARF DEVRİMİ « Tarih

Cumhuriyetin ilânından sonra, milletçe Batılılaşmamız için Büyük Atatürk tarafından yapılan devrim hareketlerimizin en önemlilerinden biri.

Türkler, tarih boyunca değişik yazılar kullanmışlardır. Türkçenin, bugün kadar bilinen yazılarının en eskisi Orhun ve Yenisey yazıtlarının en eskisi yukarıdan aşağı satırlar şeklinde yazılan yazılardır. Bundan sonra sağdan sola yazılan Uygur yazısı kullanılmış, Müslümanlığı kabul edilmesinden sonra da Arap yazısı kullanılmağa başlanmıştır.

Uzun yüzyıllar kullanılan Arap yazısında, harflerin sayısı çoktur. Harfler çok değişik sesleri bile karşılayacak durumdadır. Bu yazı, Arap diline göre düzenlendiği için, Türkçemizi tam olarak karşılayamamaktadır. Sesli harflerin az kullanılması yüzünden de, kelimelerdeki sesleri karşılayabilmek için birçok kelimenin ayrı ayrı imlâsını öğrenmek gerekmektedir. İşte bütün bunlar, Arap yazısının, ancak aydın kişiler tarafından, uzun bir çaba sonucu öğrenilebilmesini yaratmış, büyük kitleler, Arap yazısını öğrenemez, yazıları okuyamaz bir duruma gelmiştir. Milletçe, çağdaş medeniyet seviyesine çıkmamız için, Batıya yönelmemizden başka çıkar bir yol olmadığını gören Büyük Atatürk, büyük kitlelerin taassuptan kurtularak, yani devrim hareketlerini kolayca izleyebilmesi için Arap yazısı yerine, bütün medenî milletlerin kullanmakta olduğu bir yazıyı, Lâtin yazısını kabul etmemizden başka çıkar bir yol olmadığını görmüş ve hareketlerini bu yolda düzenlemiştir.

1928 yılının Ağustos ayı, Türk harf devriminin başlangıç ayı sayılır.

İstanbul'da Sarayburnu Parkı’nda 9 Ağustos gecesi, Büyük Atatürk bir nutuk söylemiş, yeni Türk harfleriyle yazdığı notları Falih Rıfkı Atay'a okutarak, yeni Türk harflerinin nasıl kolaylıkla okunabilir, yazılabilir bir yazı olduğunu söylemiş ve bütün milletçe yeni Türk harflerinin benimsenmesini istemiştir.

Bütün yurtta büyük bir heyecanla karşılanan bu nutuktan sonra yeni Türk harfleri üzerindeki çalışmalar ilerlemiş ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 1 Kasım 1928 tarihinde kabul ettiği bir kanunla, Arap harfleri yerine, yeni Türk harfleri, devletin resmî yazısı olmuştur.

BARCELONA « Dünya Coğrafyası

İspanya'nın kuzey doğusunda bulunan bir şehir. Nüfusu 1.503.062 dir. Roma devrinde kuzey doğu İspanya eyaletinin başşehri olan Barcelona , Emevîler zamanında ve Musa bin Musayr'ın İspanya savaşları (713) sırasında Arapların eline geçmiştir. İşlek bir ticaret limanı olup dokuma, makine ve otomobil fabrikaları vardır.

GREV « Toplum ve Toplum Yapısı

Önceden kararlaştırılmak suretiyle toplu bir halde işin bırakılması. İş yerinin terk edilmesi. Grev, bir yerinde meydana gelebileceği gibi, birçok yerlerinde birden meydana gelebilir. Greve katılanlar ya yerine hiç gelmezler, ya da geldikleri halde çalışmazlar.

Grevlerin birçok sebepleri arasında başlıcaların dan biri, işçilerle işverenler arasında çıkan çeşitli anlaşmazlıkların, işe devam etmeme tehdidi ile işçilerin lehine çözülebilmesini sağlamaktadır. Bazı ülkelerde, işçi ve işverenler arsındaki münasebetleri düzenleyen kanunlar arasında, grevin de mümkün olabileceği kabul edilmiştir. Fakat, çoklukla grevi toplumun düzenini, geçici de olsa bozduğu, bu sebeple grev hakkının kanunî olarak kabul edilmemesi gerektiği görüşü kabul edilmektedir.

PALEONTOLOJİ « Bilim ve Sanat

Dünya üzerinde yüz binlerce yıl önceki hayatı inceleyen bilim, eskivarlık bilim. Fosiller üzerinde çalışan bir bilimdir. Dünya üzerindeki devir değişimleri, değişik Jeolojik zamanlarda yaşayan canlıların toprak altında kalmalarına sebep olmuştur. Bu canlılar, zamanla fosil haline gelmişlerdir. İşte paleontoloji, bu fosilleri inceleyerek onların yaşadıkları devirleri ve o devrin özelliklerini meydana çıkarır

GÖZ KUSURLARI « Sağlık

Uzaktan gelen ışın, göze paralel geldiği için normal gözün “emmetrop” kırıcı ortamları, hiç bir uyum hareketi yapmadan bu ışınları retîna üzerinde toplarlar. Ancak ,bazı gözlerin büyük çapları kısa olur. Bunlar uzağı görürler, yakını görmek için fazla uyum yapmak zorundadırlar (hipermetrop göz). Görüntüyü retina üzerine getirmek için iki taraflı konveks mercekler kullanılır. Bazı gözlerin de büyük ekseni normalden uzundur. Bunlar uzağı görmezler, yakını iyi görürler (miyop göz) Bunlarda görüntü retinaya ulaşamaz. Bu gözlerde görüntüyü retina üzerine getirmek için de iki taraflı konkav mercekler kullanılır.

ÇÜNGÜŞ « Türkiye Coğrafyası

Diyarbakır iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 472 kilometrekare, nüfusu 12.136 dır. İlçe yüzeyi yer yer dik yamaçlardan ve geniş düz alanlardan ibarettir.İlçe merkezi 1. 098 nüfuslu Çüngüç kasabasıdır.