Nedir

DENEY « Bilim ve Sanat

Bilimsel bir gerçeği göstermek için yapılan gözleme ya da deneyleme, Müsbet bilimlerde kanunları elde etmek için tabiatı tanımak gerektir. Tabiatı tanımak için de tabiattaki olayları teker teker görmek ve bilmek yetmez olaylar arasında daima aynı kalan münasebetleri bulup ortaya çıkarmak gerekir. Bu bakımdan, bir cismin düşmesi, bir bit. kinin çiçek açması, bir insanın bunamaması gibi olayların çeşitli bağlantıları.bilinmesi ,bunlar arasındaki bağlantıdan kanunlara varılabilmesi, deneyle mümkündür. Müsbet bilimlerde deney, iki şekilde görülür :

a) Gözlem, herhangi bir olayın, dikkatli şekilde görülmesi ve 'anlaşılması.

b)Deneyleme, bilgin tarafından değiştirilen ya da yeniden yapılan olayların incelenmesi. Gözlem, ya, olagelen bir tabiat olayının bilgin tarafından incelenmesi şeklinde (pasif gözlem) olabilir; ya da, önceden çeşitli hesaplarla tâyin edilen bir olayın, olageldiği sırada incelenmesi (aktif gözlem) şeklinde olabilir. Her iki şekilde de, esas olan, gözlemi yapan bilginin, olayı iyi inceleyebilmesi ve olaydan gerekli sonuçları çıkarabilmesine dayanır. Gözlemi yapan bilginin, vücutça sağlam ve kusursuz olması, dikkatli, sabırlı olması gözlemle ilgili âletlerden istifade edebilmesi ve olaylardan “tarafsız” olarak bir sonuç çıkarabilecek yetenekte olması gereklidir. Deneyleme gözlem gibi bazen aktif, bazen pasif değildir. Her zurnan için aktiftir. Bilgin, istediği zaman, istediği şartlar içinde konusu olan olayları gerektiği kadar inceleme imkânını bulabilir. Bu durum, sebeplerin ve sonuçların birbirine bağlı olarak akışını görmeyi ve böylece kanunların bulunabilmesini sağlar. Bu bakımdan deneyleme, gerçekte yeni bir olay yaratmak değil, oluşunun görülmek istenen olayların meydana gelmesine elve rişli şartlar ve halleri hazırlamaktadır. Böyle olunca da deneyleme, basit bir incelemeden çok, dikkatli ve ileri bir denemedir. Gözlemi kontrol eden ve gözlem yetmediği takdirde onun tekrarlanmasını sağlayan bir metodudur.

Bir deneylemenin, beklenen sonucu kesin olarak verebilmesi için, deneylerin türlüleştirilmesi (deney tekrar edilirken maddesinin değiştirilmesi), deneyin bir yerden başka bir yere nakledilmesi, deneyin tersine tekrarı gibi özelliklere de dikkat etmek gerekir.

BAĞDAT KÖŞKÜ « Mimari Sanatı

İstanbul'da bulunan Osmanlı anıtlarının en güzellerinden biri. Yapılmasına 1634 yılında başlanmış ve 1638 yılına kadar sürmüştür. 1638 yılında Bağdat'ın tekrar zapt edilme hatırası olarak “Bağdat Köşkü” adı verilmiştir. XV.yüzyıl Türk sanatının en güzel örneklerinden biridir. İçi ve dışı çinilerle kaplıdır. Mimari kesin olarak bilinmemekle beraber, zamanın mimarbaşısı Kasım'ın eseri olduğu sanılmaktadır. Köşk, sekiz köşeli geniş bir plân üzerine inşa edilmiştir.

İRLANDA « Dünya Coğrafyası

Britanya adalarının en batıda olanı. İngiltere'den kuzey kanalı ile ayrılır. Doğusunda İrlanda denizi, güneyinde ve batısında Atlas Okyanusu ile çevrilmiştir. Yüzölçümü 82.429 kilometrekaredir.Kuzeyi granitli ve çoğu yeri bataklıktır. Adanın ortası geniş ve düzlüktür. Bu düz ve bataklık ova göller ve turbalarla örtülüdür. Kuzeyde dağlık bir bölge yer alır. Güneyde de yükseltisi az olan dağlar bulunur. Kuzey bölümü, İngiltere’ye bağlıdır. Geri kalan bölümlerinde İrlanda Cumhuriyeti bulunmaktadır.

BANDIRMA « Türkiye Coğrafyası

Balıkesir iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 518 kilometrekare, nüfusu 51.187 dir. İlçe, Bandırma'nın kuzeyinde ve Marmara Denizi kıyılarındadır. Yüzeyi Marmara kıyılarına paralel olarak doğu batı yönünde uzanan Karadağın yamaçları ile düz ve geniş platolardan ibarettir. Bu sebeple ilçe yüzeyi, geniş çapta tarla ekimine çok elverişlidir. İlçe sınırları içinde ve Marmara kıyıları çevrelerinde aynı zamanda geniş zeytinlikler ve bağlar görülür.

İlçenin merkezi olan Bandırma kasabası 28.858 nüfuslu büyük ve şirin kasabalarımızdan biridir. Kuruluş tarihi belli olmamakla beraber ,eski çağlardan beri bilinen bir şehirdir. Eskiden Pandromos denilen Bandırma, Orhan Gazi tarafından Bizanslılar'dan alınmış, Cumhuriyetin ilânından sonra da pek hızlı gelişmeler kaydedilmiştir. İstanbul'a 46 mil uzaklıkta olup, İzmir'e 344 kilometrelik bir demiryolu ile bağlıdır. Balıkesir'in başlıca ihracat limanı işini gördüğü için önemli bir ticaret yeridir. Bu sebeple Türkiye'nin en bayındır kasabalarından biri olmuştur.

HAPİS « Hukuk

Hürriyet bağlayıcı ceza şekli. Ceza kanunumuza göre, suçlu olan bir kimse, mahkemenin verdiği cezaya göre, belli bir yere (cezaevine) kapatılır. Hürriyeti bağlayıcı bir ceza olan hapis ağır hapis, hapis ve hafif hapis, olmak üzere üç türlüdür. Özellikleri bakımından aynı olan bu cezalar, süreleri, yürütme rejimleri ve ait oldukları suç cinsi bakımından birbirinden farklıdır. Ağır hapis ve hapis, cürümlere mahsus cezalar, ağır hapis müebbet ya da geçici olabilir. Müebbet olma halinde, suçlu bütün ömrü boyunca cezaevinde kalır. Geçici ağır hapis süresi ise, bir yıldan 24 yıla kadar değişir. Hapis cezası ise, 7 gün ila 20 yıl arasında değişir. Hafif hapis, kabahatlere mahsus bir cezadır ve bir günden iki yıla kadar değişir.

Ağır hapis cezası, memleketimizde bu gün üç devrede uygulanmaktadır. Hükümlü, birinci devrede, cezasının 1/10 una eşit bir süre, geceli gündüzlü yalnız bir hücreye kapatılır; ancak bu süre bir aydan az, sekiz aydan çok olmaz. İkinci devrede, duruma ve suçunun özelliğine göre hükümlüler ayrı guruplar halinde bulundururlar, bu süre, geriye kalan ceza sürelerinin yarışma denktir. Üçüncü devre, geri kalan süredir. Bu devrede bulunan hükümlü esası üzerine kurulmuş olan cezaevlerinde çalıştırılır.

Hapis ve hafif hapis cezaları, birinci devre müstesna olmak üzere aynı ağır hapis gibi çektirilir.

TOTEMCİLİK « Din

İlkel kavimlerde görülen en ilkel din. Sop ve klan denilen en ilkel insan topluluklarının dini olan totemcilikte “totem” Klan'ın ortaklaşa malı sayılan her hangi bir hayvan bir bitki, bir eşyadır. Klan'ın sembolüdür ve kutsal sayılır Klan'a bağlı olan her şey bu sembolün işaretini taşır. Herkes bu totemin soyundan gelmiştir. Totem bir hayvansa onun eti yenmez ve avlanamaz. Bütün klanın ortaklaşa atası ve koruyucusu sayılır.