BELÜCİSTAN « Genel Coğrafya
Hindistan yarım adasının kuzey batısında bulunan İran, Hindistan Afganistan ve Umman denizi arasında kalan bir bölge.
Belücista’nın küçük bölümü İran sınırları içinde bulunur ki buraya İran Belücistan'ı denir. İran Belücistanın yüz ölçümü 130.000 kilometrekare Pakistan Belücista’nın yüzölçümü 350.000
kilometrekaredir, iki bölgenin de nüfusları yaklaşık olarak 1.178.000 kadardır.
Dağlık bir bölge olan Belücistan'da yerleşenlerin çokluğunu müslümanlar meydana getirir. Bozkırlar geniş yer kapladığından göçebe halinde yaşarlar ve hayvan yetiştirirler.
Pakistan Belücistan idare bakımın, dan başlıca iki bölüme ayrılır: a-Delûcistan eyaleti, merkezi Quettadır. b-Kalat Hanlığı ile Hazan Mari ve Buti boylarının oturduğu yerler. Merkezi Kalat'tır. Bu iki bölüm de 1947 yılında beri Pakista’nın sınırları içinde bulunmaktadır.
DİNAR « Türkiye Coğrafyası
Afyon iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.417 kilometrekare, nüfusu 44.023 tür. Yüzeyi, geniş bir ova ile yer yer dikçe ya da hafif meyilli yamaçlardan İbarettir. Halkı tarım ve meyvecilikle geçinmektedir. İlçe merkezi 9.409 nüfuslu Dinar kasabasıdır.
NAMAZ « Din
Müslümanların abdest altmış olarak günde beş defa (sabah, öğle, ikindi, akşam, yatsı) yapmaları dince buyrulan ve namazın şartları gereğince yapılan bir ibadet.
Namazın on iki şartı vardır: 1 - Hadesten taharat (abdest temizliği): Abdesti yoksa abes almak, cünüp ise gusletmek; 2 - Necasetten taharet (pislikten temizlenme): Bedenini, elbisesini, namaz kılacağı yeri temizlemek; 3 - Setri avret (avret yerini örtmek): Avret yeri erkekler için göbek hizasından diz kapakları altına kadar olan yer, kadınlar için yüz, eller ve ayaklar dışında bütün vücuttur; 4 - İstikbali kıble (kıbleye dönmek): Kıble, Kıble'nin bulunduğu yer, yani Mekke şehridir; 5 -Vakit: Her namazı sınırlan dince belirtilmiş kendi vakti içinde kılmak; 6 - Niyet: Hangi namaz kılmıyorsa önce içten ve sonra belirterek niyetlenmek; 7 - Tahrime veya iftitah tekbiri (başlangıç tekbiri): Tekbir “Allahü ekber” sözünü söylemektir; 8 - Kıyam (ayakta durma): Namazın her rekâtında bir namaz suresi okuyacak kadar ayakta durmak; 9 — Kıraat (okumak): Namazın gerektirdiği âyet ve sureleri kendi işiteceği kadar bir sesle okumak; 10 - Rükû: Tekbir alarak eğilmek; 11 - Sücut (secdeye varmak): Rükûdan sonra secdeye kapanmak; 12 -Kadeyi âhire (son oturuş): Namazın sonunda kelimeyi şahadet getirecek kadar oturmak. Beş vakit namazın rekât sayıları kılınış sırasıyla şöyledir: Sabah namazı: İki sünnet, iki farz; öğle namazı; Dört sünnet, dört farz, iki son sünnet; İkindi namazı: Dört sünnet, dört farz; Akşam namazı: Üç farz, iki sünnet; Yatsı namazı: Dört sünnet, dört farz, iki son sünnet ve en sonra üç rekât vitir namazı.
ÇİZME « Sözlük
Kar üzerinde ya da çamurlu yerlerde yürürken bacakları ıslanmaktan koruyan ve konçları dize kadar ya da daha yukarı olan uzun ayakkabı. Lâstikten olan şekilleri olabildiği gibi meşinden yapılanları da vardır. Derince bir suya girildiğinde ve ata binildiğinde de giyilebilir.
AVAM KAMARASI « Tarih
Birleşik Krallığın (İngiltere) parlâmento meclislerinden biri. 1911 ve 1949 yıllarında Lordlar Kamarasının yetkilerini daraltan parlâmento kanunundan sonra geniş bir yetki ile hüküm sürmektedir. Avam Kamarasının 630 üyesi vardır. (1955 seçimleri). Kamarada İngiltere adasının 511, Gal eyaletinin 36, İskoçya'nın 71, Kuzey İrlanda'nın 12 üyesi bulunmaktadır. Avam Kamarası üyeleri beş yıllık bir devre için seçilir.
Avam Kamarasında İşçi Partisi çoğunlukta Muhafazakâr parti muhalefettedir.
BOSTANCI « Tarih
Osmanlı saray teşkilâtında, saray bahçelerinde, bağ ve bostanlarında, kayıkhane ve kayıklarında çalışan askerlere verilen ad.
Bostancılar, Bostancı Ocağı adı verilen ocakta yetiştirilirlerdi. Bostancı Ocağı, İstanbul ve Edirne'de bulunuyordu. Bu ocağa, ilk zamanlarda, devşirme usulü ile seçilen acemiler alınırdı. Bunlar, genellikle Arnavut ve Boşnak çocukları idi. Fakat, sonraları, devşirme usulünün bozulması ile, Bostancı Ocağına alınan acemiler de, sözü geçen kimselerin tavsiyeleri alınmış ve zamanla bu ocak da bozulmuştur.
Bostancılar, Osmanlı İmparatorluğunun ilk yıllarında savaşa da katılmışlardır. Yeniçerilerin kaldırılmasından sonra, Bostancılar da, yenilik hareketlerine karşı davranışlarda bulunduklarından Bostancı Ocağı da bir düzene sokulmuş; bunlar, 1826 tarihinden sonra yalnız saray bahçelerine bakmaya ve bekçilik yapmaya başlamışlardır.