BİYOKİMYA « Bilim ve Sanat
Hayat belirtilerinin temeli olan kimya reaksiyonlarını ve canlıların kimyasal yapısını inceleyen bilim. Biyokimya biyoloji meselelerinin aydınlatılması için organik ve anorganik kimya, fizikokimya, fizyoloji, biyoloji ve mikrobiyoloji bilim dallarından da faydalanır.
Biyokimya başlıca iki büyük çalışma alanına ayrılır : a - Canlıların meydana getirdiği kimya maddelerini tarif eder ve bu maddelerin yapısını anlatmağa çalışır, b - Canlılardaki kimya reaksiyonlarım inceler.
Bu bakımdan biyokimya, canlı organizmalar sistemi içinde bulunan proteinler, karbonhidratlar ,yağlar (lipitler) gibi organik maddelerle vitaminler ve hormonları inceler.
DİNYEPER « Dünya Coğrafyası
Rusya'nın, Volga'dan sonra en önemli nehri (Eski Türklerce “Özü” nehri olarak anılırdı). Valday yaylasının eteklerinden kaynağını alır ve Beyaz Rusya'yı geçtikten sonra Karadeniz'e dökülür. Uzunluğu 2.146 kilometredir. Birçok bölümleri, gemilerin işlemesine uygun bir hale getirilmiştir.
KÖLEMENLER « Tarih
Mısır'da hükümet süren Türk soyundan gelme hükümdarların bir bölümüne verilen ad. Bu sülâleyi kuranlar, gemilerle Mısır'a getirilip satılan Türkmen köleleridir. Bunlar, Mısır'a iki şekilde gelip yerleşmişlerdir. Biri, Cengiz ordularından kaçabilen Türkmenlerin Irak ve Suriye'de yerleştikten bir süre sonra Mısır a geçerek asker olmaları, ikincisi, Mısır'a köle olarak gönderilmeleridir.
Moğollar, Kıpçak gençlerini sürü sürü getirip Venediklilere satarlar, onlar da bu gençleri gemilere satarlar, onlar taraflarına taşırlardı. Güney Asya hanlarıyla beyleri ve Mısır sultanları bu gençlerden mükemmel ordular kurdular Mısır'da hüküm süren Eyyubı sultanlarından Melik Salih de bu Kıpçak Türkmenlerinden birçoklarını satın almış ve “Memlûk – Kölemen” adıyla bir hassa ordusu kurmuştu. İlk defa 1250 de bunlardan Ay Bey bir hükümet darbesiyle sultanlığını ilân etti. İlk Kölemen devri onunla başlar. Onlardan üç ayrı sülâleden 28 hükümdar geçmiştir. Zamanları, çok gürültülü geçmiş olmakla beraber içlerinde Mısırın zenginleşmesine hizmet edenler çoktur. Meselâ Sultan Calavun Sultan Baybars ve Sultan Hasan camileri, hâlâ Mısır'ın en kıymetli mimarlık eserleridir. İkinci Kölemenler devri Yavuz Sultan Selim'in Mısır'ı istilâsına kadar devam etmiştir.
DİLEKÇE NASIL YAZILIR? « Devlet
Bir dileği bildirmek üzere, resmî dairelere sunulan imzalı yazılara dilekçe adı verilir. Herkes, hayatı boyunca, çeşitli işlerinin ve dileklerinin görülebilmesi için, çeşitli devlet dairelerine dilekçe verir.
Bir okula girmek için okul müdürlüğüne, bir daireye memur olmak için O dairenin ilgili müdürlüğüne, bir hakkının aranması için mahkemelere ve başka çeşitli yerlere, dilekçeler verilir.
1 - Dilekçenin verildiği yerin neresi olduğu, o dairenin adı ve bulunduğa yer yazılarak belirtilmeli,
2 - Dilekçe hangi daireye veriliyorsa, o dairenin adı ve bulunduğu yer yazılır.
3 - Satır başından başlanarak bildirilmesi, ya da yapılması istenen şeyler, kısa ve özlü yazılır.
4 - Yazı bittikten sonra, sağ ali tarafa dilekçenin yazıldığı tarih atılarak imza edilir. Yazı bittikten sonraki sol alt tarafa da, dilekçeyi verenin adı, soyadı ve açık adresi yazılır.
İNCİL « Din
Peygamber İsa'ya Tanrı'dan inmiş olduğuna inanılan kutsal kitap.Ancak Tanrı'dan inmiş olduğuna inanılan bu kitap kaybolduğundan, Havarilerin ve onların öğrencilerinin yazmış oldukları altmışa yakın kitaptan dört tanesi seçilmiş ve “İncil” olarak kabul edilmiştir. Bu dört kitap birbirinin benzeri değildir. Bu dört İncil, Matta, Markos, Lûka ve Yuhanna tarafından yazılmıştır. Yazılma tarihleri de İsa'nın ölümünden çok sonraki yıllara aittir.Bu kitaplarda İsa'nın doğuşu mucizeli bir olay gibi ortaya konmakta, hayatı masallaştırılarak anlatılmakta ve inançları belirtilmektedir.
D.D.T. « Kimya
Böcekler için öldürücü bir zehir. Kimyasal yapısı “Dichlor, diphenyl trichlor ethan” dan (C6H4CI) 2. OH. C, CI3 meydana gelmiştir.
D.D.T. 105 derece eriyen, billur yapıda bir cisimdir. Eter, alkol ve suda erir. Böceklere etkisi temas yolu ile olur. Hortumlu böceklere ise yemeklere etki eder. D.D.T. nin savaşma özelliği çok yüksek olduğundan, buna temas eden bir böceğin kurtulmak ihtimali kalmaz. Böceğin ilkin arka ayakları, sonra da ön ayakları felce uğrar ve böylece hayvan ölür. D.D.T. çok kuvvetli bir madde olduğundan eriyik halinde ya da çeşitli tozlarla karıştırılıp kullanılır. İlk defa 1874 yılında Alman kimyacısı Othmar Zeidler tarafından tertip edilmiş, fakat özellikle böcekler üzerindeki etkisi 1939 yılında anlaşılmıştır. Elde edilen sonuçlar, tahminlerin üstünde olmuş D.D.T. nin böcekler için çok şiddetli bir öldürücü olduğu halde, insanlara ve evcil hayvanlara hiç bir zarar vermeyen bir yapıda olduğu anlaşılmıştır.
İkinci Dünya Savaşı'nda İtalya'da meydana gelen tifüs salgınından kullanılmağa başlanmış, daha sonraları her tarafta kullanılır olmuştur. Bugün her yerde bit, tahtakurusu,pire, sivrisinek gibi parazitlere karşı kullanıldığı gibi meyvecilik, hayvan yetiştirme ve genel ziraat alanlarında da kullanılmaktadır.